nikimsi

Durum: 1295 - 0 - 0 - 0 - 23.01.2017 00:39

Puan: 21210 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

hayat bazen çok: honki ponki toni nok, çalona bimbo bori rok, muşi muşi hubobo kozi zok, çiki çiki şayne tiki tak tok.
  • /
  • 65

elçiye zeval olmaz

günümüzde yararlanıldığını düşündüğüm atasözü. şöyle ki:

+ kızım berkecan var ya snin hakkında gerizekalı, mal diyo. mutfaktaki sarı bez bile ondan yararlı diyo. seni tam bir gerzek olarak görüomooş.
-ne diosun sn yhaa
+ walla bn dmiorum berkecan dioo. biliyosun ki elçiye zeval olmaz.

birincisi genelde ilk aktarılan cümlede kişi kendinden de muhakkak bir şeyler katmıştır ama başkası söylemiş gibi davranıyordur. böylelikle kendi düşüncelerini maskeliyordur. ikincisi bunları duyduğu söylenilen kişi sana aktar dedi mi? demediyse hemen niye yetiştiriyorsun? kişi tüm bunların yükünü sadece bu atasözünü kullanarak sırtından atmıştır.

pale

çingenelerin sıklıkla kullandığı veled, çocuk gibi anlamlara gelen kelime.

kendini yetersiz görmek

bu aralar içinde bulunduğum ruh hali. insanlar -nasıl yaptıklarını anlamamakla birlikte- genelde başkalarıyla uğraşır ya da yarışır bense bi kendimle yarışmalar, kendimi aşağılamalar, küçük görmeler, becereksiz ve aptal hissetmeler vs. vs. aşağılık kompleksine mi girdim, depresyonda mıyım anlamadım ki. aslında bu yaz yüzünden de olabilir gitsin artık lanet mevsim fazla boş kalınca kendimle uğraşıyorum sürekli!!

bale

bir ara öğrenmeyi çok istemiştim ama sonra bu hantal vücudumu bale yaparken düşünüp "ayı gölü balesi" "black bear" şeklinde isimler bularak kendimle saçma sapan eğlenince vazgeçtim.

ikiyüzlü insan

özdemir asaf'ın deyişiyle dilinde tat, kalbinde fesat gizli olandır. çoğu zaman çok yerinde bir tespittir bu söz.

bungalov evler

kamp yerlerinde çadırdan daha rahat, daha kullanışlı olan sevimli, tatlış evler.

neden sevgilin yok

"çünkü eşeğin zikinden ötürü" şeklinde cevap verilmesi gereken soru.

senin nasıl sevgilin olmaz

nefret ettiğim sözde soru cümlesi.

tanrıyı kandırmak

gecenin karanlığında park köşesinde sevgilisiyle gizlice öpüşüp kimsenin görmediğini düşünen ahlak timsali türbanlı kızın yaptığıdır, içki içenleri kötüledikten sonra bi taneden bişey olmaz diyerek bi yudum tadan çocuğun yaptığıdır. aslında ne sevdiğinle öpüşmek ne de içki içmek sorundur. sorun, yapmak istediğin şeyleri cesaret edemeyip sırf bir şeylerin baskısıyla, korkusuyla yapamamak ve bunun yanında yapanları boklamaktır.

seks objesi olarak görülmek istemiyorum

bazı kadınların söylediği "dişiliğimle değil kişiliğimle ön planda olmak istiyorum" sözüne benzer bir beyanattır. tabi sadece kadınlara odaklamamak lazım bu durumu. bunu söyleyen erkekler de vardır ve bence abartılmadığı sürece güzel bir beyanattır.

kendi bacaklarını öpmek

depresyon oturuşundayken insanı mutlu hissettiren eylemdir. bacaktan ziyade diz kapaklarıma bunu yapmışlığım vardır.
depresyon oturuşu:

hayat

hepimizin içinden geçtiği farklı caddelere sahip yol. kimimizin yolları çok benzerken kimimizinki alakasız. kimimizin caddesi direkt uçuruma çıkıp kısa sürebiliyorken, kimimizinki lüks bir arabada seyahat edermişcesine rahat. aslında önemli olan bu yolun nerede, ne zaman bittiği ya da hangi şartlarda geçtiği değil, önemli olan bu yolda nasıl gidildiği. yol boyunca önümüze geleni eziyor muyuz, bize eşlik edenlere neler yapıyoruz, tüm camlarımızı kaldırıp rüzgarı hissedip özgürlüğü yaşıyor muyuz, istediğimiz zaman mola verebiliyor muyuz, yolumuzdaki kontrol bizim elimizde mi, yolda kalmış insanlara yardım ediyor muyuz, yorgunluğa ne kadar dayanabiliyoruz? nasıl olsa er ya da geç bu yolculuk bitecek değil mi. o yüzden hayatı heyhat demeden yaşamak umuduyla.

ayı sözlük itiraf

evet itiraf ediyorum üstteki giriyi boşladım * *

çay

telefonumun her "gay" yazışımda düzeltip yerine yazdığı kelime. çay değil ulan gay. bak yine çay yaptı!! *
ayrıca fazla aradığım bir içecek değildir, olmasa da olur.

çok sevdiğin bir şeyi tanımlayamamak

bu durum, uzun yıllardır birbirini seven ve bir arada yaşayan insanların içinde bulunduğu duruma benziyor. karşındakini o kadar seversin ve o kadar yakından tanırsın ki onu tanımlayacak kelime bulamazsın. sanki onun için kullanacağın güzel bir kelime diğer güzel kelimelere haksızlık olacakmış gibi. sanki kullandığın herhangi bir kelime tek başına onu anlatma konusunda eksik kalacakmış gibi. o yüzden tanımlamak yerine gözlerini, gülüşünü, bedenini kullanırsın tüm içtenliğinle.

hindistan cevizi

tozunu, çikolatasını, dondurmasını her bir şeyini gördüğüm, yediğim ama bir türlü bizzat kendisini yiyemediğimdir. o kadar merak ediyorum ki ıssız bi adaya düşsem sırf bunu yiyebilmek için yanıma yiyecek almam gibime geliyor *

mahatma gandi

hayatının anlatıldığı bir film için (bkz: gandhi)
ayrıca dış görünüşü itibariyle medyanın kemal kılıçdaroğlu'nu benzettiği adam.

şakşuka

tarık mengüç'ten sonra soğuduğumdur. kendisi pek seviyor bell ki *

zaman kaybı dediğiniz anlar

1) kendimden feragat edip değmeyecek insanlara haftalar, aylar hatta yıllar harcadığım zamanlar.
2) olmayacağını bile bile inatla "o olmaz"ı sevmek , olabileceğine dair kendimce paranoyakça kanıtlar üretmek ve haliyle geçen tüm bu zaman.
3) bana zerre kadar katkısı olmadığına kalıbımı basacağım dersler ve bunların sözde bilgimi ölçen sınavları.
4) zorunlu akraba ziyaretleri

karanfil

kokusuyla, görüntüsüyle en sevdiğim çiçektir.
  • /
  • 65
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1295

çocuk istismarı

sadece fiziksel ve sözel şiddetle sınırlı kalmayandır. bu konu, çok daha geniş bir yelpazede incelenmeli ve ona göre davranılmalı, önlemler alınmalıdır. *

bilgilendirici bir görsel:

bir eşcinselin başına gelebilecek en kötü şey

eşcinsel olduğu için işten çıkartılması.

ülkemizde tüm gaylerin kadınsı pasif gay olarak bilinmesi sorunsalı

halka sunulan, göz önünde bulunan ve daha çok dikkat çeken gaylerin kadınsı* özelliklere sahip olmasından kaynaklı durumdur. ülkemizde kadın gibi davranmak güçsüzlüğü, pasifliği sembolize eder, gaylik ise istenmeyen bir durumdur. bu iki özellik birleştirilerek tüm gaylerin kadınsı olduğu ve bunun ne kadar kötü(!) bir şey olduğu mesajı tüm beyinlere altttan alta işlenmektedir. çünkü gaylerin de maskülen* olabileceği ihtimalinden korkulur ve yokmuş gibi davranılır.

hayatında hiç grup seks yapmamış eşcinsel

çağırdınız da biz mi gelmedik *

ayı sözlük şeriatçı yazarlar zirvesi

hacı misi ile parlattığım cemaatçi götü mü açıkta bırakacak kırmızı bir tanga ile katılacağım zirvedir. tüm şeriatçıların gözleriylen günah işlemelerine, cünüp olmalarına sebebiyet verip toplandıklarına pişman edip ardından "türkiye laiktir laik kalacak" nidalarıylan izmir büyükşehir belediyesi logolu sancağı mekana dikip atamın gücüylen son noktayı koyacağımdır.

dissosiyatif kimlik bozukluğu

kisinin icinde birbirinden farkli kisilikler hissedip, bu kisiliklere uyan davranislarda bulunmasi, bu kisiliklerin etkisi altinda oldugu anlarda yaptiklarindan habersiz olma halidir. bu kisilikler bireyin kendi cinsiyetinden, yas grubundan, sosyoekonomik ve kulturel durumundan farkli olabilir. bu kisiliklere ait kafasinin icinden gelen ve kendisini yonlendiren sesler duyabilir. farkli kisilikler var olan "evsahibi" kisilige zarar verici davranislar gosterebilir (es ya da karsi cinsle uygunsuz iliskiler, suca yonelik davranislar gibi). evsahibi kisiligi oldurup, yerine gecmek icin intihar girisimlerinde bulunabilirler.

nasil olusmaktadir?

genellikle cocukluk yaslarinda cok agir fiziksel (dovulme, agir cezalandirmalar), cinsel (tecavuz, cinsel tacizler) ve duygusal (sevgi gosterilmeme, saglik, egitim ihmalleri ve bakim gereksinimlerinin yerine getirilmemesi gibi) travma yasantilari sonrasinda gelisir. bu donemde cocuk bu olaylar esnasinda kendini olayin etkisinden kurtarmak icin bir savunma mekanizmasi seklinde “o olayi yasayan ben degilim, bu olanlar bana yapilmiyor, ben bunlari hissetmiyorum” vb dusunce degisiklikleri gelistirir. bu zamanla normal disi bir hal alip, bu bozukluga donusur. bu sekil bir savunma sureci, agir travmalara uyum saglamada onemli bir yere sahiptir.

dissosiyatif kimlik bozuklugunun birincil belirtileri:

iki ya da daha fazla birbirinden ayri kimligin ayni kiside varligi (herbirinin kendi icinde sureklilik gosteren cevre ve benlik algisi, iliski kurma ve dusunme bicimi vardir). bu kimliklerden en az ikisi zaman zaman tekrarlayarak kisinin davranislarini denetim altinda tutar. onemli kisisel bilgileri siradan bir unutkanlikla aciklanamayacak sekilde animsayamazlar.

toplumda ne oranda gorulmektedir?

% 5-10 arasinda gorulmektedirler. daha cok kadinlarda teshis edilmektedir. erkek hastalarin ise suc isledikleri icin daha cok adli sistem icinde olduklari ve bu nedenle tani konulamadigi dusunulmektedir. kisilerin ozellikle kafalari icinden gelen sesler duymalari, yaptiklarini hatirlamadiklari seylerle karsilasmalari gibi belirtilerin, ogrenilmesi halinde kendilerinin “akil hastanesine kapatilacaklari ya da toplumda damgalanacaklari ” yonundeki inanclari nedeniyle tedaviye basvurmadiklari gorulmektedir.


tedavi:

hastalik bu rahatsizligi bilen psikiyatristlerce uzun dönemli psikoterapi ile tedavi edilmektedir. tedavide kisiliklerin bir araya getirilerek bir butun olusturmasi ve gecmiste yasanan ve bazi hallerde unutulmus olan travma doneminin aydinlatilip, bunun normal bilinc hali ile birlestirilmesi ve butunlestirme sonrasi eslik eden diger kisilik sorunlari ve yaklasimlarin tedavisi ile surdurulur. psikoterapi esnasinda farkli kisiliklerin etkisi ile sikayetlerde alevlenmeler gorulebilir. bu durumlarda ilac tedavileri ve kisa sureli yatakli tedaviler gerekebilir.  

ayı sözlük oyun kütüphanesi

gerçek hayatta:
(bkz: voleybol) favorim, pek severim <3 sokak, salon, plaj. her türlüsü olur fark etmez.
(bkz: yakar top) ikinci favorim. her türlü kapışırız. *
(bkz: istop) top havaya atılır. ebe topu tutana kadar herkes uzaklaşır ardından ebe bir renk söyler herkes onu bulmaya çalışır.
(bkz: 9 aylık) ön eleme olarak top ayakta sektirilir. en az sektiren kaleye geçer her gol 1 puandır-kafa hariç o 3 puan- 9 puan tamamlanınca kişiye şut çekilir hiç birini kurtaramazsa çocuk doğurmuş olur. nasıl saçma bi oyunmuş lan bu böyle. *
(bkz: saklambaç) bir ebe gözlerini kapatıp belirlenen sayıya kadar sayar. sayma işi bitince saklananları bulmaya çalışır. bulduğu kişiyle adeta yarışa girer gözlerini kapattığı yere koşarlar ebe onu orada sobelerse yani sayı saydığı yere bulduğu kişiden önce ulaşırsa sıradaki ebe o sobelenen kişi olur.
(bkz: köşe kapmaca) genelde römork gibi köşeli yerlerde oynanır. ebe ortadadır köşelerdeki kişilerin kalkıp yerlerini değiştirmelerini bekler. kalkan kişilerden birinin yerini kaparsa yeri kapılan kişi ebe olur.
(bkz: sessiz sinema) bir kişi aklından bir film, dizi tutar. jest ve mimikleriyle karşısındaki kişilere bu filmi anlatmaya çalışır.
(bkz: ortada sıçan) diğer adıyla (bkz: can) yakar topun kardeşi. karşılıklı en az iki kişi vardır ve bunların ortasında bir ya da birden fazla kişi vardır. amaç bu kişileri topla vurup oyundan çıkarmaktır.
(bkz: dokuz taş) dokuz taş üst üste dizilir. sonra topla yıkılır ardından herkes kaçışır. ebeler bu kaçışan kişileri vurmaya ve bu sayede dokuz taşın tekrar üst üste dizilmesini önlemeye çalışır
(bkz: mendil kapmaca) ortada biri mendil tutar. iki kişi karşılıklı olarak aynı anda koşarlar. mendili ilk kapan oyunu kazanır.
(bkz: beş taş) beş tane taşın farklı şekillerde havaya atıp tutulması ve toplanmasıyla oynanan bir oyundur.
(bkz: ip atlama) hunharca zıplayıp kalorilerinizi yakmaya yardımcı olan oyun. *
(bkz: aç kapıyı bezirgan başı)

(bkz: yakalambaç) bir ebe kendisinden kaçan herkesi yakalamaya çalışır. yakaladığı herkes onun tarafına geçer ve son kişi kalana dek devam ederler.
(bkz: yerden yüksek) mantığı köşe kapmaca ile aynıdır. herkes yerden yüksekte bir yerde durur. ebe yerdedir. kişiler yer değiştirirken ebe onlardan birinin yerini kapmaya çalışır.
(bkz: ali baba saatin kaç) ebe diğer oyunculara arkasını dönmüştür. diğerleri sırayla bu soruyu sorarlar. "ali baba saatin kaç?" mesela "5" der. oyuncular da 5 adım yaklaşırlar ebeye. tabi herkes kendince adım attığından kimi daha yakın, kimi daha uzak olur. ali baba döner bakar ne kadar yaklaşmışlar diye. tekrar arkasını döner, aynı şey tekrarlanır. amaç ali baba henüz arkası dönükken atılan adımlar esnasında ona ulaşıp, sırtına vurmaktır. bu olay gerçekleştiği anda herkes başlangıç çizgisine geri kaçar. ali baba kimi yakalarsa o ebe olur.

ataride:
(bkz: mortal combat)
(bkz: adventure island)
(bkz: circus)
(bkz: road fighter)
(bkz: sonic)
(bkz: contra)
(bkz: tank)
tekrar oynamak ve daha fazlasını görmek için: http://www.atari.gen.tr/

berberde gözü kapatmak

yapamadığımdır. özellikle uzun süre yapamıyorum maksimium 10-15 saniye. daha uzun süreli kapalı tutarsam aklıma berber konulu porno filmleri geliyor. bunun sonucunda da erekte olurum, mal gibi kalırım diye düşünüp geriliyorum (bkz: ayı sözlük itiraf) *

hornet kezbanlarından inciler

sevgiye yakışan ilgidir. ilgi yoksa tek yakışan silgidir.

ayı sözlük itiraf

yerim neresi, kendimi nereye ait hissediyorum artık hiç bir fikrim yok sözlük. üniversitemin bulunduğu ildeyken kendimi oraya pek ait hissetmiyorum, 3 gündür ailemin yanındayım kendimi buraya da ait hissetmiyorum. gerçi bu durumu yaklaşık 1senedir yaşıyorum. yurt dışındayken de kendimi oraya ait hissetmiyordum ülkemde ülkem diyordum *. fransız şair charles baudelaire'e ait şu söze tamı tamına uyuyorum sanırım: "nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi geliyor."

üniversitede eğitim gören yazarların okuduğu bölümler

ayı sözlük üyeleri üniversitelerin hangi bölümlerinde okuyorsunuz?
cevap: (bkz: pdr)
aynı ya da yakın bölümlerde okuyorsak birbirimize yardımcı oluruz iyi olur

ayı sözlük yazarlarının beğendiği tipi tek görselle tanımlaması

nsberghei ve sphynxinator nin görsellerine şiddetle katılıyorum!

market poşeti biriktiren anne

aynı zamanda dondurma kabına yaprak sarması koyan annedir. *

hiçbir şeyden memnun olmayan insan modeli

çevresindeki kişilerde zerre yaşama hevesi bırakmayan insan modelidir. ya arkadaş bi insan her şeyden mi memnuniyetsiz kalır, hiç mi bir şeyi beğenmez. tamam o beğenmediğin şey mükemmel olmayabilir ama şunu da bilmen lazım hiçbir şey mükemmel olmak zorunda da değil. karşındaki insan belki de bin bir hevesle, araştırarak, okuyarak, deneyerek vs. bir şekilde bir ürün ortaya koymuş en azından bir teşekkür et o da olmadı bir tebessüm et. yok illa bir bok atmalar, bir iğnelemeler, bir burun kıvırmalar. sırf beğenmemek için gösterdiği o çabayı aslında az da olsa pozitif bir yöne kanalize edebilse aslında belki de yapıcı eleştiri yapıp katkıda bulunabilecektir bu insan ama hayır o en iyi bildiği şeyi yapacaktır "hıh bu ne be pööffss" demek. cidden böyle yapıcı olmak yerine yıkıcı davranan insanları hiç sevmiyorum. insanı yormaktan zevk alıyorlar herhalde. platon'un bir lafı var o sözü bu arkadaşlara hediye etmek istiyorum: insanlara karşı düşünceli olun. çünkü karşılaştığınız herkes en az sizin kadar zorlu bir mücadele veriyor.

ayı sözlük kitap önerileri

doğan cüceloğlu-savaşçı
Henüz takip ettiği biri yok.