alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 115
hayır arkadaşlarımla ve ailemle geçiriyorum.. tek günü izmir’de kalan günleri ise ankara’da. adı üstünde tatil, biraz dinlenelim değil mi?

sayın yazar, sevilipte sevmediğin zamanlarda ne yapıyorsun? başından kesip atıyor musun yoksa kendine bir şans verip denemeye değer mi buluyorsun?
başından kesip atıyorum. sonrasında daha zorlaşıyor her şey.. en azından benim için böyle.
yanlış olduğunu bildiğin halde sırf tükürdüğünü yalamamak için inat ettiğin şeyler oluyor mu değerli yazar arkadaşım?
yok diye düşünüyorum. yani yumuşak başlı bir insanım eğer birşeyi yanlış olduğunu biliyorsam alenen kabul etmekte çok sorun yaşamıyorum genelde.

intiharı düşündüğün oldu mu ?
yok, otuzuma girdim ama hiç düşünmedim güçsüzlük gibi gelir bana.

birine tutulmaktan korkan insanın duygularının temelinde ne vardır ki sence yazar?
daha önce yaşadığı benzer bir travma veya reddedilme korkusuyla beraber kendine güvende sorun. karşısındakinin onu tanıyacağını da bırakacağını düşünmek belki.

yalnızlıktan korkuyor musun?
yalnızlık korkmuyorum hatta daha huzurluyumdur. ama yalnız bırakılmaktan çok korkarım. sevdiklerimin elimden alınmasından.

insanlar neden kendi koyduğu kuralları bozmaya başlarlar?
herhangi bir nedenden dolayı kendisini bir başkasına ya da zümreye kabul ettirmek için. ya da zaman, yaşlanmaki kötü deneyimler falan bazen de bozdurabiliyor.

ne istediğini bilmediğin oluyor mu bazen? birşeyler eksik ama ne olduğunu, ne istediğini hayattan bilmediğini?
eskiden oluyordu. ama zaman akıp gidiyor yaş ilerliyor. bu nedenle bunun önüne geçtim. her anı doldurmaya çalışıyorum bir hediye gibi.

alttaki yazar bir parti yapmayı ve asiscrus'u çalması için davet etmeyi düşünür müsün? düşünürsen hadi işe koyulalım.
parti yapmak isterim tabi, asiscrus u tanımıyorum ama alt şarkıcı olarak gelebilir, partim açık havada olacağı için ve teması olacağı için katılım sayısına göre sanatçı isterdim, alice harikalar diyarı gibi ya da mad hatter temalı bir pshyco bir temam olurdu sanırım. neyse

alttaki yazar, her bir saç telin kadar kullanabileceğin bir gücün olduğunu düşün, bu gücün aslında isteğine göre dönüşebilmekte ama ana teması insanlara hayat vermek, iyileştirmek, durumlarını iyiye çevirmek ama kendin üzerinde kullanamıyorsun ve her kullandığında saçının bir teli beyazlıyor ve güçten düşüyorsun, bunu insanlık için mi kullanırdın yoksa sevdiklerin için mi, yoksa kendine ait olan adalet inancına göre mi? nasıl kullanırdın ?
bana ait olan adalet inancı kapsamına giriyor herhalde. doğayı seviyorum, insanların onu yok etmesine, güzelliklerin doğal olmaktan çıkmasına ayar oluyorum. doğanın naifliğine aşığım. değiştirmek için kullanırdım. insanları önemsemiyorum, içinde sevdiklerim bile geçse de. yok olmaları için çaba bile gösterebilirdim.

alttaki yazar , en sevdiğin david bowie şarkısı? ( eğer bowie dinlemiyorsan pink floyd ( o da yoksa ankaralı turgut ) )
heroes.

en son izlediğim film neydi ve hakkında ne düşünüyorsun ?
yeğenimle şu youtuberın filmini seyretmiştim ismini hatırlayamadım filmin. ne kadar büyüdüğümü gösterdi bana. terimlere aşina değilim. nesiller geçmiş. film hoştu güzeldi ama daha zengin bir senaryo olabilirdi.

alttaki yazar hayatında hiç kapı kırdın mı?
teşebbüs ettim, beceremedim. mutfak kapı kolu bozulduğu için mutfakta mahsur kaldım, epey bi hasar bıraktım ama kırılmadı, teknik çözümlerle çıkabildim.

türkiyede bir ilçede yaşamak zorunda kalsan, üç büyük şehir ilçeleri dışındaki nereyi tercih ederdin? eşcinsel kimliği düşünülerek cevap verilmesini isterim.
antalya derdim. iyi hoş zaten burada yaşıyorum.

bu siteden bir yazar ile sevişmek zorundasın. kimi seçerdin?
astralbear.

imkanın olsa hangi uzvunu düzelttirirsin (estetik cerrahi sorusu)
komple butun yuz hatlarımı kırdırıp daha yumuşak hatlar isterdim.
sence bu modern dünyada sorunumuz nedir?neden mutlu olmuyoruz neden hep fazlasını istiyoruz elde edemesekte?
açlık, barınma gibi temel ihtiyaçları karşılayabilen insanların eğer hayata dair belli hedefleri, amaçları olmazssa o vakit kendini boşlukta hissediyor ve "mutsuz" olmaya başlıyor. o boşluk halini de doyurabileceği en iyi yerler televizyon ve sosyal medya çünkü ulaşmasi kolay ve sanal ortamın içinde bulunman belli bi zahmet gerektirmiyor. bu sanal ortamı besleyen en önemli kaynaklardan biri de kapitalizmin dışa vurumu. onlar senin gözüne sokarcasına lüks yaşamı konu ediniyor. hal boyle olunca sen de o lükse zamanla alışıyor ve hatta hayran kalıyorsun, sana ait olmasını istiyorsun. bi "mutsuzluk" sebebi de bu son bahsettiğim yer oluyor.
peki alttaki yazarın hayata dair amaçları neler?
önceden bilim konusunda daha fazla ilerlemekti. bir kitap yazdım yurtdışında yayınlanan bir kaç makale, sunumlar ama en çok da bilim dünyasında ego olduğunu gördüm. şimdilik bilimi bıraktım. birkaç parça çalışmam var asiscrus sanatçı nickim altında. amacım parçalarımın bir dans gösterisi ile vücut bulması ve dünyayı gezerek insanlarla buluşması. çok bir şey değil sadece doğru insanlarla iletişim kurmak gerekiyor. hayat arkadaşımı bulmayı hala istiyorum umarım nasip olur yaş 33 geç değil. her şeyden önce sağlıklı ve dengede kalmayı hedefliyorum.

alttaki yazar, ergenliğe yeni adım attın eskilerin tabiri ile kebrelikten atladın. biri var ondan çok hoşlanıyorsun cinsel açıdan sınıf arkadaşın diyelim. bir gün ikinizde alkol almış ve gevşemişsiniz. ortam müsait yalnızsınız ve adım atmak istiyorsun. ilk söyleyeceğin cümle yada ilk yapacağın eylem ne olurdu?
elimi onun bacağına atmak, baçağına dokunmak.

altaki yazar; benim sana soracağım birşey yok aslında. sen bana sor.
benim de sana sorasım yok.

alttaki yazar, yukarıda sorduğum soru anlaşılmamış. ilçe demişim antalya demiş. o yüzden tekrar soruyorum:

türkiyede bir ilçede yaşamak zorunda kalsan, üç büyük şehir ilçeleri dışındaki nereyi tercih ederdin? eşcinsel kimliği düşünülerek cevap verilmesini isterim.
  • /
  • 115