ateist

evreni yaratanın varlığına yani allah a inancı olmayanlar ve dinler arası savaşlarda taraf olmayan insanlardır.
tanrı tanımayan insan.
allah inancı olmayan insan. bana göre kâfir. bende ona göre gerizekâlı oluyorum.
sanırım bunlardan bir tanesi de benim. inançlı bir aileden gelmeme rağmen sadece mantık çerçevesinde bir yaratıcının olduğunu düşünmüyorum. ancak son zamanlarda o kadar ayağa düştü ki sırf cool olmak adına yurdum liseli ergen ateistlerden geçilmiyor. tabi ki beni olduğu gibi kimseyi ilgilendirmez.

bunun yanında inancı olan kimse gerizekalı değildir benim gözümde. ben inançlı bir insan için kafir olabilirim ancak bir bireyin inançları yüzünden geri kafalı diye çağırılması çok nahoş bir durum. her dine, her inanca saygım var. ezan okununca müziği kapatırım, namazını kılan insana allah kabul etsin derim ki bunun karşımdakini mutlu ettiğini görebiliyorum. zaten herkes birbirine bu kadar saygı gösterebilse hayat diye nitelendirdiğimiz olgu daha güzel ve yaşanabilir olmazmıydı?
hiç bir dine mesup olmayan insan tanrısız
"any given sunday" filminin bir sahnesinde, biraz sonra kemik seslerinin bolca duyulacağı bir maça çıkmak üzere olan amerikan futbolu takımını motive etmek için her maç öncesi bir rahip gelir ve hem oyuncuları kutsar, hem de vaaz verir. bir cümlesi aynen şöyleydi : "tanrıya inanın, bu size daha cesurca savaşma gücü verir. unutmayın ki siperlerde bir tane bile ateist bulamazsınız"
takım maça çıkar ve karşı takım oyuncularının kırılmadık kemiğini bırakmaz, kan gövdeyi götürür ama maçı alırlar.

aslında bu sahne, insanların din, iman diye nasıl da kolayca gaza getirildiğini ve ateistlerin ise bu tür oyunlara gelmeyip, din ya da başka soyut bir kavram uğruna kimsenin canına kast etmeyen insanlar olduğunu çok iyi anlatır.
bulmacalarda sıkça sorulur. tanrı tanımaz. altı harfli. ateist.
ateizm tanrıya/tanrılara ve ruhsal varlıklara olan inançsızlıktır kısacası metafizik inançlar reddelir. gerçekliği açıklayacak olanın din değil, akıl olduğu düşünülür. bu olgu tanrıtanımazlık ile de adlandırılır. inanç koşullamaları bireyin kendisini yorar,* kendisine olan saygısını yitirmesini sağlar çünkü saygı duyduğunuz sizden üstün bir varlık; nerede, nasıl, neye benziyor bilmeden yüzleşiyoruz, sınanıyoruz ve korkutuluyoruz. inan insanların bir çoğunun amacı dinlerin arka planında vurgulanan ama kime ve neye göre doğru olan bir kaç insani olguyu gerçekleştirip iyi bir insan olmak değil, sonrasında sunulan hayatta sunulan sonsuz güzel yaşam oldu, oluyor, artarak olmaya devam edecek. mantıklı olursak zaten iyiliğin insanın içinde olduğunu ve çekip çıkarmayı öğrenebiliriz hemde her hangi bir aracı, elçi ve ya bir cemaat olamaksızın. rüşvetçi insanlar dinleri tarafından lanetlenirken aslında rüşveti kendisi elleriyle masumane bir hediye gösterende dinlerdir.
inancı akıl, bilim ve doğa temeline dayandıran, sorgular yapan, bir yaratanın varlığını reddeden bilinçtir. özellikle de dogma inançlara karşı çıkarlar. ütopyaya değil, sorgulamaya inanırlar ve dünyada, kainatta, cosmosta varolan gerçeği peşindedirler. "bu böyledir" "sorgulanamaz" denilen şeylere kökünden karşı çıkarlar. yaşarken en basit şeyleri bile * sorguladığımız göz önünde bulundurulduğunda neden koşulsuz kabul edildiğini ilginç yöntemlerle anlamlandırırlar.

fakat bu sorgulama genellikle inançlı insanları derinden sarsar ve büyük tepkilere maruz kalırlar. ama unutulan en büyük nokta da dini kitaplarda oraya buraya çekilen, anlamını yitirmiş hatta değiştirilmiş bir çok noktayı bilim temelinde açıklamaya gayret ederler. hatta başarmışlıklarıda vardır. halbuki bunları kabul etmek sizi de onları da insanlıktan çıkartmaz. fakat ne hikmetse ironik bir şekilde yazdıklarını, söylediklerini; dinlemek, anlamdırmak yerine vurun kahpeye diye cullanmaktan vazgeçmeyenler oldukça fazladır. bu kadar baskı altında tutulan kişilerin örneklerininde can alıcı ve sarkastik olması doğaldır ama bu durumdan vazife çıkartıp, saldırmak zayıflık göstergesidir. bu da karşılarındaki inançlı(!) insanları doğal olarak ilkel göstermektedir. çünkü sorgusuz kabul ettikleri şeylerin sorgulanması onlara saçma gelmektedir. bu da ciddi bir çelişkidir.

kendi adıma sorgulamak, cevap aramak asıl ibadettir. bunu 3 semavi dinde bile yapsanız bu bir ibadettir kendimce. hele hele müslümanlık oku ile başlamak ise, okumakta düşünmeyi ve dolayısıyla sorgulamayı gerektiriyorsa, o zaman niye bu kadar karşı çıkılıyor. sorgulamanızı yapıp dini temellere dayandırabilmekte bir seçenektir. fakat bir insanın bunu tercih etmemesi de onu hedef gösterip aşağılayacağınız anlamına gelmemektedir. hurafeleri bir kenara bırakıp doğa, akıl, bilim, saygı temelinde yaşadığımız müddetçe kendileri ile aynı fikri paylaşmaktan korkmamak gerekmektedir.

not: saygı derken sorgulamayı saygısızlık kabul etmek değildir. ne demek istediğim pek anlaşılmıyorsa müslüman queer feminist başlığınıda okumanızı ve bu bağlamda değerlendirmenizi önerebilirim. bunların hiçbiri sizin için anlamlı değilse görmezden gelmek hayrınızadır. aşağıda eksi verme seçeneğinde var. isteyenler ne kadar haklı olduğumu eksileyerek bana gösterebilir. *
suudi arabistanda artık cezalandırılacaklarmış, eminim allah sevinçten ağlıyordur şu an, ulan ne salak adamlar var ya
en büyük popülasyonunun çin'de bulunduğu söylenir. japonya, isveç, norveç, finlandiya, danimarka, canada, çek cumhuriyeti, hollanda ve israil de de sayıları oldukça fazladır.
stephen f. roberts;
"bence temelde ikimiz de dinsiziz. sadece ben, senden bir tane fazla dini daha reddediyorum. sen diğer tüm olası dinleri neden reddettiğini anladığın zaman, benim de neden senin dinini reddettiğimi anlarsın."
bir dönem çıktığım beylerin nerdeyse alayı atayis idi ve ilk randevuda "cnm ben atayisim sorun olmaz herhalde" hissiyatı ile sınanıyor idim, nasıl bir algı ise atayisleri baya bir yormuşlar falan. zamanla bu ivme azaldı aşırı mutahassıp olmama rağmen ikili ilişkilerimde karşımdakinin dinsiz oluşuna takılmam. lakin onca sıkıntı varken karşımdakinin neye inandığına kafayı takacak kadar manyak değilim. aşırı dindar olanlarla da çıktım ve bir sikim olmadı hacı abi. rahat olmak lazım gerek yok bunlara.