ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
sanırım yalnızlığa alıştım... 2 yılı geçiyor...hani böyle sevdiğin olsun istiyorsun ama bir yanında istemiyor.sorumluluktan, kaybedişlerden , toplumdan , maddi manevi yükümlülükten bıkmışlık var.telefonu - sosyal medyayı terkedip - kendi çapında ördüğün ağın içinde aşağı yukarı gidip geliyorsun işte.mutlu ya da mutsuz diye ifade edemem ruhumu.nötr olmak bu ikisinden de beter anlaşılan.kendini alıp tartabileceğin teraziyi elinde dolaştırıyorsun sürekli.çünkü kendinden başkası yok..çünkü yalnızsın.dünya değişti, insanların istekleri ve yaşam şeklide bir hayli değişti.ayak uyduramıyorum.herşey batıyor , her hareket , her söz.tahammülün eridiğin de erimeye mi başlarsın? ben eriyorum galiba yanan bir mumdan bile daha hızlı şekilde.ölümümün sevdiğim kadının yanında gerçekleşmesini istemezdim zaten.kimseyi üzme , kaybediş duygusunu tattırma ve yalnız bırakma lüksüm yok.tüm yalnızlığı sırtıma aldım sevenler , yaşıyorum.gittiği yere kadar...
bugün iş çıkışı dışarıda tam kapıda bizim iş yerinden tanıdığım yunan bir hatun danışman ile karşılaştım. ben bu kadını çok seviyorum, bayağı da bir takılmışlığımız var, kendisi bayağı kafa biri, 50 yaşının üzerinde falan, görmüş geçirmiş bir abla. benim acelem vardı ama selam vermeden geçemedim. naber nasılsın, ooo falan dedik, o sırada aklıma lgbt konferansı için atina'ya gittiğim geldi, "ben atina'ya gittim senle en son görüştüğümüzden beri" diyiverdim. o da "yaa, ne için peki? bana da uğrasaydın" dedi. bi an şaşaladım, "neyse sonra konuşuruz, benim acelem var" dedim, "yarın görüşelim müsaitsen" dedi o da, olur dedim ben de.

iş yerinden tanıdığım biri olarak hiç söylemesem mi atina'ya niye gittiğimi diye düşündüm şimdi gece gece ama sanırım söyleyeceğim neden gittiğimi yarın buluştuğumuzda, o şekilde de açılmış olacağım sanırım. bana iyi geleceğini düşünüyorum çünkü hatun çok tatlı ve hallerimden anlar diye düşünüyorum.
çok sevdiğim halde onunla olmamız imkansız.
arkadaşımın hoşlandığı kızdan hoşlanıyorum..o da benden hoşlanıyor, öpüştük hatta ama arkadaşıma götlük olmasın diye devamını getiremedim. lanet olsun içimdeki arkadaş sevgisine..
ajda veya bülent bu günlerde ölürlerse sözlük ahalisi beni katil ilan edecek diye çok korkuyorum.
iki hafta sonraki doğum günüm için arkadaşlarım yarın başlayacak olan dört haftalık küçük iskender'in yazı atölyesi serüvenine kaydımı yaptırmışlar. yarın dersine gideceğim. enerjik gitmek için erken yatmayı bile düşünüyorum. heyecanlı ve şanslıyım sözlük. böyle güzel insanların varlığı yaşamam gerektiğini hatırlatır gibi. burdan bütün sevgili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum * *
sinirlerim çok bozuk. anlamsız bir boşluğun içinde öylece elimdeki ekrana bakıyorum. baş ağrılarıyla boğuşuyorum. bir de üzerine insanlar canımı sıkıyor. çok fazla sıkıyorlar hem de. alakasız insanlardan bile trip yiyorum. yoruldum artık herkesten. her şey üst üste gelir ya aynen öyle bu aralar.
bir ayı partisinde bi amca önümde domaldığından beri beylere pipim kalkmıyor*
o kadar çok porno film izledim ki 31 çekerken bile boşalmıyorum.
göğsümden ama kalbimi kalbimi kalbimi söküyo
.yalnız olmaktan bir hayli sıkıldım.hayatımda birisi olsun istiyorum artık.bunu,kendime çok sık itiraf eder oldum.oysaki büyük beklentiler içerisinde de değilim.ne zamana kadar böyle devam edecek,merak etmekteyim.
yabancılaşıyorum sözlük.
kendime, aileme, arkadaşlarıma yani tüm sevdiklerime.
önceki ben boşluklarımdan tutunmayı ne iyi biliyordu. sahi ne oldu bana? ara ara aynaların içinde kayboluyorum, kalabalık ortamlarda dahil dalıp gidiyorum uzaklara kendi nefesimi duyar gibi oluyorum. kendimi hep bir duvarın köşesinde sinmiş gibi hissediyorum. sağının, solunun, arkanın kapalı olduğu ama kötülüğün önden geleceği korkusunu bile bile yaşamaya çalışıyorum.
sonra parmakların arasından çıkan bi şık sesi hızıyla toparlanıyorum. gayet normal bir şekilde hayatıma devam ediyorum. hatta o kadar normal ki tüm arkadaşlarım çok mutlu olduğumu sanıyor. mutluculuk oynama devam etmekten epey yoruldum.
bu aralar bir de sinestezik duyumlarım çok keskinleşti. her yemeğin tadı mor olmaya başladı bu hiç hayra alamet değil.

aslında hayatımda her şey çok olağan ve yolunda. neden böyleyim diye sorguluyorum kendimi. bana ne oluyor la?
sözlükteki aktif bir şekilde yazan kadın yazar azlığından çok fazla sıkılıyorum. keşke burada geylerin muhabbetleri kadar lezbiyenlerin de muhabbeti olabilse.
aşık olmak istiyorum!
artık sevmek ve sevilmek istiyorum!
artık doyasıya ilgi göstermek ve ilgi görmekten ölmek istiyorum!
geçen seneki kadar kötü olmasa da yine kötü bir yaz geçiriyordum. son 1,5 yılda da gerçekten tek arkadaşım-dostum diyebileceğim arkadaşımla konuşuyorduk. işte çok bunaldığımı, ince bir ipte dengemi sağlamaya çalışır gibi yürüdüğümü, bazen böyle herkesi her şeyi bırakıp gitmek istediğimi, yeni bir yerde sıfırdan başlasam mı diye düşündüğümü söyledim. o da her zamanki bana sakin ol telkinlerinde. ikimizde din hakkında konuşuruz, çok sıkı-dindar insanlar değilizdir ama sonuçta ben ortalama o ise baya donanımlıdır... bana böyle çok daraldığımda işte allah'la konuş dedi, bense allah beni unutalı çok oldu bence dedim. üstüne de bana allah işte sevdiği kulunu sınar senden ümidi kesmez gibisinden gitti. sonra işte bak biliyorum böyle çok dini şeylerden hoşlanmıyorsun ama tasavvufi bi şeyler okumak ister misin, bence bir göz at, belki sana iyi gelebilir dedi; bense tasavvuf ve ben? oldum ki... birkaç gün önce öylesine gezinirken mevlana'nın iki sözüne denk geldim:

''yalnızlığım, yanımda hiç kimse olmamasından değildir, beni anlayan birinin olmamasındandır''

''bir kez yalanını yakaladığın kişinin bin kez doğrusunu sorgularsın.''

bir anda böyle dedim, adam 500 yıl önce işi çözmüş benim bitch tavrımı yazmış. ufak bi şok yaşadım. siyah v yakamı giyip gülben ergen gibi kafamı sallaya sallaya kendimi ''tasavvufa veresim'', ellerimi havaya kaldırasım geldi. hala şaşkınlık içindeyim.
nevizade'nin girişinde soldan ilk dükkandaki esmer garsonumsu. kısacık t-shirt altından verdiğin göbek frikiğini seyrettim durdum saatlerce. sırf senin için ordaydım zaten. yine seni seyretmek için geleceğim. zaten nevizade ye senin için geliyorum. bul beni. sana hayatın anlamını öğreteyim.
parfüm kullanmayı biraz abarttığım için (1 şişeyi 10 günde hiç edebiliorum) sıradan insanlarla ve sıradan bi günde doldurma parfüm kullanıorum. orj parfümü özel gecelerde falan sıkmaya başladım. ( buda benim itirafım... sokakta aa çakma parfüm kullanıomuş derseniz inkar ederim.
öğrenci evinde kalırken, ev arkadaşımın eşcinsel olduğunu öğrenmiştim. iki sene aynı yurtta kaldıktan sonra dört arkadaş eve çıkalım dedik. aynı laptopu ortak kullanıyorduk evde. bir gün öylesine çöp kutusuna tıklayınca msn yazışmalarını gördüm. adam cross dresser?dı. hesabında tangalı fotoğraflarını görünce şok oldum. kendisine tek kelime dahi etmedim konu hakkında. zaten mezun olmasına üç ay vardı. memlekete dönecekti. uzun zamandır görüşmüyoruz, hakim olmuş. evi ziyaret ettiğinde annemin gözdesi olmuştu. "çok efendi çocuk."
cartmanın toplu taşıma itirafların özledik. *
  • /
  • 91