ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
biraz kezbanlaşacağım ama o kırdığın şey benim kalbim.
nasıl oldu da 2010 yılında bu üyeliği açtım halbuki daha 12 yaşında bir çocuktum mesajları okuyup harbiden hayal meyal hatırladım.sadece şaşkınım.
aşık olmak ne güzel ulan! dinlediğin şarkılar anlam kazanıyor bir kere, sen de söylüyosun o şarkıyı, olmayan yüksek sesinle. selam ben mutlu patates.
öğrenci evinde kalırken, ev arkadaşımın eşcinsel olduğunu öğrenmiştim. iki sene aynı yurtta kaldıktan sonra dört arkadaş eve çıkalım dedik. aynı laptopu ortak kullanıyorduk evde. bir gün öylesine çöp kutusuna tıklayınca msn yazışmalarını gördüm. adam cross dresser?dı. hesabında tangalı fotoğraflarını görünce şok oldum. kendisine tek kelime dahi etmedim konu hakkında. zaten mezun olmasına üç ay vardı. memlekete dönecekti. uzun zamandır görüşmüyoruz, hakim olmuş. evi ziyaret ettiğinde annemin gözdesi olmuştu. "çok efendi çocuk."
az önce zina yaptım. hem de beynimin içinde. asla durduramıyorum kendimi. bak şimdi de oldu.
uzun zamandır planladığım istanbuldan taşınma hedefimi gerçekleştirmeme çok az kaldı sayın sözlük. ama nereye gideceğime karar verememiştim. geçen hafta kararlaştırdım. çocukluğumun geçtiği kasabadan bozma ilçeyi geçen hafta karar kıldım. kalacak yer konusunda da uzun yıllar önce terk ettiğimiz eski evime döneceğim. ama şöyle birşey varki ne halde olduğunu bilmiyorum oradan konuştuğum kişilere göre biraz eskimiş tuvalet , banyo , mutfak kullanılamaz haldeymiş. ufak birikimimle evin temizliği ve bunların onarımını ilk gittiğim gün yapmaya başlayacağım ev eşyaları içinde bazı kişilerle anlaştım çamaşır ve buzdolabı haricinde onlarıda ikinci el bulur bir kaç güne temin edecerim galiba
az buz hatırladığım geniş bahçemiz ve kayısı ağaçlarımız ilgili çok güzel projelerim var aklımda. bostanlık sebze yetiştirmeye de çalışacağım
ahırımız kullanılır haldeymiş artık tavuk , ördek, kaz yada hindi beslerim orada
iş konusunda da küçük bi köy okuluyla konuşuyorum umarım o da güzel sonuçlanır
umut ediyorum ki hatırladığım bi iki çocukluk arkadaşım da oradadır . bu olayı aileme ve arkadaşlarıma anlattığımda beklemediğim bir şekilde güzel tepkiler aldım. bazıları bana çalıkuşu deseler bile ben bunu yapabileceğime inanıyorum ve umarım çok güzel zaman geçiririm
çok heyecanlıyım sayın sözlük tek başıma doğayla birarada ve kalabalıktan uzak umarım bu kısa süreli bi heves değildir. umarım pişman olmam
sözlükteki aktif bir şekilde yazan kadın yazar azlığından çok fazla sıkılıyorum. keşke burada geylerin muhabbetleri kadar lezbiyenlerin de muhabbeti olabilse.
az önce sokağa çıkıp deliler gibi koşup çocuklarla top oynadım. bu sıcakta kanter içinde kaldım ama değdi. sanırım yaşımız kaç olursa olsun mutlu olabilmenin, bir süreliğine dertleri unutabilmenin en eğlenceli yolu içimizdeki çocuğa dışarı çıkması için şans vermek.

edit: kıyamammm. eve geldiler beni çağırıyorlar tekrardan. nasıl mutlu oldum belli değil *
şu güzel sabah böyle biri kaldırsa beni güzelce. kalk dese kahvaltı hazır. bir sevinç ile uyansam. sıcacık çayımı koysa önüme. ne olurdu sanki?
üç dört ay içinde muhtemelen istanbul'a gideceğim ve tüm hayatım değişecek sözlük. çok istiyorum evet, ama hiç hazır hissetmiyorum kendimi. korkuyorum yani bilmediğim koca bir şehirde yalnız başıma olacağım.
çoğ yorgunum be. dünkü yorgunluğum dinmedi hala. 10 saat ayakta çalışıyorum üstelik 30 dakika yemek molası var oturdun oturdun. insanlarla muhattap olmak da zor zanaat hiç birinin derdi bitmiyo arkadaş ya. büyük foşet ver. o nerde bunu getirin şu yok mu offf boğasım geliyor milleti gerçekten insanlardan nefret ettim yolda arkamdan seslenseler adres sorsalar kafamı çevirmeden yoluma devam ediyorum öyle bezdim herkesten. valla şu okul bitse de kendi işimi yapsam. sıkıldım bim köşelerinde, yıprandım.
artık sevgilim olsun istiyorum. olunca bunu tüm dünyaya duyuramasam bile hayatımda sevdiğim ve beni seven biri olsun istiyorum. çok bir şey istemiyorum ki sadece yanında mutlu olduğum, beni anlayan biri olsun. isteğimi buraya yazılı bir şekilde bırakayım belki bu sayede mesajım evrene daha çabuk ulaşır. *
yoruldum sözlük. birilerine laf anlatmaya çalışmaktan, olmayacak işlerin peşinde bir ümit koşturup durmaktan, bin bela okumaya çalışırken hep bir aksilik çıkmasından, bir de yalnızlıktan, kendimi anlamaya çalışmaktan, anladıkça kendimden kaçmaktan.. bıktım. dedikoduculardan, iyi gün dostlarından, tek hatanla seni yargılayıp b.k atanlardan. vallahi yoruldum. işin kötüsü her şeyin daha çoook başındayım. fak.
çok uzun zamandır yalnızım sözlük. yaklaşık 5 senedir ciddi bir ilişkim bulunmuyor. bununla beraber cinsel hayatım bitmiş durumda. hiçbir sevişmenin beni tatmin etmeyeceği düşüncesinin huzursuzluğunda sağlıklı bir seks nasıl olur onu bile unuttum. yaşadığım ilişkilerde hep mağdur edildiğimi düşünerek her aldatılmamda, her kavga da öyle intikamlar aldım ki bütün ekslerim sanırım benden nefret ediyor. son 4 yıl içerisindeki ilişki denemelerimdeki bütün adamlar yanımda ezildikleri bahanesiyle benden ayrılmış ve beni aldatmışlardır. sonucunda yine canavara dönüşen ben ve nefret edilen ben. işin korkunç tarafı oturup değerlendirme yaptığımda genç yaşlarımda yaşadığım ilişkimde aldığım darbeler, çocuk yaşta boynuzları kafama takmaları öyle paranoyak, öyle takıntılı bir ben yaratmış ki, flört etmeye kalktığım herkes üzerine kusulması ve öldürülmesi gereken birer orospu gibilermiş gibi geliyor bana. ikili ilişki içerisine girmediğim sürece çok sağlıklı, mutlu ve hayatı yolunda giden birisiyim. onun dışında tetiklenen duyguları tarif etmem o kadar zor ki inanamazsınız. sevgili istiyorum ama istemiyorum da. çünkü olursa yaşayacaklarımı çok iyi biliyorum. bunun çıkışı nerededir bilemem ama daralmaya başladım.
uzay bilimlerindeki tatlı gözlüklü çocukla sonunda tanıştım sözlük. ilginçtir ki, bugün arkadaş ortamımıza geldi ve "merhaba" falan dedi. normalde hiç konuşmazdı. benim elim ayağım titriyordu "sınavın nasıl geçti hehe" diyerek konu açtım ve gerisi geldi. çok konuşkan. dolu sohbet ettik. yine ilginçtir ki, yanımızdan öyle hemen ayrılmadı. bayağı takıldı bizle. niye bilmiyorum. bir ara eski kız arkadaşından bahsetti. o ara bir moralim bozuldu, sinir oldum ama sonra düzeldim birazcık. zaten ilişki istemiyordum ben, ama yine de kızdan bahsedince bir kıskançlık oluştu. ben oyun, kod vb. muhabbeti edince bir anda uyuşukluğu kesildi ve konuşkanlaşmaya başladı. geek olduğu besbelli. zaten böyle çok çalışmayı falan da seviyormuş. oynadığı oyunları falan anlattı. yerim ben bunu ya. yarın imkan bulursam omzuna yaslanıcam. * *
bugün* bana sürpriz yapmışlar sözlük, doğumgünü pastası almışlar. benim moralim bozuktu, konuştuğumuz arkadaşların hepsi başka bir yere dağıldı diye, asık suratlı geziniyordum. sonra "ben gidicem, uykum var" falan dedim, arkadaş da gitmemem için ısrar etti. neyse, bir kafeye geçtik. meğersem galiba bunlar pastayı vermiş önceden bu kafeye. bir baktım, birkaç arkadaş geldi kafeye. selamlaştık falan, sonra kafenin içeri masalarından bir tanesinde garson pastayı hazırlıyor. "aha sıçtık" dedim. böyle dikkat çekmelere hiç gelemem o yüzden içimde bir korku oluştu. aslında böyle bir şey yapacaklarını hem bekliyordum, hem beklemiyordum. dışarıya belli etmemiş* olsam da çok şaşırdım ve sevindim. sarhoşken festival alanına gidecektik de geç oldu gidemedik.

ondan önceki gün de, bir tane çocuk gördüm ileriki bir masada. dedim, "bu oğlan ne kadar tanıdık geliyor ya böyle" diye. sonra biraz daha bakınca anladım ki, o çocuk ikinci dönemin başında kütüphanede o ders çalışırken gördüğüm, görünce alacağım kitapların sayısını artırdığım*, gözlüklü, yakışıklı tatlı çocuktu. hatta ilk gördüğümde çok hoşuma gitmişti, "olsa da yesek" modundaydım. kütüphanede onun ders çalışması daha da hoşuma gitmişti. hem yakışıklı, hem de geek tipliydi. beni görünce bana bir kere baktı, sonra ben de ona baktım ve kafamı çevirmeyerek dik dik bakmaya devam ettim, sonra böyle kafasını defterine dahi çeviremeden bir daha gözü kaydı. bu çok hoşuma gitmişti. her neyse, bunu işte geçen ben bir masada otururken gördüm, dayanamayarak bir daha baktım buna. gözümü alamadım. sonra o da beni gördü, böyle tanıdığı birine bakarmış gibi biraz odaklandı falan. ama kafasını çevirdi sonra. ben yine dik dik baktım, sonra birkaç kez bakmaya başlamıştı artık. ondan sonra sonunda dik dik baktığımı anladı ve bu sefer o bana dik dik baktı böyle gözlermiş gibi. üç saniyeden fazla sürdü diyebilirim. o sırada ben utandım ve arkadaşlarla konuşmaya başladım. bir yandan onu gözlüyordum ve şaşırtıcı bir şekilde, hala bana bakıyordu. ama kötü bir şekilde bakmıyordu. sanki böyle beni süzermiş gibi bakıyordu. yine bu çok hoşuma gitmişti, içim hoşlaştı. aslında yüzüne bakıp hafifçe gülseydim iyi olurdu. çok tatlı bir gülüşü vaaar.
sözlükten 12 kişiyle yattım.
moralim bozuk olduğunu söylediğim an üç telefon geldi; teyzemden, annemden ve anneannemden. demek ki birileri hala değer veriyormuş bana. çok sevindim.
vucudum fiziksel acıya minimum derecede duyarlı. hissetmiyorum yani surat ifadem bile değişmiyor-morluklar birakacak kadarda olsa-. babamin orduya asker yetistirir gibi yetistirmesiyle alakali olabilir diye dusunuyorum biraz da. küçüklüğumden beri-hala da devam ediyor- kalk dövüsecez diyen bir adam, ve canim aciyinca kiziyordu,ben güçsüz vurunca da kiziyordu. derken, şuan "yavas vur biraz essek" , "gavura indirir gibi indiriyorsun utan biraz utan" diyor. gecenlerde bir arkadasima saka amacli kucuk bir tokat atmak isterken çene kemiğini yamultuyordum. kas falan da pek yok,baya bünyesel birsey. artik sakin bir insan olucagim ama karar verdim.
çok sevdiğim halde onunla olmamız imkansız.
  • /
  • 91