joker

sılanın 3 albümünde bulunan bazı şarkılarını jazz ve rock altyapıyla akustik tazda seslendirdiği ve sesini ön plana çıkardığı yeni albümünün adı.
batman in en en eeeen büyük düşmanı... sinema filmlerinde ilk joker karakterini jack nicholson canlandırmıştır. 2008 yapımı dark knight filmindeki başarılı rolüyle hafızalarımızda yer eden jokeri ise heath ledger canlandırmıştı.


(bkz: why so serious?)
hemen hemen tüm şarkıların sıla'ya ait olduğu, düzenlemeleri ve kayıtları kışın olimpos'ta yapılmış olan, dvd'sini izlerken hipnotize olduğunuz, bir albümün her şarkısı mı güzel olur lan dedirtten albüm, sıla ve ekibine ağzıma sıçtınız ulan diye mail atmayı bile düşündürür. hipnozdan çıkmak için çekim hatalarına göz atmak tavsiyedir. elektro gitardaki çocuk ve geri vokaldaki bıyıklı eve kapatılıp kusana kadar geyik yapılası insanlardır, sevişmeyi hayal dahi edemiyorum.
ah bir joker, mirkelam'ın şarkısı..


onlardan biriymişsin gibi konuşma..!
değilsin...
olmak istesen bile, değilsin..
onlar için bir kaçıksın.
tıpkı, benim gibi..


şu anda sana ihtiyaçları var

ama olmadığında, cüzamlı gibi dışlarlar seni
onların ahlakı, yasaları..
kötü bir espri gibi..
ilk sorun belirtisinde defedildin
ancak ;
dünyan'ın izin verdiği kadar iyiler..
sana göstereceğim,
işler yolunda gitmediğinde, şu medeni insanlar birbirlerini yer..
yani ben canavar değilim ;
sadece herkesten öndeyim.. !

diye buyurur büyük üstat film *de
okeyde yere atacağım diye bekleye bekleye şiştiğimiz taştır.
iskambil destesinde bir kağıt.
bugün konserine gittiğim hiphop&rap sanatçısı. çok seviyorum be idolümü.
trt'deki yarışma programı.

an itibarıyla tatlı bıcırık (boyut olarak değil) bir kız yarışmaktadır. çok konuşuyor ama iyi kötü 500 bin liraya geldi. işte işim yok bunlarla ilgileniyorum. atandığım zaman hiç umrumda olmaz (!) ayrıca kızcağız öyle pofidik duruyor ki.. çıplak hayal ediveriyorum istemsiz. kilosunun altında sertleşmiş lipidleri hayal edebiliyorum.. üstelik hemşireymiş. benim gördüklerimse hep asık suratlılardı. hatırlıyorum staj yaptığım dönemlerde evime yakın bir yerde asık suratlı hemşire ve ondan daha asık suratlı polis eşini.. her sabah rastlardım onlara. yeni bir güne merhaba dedikleri için yüzlerinden oluşan öfkeyi burada amansız küfürler ederek yansıtamam sizlere.. otobüs durağına kadar aralarındaki mesafe en az 1 metreydi. hiç yaklaştıklarını görmedim.. halbuki o gözle görülmeyen sınırı birisi aşsa belki sabahları hayat onlar için daha çekilir olabilirdi.. aynı otobüse binerdik hemşire kadınla.. saçları her sabah pantene kokardı.. her sabah yıkandığına yemin edilebilirim.. bu yıkanma kadının mesleğinden doğan bir 'temizlik' gereğiydi.. keşke her gece seks yaptıkları doğru olsaydı.. belki her sabah duş olarak kocasının iktidarsızlığını yüzüne vurmayı amaç ediniyordu.. belki de hiçbir amacı yoktu. bilemiyorum.. oldum olası insanlar hakkında fikir yürütmeyi sevmişimdir hep.. şimdi ise televizyonda bir daha yüzünü dahi görmeyeceğim, hayatımda 2 dk'lık yer edinecek olan bir kadın için niye bu kadar çok kafa yoruyorum ki?

neyse ne diyorduk.. yarışma. güzel yarışma. içerisinde bilgi barındıran her şey gibi.
ilk mekanı taksimde açılmış olan yılların mekanı.

allahta o nuri alço'nun belasını versin.
içmiycem yeaa diyip, gecenin sonunda ben varya seni çok seviyorum arkadaşıma bağlıyorum hep.

bir daha da içersem.
iskambil kartları içinde, bazı oyunlardaki istisnalar hariç, her kartın yerine geçebilen özellikteki kart.
yeni bir sözlükçü. hoş geldin.

(bkz: askk)
kısaca joktur.
okey oyununda joker yerine "jop" diyenler aslında "jok"un evrilmiş halini diyorlardır.