tina turner 'ın en sevdiğim şarkısıdır.
bu şarkıyı duyup oturan insana insan demem ben o derece.
evde böğüre çağıra hatta dışarda haykıra haykıra söylediğim ve bazı sözlerini katlettiğim şarkıdır.
lady gaga just dance'inden sonra beni anlatan diğer şarkıdır.
ayrıca beyonce'nin sanat yaşamında örnek olarak aldığı yegane kişi tina'dır.
şarkı aynı zamanda telefon zil sesim.
= bu video 60 sonu 70 başı
= bu da 2009'da .
= bu da 2005 yılı beyonce'nin tina karşısında söylediği performans , cümleleri dikkatli dinleyin.
yaklaşık 9 saat önce hiç beklemediğim bir anda tanışma şerefine eriştiğim yazar. eşek sıpası annemiz oluyormuş.* verdiği abi tavsiyelerini kesinlikle dikkate alacağım. hayatıma yön vermemdeki katkısı için kendisine çok çok teşekkür ederim.*
ebru karısından nefret ediyorum ama bu şarkıyla aşmış.
müzik harika sözler harika ses harika.çok dinlememek lazım.
komplikasyonları arasında nedensiz depresyon ve intihara meyl var.
liseliler bilmez, gelin kucağıma size bir hikaye anlatayım.
bundan seneler evvel (15 sene falan) böyle tabletin iphone'un falan olmadığı zamanlarda, she & he diye bir dergi varmış. bu dergi lise ve ortaokul çağındaki kızlara fahişeliği öğretmeyi düstur edinmişti. ay hayır yargıladığımdan değil. ama düşünsenize akşam ezanından önce evde olacaksın tembihlemeleri (bakın tembih diye bir kelimeyi cümle içinde kullandım düşünün) ile büyümüş bu kızcağızlara "french kissing nasıl yapılır", "hollywood'un en seksi erkeklerinin kalçalarını sizin için derledik", "ilk seks deneyimi için öneriler", gibi birbirinden laikçi konuları gündemine taşıyan bir dergiydi. düşünüyorum da vakti zamanında türkiye gerçekten de çok laikçi bir ülkeymiş, şimdi o yaş grubuna hitap eden öyle bir dergi var mı bilmiyorum. gerçi dergi ne ayol? dergi mi kaldı artık.
neyse efem yıllar yılı beni hep düşündüren bir sorunsal vardı bu dergiyle ilgili. hadi she'yi anladım da niye bir de he var? bu dergi kızlara hitap ediyor, içinde erkekleri ilgilendiren tek bir konu yok? be eşşoğoleşeğin çocuğu madem derginin içinde erkekleri ilgilendiren tek bir konu yoktu, ablanın dergilerini niye gizli gizli okuyordun? bu sorunun cevabını yıllar sonra verebilmiş olmam da bir garip tabi. evet derginin büyük puntolarla yazılmış olan kısmı amlıları hedef alıyordu ama o küçük puntolarla yazılmış he kısmı gayleri davet ediyordu. ya işte öyle sevgili gayler, o dergi sayesinde kaç kız ve kaç gay mercimeği fırına vermeyi öğrenmişlerdi o yaşlarda. ey gidi günler ey.