23 ekim 2011 van depremi

sonradan açılkandığına göre 7,3 richter olduğu, hatta birleşik devletlerden 7,6 richter olduğu ölçülen deprem. doğu anadolu fay hattındaki kırıktan oluştu sanırım.

babanın ölmesi

ben normal bir çocuk değildim.. "anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı?" diye sorduklarında hep annemi derdim.. hep annemi daha çok sevdim çünkü.. annem benim kahramanım, kurtarıcım ve her şeyimdi. çocukluğumun şekeri annemin yanaklarıydı..

sen de beni çok severdin biliyorum baba. kucağında geçti çocukluğum.. her gece elinde sevdiğimi bildiğin için kinder yumurta çikolata ile gelirdin.. aynı pijamaları giyerdik ama ben hep annemi daha çok severdim baba..

büyüdüm ben.. kocaman bir adam oldum.. boyum uzadıkça seninle aramızdaki mesafe büyüdü.. sen uzaklaştın benden ben zaten kendimle meşguldum hep.. varsa yoksa hayatımdı.. seni anlamadım, anlamak istemedim.. sonra sen gittin.. hiç unutmayacağım şekilde terk ettin bizi.. annem yerine bir başkasına baktın..

korktum..

annemin saçlarını okşamayacaktın artık.. bir başkası "baba" diyecekti belki sana.. madem sen gitmiştin benim için de babam olmayacaktı.. gittin ya sen ben çok korktum baba.. savunmasız kaldım hayatta.. bu yüzdendir böyle soğuk oluşum.. kendimi korumaya çalıştım baba.. baba yazamıyorum ben.. alışkın değil parmaklarım..

parmaklarım..

biliyor musun herkes aynı şeyi söylüyor.. ellerim aynı sen.. seninkiler kadar güzel.. gözlerimiz de aynı.. ben sana benzedim..

aradan yıllar geçti.. hep özledim seni.. itiraf etmedim kendime ama özledim..

sonra bir gün.. bir pazar sabahı.. telefonum çaldı.. abim.. her zamanki gibi açtım.. gülerek.. yine ne yumurtlayacak diye.. merhaba demedi.. durdu sadece.. sustu.. nefesini duyuyordum..

aklımda sen hiç yoktun baba..

"babam ölmüş.."

ben bu cümleleri hiç duymayacaktım baba.. benim babam yoktu çünkü.. umurumda değildin sen.. ben, biz sensiz hayatımızda çok mutluyduk..

yıkıldım.. çok kızdım kendime.. üzüldüm diye..

dudaklarımda kan tadı vardı.. tıpkı senin gibi.. kızdığın, üzüldüğün her an burnun kanardı senin de.. oğlunum ben senin çünkü.. benziyorum sana..

ellerim.. senin elin..

bundan sonrası tatsız.. bir yerdeymişsin.. bilmiyorum.. duyamıyordum.. kulaklarım çınlıyordu.. sensiz kalmanın ne demek olduğunu biliyordum ama artık aynı dünyada nefes almayacak olmamızı anlamıyordum.. mümkün müydü bu? belki yanlış anlama?

sonrası daha da tatsız.. anlayamıyordum.. emin olamıyordum.. sonra seni gördüm.. öyle uyuyordun.. nefes almıyordun sadece..

benim babam öldü.. benim babam öldü.. babam öldü benim.. babam..

canım yandı, parçalandım.. artık daha çok korkuyorum hayattan.. zarar, ziyan kalmış bana sanki.. senin gittiğin o günden sonra yine çocuğum şimdi.. yeni baştan, sil baştan başlamak zorundayım.. belki daha zor.. bu defa dizlerimdeki yaraları saracak kimse yok.. benim babam öldü..

baba.. babası ölen çocukların evinde çikolata olmaz zannederdim ben..

annem göster ama elletme dedi

göster ama elletme
ellet ama okşatma
okşat ama içine girdirme
içine girdir ama boşaltma
boşalttır ama .... diye gider*

sessiz kalma suça ortak olma

hayvansız bir toplum olurmu 33 tana stk içşini gucunu bıraktı bu yasayla ugraşıyor bunu hazırlayıp sunan nasıl bir gerzekalıdır tr deki 4 ırkın soyo % 100 kuruyacak sonra dberman sonra rot sonra alman kurdu v.s bu nasıl bir terbiyesizlik

abdullah gül'ü twitter'da aynı anda 50.000 kişinin unfollow etmesi

bir çok kişi sadece anfarrow ile yetinmemiş bir de engellemiştir.

https://twitter.com/extraorganik/status/...

aklı sıra

güya, aklı yettiğince, kendince gibi anlamlarda kullanılann kelime.

akp

hile, rüşvet, tehdit, entrika ve yoksulluğun suiistimaline dayalı popülizmi kullanarak, güçler ayrılığının kör-topal dengesini yok edip, güya milli iradeye dayalı yeni bir türkiye iddiasıyla 1. cumhuriyete son vererek "islamcı yarı-başkanlık" ile "hafif raylı faşizm" karışımı bir ucube rejim yaratan, yarı siyasal-yarı militer bir islam soslu örgüttür.

slip giyen erkeğin similyası büyüktür

fındık kadar similyası olup bamya olmayı bile lütuf sayan beylerin slip giydiğini görmüş biri olarak ihtiyatlı yaklaştığım önerme. minicik çükü olup slip koleksiyonu olanları tanıyorum.

kaldı ki slip içindeki pipi büyük olsa bile slip'in bir erkeğin tüm seksi yanını alıp götürmesi karşısında bu büyüklük olayının bir hükmü kalmıyor. hatta ve hatta sırf slip giyiyor diye yataktan atılan, ayrılan ve bir daha görüşmeyen insanlar var. ivedilikle penisin size'ını tartışmak yerine slip giymenin mantığını irdelemek lazım. valla ben almıyım baksırlı varsa buyursun gelsin.

erkekler bir günlüğüne kadın olsaydı

birkaç tacizci erkeği öldürüp diğer gün kayıplara karışmama yardımcı olacak varsayım.

bugün de hayatımın adamına rastlamadım hissiyle uyanmak

hayatının adamı adaylarından biriyle uyumamaktan kaynaklanır. yalnız yatınca sabah kalktığında kendini donsuz bulmak olsa olsa hırsızın eseridir. ama o hırsız ne yazık ki kalbini çalmamıştır işte.

kitap okumak

benim için kitap okumak öylesine sınırsız bir coğrafyaya dalmaktır ki sözcükler yetmez o büyülü hissi anlatmaya... sınırlar yoktur ve artık kendimden başka kimsenin söz sahibi olamayacağı diyardayımdır. edebiyatın etkileri hep göz ardı edilse de herşey aslında sözcüklerle başlar.

altın kızlar

tekrar yayınlansa acaba o eski tadı verir mi? o eski kadrosundaki 4 oyuncudan 3 ü hayatını kaybetmiş. sanırım betty en genç olandı. serinlemek için buzdolabının önünde beklediği sahne hiç aklımdan çıkmaz. iyi güldürüyorlardı.

(bkz: yazarın yaşını belli eden entryler)

fantezi tadında orgazm forumu içerikli başlıklar