agresifti. zaman zaman sunucunun sözünü kesecek kadar sinirliydi. programın kısaydı, söylenecek çok şey vardı ve sunucunun bilgisiz ve yanlış kelimeleri seçen hali onu daha da gerdi. en sonunda "beni işe alır mısınız?"a geldi konu. acaba o an sunucu içinden geçen cevabı verseydi ne olurdu? yanındaki hanım sakin göründü ancak söyleyeceğinden geri kalmadı. devletin ikiyüzlülüğü falan...
ikisi de tebrik edilecek bir iş çıkardılar. evim olsa size verirdim be
okumadığım kitaptır. ancak geçenlerde bir kanalda ayşe kulin'in röportajını gördüm ve bu kitaptan bahsettiğini anlayınca dinledim. eleştiriler genelde yazarın konuya uzak oluşu üzerineymiş. buradaki yorumlardan da bunu çıkarabiliyoruz.
ancak takdir edilmesi gereken bir nokta var ki bu kitabın içeriğinden çok önce geliyor. bu ülkede ayşe kulin gibi yüksek profilli bir yazar eşcinsel temalı bir eser yazıyor. ama iyi ama kötü, bir şekilde insanların ilgisini çekiyor. bu ülkede eşcinsellik bir çok heteroseksüel tarafından görmezden geliniyor. bu algı 3 günde değişebilecek bir algı değil. ancak böyle böyle gündeme geldikçe, görünür oldukça değişebilecek bir şey. hemen hemen herkes kötülemiş. sizi suçlamıyorum, herşeye küçük pencerelerden bakmaya alışmış olan türk milletindeniz sonuçta
yavaş yavaş bütün arkadaş çevresini sözlüğe getiren yazardır kendisi. ayrıca amorf ile olan ilk görüşmesi, gülmek istediğimde düşündüğüm şeyler listemde ilk 10 da yer alır *
güneşi uyandıralım ve delifişek diye devam eden serinin ilk kitabıdır. annem kendisi için kitap alırken yanındaki dobişkoyu göstererek * çocuk için ne alabiliriz demişti. john steinbeck'in inci'sini ve şeker portakalanı almıştı bana. hüzünlendim lan
saba tümer 'in programına katılmış ve arkasındaki harika müzisyenlerle adeta bir konser veren müthiş kadın. zaten çok severdim ama bazı şarkılarını ilk defa duydum.
ba-yıl-dım.
ilk buluşmalar için çok uygun olduğunu düşündüğüm tatlıcıktır. yemesi uzun sürmez, sohbete imkan tanır. iyi giderse başka bir yerde devam edebilirsiniz. sarmassa kalkıp gidebilirsiniz. birçok açıdan işinizi görür
koçu mike brown'ı kovmuş nba takımıdır. kadrosuna bu yıl katılan nash ve howard ile birlikte şampiyonluğun en büyük favorisi haline geldiler. brown'ı kovmaları kesinlikle yerinde bir hareket oldu. phil jackson ayrıldıktan sonra triangle offense oynamayacakları belliydi zaten, ama nash ile kobe'ye princeton offense oynatmak saçmaydı. bence nash abi sen uzunlarla pick&roll oyna olmazsa kobe'ye verin o bişeyler yapsın dese daha iyi bir oyun ortaya çıkar
bim'in ice tea sidir. tamek üretiyormuş bim adına. bence lipton ice tea çok az bir fark var. öğrenciler için ideal bence; 1 litresi 1 lira 25 kuruş, daha ne olsun.
emekliliğini açıklamış basketbolcu. 10 yıllık nba kariyerinde detroit pistons ve utah jazz gibi köklü ve başarılı gibi bir organizayonda yer almıştır. all-star olmuşluğu, şampiyonluk yaşamışlığı, pivot pozisyonunda oynamasına rağmen utah jazz'da bir sezonda en fazla 3 sayılık isabet bulan basketbolcu olmuşluğu vardır. bunlardan öte işine duyduğu saygı ve karakteriyle kendine yer bulmuş bir oyuncudur. enes kanter gibi veletlerin örnek alması gereken isimdir
yeni ayrıldığın ve çok sevdiğin sevgilini düşünürken mağazanın kapısından değil de vitrinin olduğu cam kısmında girmeye çalışmak. cama çarpıp yere düşmek çevredeki 50 kişinin sana bakıp bakıp gülmesi.
okumadığım kitaptır. ancak geçenlerde bir kanalda ayşe kulin'in röportajını gördüm ve bu kitaptan bahsettiğini anlayınca dinledim. eleştiriler genelde yazarın konuya uzak oluşu üzerineymiş. buradaki yorumlardan da bunu çıkarabiliyoruz.
ancak takdir edilmesi gereken bir nokta var ki bu kitabın içeriğinden çok önce geliyor. bu ülkede ayşe kulin gibi yüksek profilli bir yazar eşcinsel temalı bir eser yazıyor. ama iyi ama kötü, bir şekilde insanların ilgisini çekiyor. bu ülkede eşcinsellik bir çok heteroseksüel tarafından görmezden geliniyor. bu algı 3 günde değişebilecek bir algı değil. ancak böyle böyle gündeme geldikçe, görünür oldukça değişebilecek bir şey. hemen hemen herkes kötülemiş. sizi suçlamıyorum, herşeye küçük pencerelerden bakmaya alışmış olan türk milletindeniz sonuçta
yeni keşfettiğim ve kanımca çok daha ünlü olmayı hak eden komik video hazırlayıcısı. ne zaman canım sıkılsa açıp izlemeye karar verdim.
sevgililer günü video sunu sanırım ki 30 kere izlemişimdir ve kahkahalarla güldüm özellikle "pipiseverler derneği baş komite üyesi nurbanu hanımlar" tespiti beni benden aldı. henüz yeni olduğundan fazla sayıda videosu yok ama