görünmezlik pelerini. mahremiyetten öte, bana güvensizlik veriyor. çarşafın altındaki kişi herhangi bir kişi olabilir, bu kişiler herhangi bir şekilde göze takılmadan, belirli bir profil çizmeden her yere girebiliyorlar, özellikle sadece gözleri görünenler. o yüzden giyen giysin, ama bence suratlarının net bir şekilde görünmesi gerekiyor.
sadece bir kez yaptığım eylem. zamanın ergenleri gibi biz de çılgın bir star wars fanıydık, adam ne yazayım dedi, yaz ulan anakin dedim, arkadaşım da padme yazdırdı. işin en güzel yanı adamın bize "kahveleriniz hazır bay ve bayan skywalker" şeklinde seslenmesiydi.
fraxis firması tarafından geliştirilen sıra tabanlı strateji oyunu. bir şehir kurup mö 4000'den ms 2050'ye kadar yönetiyorsunuz.
ben brave new world eklenti paketini oynuyorum. bu tür oyunlara hiçbir zaman sıcak bakmamıştım, ama bu nasıl bağımlılık yapan bir şey belli değil. büyük bir haritada sadece scout ve warrior ekibinizle başlayıp, etraftaki yemek, altın, üretkenlik, lüks kaynaklar doğrultusunda şehrinizi seçip kuruyorsunuz, etrafınızdaki üretkenlik miktarına göre yeni birimler kurabiliyorsunuz. bu sırada diğer ekibinizle haritayı keşfe çıkıp eski harabeler bulup şehrinize bir takım bonuslar kazandırıyorsunuz. baya ülke seçeneği var, ben brezilya olarak oynamayı seviyorum zira her ülkenin bir başlangıç bonusu var, mesela hindistan olarak oynarsanız, diğer şehirler ile olan inanç ve barış oranınız yüksek oluyor. brezilya kültür ve bilim konusunda bonuslara sahip. oyunu 2050'de kazanmak istiyorsanız, ya tüm dünyayı feth edeceksiniz, ya diplomatik olarak mükemmel bir lider olup tüm ülkeler ile aranızdaki anlaşmaları sıkı tutacaksınız(aşırı zor), ya da bilim kasıp, sürekli tarihi yapılar inşaa edip kültür galibiyeti alacaksınız. ortalama bir oyun 8 saat civarı sürüyor, belki ben acemiyim diye bilemiyorum ama. ülkeyi bilim alanında çömlekçilikten nanoteknolojiye götürmek, kazanmak istediğiniz şekle göre diğer ülkeler ile iletişim kurmak, şehri bu şekilde dizayn etmek, ekiplerle dolaşmak falan çooook eğlenceli.
oynayın.
her başladığımda "tamam bu sefer iyi bir aile babası olacağım. dişimi tırnağıma takıp gece gündüz çalışıp mutlu bir aile kuracağım" diyip, sefalet çektiğimde darlanıp para şifresini basıp "sikerim ulan işini gücünü, daya gitsin" diyip tüm aileyi paraya boğduğum oyun. evi 2 saat tasarlıyorsam, 10 dakika normal oynuyorumdur.
son yıllardaki seçimlerle hikayeye yön verilen oyunlar arasında bence en güzeli. karakter modellemeleri/seslendirmeleri de ünlü oyunculardır. heroes'daki claire ve mr. robot'daki elliot en bilindikleri. bunun dışında senaryo, soundtrack, atmosfer ve grafikler harika, kesinlikle oynamaya değer.
--- spoiler ---
abartılı bir şaka sonucu hayatını kaybeden 2 kız kardeş ve onlara bu şakayı yapan 7 arkadaş ve 1 adet erkek kardeşin kazadan 1 yıl sonra ailenin sahip olduğu dağ evindeki buluşmasıyla başlayan, her seçimin ciddi anlamda hikayeyi şekillendirdiği, beni baya korkutan, sonunda 7 kişiyi hayatta tutabildiğim oyun. yaptığınız seçimlerle 8'i ölebiliyor da, hayatta kalabiliyor da. iyi yazılmış ve kullanılan klişelerin hiçbirinin rahatsız etmediği korku/gerilim oyunu. detaylara dikkat edilmesi ve bulunan her kağıt parçasının okunması hikayeyi anlamak için şart ama totemler bence çok gereksizdi.
--- spoiler ---
ben atatürk ilke ve inkilaplarından sonra yemin ediyorum disipline girmiş laik bir bey olarak, sen kimsin beni yargılıyorsun? sen kimsin? sana bir tavsiyem, yazık o git türbanlı first lady'ine sahip çık önce. inşall*h all*h seni şeriat ile terbiye etmesin. inşall*h all*h seni, o geride bıraktığın teokrasi ile terbiye etmesin. sen çok alçak bir adamsın, çok alçak. insanlara belden aşağı vuracak kadar. senin akıl hocalarını da biliyorum. senin akıl hocaların, kendi karılarının çektiği zikirlere baksın. hepsini çıkarırım! oğlum ayağınızı denk alacaksınız. herkes ayağını denk alacak! öyle kolay değil bu laik hukuk devletinde ahkam kesicem, beni hükümet.. seni kim koruyor hangi hükümet o, hangi islam hükümeti seni koruyor! kim?? herkesten hesabını sorarım. kimse bana bu konuda konuşamaz. dört dörtlük yaşayan, bu memlekette çalışıp, atatürk gibi çalışıp tc nene hatun gibi yaşamaya çalışan, evladını ailesini en iyi derecede yaşatmaya çalışan, aslan gibi nutuğunu okuyan, rakısını içen. ne yaptınız ulan siz? ne yaptınız! nerde ne yaptın! pis! yediği kapıya pisleyen dindar adam. onu bile bir adamlık sayıyorsun, o bile bir adamlık değil. git şeytan taşla be. yediğim kaba pislemem be ne olursa olsun. git ulan kendini recm et. kendimi recm ettiririm, öyle bir laik beyim biliyor musunuz? seküler çatı altında yemek yediysem, o insanlar ne olursa olsun, beni ilgilendirmez arkadaş. görmedim bilmiyorum derim be!
aklıma yüzüklerin efendisindeki nazgulleri getiren grup. onlar da böyle 9 kişi falandı, sonra sauron bunları köle yaptı, siz kendinize mukayyet olun ama tamam mı?
camilerden zombilere karşı halkın meydanlara inmesi istenir, halk meydanlara inip zombiler tarafından öldürülür, zombi nüfusu on katı artar, bim yağmalanır, herkes güvenli ve ıssız bölge olarak beylikdüzü'ne doğru yola çıkar, bulgaristan sınırından avrupa'ya oradan da kuzeye kaçma planları yaparken hayatımın aşkı ile tanışırım, hayatımın aşkı köşeye sıkıştığımız bir sokakta beni öperek kendisini fena eder, ben de laboratuvara kapanıp köpeğimle zombiler üzerinde deneyler yaparım, hiçbir sonuca ulaşamayıp sıkılıp bi hava almaya çıkarım, çıktığımda dünyadaki tek insan olduğumu fark ederim ve f16'ım ile manhattan sefalarında kendimi fırlatıp empire state'in tepesine inip twerk yapıp aşağı atlarım, düşerken hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçer, yere çarpmadan sıkıntıdan ölürüm.*
olmayan savaş. zira kürdistan diye bir yer yok. sosyal medyada duyar kasmak yerine siktirip gidip savaşın varsa da.
edit: ya melis bence de halkların kardeşliği hdp kürt hakları falan şöyle uzan da seni bir sikeyim.
sevgili tarkan ile olan işbirliğim sonucunda 2 dakika önce yazdığım şarkı.. tüm sevenlere gelsin..
hornet'den yatağına bir yol varsa
bu aşktır elbet
çıplak fotoğrafın yetti bana
kalktı bir kıyamet
aç kapını, ben geldim
giydiğim siyah boxer
zevk suyuyla beslerim seni
poppers yerine koklarım seni
anüsümün tüm duvarları senin
sen inlet, ben sikerim seni
masaüstünde sikerim seni
sikerken uyuturum seni
penisimin tüm damarları senin
ben seni sikerim seni
tut donumdan çek götür beni
hüüüüp diye içine çek döllerimi
sadece aktifsen bu seks olmaz
bunu yaz bir yere
sarılıp yatmazsam sikim girmez götüne
dünya sikimde değil
olmuşum sana pervane.....