keyif yapmak için kahvem ve kitabımla birlikte 25 ekim pazar günü, saat 14:00'da bahçelievler'deki kahve dünyası'nda olacağım. katılmak isteyen zirvetörde geleceğini belirttikten sonra, daha rahat birbirimizle iletişim kurup buluşabilmek adına benimle özel mesaj yoluyla iletişim kurabilir.
başlık olarak " ayı sözlük ankara uyan gelsin zirvesi" olmasını öneriyorum. madem ki kimseden ses çıkmıyor, şöyle diyorum: 25 ekim pazar günü, saat 14:00'da bahçelievler'deki kahve dünyası'nda olacağım. kahvem ve kitabımla birlikte keyif yapmak için orada olacağım. katılmak isteyen zirvetörde geleceğini belirttikten sonra, daha rahat birbirimizle iletişim kurup buluşabilmek adına benimle özel mesaj yoluyla iletişim kurabilir.
octoberer; önereceğin tarih nedir daha erken olması için? şu anda her tarih değerlendirilecektir ki daha erken olma ihtimali de söz konusudur. sadece benim için 20 ekim-23 ekim arası uygun değildir, 22 ekim'de bir sınavım olduğundan ötürü.
7 kasım tarihi de benim için uygun gözükmektedir. lâkin, 8 kasım olsa daha iyi olabilir sanki çünkü cumartesileri akşam vaktine kadar çalışan yazarlarımız olabilir. pazar günleri çoğu kişi tatil olabiliyor.
ağustosta yapılan zirveye katılamayan kişiler olmuştur elbet benim gibi. düşündüm ki kasım ayının açılışını birlikte yapabiliriz* artık okullar da açıldığına göre benim gibi üniversite öğrencisi arkadaşlar da ankara'ya dönmüşlerdir diye düşünüyorum. tarih olarak 1 kasım'ı düşündüm, pazar günü oluyor. yer olarak ise sanırım herkese en ortak nokta kızılay olur, fakat mekan konusunda bir fikrim yoktur. mekana da hep birlikte karar verebiliriz* 1 kasım herkese uymuyorsa, başka tarih de ayarlanabilir tabii ki.
böyle bir düşüncem var, ne diyorsunuz ankaralı yazarlar? ayı sözlük ankara 1 kasım zirvesi olsun mu?
ayrıca, tanıtım videosunda "sizlerin arzuladığı hizmeti verebilmek bizler için her şeyden daha önemli. o yüzden mikrofonu sizlere uzatıyoruz." diyor ve ben de bekliyorum ki birkaç tane kullanıcısının fikir ve görüşlerini izleyip dinleyeceğiz ama bir de bakıyorum tek bir adam çıkıp konuşuyor. açıkçası konuşan adamın da rol yaptığını düşünüyorum. eğer gerçekten ürünün kullanıcısıysa bile o havayı hiç verememiş, hiç doğal bir anlatım olmamış ve o yüzden rol icabı konuşan birisi olduğunu düşündüm.
nintendo oyunlarının akıllı telefonlarımıza gelmesini uzun süredir bekliyorduk. şimdi de nintendo için en değerli markalardan biri olan pokémon, akıllı telefona gelen nintendo oyunlarına öncülük edecek. nintendo düzenlediği basın toplantısında akıllı telefonlara gelecek pokémon oyununu tanıttı.
pokémon go oyunlarının konsepti bilindik pokemon dünyası ile çok benzer olacak. açık bir evrende, hatta gps konum bazlı olarak farklı pokemon türlerini keşfedecek, yakalayacak, değiş tokuş edecek ve tabii ki galibiyet için rakiplerinizle savaşacaksınız. çoklu oyuncu desteği de sunması beklenen yeni pokémon oyunu, sanal bir dünyanın kapılarını oyunculara açacak.
yapılan basın etkinliğinde, pokémon go plus adı verilen bir bileklik de duyuruldu. bu bileklik üstündeki led ekran sayesinde pokemon oyuncularına bildirim sağlayacak. bir poketopu tasarımında olan ve üstünde ekran bulunmayan akıllı bileklik düşük enerjili bluetooth teknolojisi ile çalışacak.
ios ve android cihazlar için hazırlanan pokémon gonun çıkış tarihi ise 2016 olarak belirtildi. yani pokémon gonun çıkış tarihiyle ilgili kesin bir tarih yok. fakat 2016 yılının pokemonun 1996da çıkan orijinal oyunununda 20 yıl sonra olması anlamına geliyor. kısacası pokemon oyunları, 20inci yaşını ios ve android uygulamalarıyla kutlayacak gibi gözüküyor.
2016 yılında pokémonseverler için pokémon go adında akıllı telefonlar ile oynanabilecek oldukça güzel bir oyun geliyor. videosunda gayet güzel, eğlenceli ve interaktif bir oyun olacağı izlenimi verdi bana. akıllı telefonlar ile etraftaki pokémonlar toplanabilip savaşılabilecek gibi.
pokémon go: http://www.pokemon.com/us/pokemon-video-games/pokemon-go/
discover pokémon in the real world with pokémon go! (tanıtım videosu):
birisi sözlükten uçurulsa n'olacak? düşünceleri mi değişecek? hayır. ayrıca sözlükten uçurulunca uçurulan kişi farklı bir kullanıcı adı ile yine kaydolabilir. evet, kimilerinin fikir ve görüşleri kimilerine uymayabilir ama bu illa o kişiyi sözlükten uçurmayı mı gerektirir? nasıl ki gerçek hayatta bizimle fikirleri ve görüşleri uymayan insanlarla çok sık muhabbet etmiyorsak ya da hiç görüşmüyorsak veya bir ortamda denk geldiğimizde pek kale almıyorsak, burada da aynısı yapılabilir. dutchbear'ın yazdıklarını beğenmeyenler okumazlar ve ona yorum yapmazlar, bu kadar basittir bu.
sözlüğe yeni geri döndüğüm için dutchbear'ın yazdıklarını çok okumadım açıkçası ama eğer yazılarında herhangi bir konuda aşırılık yoksa, rahatsız olan kişi önce kendisini sorgulamalıdır niye o yazılardan rahatsız oluyor diye. kendisinde uyandırdığı his nedir ki onu bu kadar çok rahatsız ediyor ve kendisini de biraz sorgulamalıdır sanki çünkü bir insan bir şeyden rahatsız oluyorsa, kendisinde de aynı şeyden rahatsız oluyordur/olabileceği için o hissettiği duyguyu sevmediğinden ötürü böyle tepkili oluyor diye düşünüyorum. herhangi bir yazar aşırılık yaptığı konularda yönetim tarafından uyarılabilir ve yazarın da savunması alındıktan sonra eğer yine sözlüğe uymayan yazılar yazmaya devam ederse, o zaman yönetim ne yapacağını düşünür ve gerekli açıklamayı yaparak aldığı kararı uygular. ben de böyle düşünüyorum.
bu arada bu yazdıklarım sadece dutchbear için geçerli değil, her yazar için geçerlidir. bugün yarın "x yazar da sözlükten uçurulsun kampanyası" gibi başka kampanyalar da başlayabilir...
derginin pdf olarak okuyucuya sunulması pek hoşuma gitti. bilgisayara indirdikten sonra tablete veya cep telefonuna transfer ederek ya da doğrudan tablete veya cep telefonuna indirerek çok rahat bir şekilde taşınabilir cihazlarda da okunabiliyor. bu özelliği pek sevdim ben. ilk sayı indirildi ve en yakın zamanda okunacaktır. dergide emeği olan herkesin ellerine sağlık!*
şu anda ilk defa içmekte olduğum ve tadı bayağı hoşuma giden gazozdur. ankara gazozu da güzeldir deniliyor ama onun tadını bilmiyorum, bir ara onu da içip tadına bakarım*
niğde gazozu 250 ml cam şişede olup kırmızı bir band üzerinde beyaz yazılar ile üzerinde adı yazıyor. şişesinin altı kısmı baloncuk desenlidir, baloncuklar böyle iç kısma doğru hafif kabartılmış gibidir. aynı desenden şişenin üst kısmında da olup onun hemen altında aşağı ve yukarı çapraz şekillerde niğde gazozu yazmaktadır.
"...
don't tell your mother
kiss one another
die for each other
we're cool for the summer
take me down into your paradise
don't be scared 'cause i'm your body type
just something that we wanna try
'cause you and i
we're cool for the summer
..."
ben insanları anlamıyorum arkadaş! kişi beni seneleeer sonra görüyor ve merhaba demeden önceki cümlesi şaşkınlık içerisinde ne kadar çok kilo aldığımı vurgulayan bir cümle oluyor. kilo aldıysam aldım, ona ne bundan?! fazla kilolu olmaktan ben de memnun değilim ama neden bunu gözüme sokup da canımı sıkıyorsun? insanlar artık ne kadar da patavatsız! belki isteyerek aldım bu kadar fazla kiloyu, belki de başka bir nedenden ötürü aldım. nedenini bilmeden bir başkasının durumları neden insanları ilgilendiriyor? konuşacak, söyleyecek başka sözleri mi yok? merhaba de, nasılsın diye sor mesela. yoook, illa kişilerin hemen dış görünüşleri hakkında yorumlar yapılacak vs...
2013 yılında avustralyalı şarkıcı samantha jade tarafından kaydedilip piyasaya sürülen 2. tekil stüdyo albümüdür.
sözleri:
you could be my match stick
light me up
if you love me in the way that i want it
play the part
come on lay me down, down, d-down, down
only take a minute, starting my ignition, yeah
it's gonna burn when you touch me
when you touch me
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter, ohh
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter, ohh
come on my red light, don't you stop
'cause i love the way you're playing it honest
to get in the dark, yeah yeah
come on lay me down, down, d-down, down
only take a minute, starting my ignition, yeah
it's gonna burn when you touch me
when you touch me
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter ohh
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter ohh
there you are like a flamethrower to my heart yeah yeah yeah
got the things that i need to make it start ahh
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter ohh
we, we're flying recklessly tonight
go on and take me higher
you can be my firestarter ohh
zamanında açılmayı deneyip de sonra vazgeçtiğim hadisedir. annem tam bir homofobi kraliçesidir âdeta, babam insanların özel hayatlarıyla zaten ilgilenmez ama kendi oğlunda böyle bir şeyi istemeyenler grubunda. kendileri her şeyi bilip araştıran ve bu konunun tedavi edilebilir olduğuna kanaat getiren kişilerdir. zamanında açılmaya çalışınca bir psikiyatriste gitmeleri için çaba sarf etsem de "biz neyin ne olduğunu biliyoruz." diyerek geri çevirmişlerdir. bir doktordan da bunun hastalık olmadığını duymayı kaldıramayacakları içindi bence... neyse, sonrasında onların gözünde ben "düzeldim" ve şimdi onların gözünde "heteroseksüelim"!*
her neyse, durumdan herhangi bir şikayetim yok şimdilik. belki içten içe biliyorlardır durumu ama bu konuyu tekrardan açmayı düşünmüyorum. bu benim hayatım ve annemle babam artık 50 yaşını geçtiler, gereksiz yere herhangi bir rahatsızlığa mahal vermek istemem; kalp krizi gibi vs. bir de şöyle bir düşüncem var; nasıl ki bir heteroseksüel cinsel kimliğini açıklama ihtiyacı duymuyorsa ben de duymuyorum!
kediler sahipleriyle aynı dili konuşmasa da inanın vücut diliyle size herşeyi anlatabilirler. ancak tabii ki sizin bu dil hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. kedilerin günlük hayatta en kullandıkları hareketler ve anlamları şunlardır;
size karnını gösteriyorsa;
kesinlikle kendini tam bir güven içinde hissetmektedir. size ve ortama olan güveni sonsuzdur. keyfi yerindedir.
fare yürüyüşüne geçmişse;
ortamda tekin olmayan bir şeyler vardır. korku söz konusudur. güvenli bir ortamda değildir.
karanlık yerlere çekiliyorsa;
keyfi yerinde değildir. kuvvetle ihtimal önemli bir hastalık söz konusudur. yorgun ve mutsuzdur. mutlaka gözetim altında tutulmalı, gerekirse veterinere götürülmelidir.
ayağı ile yemeğini kapatmaya çalışıyorsa;
yediği yemek hoşuna gitmiştir. bir parçayı da ilerisi için saklamak ister.
pencereden dışarı bakıp uzun uzun miyavlıyorsa;
yalnızlık canına tak etmiştir. oyun oynamak, sosyalleşmek, arkadaş edinmek istiyordur.
kulaklarını geriye çekmişse;
korkmuş ya da kızmıştır. istenmeyen bir şeyi yaptığının farkına varmıştır ya da bir düşman ile karşı karşıyadır. gelecek tehlikeyi keşfetmeye çalışıyordur.
yere yüzünü yaklaştırıp öksürüyorsa;
muhtemelen yuttuğu kedi tüyleri topak olmuş ve nefes almasını zorlaştırıyordur.
kuyruğunu bacaklarının arasına almışsa;
tehlikeli bir durum ile karşı karşıyadır. korkuyordur. acilen güvenli bir yer aramaktadır.
aniden kakasını yaparsa;
çok korkmuştur. kakasını kaçıracak kadar çok korkmuştur. ileride kakasını bıraktığı bu yerin anısını yine kakasının kokusunu alarak hatırlayacaktır.
hızlı hızlı kuyruğunu sallıyorsa;
yatmış iken kuyruğunu sallıyorsa kızgınlık anlamındadır. oturmuş bir şekilde iken sallıyorsa sinirlerini bozan bir durumla karşı karşıyadır. saldırı öncesinde uyarıda bulunmaktadır.
kuyruğunu bacağınıza sarıyorsa;
mutludur ve sizi görmüş olmaktan memnunluk duymaktadır.
yemek yemiyorsa;
hastalık belirtisidir. veterinere götürülmelidir.
burnu kurumuşsa;
hastalık ya da ateş belirtisidir. veterinere götürülmelidir.
tüyleri diken diken olmuşsa;
kızgındır ve saldırıya geçmek için bedeni tam hazırlık halindedir. kırmızı alarma geçmiştir. olacakları kimse kestiremez.
gözlerini hafif hafif kapatıyorsa;
size selam veriyordur. muhtemelen yatmış vaziyettedir. sakin ve keyiflidir veya biraz yorgun ve keyifisizdir ama sizinle olmaktan mutluluk duymaktadır. iç çekmeye benzer bir ruh hali içindedir.
ağzında bir şey tutarak size gelmişse;
başarılı bir av dönüşündedir ve avını size hediye etmek istemektedir. başarısı için övgü beklemektedir.
uyurken bıyıklarını ve ağzını hareket ettiriyorsa;
rüya görüyordur. tatlı bir kedinin peşinde ya da çimlerde kelebek kovalamaktadır.
tuvaletini yaparken miyavlıyorsa;
canı yanıyordur. kabız olabilir ya da barsak kurtları ile başı derttedir. veterinerin görmesi gerekir.
tostoparlak olarak duruyorsa;
bir şeyler bekliyordur (muhtemelen yiyecek) ve beklemekten yorulmuştur.
oyun oynarken elinizi ısırıyorsa;
dişleri kaşınıyordur ya da dişleri için egzersiz yapması gerekmektedir. kedi oyuncağı istemektedir.
halının üzerine patilerini açarak yan yatmışsa;
sevilmek istiyordur. keyfi yerindedir ve ilgi odağı olmayı beklemektedir.
bir başka kedi ile burun buruna tokalaşıyorsa;
tanışma safhasındadır. muhtemelen dost olma eğilimindedir.
saksı çiçeklerine göz açtırmıyorsa;
kedi otuna ihtiyaç duymaktadır. tüy topaklarını çıkarmak ve ihtiyaç duyduğu vitaminler için sebze yeme zamanı gelmiştir.
tuvaleti yerine başka yerlere tuvaletini yapıyorsa;
tuvaleti ya kirlidir ya da tuvaletinin yerini beğenmemiştir.
mobilyaların kenarına kafasını sürtüyorsa;
keyfi yerindedir. evi ve kafasını sürdüğü mobilyaları sahiplenmiştir. hatta biraz sevilmeye de hazırdır.
evinizin çeşitli yerlerine çiş bırakıyorsa;
egemenlik alanını belirlemektedir. muhtemelen egemenlik haklarını ihlal edebilecek rakipler söz konusudur.
dişi kediniz poposunu yukarı kaldırıyorsa;
çiftleşmek istiyordur.
gözlerini dikip bir şeyleri izliyorsa;
bilgi topluyordur. durumu çözümleyerek bir sonraki aksiyonu için veri derlemektedir.
- aileniz homofobik ise onlara açılamazsınız ve ailenize sürekli iki yüzlü davranıyormuş gibi hissedip kendinizi ruhunuz daralabilir.
- sevgilinizle halka açık yerlerde el ele dolaşamazsınız, canınız çektiğinde onu öpemezsiniz.
- eşcinsel dostu mekanlar haricinde genellikle dört duvar arasına mahkumsunuz.
- ev arkadaşınız lgbt bireylerinden birisi değilse ve homofobikse, sevgilinizle odanızda sevişirken sessiz olmaya dikkat etmeniz gerekir.
- sevgilinizden ayrıldığınız zaman bunu herkese söyleyemezsiniz ve heteroseksüeller kadar da rahat bir şekilde yeni bir sevgili edinmeniz kolay olmayabilir.
benim programım oldukça karışık olmaya başladı finallerden dolayı, o yüzden kesin bir tarih veya saat veremiyorum ama şu an için programıma baktığımda cuma ve cumartesi günleri dolu gözüküyorum. pazar günü boş gibiyim. ben de 30 aralık, pazar günü olsun, saat öğlen 15:00 civarlarında olsun diyorum.
lâkin, benim önerimi lütfen en son değerlendirelim. organizasyonu üstlendim ama finallerden ötürü programımda ani değişiklikler olduğundan ötürü ben katılmasam bile katılacak olanlar için organizasyonu tamamlamak istiyorum. bu yüzden benim önerim en son değerlendirilip çoğunluğun önerisine bakalım derim.