bu sabah ben de bir neşe içerisinde uyandım ki aslında her sabah böyle neşeli uyanmak istiyorum* bir insan tatilin sonuna yaklaşıyor ve ankara'ya geri dönüyor diye sevinir mi? seviniyor işte!* tabii beni orada bekleyen bir de sevgili olsaydı sevincim milyon katlarda falan olurdu gibime geliyor...*
iki taraf da sigara içiyorsa, bir şey anlaşılmadığını söylüyorlar ama şahsen ben sigara içmeyen birisi olarak bir sefer sigara içen birisiyle öpüştüğümde inanılmaz çirkin bir tat almıştım. sigara içmeyen kişiye gerçekten işkence olabilecek bir durumdur. belki zamanla o tada alışılır ama hiç sigara içen sevgilim olmadığı için bilemiyorum.
bizim kocaman, bir ada kadar kocaman bir ortak noktamız var onunla!*
sözlükteki bir entrysi sayesinde başlayan sohbetimizden ne kadar sıcakkanlı ve enerjik birisi olduğunu hissetmemek elde değil. ayrıca nickini ilk başlarda sürekli "hep beraber" olarak okurken sonradan başlığını arayıp da bulamadığımda nickinin sonunun"...ber" değil de "...bear" olduğunu fark ettim!*
bugün twitter'da dolaşırken gördüğüm ve beğendiğim bir çizimi internette aratarak bulduğum bir blogtur. blog sahibinin* gayet güzel ayı çizimleri vardır. hatta favorim pooh bear olmuştur!*
ibnesini geç, ben herhangi bir şey yazarken sesli harf kullanmayan insanı anlayamıyorum. tamam yerine tmm yazarlar mesela. mesajlarında sesli harf kullanmayan birkaç kişiye sormuştum neden kullanmıyorlar diye ve daha hızlı yazıp zaman kazanıyorlarmış gibi bir cevap almıştım. arkadaş iki tane fazladan harfe basmak ne zaman kaybıdır, ne de kimseyi öldürür!*
bacardi breezer ne kadar içkiden sayılır bilmiyorum ama benim gibi çok alkol tüketemeyenler için idealdir diye düşünüyorum. özellikle de karpuzlusu favorimdir.
çok küçükken bir porno dergide gördüğüm kadın bedeninin bana ne kadar çirkin ve itici geldiğini*, erkek bedeninin ise ne kadar muazzam ve çekici geldiğini hatırlıyorum. 17 yaşındayken de eşcinselliğimi kabul ettim. hiçbir kızla birlikte olmadım, öpüşmedim ve merak da etmedim. ortaokulda falan da bunların farkındaydım ama üniversite eğitimi için ailemin yanından ayrıldıktan birkaç ay sonra her şey gözümde daha da bir netleşti ve kendimle ilgili her şeyi olduğu gibi kabullendim.
aşırı azgınlık durumlarında azgınlığı daha da artırabilir diye düşünüyorum ama çoğu zaman hafif hafif inlemek daha güzeldir, partneri daha çok coşturur gibi geliyor bana.
zamanında açılmayı deneyip de sonra vazgeçtiğim hadisedir. annem tam bir homofobi kraliçesidir âdeta, babam insanların özel hayatlarıyla zaten ilgilenmez ama kendi oğlunda böyle bir şeyi istemeyenler grubunda. kendileri her şeyi bilip araştıran ve bu konunun tedavi edilebilir olduğuna kanaat getiren kişilerdir. zamanında açılmaya çalışınca bir psikiyatriste gitmeleri için çaba sarf etsem de "biz neyin ne olduğunu biliyoruz." diyerek geri çevirmişlerdir. bir doktordan da bunun hastalık olmadığını duymayı kaldıramayacakları içindi bence... neyse, sonrasında onların gözünde ben "düzeldim" ve şimdi onların gözünde "heteroseksüelim"!*
her neyse, durumdan herhangi bir şikayetim yok şimdilik. belki içten içe biliyorlardır durumu ama bu konuyu tekrardan açmayı düşünmüyorum. bu benim hayatım ve annemle babam artık 50 yaşını geçtiler, gereksiz yere herhangi bir rahatsızlığa mahal vermek istemem; kalp krizi gibi vs. bir de şöyle bir düşüncem var; nasıl ki bir heteroseksüel cinsel kimliğini açıklama ihtiyacı duymuyorsa ben de duymuyorum!
kediler sahipleriyle aynı dili konuşmasa da inanın vücut diliyle size herşeyi anlatabilirler. ancak tabii ki sizin bu dil hakkında bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. kedilerin günlük hayatta en kullandıkları hareketler ve anlamları şunlardır;
size karnını gösteriyorsa;
kesinlikle kendini tam bir güven içinde hissetmektedir. size ve ortama olan güveni sonsuzdur. keyfi yerindedir.
fare yürüyüşüne geçmişse;
ortamda tekin olmayan bir şeyler vardır. korku söz konusudur. güvenli bir ortamda değildir.
karanlık yerlere çekiliyorsa;
keyfi yerinde değildir. kuvvetle ihtimal önemli bir hastalık söz konusudur. yorgun ve mutsuzdur. mutlaka gözetim altında tutulmalı, gerekirse veterinere götürülmelidir.
ayağı ile yemeğini kapatmaya çalışıyorsa;
yediği yemek hoşuna gitmiştir. bir parçayı da ilerisi için saklamak ister.
pencereden dışarı bakıp uzun uzun miyavlıyorsa;
yalnızlık canına tak etmiştir. oyun oynamak, sosyalleşmek, arkadaş edinmek istiyordur.
kulaklarını geriye çekmişse;
korkmuş ya da kızmıştır. istenmeyen bir şeyi yaptığının farkına varmıştır ya da bir düşman ile karşı karşıyadır. gelecek tehlikeyi keşfetmeye çalışıyordur.
yere yüzünü yaklaştırıp öksürüyorsa;
muhtemelen yuttuğu kedi tüyleri topak olmuş ve nefes almasını zorlaştırıyordur.
kuyruğunu bacaklarının arasına almışsa;
tehlikeli bir durum ile karşı karşıyadır. korkuyordur. acilen güvenli bir yer aramaktadır.
aniden kakasını yaparsa;
çok korkmuştur. kakasını kaçıracak kadar çok korkmuştur. ileride kakasını bıraktığı bu yerin anısını yine kakasının kokusunu alarak hatırlayacaktır.
hızlı hızlı kuyruğunu sallıyorsa;
yatmış iken kuyruğunu sallıyorsa kızgınlık anlamındadır. oturmuş bir şekilde iken sallıyorsa sinirlerini bozan bir durumla karşı karşıyadır. saldırı öncesinde uyarıda bulunmaktadır.
kuyruğunu bacağınıza sarıyorsa;
mutludur ve sizi görmüş olmaktan memnunluk duymaktadır.
yemek yemiyorsa;
hastalık belirtisidir. veterinere götürülmelidir.
burnu kurumuşsa;
hastalık ya da ateş belirtisidir. veterinere götürülmelidir.
tüyleri diken diken olmuşsa;
kızgındır ve saldırıya geçmek için bedeni tam hazırlık halindedir. kırmızı alarma geçmiştir. olacakları kimse kestiremez.
gözlerini hafif hafif kapatıyorsa;
size selam veriyordur. muhtemelen yatmış vaziyettedir. sakin ve keyiflidir veya biraz yorgun ve keyifisizdir ama sizinle olmaktan mutluluk duymaktadır. iç çekmeye benzer bir ruh hali içindedir.
ağzında bir şey tutarak size gelmişse;
başarılı bir av dönüşündedir ve avını size hediye etmek istemektedir. başarısı için övgü beklemektedir.
uyurken bıyıklarını ve ağzını hareket ettiriyorsa;
rüya görüyordur. tatlı bir kedinin peşinde ya da çimlerde kelebek kovalamaktadır.
tuvaletini yaparken miyavlıyorsa;
canı yanıyordur. kabız olabilir ya da barsak kurtları ile başı derttedir. veterinerin görmesi gerekir.
tostoparlak olarak duruyorsa;
bir şeyler bekliyordur (muhtemelen yiyecek) ve beklemekten yorulmuştur.
oyun oynarken elinizi ısırıyorsa;
dişleri kaşınıyordur ya da dişleri için egzersiz yapması gerekmektedir. kedi oyuncağı istemektedir.
halının üzerine patilerini açarak yan yatmışsa;
sevilmek istiyordur. keyfi yerindedir ve ilgi odağı olmayı beklemektedir.
bir başka kedi ile burun buruna tokalaşıyorsa;
tanışma safhasındadır. muhtemelen dost olma eğilimindedir.
saksı çiçeklerine göz açtırmıyorsa;
kedi otuna ihtiyaç duymaktadır. tüy topaklarını çıkarmak ve ihtiyaç duyduğu vitaminler için sebze yeme zamanı gelmiştir.
tuvaleti yerine başka yerlere tuvaletini yapıyorsa;
tuvaleti ya kirlidir ya da tuvaletinin yerini beğenmemiştir.
mobilyaların kenarına kafasını sürtüyorsa;
keyfi yerindedir. evi ve kafasını sürdüğü mobilyaları sahiplenmiştir. hatta biraz sevilmeye de hazırdır.
evinizin çeşitli yerlerine çiş bırakıyorsa;
egemenlik alanını belirlemektedir. muhtemelen egemenlik haklarını ihlal edebilecek rakipler söz konusudur.
dişi kediniz poposunu yukarı kaldırıyorsa;
çiftleşmek istiyordur.
gözlerini dikip bir şeyleri izliyorsa;
bilgi topluyordur. durumu çözümleyerek bir sonraki aksiyonu için veri derlemektedir.
- aileniz homofobik ise onlara açılamazsınız ve ailenize sürekli iki yüzlü davranıyormuş gibi hissedip kendinizi ruhunuz daralabilir.
- sevgilinizle halka açık yerlerde el ele dolaşamazsınız, canınız çektiğinde onu öpemezsiniz.
- eşcinsel dostu mekanlar haricinde genellikle dört duvar arasına mahkumsunuz.
- ev arkadaşınız lgbt bireylerinden birisi değilse ve homofobikse, sevgilinizle odanızda sevişirken sessiz olmaya dikkat etmeniz gerekir.
- sevgilinizden ayrıldığınız zaman bunu herkese söyleyemezsiniz ve heteroseksüeller kadar da rahat bir şekilde yeni bir sevgili edinmeniz kolay olmayabilir.
benim programım oldukça karışık olmaya başladı finallerden dolayı, o yüzden kesin bir tarih veya saat veremiyorum ama şu an için programıma baktığımda cuma ve cumartesi günleri dolu gözüküyorum. pazar günü boş gibiyim. ben de 30 aralık, pazar günü olsun, saat öğlen 15:00 civarlarında olsun diyorum.
lâkin, benim önerimi lütfen en son değerlendirelim. organizasyonu üstlendim ama finallerden ötürü programımda ani değişiklikler olduğundan ötürü ben katılmasam bile katılacak olanlar için organizasyonu tamamlamak istiyorum. bu yüzden benim önerim en son değerlendirilip çoğunluğun önerisine bakalım derim.