yaşadığım şehir için söyleyim büyük bir olay olmayabilir. sadece tempodan bıkmışsınızdır. tanıdığım insanların çoğu egeye yerleşmeyi düşünüyor. he ben terk edemem o ayrı
gelecekle alakalı en büyük endişem. evde bir kaç saat yalnızlığa bile katlanamıyorum. hayat boyu yalnızlık bana göre değil sanırım. olgunlaştığımda eve döndüğümde bıyıklarının altında gülümseyen bir yüz beni beklemeli kesinlikle
iyi bir hikaye, berbat bir son diye kısaca anlatabileceğim bir film. oyuncu kadrosunu gördüğümde oha dedim. ama bir halt olmamış. o saçmalık olur da son 5 dakikasında mı olur. 1.5 saatimi o filme verdim ben. senaryo da teknik sorunlar kesinlikle var, bunu farketmek için normal bir izleyici olmak yeter. resmen samanyolu dizilerinin tam tersinin uygulanmasıydı. yer sarsıntıları falan. çok amatör yahu. en son otobüs sahnesinden zaten bir şey anlamadım
herkes dedikodu yapar. en delikanlımız bile yapar. kim kiminle n'apmış. bizene ulan bizene diyecem ama ben de seviyorum ne yalan söyleyeyim. sadece dedikoduyu yaptığın insana dikkat etmen lazım. dost sanarsın düşman çıkar. başka dostlarını kaybedersin
olabiliyor. ama ikinci şanstan sonra bile gülümseyerek hatırlamak düştü neyse ki bize. aslında ikinci şansı vermekten kaçınmamak gerek. sonu ne olursa olsun biri ikinci şans istiyorsa eskisi gibi olmayacağından istiyordur. zaten bütün ilişkiler illaki bitiyor o ya da bu şekilde. ikincisi birincisinden daha güzel geçebiliyor. zaman geçtikçe güzel hatırlıyorsun ikinci şansı. ikincisinden sonra daha iyi bitiyor zaten. daha sonra canın sıkkın olunca arayıp konuşabiliyorsun onunla. hatta şiir okuyabiliyorsun
bugün inanılmaz bi akşam yaşadım sözlük. üniversite son sınıftayım. ve 1. sınıftan beri çoook hoşlandığım bi ayı vardı. hep bakardım ona uzaktan. fotoğraflarını tekrar tekrar açıp keşke ya keşke derdim. bu akşam birden yazdı. şaka yapıyo sandım, sonra alay ediyo sandım. ama kendimi alamadım onun yanına gitmekten. bi cümle kurdum bugün aynen dedi, bi cümle kurdu bana aynen dedim. o kadar aynıydık ki. aynam gibiydi. aynadaki sarışın karşılığım.
yıllardır her ikimiz de aynı düşünmüşüz. kadıköyde en sevdiğim yerde. karaköy ve beşiktaş isteklelerinin tam ortasında, haydarpaşanın tam karşısında, kulaklarına gittim, sakalım saklaına değdi. ve o cümleyi söyledim. sonra oda kulağıma yaklaştı iyice bana karşılık verdi. herkesin ortasında sımsıkı sarıldık. sarılma bitince gözyaşına dolan gözlerim onun dolu gözlerine dokundu. resmen zaman durdu.
romanıyla filminin sonunun farklı olduğu bir filmdir. film de kitap da müthiştir. kitapta asya sevdiğine varıyor ve mutlu son. gerçi filmde de mutlu son gibi bi şey var sadece sevenler birbirine kavuşamıyor ama kavuşmak hep iyi değildir
kötü ya. internetten görünce gerçekte görüyor gibi olmuyor ki. kokusunu, bakışlarını hissetmek istiyorsun. dudaklarını tatmak istiyorsun. istiklalde elini tutup yürümek istiyorsun. olmuyor. o sana şarkı paylaşır sen ona.. ama arada deniz varsa sen evinde oturursun o evinde. yazınca görüyorsun bazen güldüğünü ama gerçekte görmek istiyorsun. en çok da sımsıkı sarılmak istiyorsun ama kolların yetişmiyor.
herkes herkese yorum yapar durumda bugün. aynada ki yansımaya doğruyu söyleyemeyenler var. hınçlarını daha zayıflardan çıkaranlar var. işte onlar bostancıda kadıköyde beyoğlunda caddelerde topuklu ayakkabıyla gezen erkekleri hedef seçmişler kendilerine. aslında tek sorun bu. ne travestiler sorundur burda ( ki asla öyle bi şey olama) ne de para karşılığı yapılan orgazmlar. herkes insan.fuhuş yapılsın ya da yapılmasın-ki zorla yapılanlar da vardır- onlar böyle aşağılanmayı haketmiyorlar
''full aktifim'' ne kadar gıcıktır ya. canımdan sevdiğim dostum şöyle derdi. onları sikmek istiyorum. bak bakalım full aktiflikleri kalıyormuymuş? * gay isen eğer apsindir
bugün inanılmaz bi akşam yaşadım sözlük. üniversite son sınıftayım. ve 1. sınıftan beri çoook hoşlandığım bi ayı vardı. hep bakardım ona uzaktan. fotoğraflarını tekrar tekrar açıp keşke ya keşke derdim. bu akşam birden yazdı. şaka yapıyo sandım, sonra alay ediyo sandım. ama kendimi alamadım onun yanına gitmekten. bi cümle kurdum bugün aynen dedi, bi cümle kurdu bana aynen dedim. o kadar aynıydık ki. aynam gibiydi. aynadaki sarışın karşılığım.
yıllardır her ikimiz de aynı düşünmüşüz. kadıköyde en sevdiğim yerde. karaköy ve beşiktaş isteklelerinin tam ortasında, haydarpaşanın tam karşısında, kulaklarına gittim, sakalım saklaına değdi. ve o cümleyi söyledim. sonra oda kulağıma yaklaştı iyice bana karşılık verdi. herkesin ortasında sımsıkı sarıldık. sarılma bitince gözyaşına dolan gözlerim onun dolu gözlerine dokundu. resmen zaman durdu.