ya da diğer adıyla role-playing game. internet üzerinden online olarak ya da kutu oyunlarıyla ya da daha çok yaygın olanı olan belli bir kurgu çerçevesinde karşılıklı yazışmayla oynanan, daha çok hayalgücüne dayalı bir oyun. özellike harry potter rpg'leri oldukça bilinen bir türüdür.
uğur akdora tarafından seslendirilmiş ve hababam sınıfı filminde söylenmesi ile beraber daha da ünlenmiş, eğlenceli bir pop şarkısı.
neler oluyor hayatta
bir de şu rüya gerçek olsa olsa
sabah olup uyanınca
her şey yine aynı kalsa
beni unuttu sanmıştım
bir de baktım ki, işte orda, orda
anladım ki çok yanılmışım
beni çok seviyormuş oysa
onun sesi
ta kendisi
geri gelmiş demek
“sensiz” diyor, “yaşanmıyor”
aşk bu olsa gerek
karanlıkta, sokaklarda
elinde bir çiçek
beni arıyor, beni soruyor
hayırdır inşallah hey
uzun desem
uzun değil
bir yol var önümde
yeşil desem
yeşil değil
beyaz bir elbise
gümüş desem
gümüş değil
altın bir yüzükle
bana bakıyor gülümsüyor
hayırdır inşallah hey
2008 senesinde yapılan anketle eurovision tarihinde en orijinal ve renkli şarkı olarak seçilmiş. ****
ayrıca katıldığı sene 13. sırada yer almıştır. eurovision tarihindeki diğer şarkılara bakarak aslında fena olmayan bir şarkıdır, daha kötülerini de görmüşüzdür. *
her gün yeni yeni hastalıkların ortaya çıkması, yıllardır yediğimiz besinlerin içlerinde zararlı şeyler olduğunun anlaşılması, yeni yeni tedaviler, yeni yeni tedavi edilemeyen hastalıklar, sebepsiz yere ölen insanlar, tv'lerde gittikçe artan kanser reklamları gibi sebeplerden dolayı insanın kafasında "acaba?" tarzı sorular oluşmaktadır, böylece yolu sürekli hastaneye düşmektedir. emin olmak ister rahatsızlığı olmasa dahi, bazen tek bir doktor bile ikna edemez başka başka doktorları da dener. ta ki biri "rahatsızlığınız var." diyene kadar. ayrıca bu kişiler, mutlaka çantasında, masasında, yanı başında antibakteriyel bezler, jeller, spreyler bulundurur. titizlik hastalığına kadar yolu vardır.****
son model şeyler kullandığını her daim gösterme ihtiyacı duyanlar. * her iki lafından biri cinsel içerikli olup, bu konuda kendini övenler. * konuşmaya küfür ile başlayıp, aralara küfür serpiştirip, küfür ile sonlandıranlar.
istanbul eyüp'e yapılan ve açılışı 29 mayısa ertelenen tema parkı. yılda 30 milyon ziyaretçi hedefleri olan * ve içerisinde 2 tane roller coaster bulunduran ve "yerli disneyland"* olarak lanse edilen 600 bin metrekarelik dev proje. tatilya'nın 2006da kapanmasından sonraki o büyük boşluğu doldurabilir mi bekleyip göreceğiz.
7 kişilik bir ispanyolca çalışma grubunun etrafında dönen olayların anlatıldığı oldukça komik bir dizi. benzersiz ve bir o kadar dışarıda görülebilecek karakterleri içerisinde barındıran dizidir.. egoist ve narsist jeff, her şeye karşı olan britta, başının üstünde hale varmışcasına davranan shirley, inek öğrenci annie, kuul takılan ama bir o kadar çocuksu troy, toplumun yaşlı kesiminin bütün türlü huysuzluğunu ve sinir bozuculuğunu bünyesinde bulunduran pierce ve de, en garibi ve tanımlanamayanı abed. *her bölümün sonunda troy ve abed'in yaptıkları bile izlenmeye değerdir.
bu sorunumu bugün farkettim. aslında hep sorundu ama üstünde konuşup düşünmedim. herhangi bir zaman sokakta yürürken kızlara bakmamaya çalışmak gibi bir sorunum var. sanki bakarsam onlara yazdığımı sanıcaklar, ya dalga geçecekler ya da sokak ortasında paralıcaklar diye korkuyorum. karşıdan bir kız gelince nereye baksam da ondan hoşlanmadığımı anlasa diye fir fir dönüyor gözlerim etrafta. erkeklerde öyle mi? hayır, o kadar kasılmıyorum. ya da erkekler pek gözgöze gelmiyor. bilemedim. sonuç olarak sinir bozucu, lanet olası bir şey kızlara bakmamaya çalışmam. bakmamaya çalışmamı anlayıp da gülüyor olabilirler, o yüzden pek bi mal oluyorum. hem rahatsız olabileceklerini düşündüm, yani kızın arkasından yürüyen erkekler sürekli onlara bakıyor mesela, ben bile rahatsız oluyorum onlar ona bakarken. hoş değil. sonuç olarak bu göz göze gelememe olayı nedendir, nasıl çözülür bilemeyeceğim. **
bir şarkılarında; adamın birinin, ismail adlı sevdiceğine dert yanışı anlatılmaktadır. ve bunun gibi bir çok eğlenceli şarkı sözlerine sahip 90ların unutulmaz müzik grubu.
1996 senesinde yonca evcimik tarafından kurulan, içerisinde faruk k'yı da barındıran pop müzik grubudur. şimdi böyle bir erkek grubunun çıkma ihtimali imkansızdır. *****
acayip eğlenceli şarkı sözleriyle bezenmiş şarkıları; **
2011 yapımı bir süper kahraman filmi. aynı adlı marvel çizgi romanlarından uyarlanmıştır. chris hemsworth ve natalie portman başrollerde. devam filmi bu sene yayınlanacaktır.
eskiden yayın yapan tgrt kanalının 2007 senesinde adının değişmiş hali. kanalın, diğer ulusal kanallardan farkı ise, burada yayınlanan diziler kolay kolay final yapmamaktadır. giren bir daha çıkamıyordur, saat başı farklı diziler yayınlanır. özellikle deniz yıldızı adlı dizi, hafta içi her gün 4 yıldır yayınlanmaktadır. ayrıca, ulusal kanallarda yabancı dizi yayınlama geleneğine ivme kazandırmıştır yayınladığı türkçe dublaj diziler sayesinde. **
liselerde seçmeli olarak okutulmaya başlanacak olan derstir. * tabi kafalarda şöyle bir soru oluşabilir "osmanlıca öğretecek öğretmen yeterli sayıda mı?"
kadınlara iş imkanı sağlayan bir kozmetik firması. herhangi ayri bir dükkana sahip değildir *, çoğunlukla çalıştırdığı kadın temsilcilerle satış yapmaktadır. isteyene ücretsiz kataloglar göndermektedir. kadınlarla beraber, erkeklere de özel ürünleri vardır.
bir dönem fox kids kanalında yayınlanmış dizi. karanlık ve korkutucu bir şatoda yaşayan bir ailenin hikayesi anlatılır, diğer insanlardan farklıdırlar ve onlardan korkulur. baba gomez ve anne morticia bir tür vampir gibidirler ve birbirlerine taparcasına aşıktırlar. sürekli koklaşırlar. oğulları pugsley biraz salak ve ürkektir, kızları wednesday ise en acımasız, en korkusuz, en kötü ruhludur. biraz mazoşistir ayrıca. elektrikli sandalyesi olan, kel, şişman, koyu mor cildi ile fester amca vardır bi de. diğerlerine nazaran biraz çılgın bir tiptir. zehirleri, büyüleri ve kehanetleri ile ünlü büyükanne de yaşar ailenin yaşadığı şatoda. frankenstein'ı andıran aşırı uzun hizmetçileri "lurch" ve sadece bir elden ibaret olan "şey" isimli etrafta dolaşıp etrafı karıştıran bir şey vardır. * şatodaki üyeler bundan ibarettir ve oldukça eğlenirler. özellikle kendi ailelerinden olmayan normal insanlarla dalga geçip korkutarak daha fazla eğlenirler. bir de boydan boya sarış saçtan oluşan, parazit gibi sesler çıkaran kuzen itt vardır.
1999 senesinde kurulmuş olan kanadalı rock grubu. şuana kadar 4 albüm çıkarmış olan grup, birçok ödüle layik görülmüştür. kanada'nın müzik ödülleri olan juno ödüllerinden iki tanesine sahiptirler.
bu lafı söyleyenlerden haz etmem. herkes bir arayışta, herkes bi depresyonda. arıyorum bulamıyorum, şöyle böyle olmalı, kıçı şöyle, boyu böyle, işlevleri bıdı bıdı bıdı bıdı. hay kaltak ibne, sen ne sunabileceksin de kriter koyuyosun ya? psk arkadaşımızın da dediği gibi, o uygulamalar, o kadar aşağlayıcı, sömürücü, nefret kusulası bir yerki. herkes kendi sikini altın kaplama, hatta altın kaplama yetmemiş üstüne kristaller döşetmiş falan sanmaları. önce şu, muhtemelen türkiyedeki bi %80-90 ibne; ilişki, sadakat arıyorum diyip, önüne gelenle sikişip, yetmezmiş gibi ilişkileri varken bi piçlik yapmışlardır. ama kimse kendine toz konduramıyor. anca ağlıyolar, sızlanıyolar. o kadar sahte ve yapmacık ki...
tamam, hak da veriyorum. elbette evde kalmayı haketmeyen insanlar vardır, mutlaka, mükemmel olanlar, hatta mükemmel olduğunu bilmeyip ona mükemmel olduğunu anlatacak birisi, birileri... ama yukarıda anlattığım "insan yiyen insancıklar" yüzüne, onlar da malesef samanlıkta iğne ararmışcasına ilişki arıyorlar, evde oturup nutella kaşıklayarak bu tarz benim izliyolar, rimelleri aka aka. türkiyedeki bozuk eşcinsel toplumun düzelmesini bekleme, ömrün yetmeyebilir, kendini düzeltmeye çalış. he, düzeltilmeye ihtiyacım yok harikayım diyosan, e o zaman niye evde kaldın? yukarıdaki 2 sebepten biridir muhakkak.
daha lafım bitmedi editi: o uygulamalara tekrar dönersek. tekrar o insancıklara dönersek. sonra bunu heteroseksüel toplumu da katarsak. boşanma oranlarını falan da katarsak. sonuç, her şeyin kolay ulaşılabilir olması, insanlardaki değeri ve sadakati öldürüyor. kapitalist insancıklar gibiler, emek verenleri sömürüyolar, uğraşanları sömürüyolar... üzgünüm valla, şu zamanda bir çoğu sik dışında bir şey düşünmüyor. sorry about that.
+merhaba. - göz kırpar, sırıtır -
"merhaba canım" - o da sırıtır, hınzır hınzır -
+rahat edebileceğimiz bir evin var mı? - parmakları adamın gömleğinde dolaşır -
"sana her zaman kapım açık" - hınzırlığın dibi.hormon kokusu -
+gelin arkadaşlar ev buldum! - arkadan 10-20 sözlük yazarı gelir -
umarım son sezondur diye umduğum dizidir kendisi. komik değil, dramatik değil, eğlenceli değil. düz bir çizgide "hayattan" eşcinseller. sağolsunlar, geylerin "cinsellik" dışında en ufak bir şeyden bahsetmediklerini, yapmadıklarını gösterildiği dizi.* paddy karakterinin varlığı bile, diziyi izlememek için büyük sebeplerden. bu kadar kezbanlığa, aptallığa, saflığa, pimpirikçiliğe gelemedim. ve asla sex and the city ve girls dizisi ile karşılaştırılmamalı. onlar gibi asla olamazlar, yetişemezler, efsane olamazlar... 2 sezonluk the new normal bile bundan daha fazla şey katmıştır bence. *
ne akılda kalıcı cümleler, ne akılda kalıcı karakterler, ne büyük olaylar. adın da belli olduğu üzere, bütün dizi "aramakla" geçecek, ama hiçbi yere varılmayacak. fazla gerçek.
güçlü, sağlam, düzgün, anlayışlı ve emek vermişliğe, yaşanmışlığa, zaman harcanmışlığa dayalı bir ilişkiye sahipse; cinsel anlamda denenebilecek, yapılabilecek her şeyi yapıp kendinizde keşfedecek bir şey kalmadıysa*; mümkün olabilir "belki". becerebilenler, yapanlar var mı? var. ama adam gidip başkalarıyla sikişip sana gelince "kalkmıyosa"*; yanındayken growlr, hornet fıldır fıldır dolaşıyorsa (tabi oralarda sevgilisiyle fotosunu koyup ilişkisi olduğunu söylemektedir, neyse, bu ayrı bi konu)*; daha 2-3 aylıkken böyle bir şeyi teklif ettiyse*; planlarınızı koli için iptal edebiliyorsa* falan filan... kendini aşmış, tanımış, tamamlanmış, mutluluğunu hiçbi şey bozamıyorsa; iki medeni insansanız; ya da cidden gerizekalı saftirik biriyseniz; olabilir yani. *
bi de bunu tatlandırıp, ballandırıp, bi bok becerdiğini sanarak etrafa anlatanlar vardır. "ya canım biz çok medeniyiz, bak ne kadar mutluyuz, biz mutluysak siz de yapabilirsiniz." diyerek ne kadar modern, avrupai ve erişkin bir çift olduklarını kanıtlamaya çalışabilirler. *