internet cafelerde oldukça yoğun olan ve yaş sınırı tanımayan ve oldukça fazla cinsiyet ayrımcılığı görülen bir ortamda duyulur. masadan masaya, mikrofondan mikrofona söylenir laflar. yıllardır bitmedi ve bitmeyecek olan gelenek.
-arkanda arkanda!
-şimdi yedim seni piç!
-şifre kullanmayın lan!
-silah yok dedik amk, adam geldi kafamıza boşalttı, oç.
"neden turuncu değil de kırmızı?" olduğunu sorguladığım yeni yazar, hoşgelmiş, sözlüğe renk katmış. * ayrıca çok fazla amerikan filmlerinden etkileniyor sanırsam. *
yeni bir sakız israf etmemek adına; sakızın kabına sarılarak *, ya da bir köşeye konularak *, ya da teyzelerimiz gibi başörtüsünün üstüne yapıştırarak yapılan eylem.
1986 yapımı bir amerikan dram filmi. stephen king'in the body isimli romanından uyarlanmıştır. 1959 senesinde, 12 yaşlarındaki 4 arkadaşın, bir ceset görmek için çıktıkları 2 günlük yolculuk anlatılıyor. oldukça samimi ve bir o kadar sürükleyici bir filmdir. oscar'a ve altın küre'ye aday gösterilmiştir.
ilk bi kaç hafta oldukça zor geçen, sinir ve öfke krizleri, sürekli kendine bir uğraş aramak ve bu sebepten kendini yemeğe verip göbeğin bağımsızlığını ilan etmesine sebebiyet veren olay.
türkiye'de olması pek mümkün olmayan bir insandır. çünkü hayat şartlarının oldukça zorluğu, insanlar arasındaki maddiyat farkı ve sadece bir kaç mesleğin iş görmesi sebebiyle ve de işsizlik had safhada olduğundan, insan hayallerinden vazgeçmek zorunda kalıyor çoğunlukla. üzücü, bu yüzden etrafta oldukça fazla mutsuz insan vardır. paranın mutluluğu satın alamadığının yegane göstergesi.
artık bitsin diye inliyor hayranları. çünkü eski karakterlerin gitmesi, değişmesi ve yeni gelen karakterlerin aynı sıcaklığı verememesi sebebiyle dizi gittikçe kendisini soğutmaktadır. artık karakterler arasında eskisi gibi yoğun, duygulu olaylar yoktur. sadece eski karakterlerin yaptıklarının aynısını yapan bikaç insan vardır, onlar da zaten işin içine ediyorlardır. özellikle, sue karakterinin dizide gittikçe yok olmasından, will karakterinin ise konuk oyuncu gibi ortalıkta dolaşması gibi geleneksel, alışılmış, benimsenmiş karakterleri diziden çıkararak çok büyük bir yara almıştır. izleyenlerin çoğu zaten new york için izlemeye devam ediyorlardır. sonuç olarak, 5. sezonu yaparlarsa harbiden rezillik içinde bitecektir dizi.
neon trees adlı amerikan rock grubunun 3. stüdyo albümlerinin ilk single'ı olan, oldukça enerjik bir şarkı.
hey baby won't you look my way
i can be your new addiction
hey baby what you gotta say?
all you're giving me is fiction
i'm a sorry sucker and this happens all the time
i found out that everybody talks
everybody talks, everybody talks
it started with a whisper
and that was when i kissed her
and then she made my lips hurt
i could hear the chitchat
take me to your love shack
mamas always gotta backtrack
when everybody talks back
hey honey you could be my drug
you could be my new prescription
too much could be an overdose
all this trash talk make me itching
oh my my shit
everybody talks, everybody talks
everybody talks too much
it started with a whisper
and that was when i kissed her
and then she made my lips hurt
i could hear the chitchat
take me to your love shack
mamas always gotta backtrack
when everybody talks back
never thought i'd live to see the day
when everybody's words got in the way
hey sugar show me all your love
all you're giving me is friction
hey sugar what you gotta say?
it started with a whisper
and that was when i kissed her
and then she made my lips hurt
i could hear the chitchat
take me to your love shack
mamas always gotta backtrack
when everybody talks back
günlerdir şehirlerarası kamyon süren bir adamın, soluğu bir barda alması sonucu, rahatlama isteğiyle taşaklarındaki beyninin gözlerini uyarması sonucu atılan bakış. ***
o sene birinci olan şarkıdan apayrı bir tarzda olan ve 35 puan farkla ikinci olan şarkıdır. aslında, eurovision tarihinde bundan daha eğlenceli bir şarkı söylendi mi sanmıyorum.
gey diye üstelememe rağmen "bazı" eşcinsel arkadaşlarımın inadına "gay" demesi. gay diye yazılınca gay diye okuyorum, olmaz, aslında gey. sanırım gay kelimesi çok evrensel bir kelime olduğu için, yani her dilde kullanılan bir kelime olduğu için kullanıyorlar. ama gey demek daha doğru bence. gay yazıp gey okumak da saçmalık.
laf atışlarımı sözlü olarak da belirtmeme rağmen, halen bana sıcak davranan, gülücükler atıp sarılan * tatlımsı bir yazar. bir dahaki zirvede tekrar görüşmek ve daha fazla kaynaşabilmek dileğiyle.
bu lafı söyleyenlerden haz etmem. herkes bir arayışta, herkes bi depresyonda. arıyorum bulamıyorum, şöyle böyle olmalı, kıçı şöyle, boyu böyle, işlevleri bıdı bıdı bıdı bıdı. hay kaltak ibne, sen ne sunabileceksin de kriter koyuyosun ya? psk arkadaşımızın da dediği gibi, o uygulamalar, o kadar aşağlayıcı, sömürücü, nefret kusulası bir yerki. herkes kendi sikini altın kaplama, hatta altın kaplama yetmemiş üstüne kristaller döşetmiş falan sanmaları. önce şu, muhtemelen türkiyedeki bi %80-90 ibne; ilişki, sadakat arıyorum diyip, önüne gelenle sikişip, yetmezmiş gibi ilişkileri varken bi piçlik yapmışlardır. ama kimse kendine toz konduramıyor. anca ağlıyolar, sızlanıyolar. o kadar sahte ve yapmacık ki...
tamam, hak da veriyorum. elbette evde kalmayı haketmeyen insanlar vardır, mutlaka, mükemmel olanlar, hatta mükemmel olduğunu bilmeyip ona mükemmel olduğunu anlatacak birisi, birileri... ama yukarıda anlattığım "insan yiyen insancıklar" yüzüne, onlar da malesef samanlıkta iğne ararmışcasına ilişki arıyorlar, evde oturup nutella kaşıklayarak bu tarz benim izliyolar, rimelleri aka aka. türkiyedeki bozuk eşcinsel toplumun düzelmesini bekleme, ömrün yetmeyebilir, kendini düzeltmeye çalış. he, düzeltilmeye ihtiyacım yok harikayım diyosan, e o zaman niye evde kaldın? yukarıdaki 2 sebepten biridir muhakkak.
daha lafım bitmedi editi: o uygulamalara tekrar dönersek. tekrar o insancıklara dönersek. sonra bunu heteroseksüel toplumu da katarsak. boşanma oranlarını falan da katarsak. sonuç, her şeyin kolay ulaşılabilir olması, insanlardaki değeri ve sadakati öldürüyor. kapitalist insancıklar gibiler, emek verenleri sömürüyolar, uğraşanları sömürüyolar... üzgünüm valla, şu zamanda bir çoğu sik dışında bir şey düşünmüyor. sorry about that.
+merhaba. - göz kırpar, sırıtır -
"merhaba canım" - o da sırıtır, hınzır hınzır -
+rahat edebileceğimiz bir evin var mı? - parmakları adamın gömleğinde dolaşır -
"sana her zaman kapım açık" - hınzırlığın dibi.hormon kokusu -
+gelin arkadaşlar ev buldum! - arkadan 10-20 sözlük yazarı gelir -
umarım son sezondur diye umduğum dizidir kendisi. komik değil, dramatik değil, eğlenceli değil. düz bir çizgide "hayattan" eşcinseller. sağolsunlar, geylerin "cinsellik" dışında en ufak bir şeyden bahsetmediklerini, yapmadıklarını gösterildiği dizi.* paddy karakterinin varlığı bile, diziyi izlememek için büyük sebeplerden. bu kadar kezbanlığa, aptallığa, saflığa, pimpirikçiliğe gelemedim. ve asla sex and the city ve girls dizisi ile karşılaştırılmamalı. onlar gibi asla olamazlar, yetişemezler, efsane olamazlar... 2 sezonluk the new normal bile bundan daha fazla şey katmıştır bence. *
ne akılda kalıcı cümleler, ne akılda kalıcı karakterler, ne büyük olaylar. adın da belli olduğu üzere, bütün dizi "aramakla" geçecek, ama hiçbi yere varılmayacak. fazla gerçek.
güçlü, sağlam, düzgün, anlayışlı ve emek vermişliğe, yaşanmışlığa, zaman harcanmışlığa dayalı bir ilişkiye sahipse; cinsel anlamda denenebilecek, yapılabilecek her şeyi yapıp kendinizde keşfedecek bir şey kalmadıysa*; mümkün olabilir "belki". becerebilenler, yapanlar var mı? var. ama adam gidip başkalarıyla sikişip sana gelince "kalkmıyosa"*; yanındayken growlr, hornet fıldır fıldır dolaşıyorsa (tabi oralarda sevgilisiyle fotosunu koyup ilişkisi olduğunu söylemektedir, neyse, bu ayrı bi konu)*; daha 2-3 aylıkken böyle bir şeyi teklif ettiyse*; planlarınızı koli için iptal edebiliyorsa* falan filan... kendini aşmış, tanımış, tamamlanmış, mutluluğunu hiçbi şey bozamıyorsa; iki medeni insansanız; ya da cidden gerizekalı saftirik biriyseniz; olabilir yani. *
bi de bunu tatlandırıp, ballandırıp, bi bok becerdiğini sanarak etrafa anlatanlar vardır. "ya canım biz çok medeniyiz, bak ne kadar mutluyuz, biz mutluysak siz de yapabilirsiniz." diyerek ne kadar modern, avrupai ve erişkin bir çift olduklarını kanıtlamaya çalışabilirler. *