bunca zaman kadının boşuna günahını almışım, gazetelerde mayolu fotoğraflarını göre göre eskinin paris hilton'un diyordum ama oyunculuğu iyiymiş, 14 numara filmindeki konu itibarıyla da sosyal göndermelerde yapıyor, üstelik de çokta cesur
sürekli eş değiştiren ya da uzaktaki sevgilisini aldatanların söylediği beylik laf, sahiden sürekli eş değiştiren adamlara lafım yok ya da açık ilişki yaşayanlara da, hani adam zaten mezarımı götürecem çatır çatır yiyişiyorum derse lafım yok da, baklagil mi lan bu düzenli aralıklarla alman gerekiyor, hani spor falan ihtiyaç falan da onu yapmıyordur ama
hem seksli hem kültürlü edebi bir başlık, şu sıralar grinin 50 tonu serisiyle, aklın hayalin almayacağı sahneler anlatılırken, bizden aldatmak kitabında da ahmet altan coşturmuştur, paulo coelha onbir dakika kitabında sekste sınırları zorlar ilk aklıma gelenler bunlar, tabii küçükken aldığım minik kral, maço, erotica, private gibi yayınlar sanatsal kaygıdan uzak ticari olarak yayımlandığı için onları yazmıyorum
gerçekleştirmeye çalıştığım,gerçekleştiren olursa kesinlikle destekleyeceğim proje, yani misal tilki derisinden şapka almak yerine, tilkiyi direkt kafaya koyuyorsun, hayvan ölmemiş oluyor, doğa kazanıyor, porsuk olsun sansar olsun hepsi modaya uygun olarak kullanılabilir hatta milli parklar veya hayvanat bahçeleriyle anlaşma sağlanabilirse ülke ekonomisi bile kalkınır, doğal yaşama ilgi arttırılabilir, bir bozayı omuzda çok hoş durur bence
sahiden cennet olduğunu fark ettiğim ülke,ülkem, bir macar bana nereleri görmesi gerektiğini sordu, 'tarihi seviyorsan mardin, urfa yani mezopotamya, doğayı seviyorsan doğu karadeniz, romantizm istiyorsan ege, marmaris bodrum, heyecan arıyorsan fethiye antalya...diye anlatırken bi düşündüm, kaç tane ülkede bunu söyleyebilirsin ki, bu kadar farklı seçenek farklı özellik kaç tane ülkede bir araya gelir ki, bir kere daha hayran kaldım ülkeme
ortamda antiislamik ve homofobik olan bir macarla, nispeten daha insan olan diğer bir macar ve ben varız, kafede oturuyoruz, homofobik olana macar1, diğerine de macar2 diyelim
macar2-so muahhhh, tell me, who choses first in turkey, girls or boys?
macar1- families
muahhhh-%&?!
macar2-i mean, girls love too right?so one girl can explain this first?
macar1-oh gosh, this is muslims, hey muahhhh can a muslim girl say 'no'?
macar2-just walk to see
ayarı vatandaşı verdi bana gerek bile kalmadı ama kafa göz dalmak üzereydim macara
ertesi gün yataktan kalkarken her tarafının sızlamasıyla, allah allah ya niye böyle her tarafım ağrıyor derken aklına dün spora başladığın gelir rahatlarsın
kickbox antrenmanı sırasında yeni bi teknik öğretir hoca, 2 adım ileri gidip kum torbasına bi döner tekme atmak gerekir, sıraya giren elemanlar tek tek tekme atıp puan toplar bana sıra gelir, 2 adımdan sonra dönertekme atarken kum torbasını tutturamam, kendi etrafımda bir tur daha attıktan sonra çimento torbası gibi yere yapışırım çok şükür kimse gülmedi
tamam para mutluluk getirmiyor ama bmw de ağlamak bisiklette ağlamaktan daha rahat demiş biriside kimdi unuttum, tolstoyunda zengin piçi olduğunu düşünürsek e topraklarını da köylülere dağıttığını düşünürsek piçinden piçine değişiyor demek ki
sözlükten katılmak isteyenler mesajla bana ulaşabilirler.
felsefeye meraklı olmak ve bu konuda söylenecek sözü olmak yeterli. grupta sözlükten ve sözlük dışından bireyler yer almaktadır. ayı sözlük ü temsil etmek gibi bir nosyonu yoktur.
genel gözlemime göre kadınlar daha homofobiktir, hetero erkekler konuyu kapatmaya çalışırken, hetero kadınlar bakışlarıyla bile rahatsız eder patavatsız patavatsız konuşur
benim için genelde kızlardır, ailelerine sevgililerine hiç gerek yokken gay olduğumu söylerler daha doğrusu söyledikleri için birkaçı ağzının payını aldı, ben durup dururken bu bakire değil demiyorsam sen de durup dururken bu gay diyemezsin
homoseksüellere hakaret edince daha erkek olmuyorsunuz
sanatla ilgilenmek seni gay yapmaz tıpkı kadınlarla ilgilenmenin seni adam yapmadığı gibi
kadınlara hakaret etme onların yerine karar verme onların da beyni var kabullen
bir kızın mini etek giymesi ona laf atabileceğin anlamına gelmiyor açıkça davet edilmedikçe kimseyi sexe zorlama
daha az sinirlen gülen erkek en iyisidir
doğayı sev
yeşili koru
ayıyı öp
sonra hrant,
hiçbişey olmadı,
gazeteler senden daha çok bahsetti,
adına bikaç şiir şarkı köşe yazısı yazıldı falan,
hepimiz ermeni olduk bir süre,
agos meşhur oldu,
rakel çok güzel konuştu,
delik ayakkabın olay oldu,
sonradan kimin rüyasına girdin bilmem,
kim senin için ağladı, bi daha kimin aklına düştün de uzaklara daldı bilmem,
susmadık ama susmadılar,
bangır bangır bağırdılar bizimkiler,
görsen ne kalabalıktık,
oralar nasıl bilmem ama,
buralarda barışla hrant aynı oldu,
biz sana hoşçakal dedik,
bakalım sen bize ne zaman hoşgeldin diyeceksin,
ben daha buralardayım,
aklında bulunsun hrant,
sende burdasın,
em hemu hrantin,
bazı erkekler yakışıklı, bazıları güzel, bazıları çekici, bazıları seksidir, ama birçok kürt erkeği bu özelliklerin hepsini aynı anda tek bünyede toplar, fiziksel olarak çok seksi, maskülen ve yakışıklı olurlar...ama iş, yatak veya ilişki kısmına gelirse, nerdeyse hepsi dırttır, romantizm, fantezi, sahiplenme sıfırdır (sahiplenmeden kastım, dışarı bensiz çıkarsan seni vururum değil, konuşmak istediğinde değer görmek, dinlenmek), entellektüellikleri, ' te ce bize işkence yapıyor'dan öteye gitmez', bi de politize olmuşuysa uffffff hiç çekilmez, sanki devleti siz yönetiyormuşsunuz gibi, boş boş yüzünüze böğürür...kısacası tatava yapma bas geç...
yaşı hatırlamıyorum ama ilkokul 5 falandı sanırım, arkadaşlarla porno dergilere bakyorduk ben hep erkeklere yorum yaparken bir arkadaşım 'hepimiz kızlara bakıyoruz sen hep erkeklere' diyince o an farklı olduğumu anladım, aslında eşcinselim demedim ama farklıydım,
yıllar sonra psikiyatrist koltuğunda doktorun eşcinsel olduğunu ne zaman fark ettin sorusuna söylediğim gibi
- aslında ben eşcinsel olduğumu fark etmedim ama onların eşcinsel olmadığını fark etmem 13-14 yaşında oldu
analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz
bu soruyu soran insana ilk söyleyeceğim; ulan erkeğini çok okudun araştırdın da, kadını kaldı,
ikinci soracağım; bana üç tane kadın filozofu felsefeleriyle sayabilir misin? (yalnız paşam lütfen google'dan bakıp ahanda bu deme, herhangi bir derste ya da felsefi sohbette bahsettiğini söyle)
namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz ama bir kaç sebep sıralayalım;
-kadınların ayın belli günlerinde ibadete mani hallerinin olması ve çocuk sahibi olmaları gibi peygamberlik vazifesini yapmaya mani durumları vardır. bu sebeple ümmetlerine hem imam, hem önder, hem de yeri geldiğinde kumandanlık vazifesi yapan peygamberlerin kadın olması elbette düşünülemez.
-peygamberlik vazifesinin gayet ağır şartları vardır. kadın ise yaratılış ve huy itibariyle naiftir, tabi ki o şartları kaldıracak kadın da yaratılabilirdi ama bu kadını erkekleştirirdi
-kadınlar doğaları gereği daha merhametli ve şefkatlidir, ama peygamberlik vasfında sert olmakta gerekir
hiçbir konuda tutucu olmayan bir gay olarak askere gitmek istiyor muyum, hemde kendimi herhangi bir dinin mensubu olarak görmez, hiçbir ülke siyasetinin maşası olarak görmek istemezken?cevabım kesinlikle eeevveeettttt........
çünkü;
-onlarca yıl önce benim rahatım özgürlüğüm namusum ve şerefim için gözünü kırpmayan atatürk için
-çanakkalede erzurumda çukurovada karadenizde güneydoğuda doğuda ölüme giderken kim gay kim değil diye düşünmeyen, milletinin, benim ve ülkemin onuru için savaşan kahraman insanlar için
-20 yaşında askere giderken gay değilim o yüzden gidiyorum diye düşünmeyen çocuklar için
-ülkem için, onuru için savaşan yaralanan ve ölen tüm gayler için
-içi yana yana oğlunu askere uğurlayıp gözyaşlarıyla geride kalan anneler için
-oğlunu kaybedip düşman sevinmesin diye ağlayamayan,bir oğlum daha var o da vatana feda diyen babalar için
-ülkemdeki tüm çocukların rahat uyuyabilmesi için
-daha çok horon tepebilmek, bozlak dinleyebilmek,hrantı sevebilmek, taksim anıtına bayrak dikebilmek,kürtçe bir ağıda tek kelime bile anlamazken gözyaşımla ortak olabilmek için,süryaniler için
çünkü ben bir gay olarak
-tsk homofobik diye kafamı kuma sokmam, askerliğimi de yaparım kimliğimi de ifşa ederim, o anlayışla mücadele ederim değiştirmeye çalışırım
-silahımı beni vurmak isteyene ve silah taşıyana doğrulturum, silahsızlara değil
-hayatın kaçmak demek değil mücadele etmek değiştirmek olduğunu bilirim
bugün rahatsanız efendiler bu sizin için mücadele eden insanlar sayesinde, ben barış istiyorum dediğinizde barış gelmiyor, pollyanna olmaya ne hacet, akıl var izan var, madem homofobiklerle iş yapmıyorsun devlet dairesinde de çalışma, türkiyeden git, kimseyle konuşma ya da burda kal düşünceleri değiştir sen göremeyecek olsan da senden sonrakiler için bunu yap
asker bir arkadaşıma birgün sormuştum -bir silah ne kadar temiz olabilir ki diye
bana verdiği cevap aynen böyleydi
-öldürmen gereken bir teröristin kanı kadar pis, korumaya çalıştığın bir dostun kanı kadar temiz olabilir
tsk'nın yanlış uygulamaları olabilir ama nedense kimse bu uygulama değişsin gay olarak askere gitmek istiyorum demiyor, ben gitmicem tsk homofobik diyor, tüm yanlışlarına rağmen bugun rahatımız tsk sayesindedir ve onun askerleri sayesinde
-askeriyeye gidecek öğrencilerin mahallelerine gelip namaz kılan var mı, başörtülü olan var mı diye araştırıldığı türkiyeydi
-terörü, ölümleri bir kenara bırakıp işi gücü sakala, şalvara, başörtüsüne takanların olduğu bir türkiyeydi
-laiklik ideoloji üniter yapı diye tutturup milleti açlığa sefalete krizden krize sürüklediği bir ülkeydi
-medyanın her başörtülüye ajan çektiği, aşağıladığı bir ülkeydi
-inananlara ve dindarlara devlet kurumlarının zehir olduğu dönemdi
-otobüs şoförlerinin sakalına takan sikko beyinlerin olduğu dönemdi
bir çok konuda onla aynı fikirde değilim, ama büyük bir figür, bakışları bile yeten adamlardan ama yine de;
-harf devrimi yaptığı en büyük hatalardan biriydi, türkiye halkının resmen geçmişle olan bütün bağlarını kopardı, osmanlı tebaasının (ermeni,rum,kürt,türk,,arap,çerkez ve daha niceleri) tüm kültürel birikimini çöpe attı, kimse osmanlı döneminde yazılmış eserleri okuyamıyor artık, üstelik yerine gelen de latin alfabesi yine türk alfabesi değil, ilkokulda da hep aynı yalan, arapça okumak zormuş, millet çin'de japonya'da 50.000 karakter kasıyor, biz de 30 karakter öğrenemiyoruz, yersen
-islam ve doğu sanatını hiçe sayması türkiye halkına çelişkiden başka bişey vermedi, sanat'a avrupa kafasıyla bakmış malesef, müslüman bir toplumun sanatı 'heykel, resim, piyano' olamaz, zaten avrupadaki bu sanatta dinidir, katolisizmde tanrıyla inanan arasına aracılar girer, o aracı bazen bir azize meryem heykelidir, bazen bir isa portresi (tanrı'yla kul arasına aracı giremez diyen protestanlarda durum daha farklıdır ve kiliseler daha gösterişsizdir), ama islam'da sanat somut olmaz, soyut olur, çünkü allahla kul arasında hiçbir somut şey olamaz, malesef atatürk islam'a son derece yabancıdır, ya da artniyetli, görmezden geldiği kesin, islami sanat(yüzlerce yıldır bu dine mensup halka başka sanat veremezsiniz aksi taklitçilik, kopyacılık olur) 'hat sanatı,ebru sanatı, oymacılık,işlemecilik'olabilir islami müzik 'tasavvufidir', bir müslümanın piyano çalması sanat değil, taklitçiliktir, sanatta taklitçilikle olmaz, yaratıcılıkla olur
-kıyafet devrimi çok acı, hüseyin rahmi'nin sözleriyle,' millet fötr şapkanın altına günahını azaltsın diye takke takıyordu'
kendisi çok büyük bir askeri dehadır ama siyasi anlamda halkını ve ülkesini yeterince tanımamış, başarısız olmuştur bugün hala bize başörtüsünü tartıştıran, senfoni dinlemiyor diye kültürsüz olarak yaftalatan malesef onun düşünceleri olmuştur
son olarak herşeye rağmen kendisine saygım sonsuz, ama ben asla tek bir adamcı olmam ve atatürkçüde değilim