alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 115
en sevdiğim takım yıldızı lyra (lir) takım yıldızı, mitolojisi çok derinden etkiler beni.
orphius lir (yaylı antik yunan çalgısı) çalma konusunda çok başarılıdır, öyle ki tüm doğa,hayvanlar o çaldığı ve şarkılar söylediği zamanlarda sakinleşir ona eşlik edermiş, orphius karısına da büyük bir aşk duymaktadır, bir gün karısı ölür ve orphius duruma çok üzülür, hades'e gideerek karısını geri yaşayanların arasına göndermesini ister, hades de bir şartla karısını kendisi ile göndereceğini belirtir, ölüm diyarından çıkana kadar arkasına bakmamasını eğer bakarsa arkasından gelen karısının tekrar ölüm diyarında hapsedileceğini söyler.. orphius denilene uyar, ama hades'e güvenemez, tam ölüm diyarından çıkarken arkasına bakar ve arkasından gelen karısı o an ortadan kaybolur, tkerar hades ile görüşmek ister ama ölüm bekçileri buna izin vermez.
yaşayanlar diyarına geri dönen orphius acıklı şarkılar söylemeye devam eder, zeus bu acıyla çalınan şarkılar dan dolayı lir'i gökyüzünde orphius'u onurlandırmak için çıkartır..

alttaki yazar, burçlara dair eğer inanıyorsan mantıklı bir kaç argümanın var mı?
burçlara inanmıyorum. ama bize yakın olan biricik uydumuz olan ay'ın, hareketlerinin bizi etkilediğini düşünüyorum. 1-2 şey okumuştum ama net bir araştırma yapmış değilim. her dolunay olduğunda başımın feci ağrıması ve garip huzursuzluklar konusunda deneyimlerim yok değil. bunu da çekim ve arketip alışkanlıklarımızdan biri olarak görüyorum.

sayın alttaki yazar, en sevdiğin pazar etkinliği nedir?
edit: yazım yanlışı
soruyu en sevdiğin diye sorulmuş varsayıp cevaplıyorum. kulakta güzel bir müzikle yapılan hiç bilinmeyen yere yapılan yürüyüş.

alttaki yazar kıskançlığı yenmek için yaptığın bir şeyler var mı?
yok. sürekli it gibi kıskanıp sonucunda kaybediyorum. yapmayı düşündüğüm şeyler de yok. ne zaman kıskansam haklı oluyorum.

alttaki yazar, büyük kazıkların altından nasıl kalkılır sence?
uzunca bir süre ağlarsın, duygulanırsın ama asla onun karşısında durmamalısın çünkü bu aynı bir fizik kanunu gibidir :

bir gök cisminden ne kadar uzaklaşmaya çalışırsan onun çekim kuvvetinin etkisiyle etrafında dolanırsın.

yani böyle bir şeydi aşağı yukarı ve bence bu doğru. daha önce gerçekten çok büyük bir kazık yemiştim ve iki hafta boyunca aklımdan bir türlü çıkaramamıştım, çok üzülmüştüm, hayır beni kullanmadı tekrardan arayacak diye sürekli kendi kendimi inandırmaya çalışmıştım daha sonra hayatıma giren o mükemmel insanla her şey bir anda değişmişti. kısaca asla yediğin bir kazık sonucu kendini yıpratma evet çok üzücüdür evet çok acı veriyordur ama emin ol ki hayat bunlara deymiyor . acını yaşa ve sonra gün ışığına doğru yol almaya bak .

içindeki gücü göster!

benim sorum ise şu:
uzak mesafe ilişkileri konusunda ne düşünüyorsunuz ? zamanla yıpranır mı? her ne kadar görüntülü konuşsak da bu iki insanın yan yana olduğu zamanki sevgiden farklı olur mu , yani elbet farklı olacaktır ama başka yapacak bir şey yoksa? üniversitem olmasa yanına giderim ama araya engeller giriyor, tatillerde gidebilirim ve bende yoluma bakmak zorundayım . bu küçük kardeşinize tavsiyeleriniz neler olur ?
iki gün önce ağladım herhalde. inanılmaz yalnız hissettim çünkü, bir daha kimsenin gönlüne giremeyecekmişim gibi hissettim. sanki tüm umutlarım bitmiş de kendimi sevda işlerine tamamen kapatmış gibi hissettim. insan kalbinin bir daha sevemeyecek olduğunu ve daha da kötüsü sevilemeyecek olduğunu hissettiğinde gerçek yalnızlığı keşfediyor, istemsiz bir şekilde göz yaşları süzülüyor.

soru: yeni bir sevgilin olduğunda eski sevgilin hâlâ aklında mıydı? ya da tam tersi, senin sevgilin sana seni sevdiğini söylerken, onun aklında hâlâ eski sevgilisi varsa ve bunu öğrenirsen ne hissederdin? yani aslında ilk sevgilisinin acısını unutmak için seninle birlikte olmuş, ne hissederdin?
benim öyleydi, önceki görüştüğüm kişiyide söylemiştim fakat o konu bir anda açılmıştı. eğer öyle bir şey olduğunu hissetseydim devam ederdim ilişkime ama bozulurdum da. mesela benim sevgilim önceki sevgilisinden bahsettikten sonra ayrıldığım kimseye üzülmem artık gibisinden şeyler söylemişti ona söylememe rağmen üzüldüm içten içe. kısaca çok takılma zamanla aslında ne olduğunu görürsün.

prostat orgazmı nasıl yapılır, bana açıklar mısın ?
prostatını uyaracak, dışarıdan masaj ya da anal penetrasyon sırasında içeriden prostatına dokunmak yoluyla, prostat dokusunun kendisini uyarmak ve bu şekilde yaşanan orgazmdır.


alttaki içtenlikle cevap ver:
bir kelebek olup hayatının aşkıyla bir gün geçirmek mi yoksa bir yıldız olup tarihin en büyük aşklarına ilham olmak mı?
şimdiiii seni tanıyorsam yıldız cevabı hoşuna gidecek azizim biliyorum ama ben kelebek olup onun yanına uçup kalmak isterdim tüm gün yanında s.kerler aaaa bak aşkımızın şahidi şu yıldız olsun edebiyatını

altımdaki yazar soru kalmamış hiç ne sorayım sana
soru kalmamasına sevindim. ama benim altımdaki yazarsa bir sorum olacak.

kalan mı? suçlu? giden mi?
öncelikle "kalan mı? suçlu? giden mi?" diye yazılmaz. "kalan mı suçlu, giden mi?" şeklinde yazılır. kimin suçlu olduğu da duruma göre değişir.

altta ki: pornolardan şikayetçi bir lezbiyenin, lezbiyen pornosundan beklentisi nedir?
kadınlara özgü olmasıdır, içinde samimiyet olmasıdır. lezbiyen pornolarını genelde erkekler izlediği için kadınlara hitap etmez, o yüzden beklentileri kendilerine uygun olmasıdır.

bana istanbul u tanımlar mısın?
@ysb 223 tam.anlamı ile bir bataktır,ancak bağımlılık yapar vazgeçemezsin
alttaki yazara sorum:
sence bir gün herhangi bir insanla evlenebilecegini düşünüyor musun?
bir gün herhangi bir insanla evlenebileceğimi düşünmüyorum. evleneceğimi de düşünmüyorum.
bu evlilik olayını bana reelde, yüzyüze soran insanlara, evlenmek istemediğimi, ilerde evlenmeyi de düşünmediğimi, fakat yaşım geçmeye başladıktan sonra belki —hani olur da— çocuk falan istersem sırf çocuk için "belki" evlenmek isteyebileceğimi söylüyorum.
şimdiden, şu andan söz etmek gerekirse ben çocuk falan da istemiyorum, hatta çocukları genellikle sevmiyorum ve yorucu buluyorum. her çocuk aynı olmasa bile, ne kadar sempatik olurlarsa olsunlar enerji tüketme kapasiteleri çok yüksek; çocukla çocuk olma gücüm kısa sürede tükendikten sonra sevimli arkadaş rolü yapma aşamasına geçiyorum ister istemez, o da kısa sürüyor. çoğu yapıştığı için kolay sökülmüyor, tekrar tekrar görüştüklerim de ne bok bir yetişkin olduğumu anladıkları için bana uyuz olmaya başlıyorlar.
ayrıca aile kurmak, çocuk sahibi olunmasa bile bir yığın gereksiz sorumluluk demek.
oldu da eşcinsel evlilik yasallaştı diyelim. yine evlenmem.
evliliğin yasal/kurumsal açıdan faydalarını, evlenemeyen gey çiftlerin mahrum kaldıkları hakları falan daha önce ben de dinledim, tabii ki o da olsun, tabii ki istediğimiz zaman bizimle aynı cinsiyette kişilerle evlenebilelim. ama işte pek bana göre bir şey değil.
olur da biriyle bitmek bilmeyen bir ilişkim olur, birlikte yaşamaya falan başlarım, o zaman belki "işte bak kağıt üzerinde olmasa da evlendik" falan diye şakasını yaparım ancak.

alttaki yazara sorum:
eşcinsel olduğunu belli ederek mi yaşıyorsun yoksa gizleyip rol mü yapıyorsun? belli ederek yaşıyorsan, çevredeki insanların davranışlarında ne gibi değişimler gözlemledin belli ettiğin süre boyunca?
bir de ikinci soru olarak yurt dışında ya da başka şehirde yaşamaya gitmek konusunda düşüncelerini merak ediyorum.
birinci soru olarak aileme karşı gizliyim ve yakın çevreme karşı fakat yabancı bir şehire gittiğimde ve çevre yaptığımda eğer biraz samimiyet varsa söylerim yani denemek içinde olsa bu süre zarfında yani gay olunca sanki normal değilmişsiniz de uzaydan gelmişsiniz gibi davranılıyor yani hani tamam normal ama bir şey var yani hissediyorsunuz ister istemez.

ikinci soru olarak ben üniden sonra yüksek lisans için yurtdışına gitmek istiyorum ve orada yaşamak istiyorum, çok araştırdım. kesinlikle ortalama ve üstü bir maaş alınca türkiye standartlarının çok çok üstünde bir hayat sizi bekliyor her anlamda ve oraya adapte olursanızda hiç sıkıntı çekmiyorsunuz. şubatta almanya biletim var gidiş dönüş 1 ay kadar orada kalacağım bakalım gerçek olarak nasıl olacak ve avrupayıda dolaşacağım bu süre zarfında.
eğer imkan varsa gidilip yaşanılmalı ama iyi düşünülmeli farklı bir dil farklı bir ortam farklı bir millet.
dayım almanya'da yaşıyor, görüştüğüm kişi avusturya'da yaşıyor, halam bosna'da yaşıyordu mısıra taşındı oradanda budapeşteye geçti ama en son türkiye'ye döndü hala iş için ara ara gidiyor, annemin halası yine almanya'da, dedem almanya'dan döndü ve dedeme güveniyorum mesela hiç iyi değil diyor, dayımda öyle diyor ama vazgeçemiyor da . euro 7 lira olmuşken neden gelsin ki ?

istanbul'daki eşcinsel mekanlar nereler?
*bildiğim tek yer love ve oraya da hiç gitmedim ama taksim'deki bir çok sokakta aradığın tarzda bir mekan bulabilirsin.

sevgili ya da partner kişi için bir ihtiyaç mıdır yoksa sadece istek mi?
kendi adıma konuşursam ihtiyaç.*

istediğin hayatı yaşıyor musun ya da bir başkası olmak istiyor musun?*
hayır istediğim hayatı yaşamıyorum , başka şekilde yaşamak isterdim.

çok sıkılıyorum , yalnızım , ne yapmamı önerirsin ?
@ysb 223 hayatına lgbt dışında mesleki aktiviteler kat,kendini dunyaya akıt.bir sey olmaz.ha çok yalnizim dersen beraber cumartesi kokteyl festivali gibi bisey varmis ona gidebiliriz(alkol severim)

alttaki yazara sorum: istanbulda yaşıyorsan eğer en sevdiğin,istanbulda yaşamıyorsan en çok merak ettiğin yer ıstanbulda neresi?
istanbulda yaşamıyorum ama çok sık gidiyorum en sevdiğim yer ise emirganda ki küçük bir kafe espresso lab hem sakin hem lezzetli kahveleri ve tatlıları var. ayrıca çok sessiz sakin bir deniz manzaralı yer.

alttaki yazara sorum şu hayatında eşcinsel (eğer öyleysen) olduğun için yaşadığın en komik şey neydi? anlatta hep beraber gülelim. (değilsen de karşı cinsle yaşadığın komik bir olayı anlatabilirsin)
  • /
  • 115