alttaki yazara soracaklarım var

  • /
  • 29
tabii ki de patlayincaya kadar beybisi. alttaki, deniz mi havuz mu?
iyiki doğdun başgan! türkiye siyasetine olan katkını tarih kitapları birgün mutlaka yazacak. bir şey daha ulan allahsız böyle güzel gülünür mü.

alttaki iltica için 3 seçenekli şehirden birini seçme şansın olsa hangisini seçerdin? seçenekleri yazıyorum:
madrid, berlin, dersim.
yok vallahi ama dunden beri pizza incelettin bana. sagol tatli karsim:d

peki bende tuhaflik var mi?
efsaneee.

kadıköy mü taksim mi?
six feet under, hala izlenmediyse.

hala üzerinde çalışmaktayim. ama yetiştiğim ortam nedeniyle tam olarak yıktığımi söyleyemem.

alttaki yazar, en büyük korkun ne?
kadıköy derim
alttaki yazar psikolojik olarak bir tanıya sahip misin?
penis boyu düşünmedim, üzerine kafa yormam sanıyorum. siki büyük olup beyni küçük olan insan çeşidi çok. bu tarz küçük şeylere bakarak kimler ne kısmetleri kaçırmıştır bu dünyada. ekşide bir yazı okumuştum, “avucumu değil kalbimi doldurmalı” diye hahaha.

alttaki yazara sorum; sence şu an hak ettiğin bir hayatımı yaşıyorsun yoksa hak etmediğin bir yaşamın içinde hapis misin?
pandacan diyince yazayım tam olsun, mezdeke - ya lel yelil öneririm.

alttaki yazar, başından geçen seksli bir olayı anlat da keyiflenelim. *
kesinlikle ozgurluk.

alttaki yazar kendinle barisik misin?
bence değil. psikolojik bir bozukluk ya da hormonlarla da alakalı olabilir. dışlamamak lazım yaaani, tedavisi vardır tıp ve psikanalitik çok ilerledi *
alttaki şinobi, hiç tüm soluğunla hurrraaa bağırdın mı?
ne mutluyum, ne de mutsuz. mutluluk anlıktır; süreklilik içinde değildir. mutsuzluk da öyledir; mutluluktan daha uzun sürse dahi, mutsuzluk da gelip geçicidir.

alttaki yazara sorum: pre-akp dönemindeki konumun mu daha iyiydi, akp dönemindeki mi; yoksa post-akp dönemindeki konumun mu sence daha iyi olacak?
hayır. mutlu değilim. çünkü çok fazla düşünüyorum ve sürekli endişeliyim. yakın zamanda* arka arkaya 2-3 gün mutlu olduğumu bile hatırlamıyorum, mutlu anlar o kadar kısa ve geçici ki, mutlu olmayı bir gereklilik olarak bile görmüyorum. mutsuz olmayayım yeter, ortada bir yerlerde olayım, beynim patlayacak gibi olmasın sadece.

edit: oops ben sinanla aynı anda yanıt vermişim, onun sorusunu da yanıtlıyorum;
pre-akp dönemindeki konumum daha iyiydi, çünkü çocuktum. akp döneminde hiçbir zaman güvende ve huzurlu hissetmedim, post-akp dönemine dair biraz umudum var, ama aynı hissedeceğim gibi.

şişe çevirmecedeki "hiç kopya çektin mi eheh" diye soran otistik gibi olacağım ama bence önemli, o yüzden alttaki yazara soruyorum; en sevdiğin koku nedir?
the most beautiful unicorn



alttaki: bdsm benzeri genel normların dışında bi eğilimin var mı? *

edit: gün içinde ikinci kez mi? baktım başlığa sormamışlar. dışarıdan biri sormuş olmalı.
hayır, am i a tencere?
alttaki yazar; hangi tip şakalardan hoşlanırsın? bir önceki satırdaki gibi ilkokul düzeyi mi yoksa.....yoksa ne?
hakaretlere karşı bir insanımdır. anneme karşı geldiği için geçen sene kardeşimi güzel bi' pataklarmıştım.

alttaki yazar, darwinin evrim teorisine inanıyor musun?
hetero arkadaşlarım daha fazla. bu cinsel kimliğimi gizleyebilmemi sağlıyor.


alttaki yazara göre, birini aldatmak eğer seni mutlu edecekse. aldatmalı mıyız?
pazartesi de sıradan bir gün, gözde büyütmeye gerek yok derim. hatta, hafta başı olmasını başlangıçlara sevinen bir biriyseniz sevinçli ve neşeli bir başlangıç olarak düşünüp moral bulabilirsiniz.

alttaki yazar aşık olmayı özlemiş?
vasatlığın bir huy olduğunu düşünüyorum, bilgisizlik ve cahillik.
alttaki yazar, insanlarda en çok aradığın davranış ve huy?
kendisi çok iyi bir insan ama kurokuma diyorum. ailesini özlediğini düşünüyorum.*

alttaki yazar; büyütecek olsan hangisini büyütürdün kalça mı göbek mi?
gizlim saklım yoktur ama daha yeniyim dur hele bi soluklanayım zamanı gelince söylerim.

alttaki yazar, hiç reenkarne oldun mu?
  • /
  • 29