ayı sözlük itiraf

  • /
  • 176
öyle bir duygusal yokluktayım ki henüz taslağını çizdiğim karakterden acayip hoşlanmaya başladım. gözlerinin içine bakmaktan çizimin geri kalanına geçemedim.
işe girince muzlu krem alacağım.
erkek arkadaşımdan bahsedince herkes şaşırıyor. neden? olamaz mı?
az önce taşıyıcı annelikle çocuk sahibi olan gay çiftin ağzına sıçtım. hiç pişman değilim.
tatildeyim. ormanlıklarla çayırlıkların arasında bir dağ evine yerleşik yaşıyorum bir süredir. ağacın dalına bir ip attım. hamak yapıp yatacağım. ip şu tarafa düştü. orada onu nasıl keseceğimi düşündüm. o küçük şeyi incelerken arkama dönüp bakınca da bunu gördüm. hamakta yatıyormuşum, ağaçlar esiyormuş. bulutlara dalarken yeşiller uçuşmaya başlamış. ineklerin möğlediği su birikintisine girip yıkandım. yanağımda bir sivri, favori sigara markam. şimdi biraz da red bull içeyim. vape juice'um bitmiş.
cogu lgbt bireyinin pislik sapık kendini aşmıs diye tabir ettigi..cok ama cok istekli arzulu insanlardanim :/
tatilden bugün döndüm. keyifliydi. ormanlıkların arasında çalılıklardan meyve topladığımız dalların kuruyup eskidiği zamanlardan beridir böyle mutlu değildim. çamurumu ıslayıp odunumu sivrilten ince öpücüklerini hatırladım. yanımdan geçen halıya dokunmuşum. parmaklarımı yelken gibi gösterip içime aldım. halının kıllarını bir tabakta toplayıp ters çevirdim. ateşimi yakmak için çam iğnesi yedim. şapkamı erik yerken taktım. eğlenceliydi.

parmaklarımı yerken çişlerim döküldü. altıma yaptığımda da kaktüs yemeyi öğrendim. tütsüm yine duvara asılı. odamı eskisi gibi buldum. telefonum çaldı biraz önce. telefona doğru bağırmak istemiyorum aslında ama dizlerime ısırdım. bebeklerim yere düştü. koltuklar beni yutmaya başladı sanki. çektiğim ince yastıklarımı yuttuğumda uzun direkler çizdiğim duvarların resmine taşımı çaktığımız ayaklarım kanadı. tükenmez kalem spirallerini çekip pillere dayadım. ısırdığımızda sen çok küçüktün. radyo dinlemek için kustuğumuz videoları izledim. bacaksızlarımı kaldırmayı öğrenmek için biraz oyun oynadık. bardaklarım balkona düşmeye başlamış. sineklerim kaçtı. tellerimi yapıştırıp

resmimi astığımda kitabımın öttüğü düdüklerden içtim. banyomun ikinci duvarını çizdim. fotoğraflarımı yırttığımı hiç görmediğini sanınca fotoğraflarını attım. akletlerimi sıyırıp parmaklarımı öptüm. ışıklarım açıktı. soba deliklerimi ıslayıp böcekleri pencereden görmüş. kapaklarımı kapayıp dolabıma girdim. tenefüste parlaklarını çaldım. çamura düşmemiştin. tavana yapıştırdığımda altımda merdiven yoktu. şiltelerimi zincirlerime bağladım. tırnağımı soba masasına çekmek için, kapaklarını açtım. iplerini saatıma getirdim. tırnaklarım uzadığında kaymıştım. o gün de gördüğünü bilmek için anladım. perdemin incilerini yere değdirdiğinde renksizdi. kokusunu içime çekmek için pencerelerini eldivenime batırdım. kıvrıklarım tuzlu kalmış dediğinde resmini çizmiştim.

galiba olmaması gereken birine aşık oldum sonum hayır ola.
babam lgbt paylaşımlarımı beğeniyor. yenir ki bu.
ayva taşları kızıl renge boyar dişlerimin arasında kalanları süpüren ince ellerimle dokundum sigaramın süngerli tarafına, bir de ne göreyim, hiç kimse yoktu o tarafında odamın. havyarım da koyu idi. biraz kanımı emdim. ızırgalara tutunmuş kelleri biçtim. sonra karnım ağırdı. sesim kısıktı, içim koşsa serin sulardan geçen ayaklarımın bezini cebime koyana kadar düşünmüş olurdum. amansızca kayıp boşluklara dalan
yeminsiz terlerim eriyince belim incelmiş mi diye bakan yerlerim camdan diyerek bir yere varamayacağını sana gösteren tırnağını masada gezdir. süpürgem kül tablası içindeymiş. yanaklarım tozlu
bugün o kadar uğraştığım lgbt sitesi ile ilgili yorum falan göremeyince, lgbt topluluğu için bir şeyler yapma isteğim azaldı. sanırım lgbt için hiçbir şey yapmayacağım böyle giderse. koca sitede 2 kişi ya yazdı ya yazmadı yorumu. üzüldüm sadece. demek ki lgbt bireyler, üzerinde uğraşabileceğimiz kişiler değilmiş. gerçekten bozuk insanlarmış.
rüyamda bi tane inorganik madde varmış, ama tadı aynı peynirli soğan gibiymiş, onu yiyordum. zararlı mıydı bilmiyorum ama var mı öyle bir şey acaba? şimdi düşününce midem bulandı. öyle bi inorganik madde yenir mi yaa.
o kadar darlandım ki bu aralar, tekrar eden bir bunalım atağını kaldıramayabilirim.
benim değil bir başkasının itirafıdır öhömm;

"arkadaşlar yaşımı göstermeyen ve gay olmayan sadece kadın bulamadığı için mecburiyeten buraya giren ve kadınsı passiv birini arıyan biriyim ltf erkeksi olan ücretli olan kimse yazmasın bana resim sormayın"

bu nasıl bir olaydır. tamam alışkınız böylelerine de bu kadar ayan beyan yapmayın şunu yaa bu ne yaa. git adam gibi ver parasını bir escorta ne bok yiyosan ye amk. ama sorsan parası da yoktur bu pezevengin. özellikle genç arkadaşlarıma sesleniyorum böyle orospuçocuklarına prim vermeyiniz. bu ne be la havle adamı zorla dine sokacaksınız.
7.5 ay sonunda sadece friends with benefits seklinde takildigimiz kisiden hoslanmaya basladim. iyi ki gelecek ay sehir disina tasiniyor
flörtüm çok odun. yeter artık ben de sevgi istiyorum bana ne.
sadece ayıların bulunduğu bi tane oyun grubu var facebook'ta, çok seviyeli bir ortam. çok da kibarlar.
sevgili adayımı sevgili adayım sanıyordum, o beni arkadaşı olarak görüyormuş. üzücü.
uykum geldi. canım sıkılınca bilgisayarı açtım. ne yapsam diye bakarken biraz daha düşünmeye, hayal falan kurmaya, saçmalamaya, kendi kendime gülmeye, yazıp yine okuyup yine yazıp yine okumaya vakit ayırmak gerektiği aklıma geldi. bira içip biraz rahatladım. kafam karışınca da yazdıklarımı yeniden okudum. okuduklarımla ne yazsam diye düşünmeden uydurmanın, uydurduklarımla oynamanın herkes için aynı şey sayıldığını düşünceleri, uyurken tatlı rüyalar görmek içindir diye umdum. gerçekten udurduğuma inanmak için de gerçeklerden kaçtığım fikri doğuyor. onun içindir diye yazdıklarımın çoğunu kendime yazdığımı açıklamaktan kaçınmayıp ilerlemek için yalnız başıma kaldığım anlarda konuşmayı başardığımı ona söylüyorum. dün gece yürüdüğü yolu izlediğimi gördüğünü bildiğimi sandığında da öyle söylemişti. biram bitti. şimdi de uykum var. uyumak dışında bir şeye isteğim yok. peki niye paylaşıyorum? düşünmek için yazmak gerektiğini hatırlıyorum. not defterine günce tutarak her türlü duyguyu yaşamış gibi anlatmaya çalışmak eğlenceli sanki. yazarken çoğu zaman kendimi olmayan yönlerimle görüyorum. olmayan insanların olmayan bakış açıları; hepsi benim içimde. onları yutmak için doğuruyorum. gerçekleşme arzularına ben bile imreniyorum bazen. hiç değilse yalan söylediğim için kendime güveniyorum. yalnızlığımı bulduğumda oraya sığınıyorum. başkalarının, onların olmadığı yerlerde nefes aldığımı hissediyorum. umursadığım şeyleri de kendime saklamam gerektiği sıkıldığımdan anlaşılıyor.
benlik duygumu yitirip hiç olmaya çalışmanın kuytularında kendimden başkası yoktu. hayvanlaşmayı düşündüm. içimden gelen gerçek pis duyguyu içime anlatırken karnım acıktı.
aramın çok iyi olduğu insanlara birden küfür ederek, o insanlarla aramı bozmak istiyorum. çok komik olurdu. düşünsene, herkesi yemeğe çağırmışsın, herkes tam yemeğe oturuyor, kovuyorsun herkesi gidiyorlar. heh.
  • /
  • 176