ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
o kadar kırgınım ki sözlük. içim o kadar dolu ki. olan bana oldu. kimse bilmiyor. uzaktan konuşmak çok kolay. zaten takıntılı bir insanım. zaten kimseye güvenemiyorum. beni haklı çıkardılar sözlük. bu haklılığımdan dolayı hiç mutlu değilim. ama pes etmeyeceğim. şu an hissiz olabilirim. ama önce öfkemi yeneceğim. sonra sevmeyi yeniden öğreneceğim.
şu an bazı ayı sözlük yazarlarının alelade diğer yazarların enteryleri ile alay ettikleri ve buna karşın pohpohlanmadıkları için -398 saygınlığım var. arttırmak isteyen bu gönderiyi de malzeme olarak kullanabilir.
gözüm bir entry'yi okumadan önce entry'nin sağ alt köşesine kayıyor, buna göre okuyup okumayacağıma karar veriyorum ve zaman kaybını engellemiş oluyorum.
o kadar sıkılıyorum ki sözlük grindr'da profili sana göre bir keko olabilirim ama tanrıya göre aşkını pıçaklayan bir ninjayım capsi gibi olanlara bile slm yazıp yolluyorum.
siktiminin beyinsizi ve mantıksız insanı. düz mantıksızlığına sokayım.
öğrenci evinde kalırken, ev arkadaşımın eşcinsel olduğunu öğrenmiştim. iki sene aynı yurtta kaldıktan sonra dört arkadaş eve çıkalım dedik. aynı laptopu ortak kullanıyorduk evde. bir gün öylesine çöp kutusuna tıklayınca msn yazışmalarını gördüm. adam cross dresser?dı. hesabında tangalı fotoğraflarını görünce şok oldum. kendisine tek kelime dahi etmedim konu hakkında. zaten mezun olmasına üç ay vardı. memlekete dönecekti. uzun zamandır görüşmüyoruz, hakim olmuş. evi ziyaret ettiğinde annemin gözdesi olmuştu. "çok efendi çocuk."
buradaki birkaç elaman ne içiyorsa ben de ondan istiyorum sözlük. derdimin kimin ne söylediği, kiminle ne yaptığı, kimin kime laflar yedirdiği olsun istiyorum bi tek. sonra böyle gözlerim açılıveriyor. troller sizi.
bir ayı partisinde bi amca önümde domaldığından beri beylere pipim kalkmıyor*
sahilde tek basima iciyorum sozluk, caprazlama olarak yalan soyleyip herkese hepsinin beni baska bi yerde sanmasini saglayarak kactim ortaliklardan. isin kotu kismi vicdan azabi cekmiyorum, herkes alkolu birakicam hayatimi duzene sokucam diye inandiklarindan benden daha buyuk bir yalani oynuyorlar, benim uzerimden olusturulan inancin parcasi olamiyorum. maddi olarakta buyuk bir cokus yakin gozukmekte boyle giderse. onceden evde ufak tefek isler yapip bi sekilde kendimi idame ettiriyordum ama artik onlarida yapamaz duruma geldim. projelerim sarkti, cevremde ufak tefek inanc sarsilmalari basladi. ama dedigim gibi vicdan azabi cekemiyorum, pisman olamiyorum. eger ufacik bir sey hissetsem kabusa donucek, belki kendimden kaciyorum, bilmiyorum...
kadınlarla sohbet ederken, muhabbeti onların açmasını bekliyorum. yoksa konuşmakta çok zorlanıyorum. o anlatsın, sabaha kadar dinlerim ama ben 2 dakikada özetlemek istiyorum... bilmiyorum...
yaa dün salonda beraber squat çalıştığım çocuk ne tatlıydı anlatamam sözlük. yani o ağırlıkları nasıl kaldırdığına mı şaşsam, yoksa bacaklarının seksiliğine mi bitsem. yüzünün güzelliğine mi ölsem. aşık oldum sanırım sözlük. salonda çocuğu arayıp kesmekten kendi sporumu yapamaz oldum. öldüm eridim bittim. ayhh bana bişeyler oluyor. yazarken bile heyecanlanıyorum. bir de o kadar salağım ki tanışamıyorum da çocukla nedir bendeki bu durağanlık anlayamadım gitti. ahh ahhh.
insanlar söylediğin söylemediğin şeylere nasıl bu kadar kör ve sağır olabiliyor? nasıl karşıdaki insanı bir anlık bile olsa anlama peşinde olmuyor? nasıl bu kadar rahat bir şekilde çirkinleşebiliyorlar. hadi beni geçtim ama kendine saygın da mı yok? nasıl bir insanı böyle kırmaya çalışırsın? insanlar nasıl kendi hatalarını görmeden bir insanı direkt suçlar? nasıl kendinizi kandırıyorsunuz? nasıl bir ikna şekli bu?
hayatınıza alacağınız kişileri seçerken bir düşünün bir şeyleri anlamaya cesareti var mı? kendisiyle, vicdanıyla karşılaşma cesareti ve yüreği var mı diye yoksa gerisi zaman kaybı.
uzun süreli ilişkimden sonra kimseye hazır olmadığımı bile bile görüştüğüm, birlikte olduğum insanlardan cidden özür dilesem yeridir. ha, şerefsiz bir terazi olarak özür dilemeyeceğim.

mis gibi oversharingdir, gaslightingdir, yok işte breadcrumbingdir, reflectingdir, anlamsız lovebombingdir odur budur hepsini yapıp bir de depresyonu es geçip gece gündüz saçma libido saldırılarına mazur bıraktım, artık yeter, ne olur uyuyalım diyeni bile uyutmadım, hepsiyle de eften püften sebepten bitirdim.

eğer sözlükten birileriyse özür dilerim, terapiyi bedavaya getirdim desek yeridir.

birkaç nokta daha kaldı ama onları da analiz etmeye başladım sonuncuyla, sıkıntı yok.

ha, niye milleti sırf beğendiniz diye mal gibi uzun uzun terapist gibi dinliyorsunuz, triplerini yiyorsunu canlar? red flagleri görüp gidin diyeceğim de, demek ki piyasa baya bok.
büyük ve kalabalık yerler yön bulma duygum olmadığı için çok korkutucu geliyor. mesela şimdi güven parkta arkadaşımı bekliyorum. o gelip beni karanfile götürmese imkanı yok bulamam. daha yeni geldim ama yarım saat yer altında döndüm durdum anca çıkabildim. insanlarda bir garip. üstüne üstüne yürüyorlar ve bişey sorduğunda garip garip bakıyorlar. sormak istemiyorum o yüzden. bolu böyle değil, ne kadar küçük ve gelişmemiş olsada orada rahatım. bide üniversiteyi istanbulda okumak istiyorum
bir kere denizden gelirken altıma sıçmıştım. boku zor temizlediler paspastan.
insanın hayal ettiğine yakın bi hayat yaşaması için doğuştan şanslı olması gerekiyor sanırım, az da olsa. oturduğum yerden mucizeler bekleyen bir tip olmadım hiçbir zaman. hep çabaladım bir şeyler için ama hiçbir zaman da karşılığını alamadım. bu durum nereye kadar devam eder bilinmez de yoruldum be.
etrafınızda güzel insanlar biriktirdiyseniz, en kötü zamanlarda bile kötü sözün enerjisinden kendinizi sakınıp herkes için iyisini dilediyseniz, yeni bir aşka her yeni insan yeni bir hikayedir diyerek hayatınızda izin verdiyseniz eğer işte o zaman öyle bir his kaplıyor ki içinizi nereye saçılacağını şaşırıyor o kelebekler! hayatı güzel yapan, yaşanır kılan, insanlar, anılar, yeni aşklar, huzurlar iyi ki var! hep de olsunlar!

"ne ayıp biliyor, ne günah biliyor!
esiyor aklına, geliyor apansız!
aşk, bunu hep yapıyor!"
sevmiyorum dediğim ankara ben onu sahiplenmeden, beni sahiplendi. bipolar iklimine rağmen seviyorum veya alıştım galiba sözlük.
çünkü görünüş konuşma tarzı olarak hetero bir tipim sözü kadar itici başka bir kalıp bilmiyorum, ha pardon yavşaklık belirteci olarak ibnelerden bahsederken bizden diyen ibne ile başa baş gider..
twitter foursquare instagram gibi bir çok sosyal ağlarımı son bir haftada kapattım sözlük.hiç bir nedeni yoktu sadece içimden geldi ve yaptım çok da mutluyum.kendimi bildiğin daha özgür hissediyorum bir facebook kaldı onu da iptal olan dersler ya da ders notları paylaşıldığı için kapatamıyorum
  • /
  • 91