ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
yeni aldığım deodorantım beni fetişe sürüklüyor.
gözüm bir entry'yi okumadan önce entry'nin sağ alt köşesine kayıyor, buna göre okuyup okumayacağıma karar veriyorum ve zaman kaybını engellemiş oluyorum.
sözlüğe öyle her gün uğramam. lakin ben sözlüğü daha çok, birbirini uzun zaman aramadığı halde görüşünce muhabbete yine kaldığı yerden devam eden bir arkadaş gibi görüyorum. bu yüzden giriş yaptığımda bazen eski entry'lerime şöyle bir göz atarım. az önce de 2 seneden fazla bir zaman önce yazdığım bir itiraf entry'sine denk geldim. ne kadar da mutsuzmuşum o zaman. bazı şeyleri yapamadığımdan, kabuğumu kırmam gerektiğinden ama kendimde bu cesareti bulamadığımdan dem vurmuşum. şimdi geri dönüp baktığım zaman kendi kendime şaşırıyorum. ne kadar da fazla şey yaşamışım, ne kadar değişmişim iki senede. bazen gerçekten tanıyamıyorum kendimi. bu süreçte meslek değiştirmişim, şehir değiştirmişim, yeni arkadaşlar, yeni insanlar, iyi ki tanımışım dediğim, keşke hayatımın bir parçası olmasaymış dediğim insanlar tanımışım. kelimenin tam anlamıyla sıfırdan başlamışım. ve sanki ben eski benliğime dair her şeyi sıyırıp atmışım. sanırım kendine yabancılaşmak deniyor buna. ama günün sonunda külahı önüme koyup kendimi muhasebeye çektiğimde mutlu olduğumu hissediyorum. sanırım sözlüğün, ya da yazmanın güzel yönü de bu. önceden nasıl düşündüğüne yahut nasıl bir insan olduğuna dair küçük fragmanlar sunması. sen bakmaktan kaçsan da o külahı senin önüne koyup "bak bakalım yeni kendini sevecek misin?" demesi.
ev oğlanı olduğum günlerden nefret ediyorum. ne kadar çaresiz ve sıkıcı bir adama dönüşüyorum tahmin edemezsiniz. hani her dönem sonu hogwarts'tan dursley'lerin yanına dönen harry sendromu olur ya, onu yaşıyorum. tamam benim ailem dursley'ler kadar şişko ve kötü değiller ve sıkıcılar. ortalama bir ailenin olması gerektiği kadar. üstelik burada diğer büyücüler ile de anlaşamıyorum. hepsi muggle olmak isteyen tipler. büyü yaptıkları için tövbe eden insanlar. yazık.
eski sevgilim ayrıldığımızda intihara teşebbüs etmişti ve ailesi,arkadaşları vs ona ulaşmamı istemişti bende ''tamam merak etmeyin ben şimdi ulaşırım korkmayın'' dedikten sonra hemen televizyonun karşısında ayaklarımı uzatıp mandalina soyup yemiştim. ama hayır şimdi vicdansızlıkla ne alakası var hepimizin iyiliğine yönelik bir eylem olurdu ölmesi ama kendisinin ne kadar salak ve dikkat çekmek için uğraşan bi tip olduğunu bildiğim için rahatımı bozmamıştım.

sonuç:damarına çamaşır suyu enjekte ettiğini söyledikten 5 saat sonra sahilde sigara içerken bulundu. damarına çamaşır suyu enjekte ediyor ve 5 saat boyunca hiç bir şey olmuyor ! allahım ne kadar da ölümsüz bir kız...
az önce derste ayı sözlükte gezinirken hoca beni sınıftan attı. şimdi müzik dinleyip kahvemi yudumlarken entryleri okuyabilecegim, tesekkurler!
bana yürüyen tıpçı bey, sabahtan beri aslında felsefe okumak istiyordum ama tıp okuyorum şovu yapıyor, sosyoloji okuyan biri olarak daha fazla kaldıramayacağım..
bana yürüyen hukukçu bey, az önce whatsapta çevrimiçi olup ona cevap vermediğim için atar yaptı daha fazla kaldıramayacağım..
bana yürüyen işletmeci bey, ileride çalışmama gerek kalmayacağını söyledi üstü kapalı evlenme teklifi ov yoo...
geçtiğimiz cumartesi cam4'daki15 dk'lık blowjob performansımı acaba sözlükten biri izledi mi diye merak ediyorum. ona göre utanacağım. *
sevgili sözlük, allah sevdigi kulunu "sınarmış" sözünden yola çıkarak en sevilen kullar arasında ilk 3te olduğum kanısına vardım. kendimi tebrik ederim. herkese yakşamlar!
şanslı mıyım allahın sevdiği kulu muyum* bilmiyorum ama mutluyum sözlük. çok uzun zamandır böyle bütün bir mutluluk hissetmemiştim. değişik bir şeymiş.
belli bir süredir bırakılan hiçbir yorumu silmiyorum. şu an tam 99 yorumum oldu.*
bu başlığa itiraf kusamıyorum artık.

(bkz: kahrolsun bağzı şeyler)
itiraflarımızdan özetler devam ediyor.

5. bölüm

https://goo.gl/fjbK6n
yalnızım lan sağlam yalnızım çevremde tamam birileri var da yine de yalnızım konuşabileceğim bak böyle bir sorunum var kafamda bunlar dönüyor diyebileceğim biri yok dar günümde gerçekten gidebileceğim biri yok tüm varlıklar var ama yok
çocukken annemler beni gezmeye sürükledikleri sıkıntıdan patlardım. bazı evlerde oyuncak bile yoktu. elime kağıt kalem verirlerdi, sigara dumanının olmadığı bir odada yalnızlığıma terk ederlerdi. ablam desen ya evin kızıyla odaya kapanır, beni içeri almazlardı, ya da hanımlık öğrensin diye yetişkinlerin yanına buyur edilirdi. neyse esas itirafım şu, okumayı-yazmayı öğrendikten sonra nasıl akıl ettim bilmiyorum ama sehpa ve koltuk altlarına ev sahipleriyle ilgili bir şeyler yazmaya başladım. genelde ne kadar sıkıldığımı yazardım. eğer ablamla arkadaşı beni odalarına almadılarsa kapının arkasından dinlediğim sırlarını yazardım. biraz daha büyüyünce mahallede küfür etmeyi öğrendim. sonra da bir daha beni gezmeye götürmediler zaten.*
dün gece 8 erkekle grup sex yaptım. aralarında ise gay aleminin en tanınan adamlarından biri de vardı. tam 7 sine aktif oldum. en yakışıklı kaslı olanı ise bana aktif olmak istedi. peşimden çok koştu. vermedim amk. tuhaf bir geceydi.. hayal gibi hissediyorum sanki.

aslında pasif ağırlıklı gayim ama o kadar erkeği görünce korktum amk . aktif oldum..
genç olmama rağmen sadece babam, dedem yaşındaki erkeklerden hoşlanıyorum.
adanada resmen hissedilen sicaklik 59 dereceyi gosterdi. artik hissedilen sicakliklari hissedemeyecegime inaniyorum, hissedecek hucrem kalmadi. bi klimaya sarilip aglayarak ölmek istiyorum lan boyle sehir mi olur bildigin duduklu tencere ekmek firini ya da resmen dunya sinavi gibi sehir. adanalilar allaha sovdukce termometre yukseliyor sovdukce yukseliyor . ankaraya tasinacagim doneme gecmek istiyorum artik safak saymadan bitsin su aylar......
az önce sokağa çıkıp deliler gibi koşup çocuklarla top oynadım. bu sıcakta kanter içinde kaldım ama değdi. sanırım yaşımız kaç olursa olsun mutlu olabilmenin, bir süreliğine dertleri unutabilmenin en eğlenceli yolu içimizdeki çocuğa dışarı çıkması için şans vermek.

edit: kıyamammm. eve geldiler beni çağırıyorlar tekrardan. nasıl mutlu oldum belli değil *
bugün çocuğun birisi beni koliye çağırdı, giderken şarjım bitti, kayboldum istanbul sokaklarında. sonra çocuk küstü, kalakaldım öylece. suçlu ben miyim?
  • /
  • 91