ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
şu anda mr. köfte dudak yatağımızda uyuyor ve ben onu izliyorum
neden uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa uçak o maddeden yapılmıyor, evet, günlerdir bunu düşünüyorum sözlük, ilim bilim irfan yani. bi de insanlar maymundan geldiyse neden halen maymunlar var?**
aslında çok orospu ruhluyum. yani bana kalsa yazmadığım yazar kalmayacak ama iyayle çocuğu olduğum için yapmıyorum öyle bi şey.
artık bilmiyorum cidden bilmiyorum. her şey o kadar karıştı ki hayatımda her şey alt üst oldu ve ben bir şey hissedemiyorum sanırım. birine aşık olmaktan o kadar çok korkuyorum ki hemen kendime yalanlar söylemeye başlıyorum. o seni sevmeyecek, sevmiyor olamaz diyorum. günlerim hislerimi, insanlığımı bastırarak geçiyor. insan olmanın temelinde duygular vardır ve ben bunlardan yoksun olarak yaşıyorum. sadece arkadaşlarımlayken hiçbir şeyi takmadan düşünmeden eğleniyorum. yanlarından ayrıldığımda kendimi her saniye sorguluyor ve hissetmemeye başlıyorum. arkadaşlarıma olan sevgim o kadar karışık ki adını bile koyamıyorum. birini arkadaş olarak mı seviyorum yoksa daha fazlası mı olsun istiyorum bilemiyorum.
daha geçen gün buluştuğum arkadaşıma bile ne gözle bakıyorum bilmiyorum. o bana güveniyor içini açıyor, hoşlandığını düşündüğü kişiyi anlatıyor ve ben bunları dinliyorum, büyük bir mutlulukla. cidden o an aşırı derecede mutluydum. ama sonra yanından ayrıldığımda her şeye dışarıdan baktığımda mutlu olduğum bir an mıydı yoksa mutlu birini oynadığım bir an mıydı kargaşasını yaşıyorum. o kadar uzun süredir olmadığım birini oynuyorum ki aslında olduğum kişiyi insanlara güzelce açabildiğimde bile sanırım ben olmadığım birini oynuyorum. ne istediğimi bilmiyorum, ne olduğumu bilmiyorum. ben bunları bilmiyorken insanlara nasıl kendimi anlatabilirim ki? o gece bana sürekli bu arkadaşından hoşlanıyorsun değil mi diye sordu. kaç kere reddetmiştim ve o gün tekrar sordu. tekrar reddettim ve bunu beni denemek için mi yapıyor, yokluyor mu, yoksa benim mutlu olmamı istiyor ve bu yüzden mi böyle davranıyor. hoşlandığı çocuk onu hak ediyor mu onu bile bilmiyorum. sanırım bu dünyada bilmediğim hala çok şey var sözlük.
40 kişilik "tekbir allahu ekber" naraları atan grubun içinden beyonce dinleyerek geçtim.
en son ne zaman mutlu hissettiğimi hatırlamıyorum. hatta en son ne zaman iyi herhangi bir şey hissettiğimi hatırlamıyorum. umrumda değilmiş gibi davranmaktan, aptal beklentilere girmekten ve lol'de feedlemekten bıktım. evet bu da aradan çıksın.
+18 http://xhamster.com/movies/859408/big_ha...

böyle bir daddy istiyorum sözlük. çok mu şey istiyorum yani?
kimseyi sevmeyin lan.

seviyorsunuz götleri kalkıyor insanların. unutmayın umursamaz olduğunuz zaman mutlu olacaksınız. önemli olan çok arkadaşınız olsun. birlikte kahve için eğlenin, aşk yalandır. yapmayın etmeyin.
ofiste karton bardaktaki çay samimiyetsizliği gibi geçen dünün ardına, sabahki enerjim ile bugünü devirdim. şu mutluluk gerçekten paylaştıkça büyüyor. ben de ofistekilere seslendim günaydın! diye, duymadı kimisi, bir daha dedim. sonra bir tebessüm hepimizde. sebep olanlar var olsun!
değersiz hissediyorum. lanet gibi yapıştı kaldı siktiğimin duygusu. "fark etmez" lafını çok kullanırım, gittikçe o lafa dönüşüyorum herhalde.
game of thrones sikiyorum.
geçen haftasonu spod'un açılma toplantısı moderatörlüğü eğitimi için istanbul'daydım. harika geçti eğitim, türkiye'nin değişik illerindeki lgbt örgütlerinden gelen 20 kişi kadardık, pek çok şeyden konuştuk, açılma süreçleri, yas süreci, açılmada aile perspektifi, grup dinamikleri, toplantılarda karşılaşılabilecek nefret söylemleri durumları, insanları konuşmaya motive etmek vs. pek çok şey. benim açımdan bu eğitimin bir başka önemi de oldu, zaten eğitime çok aktif olarak, sorular sorup yorumlar yapıp görüş bildirerek katıldım, bunun yanında konuşulan konularla ilgili olarak kendi deneyimlerimden pek çok örnek verebildim. bu örnekleri verirken de çok rahattım. bunun benim için önemi, hayatımda ilk defa, bir grup içinde (her ne kadar lgbt grubu olsa da) kendi durumlarım ve deneyimlerim hakkında ilk defa konuşabilmiş olmam oldu. eğitim sonunda pazar günkü spod'un olağan açılma toplantısına da katıldık, orada da kendi açılma sürecimi güle eğlene anlattım, ki bu da benim için ilk oldu. daha önceden o kadar açılma toplantısı moderatörlüğü yaptım, hiç birinde kendi hikayemi anlatacak kadar cesaretim olmamıştı, bu sefer nasıl oldu bilmiyorum, bıraksalar bütün hayat hikayemi anlatacak kadar rahattım.

zihnimde ne gibi birşey değişti bilmiyorum. bu tür konuları konuşmak, kendi hikayemi bir topluluk önünde anlatmak imkansızdı benim için. daha 6 ay önce gittiğim psikologa bile anlatmaya utanıyordum, anlatıcam diye soğuk soğuk terler boşanmıştı, 6 ayda resmen evrim geçirdim. bu benim için şaşırtıcı oldu. hala über süper rahat bir insan değilim bu konuda, ama ciddi bir aşama kaydettiğim kesin. kendimle gurur duyuyor muyum, yok hissettiğim gurur gibi değil, ama bolca hayret hissediyorum, bir de iyileşiyormuşum gibi geliyor. hala korkularım ve çekincelerim var elbette, hala en yakın arkadaşıma açılamadım mesela ama sürekli bu konuda bir adım atabiliyorum.

duygular ve sıkıntılar konuşuldukça hafifliyormuş, derdini anlatmayan derman bulamıyormuş, kanlı canlı yaşamış durumdayım. benden havadisler böyle.
annem uğur parası diye cüzdanında 1 dolar taşıyor. fetö soruşturmasından içeri alınırsa çok gülerim! ayyyyy!*
flört etmeye çalışmak... çok... yorucu. kaç cm diye sorasım geliyor cidden aşırı ciddi bir konuşmanın ortasında, umarım bisiklet sürmek gibidir de alışırım yeniden. yoksa s*çtım.
sevgilim varken başkasıyla yattım fakat o aynısı yapınca ona tepki gosterdim ne kadar salağım aq
oh be. kaç aydır uğraştığım oyunu bitiriyorum sonunda. 1-2 gün kaldı. belki de bugün biter. valla neler çektim yav, umarım karşılığını alırım. türkler çok destekçi o konuda. valla o kadar boktan bir yoldu ki, ta geçen yaz başlamıştım, psikolojik sorunlar, sağlık sorunları, ameliyat, okul derken uzadı da uzadı. neyse, en azından planlamayı öğrendim. acaba gelecekte bu güne bakıp, "vay be, neler neler yapmışım hehe" mi diyeceğim, yoksa "o zaman boktanmışım, şimdi daha da boktanım" mı diyeceğim. oyunun test aşaması ve pazarlama aşaması var daha maalesef. hepsini kendim yapmak zorundayım. en az 2 hafta süreceğini düşünüyorum bu aşamanın. bu iş bittikten sonra, kendime uzun bir dinlenme arası vereceğim.
5 yıla yakındır çalıştığım işimden de işyerimden de meşhur tarih 15 temmuzdan itibaren nefret etmeye başladım. abartmıyorum bi s*kmedikleri kaldı. başka yerde çalışan arkadaşlarıma özeniyorum. yani bu darbe sadece kamuda çalışanları mı etkiledi anlamıyorum herkes diken üstünde herkes tedirgin kimse yüzde yüz kendinden emin değil her an götürülebilirmiş kaygısıyla yaşıyor.

sevdiğimiz iş arkadaşlarımız mesai saati içinde gözümüzün önünde gözaltına alınıp 2 gün gözaltında tuttuktan sonra tutuklanıyorlar. hayatımda ilk defa psikiyatrik tedavi görme ihtiyacı duyuyorum ve doktora gidemiyorum izin alamıyorum. kendimi kapana sıkışmış gibi hissediyorum. gerçek anlamda çok bunaldım sözlük.
sabah taymlaynıma simit sigaradan daha zararlı diye bi haber düştü, ağbi zaten yeniden başladım başlayacam yapmayın böyle şeyler sigara diye seni yakarım profesöööööörr
dışarı çıkmak istiyorum ama gereksiz yere acayip bir gerginlik var üstümde. yarım saattir hala duşa giremedim.
yaptığım hiçbir şey doğru şeymiş gibi gelmiyor. hayatımdan memnun değilim, hiç olmadım, olacak gibi de görünmüyorum. öte yandan geçmişe bakınca güzel şeyler bulabiliyorum, fakat o sırada fark etmiyorum bunları. geçmişe bağlı yaşamak çok yorucu gerçekten, aylarca geriden takip ediyorum hayatı. bıkmıyorum bundan ama. asla da vazgeçmiyorum. eski kafalı, basit ve çelişkili olduğumdan bu kadar iticiyim belki de.
kendimi sevmiyorum evet ya. valla sevmiyorum.
  • /
  • 91