kedi

iş bulup ayrı eve çıkma konusunda en büyük motivasyon kaynaklarından biri sayılabilecek evcil hayvan. arkadaş gibi bir şeydir kedi. evlat gibi de, sevgili gibi de, garip bir durum kedi beslemek.
kedimden ayrı kaldığım için artık sokakta gördüğüm kedilere daha anaç duygularla bakıyorum. laf attığım, göz kırptığım, öpücük yolladığım, pisi pisi dediğim, gülümsemekle yetindiğim, selamladığım kediler oluyor.

evde kedi bakmayı düşünenleriniz varsa, ara sıra duş kabinine falan sokup yıkamanız gerektiğini, tüylerin de ara sıra taranması gerektiğini hatırlatayım. ben bu dediklerimi yapmaya üşendiğim için evdeki diğer insanlar tüyleri bahane edip kedimi uzaklaştırdı. gerçi şimdi bahçeli bir evde, iyi bakılıyor. özlüyorum.
yalnızlığımı en çok hissettiren canlı türü mü ? değil mi ? bilmem ama iki tanesi ile yaşamaktan , aynı havayı solumaktan sonsuz keyif aldığım, huzur kaynaklarıma verilen genel isim ... evet kedi kesinlikle huzurdur...
"ona sahip olamazsınız, o sadece onun hayatını daha güzel hale getirmek için harcadığınız çabaya tenezzül ederek sizi onurlandırır" gibi bir laf duymuştum.
dünyanın en sevimli yaratıklarıdır. nedense hayvan yerine koyamıyorum bunları. dertleri anlatabildiklerini, beni anlayabildiklerini hatta zaman zaman çözüm yolu gösterebildikleri kanaatindeyim. * yazın 40 derecede sıcaklıkta sarılıp uyumak pahabiçilemeyen bir duygudur.
kedi = felis domesticus (latince)
bu felis domesticuslar her ne kadar kökenleri insanla hiç alakası olmasa da, insanlarla yaşadıkça kendilerini insan yerine koymaya başlayıp, ciddi anlamda insan gibi davranmaya başlarlar.
şahsen benim kedim baya baya ağa misali oturuyor, kendi koltuğunda değil bizim koltuklarımızda oturuyor, yatağında değil, benim yastığıma kafasını koyarak uyuyor. değişikler yani. bir de onlara insan değilmişçesine davrandığınızda, kendinizle aynı kefeye koymadığınızda bozulup söylene söylene gidiyorlar.

dip not: bir de kedim su kabından değil, kafasını suyun altına sokarak çeşmeden su içiyor. tam fırlatma yahu.
annemin kıçından uydurduğu "bende alerjik astım var oğlum kedi tüyü çok fena yapıyor beni" diyip yıllarca kösnük kösnük arkadaşlarımın kedilerini sevmek zorunda kaldım. hatta bazen daha ileri gidip annem o kedi eve gelirse seni de eve almam gibi ithamlarda bulundu. şu anlık ana-baba parası yiyen bir öğrencimsi olduğum için kedi besleme hayallerimi ertelemek zorunda kaldım.

sırf bu kedi besleme sevdam yüzünden ileride evinde 32 kedi besleyen yanlız adamlara bağlayabilirim.
yavruyken pek bir tatlı, pek bir oynak olan bu hayvanların büyüdükçe götleri kalkar ve evde patronun kendileri olduğu fikrine kapılırlar. bir hadisizleşmeler bir artistlikler. benim evimde bana artistlik yapanın alnını karışlarım buna kediler de dahil. bir de kedileri köpeklere tercih edenlerle pek anlaşamıyorum nedense. ezik mi oluyolar ne? kedilerin evdeki ezici üstünlüğünden sanırım.
gün gelir yemeden, icmeden kesilirler. evde kose bucak pesinizden kosan bu guzel yaratiklar gun gelir yemek kabinin yanina ugramazlar. su icmezler. kuvete girip, su içmeye calisirlar. gardrobun üstüne tek ziplayisla cikan kiz, o gun geldiginde diz boyundaki kuvete cikacak enerjiyi bulamaz. yaptiginiz hicbir saklabanlik dikkatlerini artik çekmez. kardesi birseyler olduğunun farkindadir. yatak icin kavga etmez onunla, gider ufak olan yatakta yatar. dalasmaz hasta kardesine...

geçici tuy yumagi problemidir diye kendinizi avutursunuz bunun dogru olmadigini bildiginiz halde. ama umut fakirin ekmegidir ya!

gidersiniz veterinere. tahliller, ölçümler... beklersiniz ertesi gun bir umut gelen telefonun iyi bir haber verecegini. ancak beklenen olmaz. gun gelir, artik onlarin da miladının dolduğunun farkina vardığınızda koskocaman 17 yil ne cabuk gecti diye sorarsiniz kendinize. yutkunamassiniz. icinizdeki acinin tarifi de yoktur. onun aci cekmesini istemediğiniz icin uyutmaktan başka da care yoktur. onlara hep gozunuz gibi baktiginiz icin, aci cekmeleri en son isteyeceginiz secim olur.

iki gun sonra gidilir kliniğe ve son kez bakarsınız yorgun gozlerine. veterinerin ve asistaninin yaninda aglamak olur mu? bal gibi olur. hungur hungur aglarken saniyeler icinde kapar gozlerini sonsuzluğa biricik kızınız.
itaat etmeyi sevmezler, emir almaz verirler, bu yüzden nankör olarak yaftalandıklarını düşünmekteyim.
önceki hayatımda olduğumu düşündüğüm canlı türü.
kuş olayımız aileden gelir. onda master derecemiz var. köpek desen aldık, baktık, besledik vs. fakat bu namussuzlar beni mi çok seviyor yoksa ben mi yaş ilerledikçe onlara karşı sıcaklaşmaya başladım bilemiyorum. ben kediciyim. o kadar.
bir mırıltısıyla insanı huzura erdiren varlık.
yavruyken çok daha sevimli olurlar.

beslenmeleri konusunda bilgi sahibi olmak gerekir.

https://wimpycathouse.com/kedileriniz-ic...
nankörlüğüyle ün salsa da, samimiliğin tillahıdır. gurur timsalidir. burnu düşse yere almaz, onu anca onun size izin verdiği kadar sevebilirsiniz.
ilk defa mısırlılar tarafından evcilleştirildiği düşünülmektedir. hiyeroglifler sağ olsun...

diğer ingilizce isimleri...

(bkz: puss)

(bkz: pussycat)

hiç de nankör değildir. hastalıkta sağlıkta kıçımın dibinden ayrılmamıştır. sıcak su torbası niyetine kullanılabilir. ona sarıldığınızda bütün sıkıntılarınız uçar gider.
bir tane uzun tüylü sarman oğlum, bir tane beyaz scottish kızımla beraber deneyimlediğim ev arkadaşlığımda yolculuk ettiğim canlı türü.
bir kere hepsinin karakteri birbirinden farklı ,
özellikle tekir kedilerin , kedi türünün en kralı olduğunu düşünüyorum. aşırı hareketli , aşırı yaramaz, aşırı zeki olduğunu düşünüyorum.
bendeki iki tanesi arasındaki farklara gelirsek, say say bitmez.
sarman olan oğlan, babası tarafından tuhaf bir şekilde eğitilmiş. hayvan kedi değil, köpek gibi gerçekten. mesela iki günlüğüne iş için bir yere gideyim döndüğümde köpek gibi uluyor trip atıyor. eşyaları bırakıp salona geçtiğim anda gelip kafa atıyor suratıma. gerçekten bildiğin gelip kafa atıyor. sonra iki patisiyle sarılıp saatlerce öpüyor. gece ise sarılarak uyuyor.
kız ise kızgınlık döneminde babasına düşkün, bu ay kısırlaştırdığımızda karakterinde ne değişiklik olacağını bilmiyorum. onun dışında ben duşa girdiğimde sağa sola sallanarak ağlıyor.
genellikle dibimde.
babamız isyanlarda, köpeğimiz ve kedilerimizin düşkünlük gösterdiği kişi değiştiğinden bir miktar hüzünlü.
ama her şeye rağmen , sevgi dolu tüy topları iyi ki varlar.
  • /
  • 4