sözlükçülerin nick hikayeleri

  • /
  • 8
fransızcaya düşkünlüğüm buraya da sıçradı sözlük. daha ilk gireceğim zaman bunu düşünmüştüm.

fransızca (porter-ayı) demek. işte benim kıssadan hisse hikayem.
gerçek ismim ve de 2004 kasımından bu yanaki soyadım. nickimin öyle aman aman bir hikayesi yok ama soyadım dünyalara bedeldir nazarımda.
moddi - smoke şarkısına olan hayranlığım, sigaraya olan aşkım, sonundaki bl ise bear lover.
hiç istemediğim halde üstüme yapışan nick name. mesleğim değil ama olduğum sektörden dolayı böyle bir twitter hesabım vardı. sonra ayı sözlükte de böyle bir hesap adı oldu nedense. lan .... öfff. sekürüüü!
aslında bir çok platformda farklı bir nick kullanmama rağmen, interaktif sözlüklerin sadece bir tanesi yüzünden, tüm sözlüklerde bu nicki kullanmak zorunda kaldım.

(bkz: kawasaki ninja)
(bkz: ninja kawasaki)
temmuz ayında bundan 21 yıl önce ciğerlerinin havayla dolmasını takiben çığlıklar eşliğinde bir bebek dünyaya geldi, serkan... benim nick hikayemde bu.
nazarlardan saklasın! dağlara taşlara...
st bear means saint bear. '' saint'' comes from aziz ( also my name; aziz is same with saint in english) and bear comes from bear type of homosexuality. so, my nick comes out with these stupid story. *
sözlükteki yaş ortalamasına bakıp ulan çok küçük kaldım buraya diyip "yavru" ekini aldım
dans ediyo olmama rağmen bu kadar yemeğe kesin "bear" olurdum diyip bear'ı aldım.
sonuç çıktı işte ve sözlüğe girdikten sonra harbiden çok doğru bi nick aldığımı gördüm.
yıllar önce; o zamanlar insanlarla konuşmaya utanıyorum nette ama bir yandan da muhabbet etmek istiyordum. sahte bi facebook hesabı açtım ve sahte de bir msn aldım. isim kevin takılıyorum sinsi sinsi avlarımı bekliyorum felan. maili mi de almışım kevinbear diye. insanlar da ne mal inanıyorlardı bana kamera falan açıyorlar bende yalan gırla tabi aaaa açılmıyor mu nası açılmıyor ya falanlar filanlar. küfür etmeyin len toyduk o zamanlar işte. ayıp heralde farkındayım yaptığımının.
neyse işte sonra o da yetmedi görüşmek istedim insanlarla o kevinbearlı mail adresimi verdim. sonra türk arkadaşlara da o maili verdim. öyle kev diye çağırmaya başladı insanlar beni. şimdi bilenler bilir zaten hiç öyle yalanla dolanla işim olmaz. ama bi geçiş süreciydi işte.
ayol bu nicki tesadüfen isim kombinasyonuya buldum, bundan önceki çok varoştu. babama yakalandığım nickim "olgunsevercitir"di, sonrasında daha az dikkat çekici olsun diye bunu buldum.
mel gibson ın en sevdiğim filmi conspiracy theory - komplo teorisi filminden...filmde beni en etkileyen şey arıza jerry nin aşkıydı ki şöyle der jerry:
''love gives you wings. it makes you fly. i don't even call it love. i call it geronimo. when you're in love, you'll jump right from the top of the empire state and you won't care, screaming "geronimo" the whole way down. i love her so bad, i just... whoa, she wrecks me. i'd die for her.''
böyle işte...
"fanfenussen" gary oldman'ın çocuklarının yanında,biraz da iyi bir örnek olabilmek adına "fuck" yerine uydurduğu küfürdür. kızkardeşimle ağzımızdan düşürmediğimiz küfür olduğundan aklıma ilk gelen kelime budur.
efendim bundan seneler önce, bir mayıs sabahında ekmek ve süt almak için bakkala gitmek niyetiyle evden dışarı çıktığımda, o gün hayatımı değiştirecek insana rastlayacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. ben mahallede yeniydim, ve bakkal çok yakışıklıydı. olanlar oldu işte. hiç bir mahalle bakkalının, pıtırak gibi çoğalan süpermarketlere karşı tutunamadığı postmodern zamanlardan geçtik, aşkımız nice badireler atlatarak bu günlere geldi. o gün mahallemizin bakkalıyla tanışmamızın üzerinden 15 yıl, 4 ay, 21 gün geçmiş.
birkaç yerde kullandığım bu nicki, adıma yakın ama aynı zamanda anonim kalmamı sağlayacak bir isim ararken buldum, tunatuna yazacaktım, ancak klavyede elim kayınca tunatuan yazdım yanlışlıkla, fonetiği hoşuma gitti. kullanmaya devam ettim.
kendimi bildim bileli kedi köpek patilerine karşı bir hayranlığım vardı, sürekli ısırırdım.
gel zaman git zaman seneler birbirini kovalarken bir bakmışım eşcinsel ayı olmuşum.
pati merakıma bir de ayı pençesi eklenince paw nicki doğdu.
kulağımdaki küpe bile pati...
çok eskiden beri adını sıkça duyduğum , okuduğum bir ilaç ismi .
arkadaşlarımın arasında ortaya çıkan bir takma ad diyebilirim. bir kız arkadaşım söylemişti sonra bayağı bir yayılınca benimde hoşuma gitti. asıl hali honey b 'ydi . b kısmı ismimin baş harfi oluyor aynı zamanda. sözlük için honeybear ve honeybee arasında gelip gittim. honeybear yapıp klişe ve kendini beğenmiş gibi olmak istemedim. o yüzden seçimimi honeybee'den yana kullandım. honeybee ise ayılar ile en çok içli dışlı olan ve de üretken olan güzelim bal arısıdır.
karpuz benim tek ve biricik aşkımdır. hastalıkta hep yanımda olan bir meyvedir. hastayken tek onu tüketebiliyorum gibi. o kadar samimi ve ciddi bir ilişkimiz var ki hatta bazen ciddiliğimizi kaybedip işin suyunu çıkarıyoruz ve salatalara katıyoruz. ilk last.fm'e üye olurken aklıma geldi bu isim. sonra da buraya girerken kullandım. hoş yani, artık yeni üyeliklerim bunun üstüne olur. eşi benzeri yok diye düşünürdüm ama başka bir sözlükte de bu isimde biri varmış, şaştım kaldım.

(bkz: ismini googleda aratan insan)
  • /
  • 8