cikolatali kek

Durum: 1906 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26948 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 96

ayıp şarkılar

cause i m laughing with my muffin**

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

arctic monkeys - do i wanna know

sevişilmek istenen sözlük yazarları

sevgilinin ağzından şarap içmek

yatakta geçirilen saatlerin ardından susayan sevgilinin susuzluğunu giderme olayıdır. sevgili sizdeki tüm şarabı içmek için kıvranırken tüm kontrolün sizde olmasının tadını çıkarabilirsiniz.

erkek memesi

varolmasının sebebi bebek anne rahminde şekillenmeye başladığında y kromozomu aktif değildir. biliyorsunuz y kromozomu bizim pipimizi çıkaran gen. işte bu yüzden ilk başta hepimiz kız bebekler olarak gelişir. sonra x kromozomu çalışır. x kromozomunun etkisinde geçirdiğimiz ilk günlerde memelerimiz oluşur ve bir daha gitmez. iyi ki de gitmez.

jamie dornan





böyle de seksi bir heriftir.

arctic monkeys

şarkısıyla beni benden alan indie rock grup.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ateist olup burçlara inanan insan

ideoloji karmaşası yaşayan çocuğun 2. dereceden kuzeni olma ihtimali yüksektir.

ideoloji karmaşası yaşayan çocuk için:

emrin olur

kontrol hastası, efendi christian grey'in duymaktan en çok keyif alacağı kelime topluluğudur.

calvin klein

yeni reklamında justine bieber'ı oynatarak gözümden düşmüş dünya devi firma.

boxerlarınıza bir servet ödedim lan ben bana böyle mi teşekkür edecektiniz.. siz ki beckham'lar jamie dornan'lar, david gandy'lerle çalışmış firmasınız.. olmadı..

depresyonda olan sevgiliye yardım etme yolları

eğer seks yapacak enerjisi varsa, depresyonun boyutunu bilmiyorum ve şu anda tellerimden dolayı sekse aç birisi olarak yazıyorum bu satırları, güzelce düzüşün.
bence keyfi yerine gelir. zaten erkekler rahatlamak için seks yaparlar, kadınlar gibi rahatken seks yapmazlar.
pardon erkekler her durumda düzüşebilirler. ne diyordum?...

sevgiliye mekik çektirmek

sevgiliyle yapılacak en iyi sporlardan biridir. kanter içerisinde mekik çekecek sevgilinin ayaklarının ucuna oturulur ve her doğruluşunda bir öpücükle ödüllendirilir. bazen dudaklarınızı geriye çekerek onu biraz daha teşvik edebilirsiniz. eh spor yaptıktan sonra testesteron salgıladığımızı da biliyoruz. evet.

ayı sözlük yazarlarının sevişmek istedikleri yazarlar

tamamı ayı sözlük yazarlarının sevişmek istedikleri edebi yazarlar olacaktı. yok yok ayı sözlükte yazan kardeşlerinize hallenmeyin hemen! bu başlık altında yazılanlar nekrofili sayılmayacak sadece ilgimizi uyandıran yazarları kapsayacaktır. şöyle de düşünebiliriz, onların yaşadıkları yıllarda yaşasaydık? ben başlıyorum:

tolstoy
hemingway

kirli sakal erkeğin makyajıdır

eskiden internet kanallarında oradan buraya kelebek gibi uçuşurken denk geldiğim bir laftı. o zamandan beri aklımda yer etmiş olacak ki ne zaman kirli sakalını kestikten sonra çirkinleşen bir adam görsem aklıma bu söz gelir ve ne kadar doğruymuş derim. bütün yüz kusurlarınızı örtüyorsunuz, hadi iyisiniz.

lascaux mağara resimleri

bilinen en eski sanat resimleri arasında yer alır. bu resimler, orta fransa'da dört çocuğun bir mağaraya yanlışlıkla girmesiyle keşfedilmiştir. içerisinde 15.000-17.000 yıl öncesinden kalma 1.500 hayvan resmiyle dolu bir dizi oda bulunmuştur.

yapılış amaçlarıyla ilgili teoriler mevcuttur. bir görüşe göre o dönemde yaşamış bir gözlemci gördüğü hayvanları çeşitli vurgularla başkalarına aktarmak istemiş olabilir. bir diğer görüşe göre insanlar mağara duvarlarına hayvanların resimlerini çizerek kıtlık zamanında onları kontrol altında tutmak istemiş olabilirler. ayrıca bir başka görüşe göre de resimlerin çoğu mağaranın ulaşılmayan yerlerinde olduğu için büyü amaçlı çizilmiş olabilirler.

tasvirlerin çoğu noktalar, doğrusal desenler ve sembolik anlamları olabilecek farklı tasarımlar içermektedir.

mağaranın bir salonunda, en gösterişli salonu, resimleri bir bizon sürüsünün kovalanıp yakalanmasını resmediyor.

resimlerin paleotik olarak tanımlandıktan sonra halka açıldı. ancak eserler yoğun ziyaretçi akımıyla zarar görmeye başlayınca sergiye kapatıldı. insanların talebine karşılık verebilmek için mağaranın yakınına, mağara ile aynı ölçülerde bir kopyası inşa edilmiştir.

mağara ressamları perspektifin bilincindeydiler. figürleri duvarların yüksek yerlerine biçim vererek yaptılar, öyle ki aşağıdan bakan kişi için resimler biçimsiz görünmeyecekti.

mağarada betimlenen tek insan figürü hayvanlara göre çok daha kaba biçimde çizilmiştir. bu özellik onun büyülü özelliklere sahip olduğunu düşünmediklerini göstermektedir.

alfabe

m.ö 2000 yıllarında mısırlı firavunlar bir sorunları olduğunu fark ettiler. artan köle sayılarıyla beraber, bu kölelerle iletişime geçmekte zorlaşıyordu. köleler hiyeroglif yazısını okuyamadıkları için mısırlılar bu kölelere emirlerini yazılı olarak iletemiyorlardı.

mısır hiyeroglifleri gibi erken dönem yazı sistemlerini okuyup anlamak oldukça zordu. her bir harf onlarca anlamı ve sözü temsil ediyordu. bazen hiyeroglifleri okumak seneler alabiliyordu. açıkçası hiyeroglifleri yalnızca bir avuç mısırlı okuyabiliyordu.

dilbilimciler bugünkü alfabenin 4000 yıl önce mısırlıların köleleriyle iletişim kurmak için basitleştirdikleri hiyeroglif yazısından geldiğine inanmaktadırlar.

alfabenin keşfiyle, karakter sayısı birkaç binden birkaç düzineye indi. böylelikle insanlar daha kolay öğrenip yazmaya başladılar. karmaşık hiyeroglif dili sonunda unutuldu ve bilim insanları 1799 yılında rosetta taşı'nın keşfine kadar bu dili çözemediler.

alfabe son derece başarılı oldu. mısırlı köleler evlerine döndüklerinde bunu kullanıp geliştirdiler. alfabe yakındoğu'da yayılarak arapça ve ibranice dahil olmak üzere pek çok yazı sisteminin temeli oldu. denizcilikle uğraşan fenikeliler, akdeniz kıyısı boyunca karşılaştıkları kabilelere yaydılar.
yunan ve roma alfabeleri de antik fenike yazısına dayanmaktadır.
bugün ingilizce de dahil çoğu batı dilinde, roma alfabesi kullanılmaktadır.

b harfi antik mısır alfabesinden gelmektedir ve "ev" sözcüğü için kullanılan mısır karakterinden türemiştir.

ingilizce diğer dillere kıyasla en fazla kelime bulunduran dillerdendir.

kruvasan

ramazan ve kurban bayramlarından önce mutfağa geçip aileme yaptığımdır. sıcacık fırından çıkardığında ortaya yayılan mis gibi tereyağı kokusunu alan kendisini tepsinin başından alamaz.

aileye açılmak

önce biseksüelim diyin ve ağlayın. pişmanım diyin. sonra yavaş yavaş araya iyi homoseksüelleri sokun. onların başarılarını anlatın. onların ne kadar normal olduklarını anlatırken bir yandan heteroseksüel sapık insanları anlatın. onlarında ne kadar sapık olduklarını vurgulayın. ama bunları aniden yapmayın. ben 1 sene boyunca bu aşamaları katettim. şimdi rahatça biseksüelim diyebiliyorum. langır lungur ibneleri savunabiliyorum annemlere karşı. az kaldı yakında tamamen gey olduğumu söyleyip fakülteyi de bitirdikten sonra helal süt emmiş diğer ibne ile kapılarını çalarım. *

anal seks

eşcinsellikle alakası yoktur. heteroseksüel çiftler de yapar. benim merak ettiğim; acaba bizim aramızda bu kadar yaygın olması çocukluktan itibaren izlediğimiz pornolardan mı kaynaklanıyor. bugün porno izlerken (diş telimden dolayı sevişemiyorum ne yapayım) aklıma geldi. yani kendimizi keşfettiğimiz o yıllarda, anal yerine bize oral gösterilseydi mesela, biz gene böyle tepinir miydik?
  • /
  • 96
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1906

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.