edit2: aha gene oldu sürekli şu yazı karşıma çıkmakta;
büyük başarısızlıklar sözkonusu
merhaba. ekşi sözlük'te bizim test etmeyi unuttuğumuz ya da biliyor olsak bile düzeltmeye vakit ayıramadığımız bir şey yapmayı başardınız. bu yaşadığınız problemi kenara köşeye kaydettik ve ilgileneceğiz. bu arada siz ana sayfaya dönerseniz oradan hiçbir şey olmamış gibi devam etmeyi deneyebilirisiniz. eğer ana sayfa da yamulduysa sıçtık. çaktırmayın.
goth / emo / punk tarzında ilik gibi hatunları bünyesinde bulunduran site / oluşum. hayallerimde ciddi ciddi verdikleri partilerden birine katılmak bulunmaktadır efenim.
bir elektrikçi bir tesisatçı evdeyken huzurumu bozan meslek erbaplarıdır. evdedirler ama evde yoklarmış gibi takılmaya çalışırsın, izin vermezler. en uyuz olduğum noktalardan biride evde hatunum vardır, yenge yenge diye seslenirler. yenge ne lan? hanımefendi de, bayan de, illa bir şey diyeceksen bana bilader diye seslen. özetle hazzetmiyorum efenim tavırlarından.
insanlar bu gece yataklarında rahat rahat uyurken, kaybettiğimiz bir canımız daha. cana yakın, tanıdık tanımadık göz göze gelince gülümseyen adam. kendisi bu gece polis terörüne maruz kalıp, kriz geçirdiği sırada ambulans gelmediği için hayatını kaybetmiştir.
açık konuşmak gerekirse en son kız arkadaşım hayatıma girene kadar biraz şüpheli baktığım bir oluşumdu. lakin az önce bahsettiğim gibi kız arkadaşım aracılığı ile tanıştıkça ön yargılarımın silinmesi çok hızlı olmuştur, üzerine birde gezi parkı vasıtası ile daha da kaynaşınca eski düşünce şeklim tam anlamıyla saçmalık gelmiştir. kendisi gayet cana yakın insanlar barındıran, hatta ve hatta bu insanlara karşı ön yargılı olanlardan çok daha fazla paylaşımda bulunabildiğim kişilikleri barındırır efenim. sanırım eski sevgilimin bıraktığı tek güzel şey bu konuda beni açık fikirliliğe itmiş olmasıdır.
doğma büyüme izmirli olmama rağmen hayatımın en büyük aşkına ev sahipliği yapmış şehirdir. 7 sene boyunca her cuma akşamı işten çıkıp cumartesi sabahı gözü aştide açmam, daha sonrasında pazar akşamı aştiden otobüse binip pazartesi sabahı işe gitme durumları. dediğim gibi doğma büyüme izmirli olmama rağmen hayatımda en çok büyülü fener de film izlemişimdir, muhtemelen ulus civarında içtiğim kadar hiç bir mekanda içmemişimdir, hiç bir tatilimi asla o kadar süre deniz olmayan bi yerde geçirmemişimdir. bak gene içerledim, yeter bu kadar sözlük sustur beni.
sahilde tek basima iciyorum sozluk, caprazlama olarak yalan soyleyip herkese hepsinin beni baska bi yerde sanmasini saglayarak kactim ortaliklardan. isin kotu kismi vicdan azabi cekmiyorum, herkes alkolu birakicam hayatimi duzene sokucam diye inandiklarindan benden daha buyuk bir yalani oynuyorlar, benim uzerimden olusturulan inancin parcasi olamiyorum. maddi olarakta buyuk bir cokus yakin gozukmekte boyle giderse. onceden evde ufak tefek isler yapip bi sekilde kendimi idame ettiriyordum ama artik onlarida yapamaz duruma geldim. projelerim sarkti, cevremde ufak tefek inanc sarsilmalari basladi. ama dedigim gibi vicdan azabi cekemiyorum, pisman olamiyorum. eger ufacik bir sey hissetsem kabusa donucek, belki kendimden kaciyorum, bilmiyorum...
tadının değişiceğini iddia edip bi ara eski kız arkadaşım eve ananas yığmıştı, tatlı oluyomuş o zaman öyle demişti, denemedim bilmiyorum, gerçek mi hurafe mi onu da bilmiyorum. (bkz: bu da böyle bir anımdır)