karpuzsever

Durum: 1970 - 0 - 0 - 0 - 21.01.2017 23:37

Puan: 32220 - Sözlük Kaşarı

15 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

This is 2013. First base is anal.
  • /
  • 99

durduk yere ayı sözlük yazarlarına koyan şarkılar

sevtap parman - que sera sera *

serhat tutumluer

sanırım kendisi ilk aşkım diyebilirim. sahra dizisinde görüp ona karşı tuhaf hisler beslemiştim. sarışın, mavi gözler cidden çekmişti beni. o dizide de bir harikaydı ayrıca. umutsuz evkadınlarında artık yaşlanmış olduğunu farkedip soğumuşumdur kendisinden.

tatlı kaçıklar

1996-2001 yılları arasında atv kanalında yayınlanan komedi dizisi. yalçın menteş ve mehmet ali erbil başroldedir. ikisi de aynı evde yaşarlar ve köpekleri vardır. ikisinin de iki tane kızkardeş salak sevgilileri vardır. ve o kızların abaza erkek kardeşleri ile huysuz anneleri de dizinin içindedir. ayrıca apartmanda sürekli para almaya çalışan ev sahipleri ve mafya babası vardır. mafya babasının herkesin bildiği gibi "seksi şempanze" isimli yıldız kaplan'ın canlandırdığı fahişesi vardır.

bu da nostaljiliğin dibi olan jenerikleri :

baskül ailesi

çok kısa süren ama unutulmayan bir yerli dizi daha. star tv kanalında yayınlanan bir aile komedisi. anneleri ve 3 tane kızları aşırı şişman olan bir aile ve onlara tezat bir şekilde kürdan gibi bir baba. ve bu aileye sürekli zayıflamakla ilgili ilaçlar, aletler satmaya çalışan bir satıcı.

çarli iş başında

1999 yılında star tv'de yayınlanan komedi dizisi. çarli isimli bir maymunun ailede yarattığı komik etkileri üzerine bir dizidir. muz ve çekirdek yiyin, oradan oraya zıplayan, evin altını üstüne getiren bir maymundur. ve aile, bu maymunu her defasında ev sahibinden saklamaya çalışır. başrollerde ercan diler ve berrin arısoy vardır. ve tabiiki de çarli kadar maymun olan ilker aksum. * kadınlara karşı da zaafı vardır bu çirkin maymuncuğun.

bücür cadı

1999 yılında star tv kanalında yayınlanan dizi. zeliş ve annesi şehriye'nin acıklı ve bi o kadar eğlenceli hikayesi anlatılır. zeliş bir gün bir melek tarafından doğaüstü güçler edinir. insanlara iyilik yapması için verilmiştir. * annesiyle beraber gecekonduda yaşıyordur ve bir burun kıvırmayla dileği yerine geliyordur. bir de köfteci abbas vardır. çok iyi bir insandır ve şehriye'ye aşıktır. dizi aslında daha çok dram gibidir. zeliş ve annesinin yaşadığı fakirlik, acılar arasında mutlu olmaya çalışıyorlardı.

bu da jeneriği:

ruhsar

1998-2001 arasında kanal d'de yayınlanan komedi dizisi. hande ataizi ve cem davran başroldedir.

mazhar ve ruhsar'ın aşkı anlatılır. ruhsar ölür ama mazhar'ın peşini bırakmaz. sadece mazhar'a gözüken bir ruh halini almıştır. büyüler falan yapabiliyordur. bir de mazhar'ın annesiyle gerizekalı bir kız kardeşi vardır. her bölümde mazhar'a gelin bakarlar, getirirler, evlendirmeye çalışırlar. ruhsar ise her defasında olayları bozup evlenmelerini engeller.

o zamanlar anlaşılan rtük pek sert değildi. çünkü dizide mazhar ve ruhsar sürekli öpüşürlerdi. ve ruhsar'ın gözüm abla isimli bir ablası vardı. bulutların içinde kimin cennete kimin cehenneme gideceğine karar verirdi. şimdilerde böyle dizi asla televizyona gelemez herhalde, direk kaldırırlar.

unutulmaz jeneriği.

kara melek

* herkesin kaldıramayacağı bir dizidir. bol entrika, bol dram. sanem çelik daha sonra aliye dizisinde rol almış ve bu sefer entrika yapan değil üstüne entrika oynanan kişi olmuştur zavallı aliye.

çılgın bediş

1996-1999 yılları arasında kanal d'de yayınlanan gençlik dizisi. başrolde yonca evcimik vardı. o zamanlar bütün yaş gruplarını ekrana bağlardı dizi.

bediş isimli liseli kızımız anne babası ve dedesiyle beraber yaşıyordur. dedesi 60dan sonra azan tiplerdendir. anne ise sürekli duygusal, endişeli; baba ise kızına söz geçiremeyen, her şeye evet diyen duyarlı bir babadır. * bediş'in mükü isimli çok yakın şişman kıvırcık bir arkadaşı vardır ayrıca. onunla beraber okulun en yakışıklı çocuğu oktay'ı tavlamaya çalışırlar. böyle böyle eğlenceli, hareketli bölümler vardır.

ve dizinin jeneriği:
* *

maría la del barrio

1995 yılında yayınlanmış meksika pembe dizisidir. başrolde thalia oynuyordur. türkiye de de atv kanalında gösterilmiştir. *

thalia bu sefer fakirliğin diplerindedir. çöplükte yaşıyordur vaftiz annesiyle. sonra bir zengin bir eve temizlikçi olarak alınır. yine diğer latin dizilerde olduğu gibi yakışıklı çocuk ile pis fakir kız aşık olur.

maria mercedes

thalia'nın oynadığı ve atv kanalında yayınlanan diğer meksika pembe dizisidir.

yine başroldeki thalia'mız fakirdir, ailesine bakmakla uğraşıyordur. çok da güzeldir. bir gün zengin ve tabiki de yakışıklı bir adama ilk görüşte aşık olur.

*

luz clarita

96 senesinde yayınlanmış bir meksika dizisi. küçücük bir kızın ailesi olmadan rahibeler tarafından büyütülmesi üzerine kurulu acıklı bir dizidir. kötülerin çok kötü, iyilerin çok iyi olduğu bir dünyadır ve bu arada kalmış küçük çirkin sevimli bir kız, luz clarita!

636a * *

rosalinda

klasik bir latin dizisi daha. fakir kız zengin oğlana aşık olur. oğlanın ailesi kabul etmez. kıza kötülükler yaparlar falan. aynı şeyler dönüp dolaşıyor oynuyor yani.

(bkz: maria mercedes)

seks hayatınızı iki kelime ile anlatın

marimar

90lı yıllarda atv'de yayınlanan latin dizisi. buna benzer thalia'nın oynadığı 3 dizi daha yayınlanmıştır.

bu da dizinin girişi. eski günlere götürüyor cidden. haberlerden önce mutlaka izlenilirdi.

top design

amerikan kanalı bravo'da sadece 2 sezon yayınlanmış iç mimarlık ve dekorasyon yarışmasıdır. oldukça orjinal bir yarışmadır çünkü eşi benzeri daha yapılmadı ve neden sadece 2 sezonla kısıtlı kalındı bilmiyorum.

ülkenin her köşesinden seçilen 12 yarışmacı. hepsi iç mimarlık ya da dekorasyonla ilgili mesleklerde çalışmış insanlar. her hafta hepsine farklı farklı görevler, bazen bireysel bazense takım olarak, verilir. 3 jüri ve 1 tane konuk jüri en kötü tasarımı, dekorasyonu seçerek elerler o kişiyi. ve yarışmacıların süreleri ve bütçeleri her zaman kısıtlıdır. alışveriş için zamanları ayrı, marangoz için ayrı, boyalar, kumaşlar ve bir sürü şey. ve hepsini kendileri ve bir işçi ile yapmaktadırlar.

alternatif olarak project runway izlenilebilir. 10 sezondur devam eden moda yarışmasıdır.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

1 haftadır bana hayatı sevdiren, eğlendiren, yüzüme gülücükler konduran şarkı bugün hıçkırarak ağlattı. şarkı da dinleyemeyeceğim artık sanırım.
(bkz: osursam ağlayacak)

khaled - c'est la vie

geçen sene bugün

arkadaşlarla yılbaşında taksime akma planları kuruyordum. 2 ayda bir yapılan kur sınavlarına da hazırlanıyordum tabiki. ayrıca öğrenci evine çıkmanın verdiği heyecan vardı. tabi sonraki aylarda bu heyecan yerini "okulu bir an önce bitirsem de kurtulsam bu libidosu yüksek heterolardan." ya da "sigara dumanı yüzüne yıllarım gidiyor bu evde!" kaygılarına, laflarına bıraktı. güzel zamanlardı ama, uğraşlarım vardı en azından.

ayı sözlük itiraf

şu birkaç haftadır neden yalnız olduğumu sorguluyorum. tek başıma sorgulamıyorum tabi arkadaşlarıma soruyorum. 19 yıldır eksikliğini hissetmediğim içinmiş. arayışta hiç olmadım. öyle ortamlarda hiç bulunmadım. eşcinsel bir çevrem yok, sadece 1-2 tane eşcinsel arkadaşım var gerisi hetero. 19 yıl boyunca "aman arkadaşlarım var, ne gerek var gönül işlerine. üniversiteyi bitirince başlarım." dedim. ki bu kullandığım en son büyük lafımdı. altında eziliyorum bu lafın artık bunalımlardayım. 2 kere psikiyatrist randevusu alıp gitmedim üşengeçlikten, heyecansızlıktan. aldığım önerilere göre ya "takma" diyorlar ya da "git ortamlara gir" diyorlar. takmamazlık edemiyorum. hatta artık uyuyamıyorum. 2-3 saatlik beynimin iflas etmesiyle sonuçlanıyor günlerim. ilaç kullanmayacağım uyumak için çünkü zaten 3-4 çeşit ilaç kullanıyorum günde. ama arayışta olsam mı bilemiyorum hiç. aşırı duygusal biri olduğum için ve bir o kadar güçsüz olduğum için en ufak şeyi kaldıramayacakmışım gibi geliyor. ki böylece insanları kendimden uzak tutuyormuşum... bir de tabi en büyük etken başka bir şehre taşınmamız olmuştur. kimseyi tanımadığım bir yere gelip, okulu dondurup, evde tekrar sınava hazırlanınca ne bir ortamın oluyor ne de dışarı çıkıp dolaşabileceğin kimse. 1-2 ayda bir istanbula gidiyorum işte, anca o zamanlar dışarı çıkıyorum, arkadaşlarla takılıyorum. onun dışında hayatım klavye ve monitör olmuş durumda. neler yapsam, nelere gitsem hiçbir fikrim yok kaldım öyle hayatın ortasında.

aslında itiraf değil bu, bilen biliyor durumumu ama yine de yazıya dökmek istedim.

hatta artık öyle bir hale geldim ki dizilere gülemediğimi farkettim dün. gülerken bir anda ağlamaya başladım. dizilerdeki mutluluklar beni çok fazla üzmeye başladı galiba. yalnızlığıma binlerce tuz serpiyorlar sağolsunlar. mutluyum, arkadaşlarım var diye mutluyum ama onlar kalbimin deli gibi çarpmasını ya da hayatıma heyecan, yenilik, çılgınlık katmıyor. zaten hepsine uzağım telefondan internetten pek bir etkileri olmuyor. ama yine de iyiki varlar, çünkü pek düşünebilen bir insan olamadım hiç. hep başkaları düşündü, düşündürdü beni. gibi gibi uzar gider konu...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

alicia keys - girl on fire *
  • /
  • 99
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1970

gey

gey diye üstelememe rağmen "bazı" eşcinsel arkadaşlarımın inadına "gay" demesi. gay diye yazılınca gay diye okuyorum, olmaz, aslında gey. sanırım gay kelimesi çok evrensel bir kelime olduğu için, yani her dilde kullanılan bir kelime olduğu için kullanıyorlar. ama gey demek daha doğru bence. gay yazıp gey okumak da saçmalık.

top sakal

dokunulası, hacimli, cezbedici kıllar topluluğu.

* *

künefe

yorumları okudukça salyaların ağız kenarından akmasına sebebiyet veren, sıcağı daha makbule geçen, şerbetli bir tatlı.

aktifim ama gay değilim

tunatuan

laf atışlarımı sözlü olarak da belirtmeme rağmen, halen bana sıcak davranan, gülücükler atıp sarılan * tatlımsı bir yazar. bir dahaki zirvede tekrar görüşmek ve daha fazla kaynaşabilmek dileğiyle.

rimming

sözlük yazarlarının evde kalmış gay kurusu olma nedenleri

bu lafı söyleyenlerden haz etmem. herkes bir arayışta, herkes bi depresyonda. arıyorum bulamıyorum, şöyle böyle olmalı, kıçı şöyle, boyu böyle, işlevleri bıdı bıdı bıdı bıdı. hay kaltak ibne, sen ne sunabileceksin de kriter koyuyosun ya? psk arkadaşımızın da dediği gibi, o uygulamalar, o kadar aşağlayıcı, sömürücü, nefret kusulası bir yerki. herkes kendi sikini altın kaplama, hatta altın kaplama yetmemiş üstüne kristaller döşetmiş falan sanmaları. önce şu, muhtemelen türkiyedeki bi %80-90 ibne; ilişki, sadakat arıyorum diyip, önüne gelenle sikişip, yetmezmiş gibi ilişkileri varken bi piçlik yapmışlardır. ama kimse kendine toz konduramıyor. anca ağlıyolar, sızlanıyolar. o kadar sahte ve yapmacık ki...

tamam, hak da veriyorum. elbette evde kalmayı haketmeyen insanlar vardır, mutlaka, mükemmel olanlar, hatta mükemmel olduğunu bilmeyip ona mükemmel olduğunu anlatacak birisi, birileri... ama yukarıda anlattığım "insan yiyen insancıklar" yüzüne, onlar da malesef samanlıkta iğne ararmışcasına ilişki arıyorlar, evde oturup nutella kaşıklayarak bu tarz benim izliyolar, rimelleri aka aka. türkiyedeki bozuk eşcinsel toplumun düzelmesini bekleme, ömrün yetmeyebilir, kendini düzeltmeye çalış. he, düzeltilmeye ihtiyacım yok harikayım diyosan, e o zaman niye evde kaldın? yukarıdaki 2 sebepten biridir muhakkak.

daha lafım bitmedi editi: o uygulamalara tekrar dönersek. tekrar o insancıklara dönersek. sonra bunu heteroseksüel toplumu da katarsak. boşanma oranlarını falan da katarsak. sonuç, her şeyin kolay ulaşılabilir olması, insanlardaki değeri ve sadakati öldürüyor. kapitalist insancıklar gibiler, emek verenleri sömürüyolar, uğraşanları sömürüyolar... üzgünüm valla, şu zamanda bir çoğu sik dışında bir şey düşünmüyor. sorry about that.

ayı sözlük yazarlarının penis boyları

fasıl gecesi kimde kalınacağı sorunsalı

+merhaba. - göz kırpar, sırıtır -
"merhaba canım" - o da sırıtır, hınzır hınzır -
+rahat edebileceğimiz bir evin var mı? - parmakları adamın gömleğinde dolaşır -
"sana her zaman kapım açık" - hınzırlığın dibi.hormon kokusu -
+gelin arkadaşlar ev buldum! - arkadan 10-20 sözlük yazarı gelir -

tarzı bir taktik de uygulanabilir. *

ayı sözlük yazarlarının yaşları

gusül abdesti alan geyler

allahuekber wuhuu

looking

umarım son sezondur diye umduğum dizidir kendisi. komik değil, dramatik değil, eğlenceli değil. düz bir çizgide "hayattan" eşcinseller. sağolsunlar, geylerin "cinsellik" dışında en ufak bir şeyden bahsetmediklerini, yapmadıklarını gösterildiği dizi.* paddy karakterinin varlığı bile, diziyi izlememek için büyük sebeplerden. bu kadar kezbanlığa, aptallığa, saflığa, pimpirikçiliğe gelemedim. ve asla sex and the city ve girls dizisi ile karşılaştırılmamalı. onlar gibi asla olamazlar, yetişemezler, efsane olamazlar... 2 sezonluk the new normal bile bundan daha fazla şey katmıştır bence. *

ne akılda kalıcı cümleler, ne akılda kalıcı karakterler, ne büyük olaylar. adın da belli olduğu üzere, bütün dizi "aramakla" geçecek, ama hiçbi yere varılmayacak. fazla gerçek.

ramazan nedeniyle onur yürüyüşüne katılmamak

tek beni sevsin istediğiyle yatsa da olur'cu model

güçlü, sağlam, düzgün, anlayışlı ve emek vermişliğe, yaşanmışlığa, zaman harcanmışlığa dayalı bir ilişkiye sahipse; cinsel anlamda denenebilecek, yapılabilecek her şeyi yapıp kendinizde keşfedecek bir şey kalmadıysa*; mümkün olabilir "belki". becerebilenler, yapanlar var mı? var. ama adam gidip başkalarıyla sikişip sana gelince "kalkmıyosa"*; yanındayken growlr, hornet fıldır fıldır dolaşıyorsa (tabi oralarda sevgilisiyle fotosunu koyup ilişkisi olduğunu söylemektedir, neyse, bu ayrı bi konu)*; daha 2-3 aylıkken böyle bir şeyi teklif ettiyse*; planlarınızı koli için iptal edebiliyorsa* falan filan... kendini aşmış, tanımış, tamamlanmış, mutluluğunu hiçbi şey bozamıyorsa; iki medeni insansanız; ya da cidden gerizekalı saftirik biriyseniz; olabilir yani. *

(bkz: kocam değil mi ister döver ister siker insanı)

bi de bunu tatlandırıp, ballandırıp, bi bok becerdiğini sanarak etrafa anlatanlar vardır. "ya canım biz çok medeniyiz, bak ne kadar mutluyuz, biz mutluysak siz de yapabilirsiniz." diyerek ne kadar modern, avrupai ve erişkin bir çift olduklarını kanıtlamaya çalışabilirler. *