sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

bergen

1959-1989 arasında yaşayan bergen'in kocası 1982 yılında kendisine kezzap atmıştır. önce iki gözünü de kaybeden şarkıcının daha sonra bir gözü yeniden görebilmiştir. yüzünün kezzap ile yanan kısmını örttüğü saçlarıyla "acıların kadını" lakabını tam anlamıyla yaşayan bergen, arabesk müzik dalında ayrı bir ekol yaratmıştı. 1989'daki ölümü de, boşandığı eski kocasının kendisini kurşunlaması sonucu olmuştur.

kezzap

gliserin ile birleştiğinde "nitro gliserin" yani dinamit halini alan bir asittir kezzap.
kezzap, halk arasındaki adıdır. asıl adı "nitrik asit" olan bu asidin bileşiminde üç oksijen, bir hidrojen ve bir azot molekülü bulunmaktadır. "aqua fortis" diye latince adıyla da alınır; "kuvvetli su" manasındadır.

(bkz: develi restoran’da çocuklara yönelik yapılan asitli saldırı)
(bkz: bergen)

mehmet emin toprak

28 yıllık kısacık yaşamında üç filmde rol almış, nuri bilge ceylan'ın yeğeni bir oyuncuydu mehmet emin toprak. 1974 yılında çanakkale'nin çan ilçesinde doğan toprak, nbc'ın yönettiği kasaba (1997), mayıs sıkıntısı (1999) ve uzak (2002) filmlerinde taşralı, iç sıkıntısı olan, büyük şehre gelmek isteyen, taşra bunalımlarıyla örülü yaşamından kurtulmak isteyen tiplemeleri canlandırmıştı.
39. antalya film festivali'nde 2002 yılında uzak ile "en iyi yardımcı erkek oyuncu" ödülünü alan toprak, 2003'te 56. cannes film festivali'nde de "en iyi erkek oyuncu" ödülünü alır ama bu ödülü göremez.
mütevazı kişiliğiyle bilinen mehmet emin toprak, bir tür anti-james dean'dir. isyankardır onun gibi ama isyanını ifade etmez; içine atar. kendi bunalımlarını, taşra sıkıntılarını içine gömer. isyanı kendine midir aslında? bilinmez...
nbc'ın yeğeni olmasıyla değil, başarılı oyunculuğuyla, canlandırdığı tiplemelerle özdeşleşmesiyle, hatta belki de kendini yansıtmasıyla, "sahici" sinema seyircisinin gönlünü kazanmıştır toprak. yaşasaydı, eminim parlak bir kariyeri olacaktı. 2002 aralık'ında doğduğu çanakkale'de bir bayram ziyareti sırasında kendi kullandığı otomobil ile yaptığı kazada hayatını kaybetmiştir...

nbcfilm:
tprk

yaz saati

(bkz:#261599)'da belirtildiği gibi 1 kasım 2015 seçimleri yüzünden 25 ekim 2015 yerine 8 kasım 2015'de saatler geri alınarak yaz saatinden kış saatine geçilecek. microsoft, çeşitli windows sürümleri için bir yama yapmış bu konuyla ilgili olarak.

ys15

yama yayınlamayan diğer işletim sistemleri ve elektronik cihazlar için güncelleme olmaması durumunda, "manuel" yani el ile kullanıcıların bu ayarlamayı yapması gerekmekte ve sistemlerin takip edilmesi lazım... aksi takdirde 25 ekim 2015 günü kendiliğinden saati geri alan bir sistem, elektronik cihaz, düşünülmesi güç aksamalara neden olabilir.

head on

--- spoiler ---

cinsel kimliğini keşfetmeye çalışıp, aynı zamanda orta sınıf ailesiyle ve onların değerleriyle mücadele eden ari'nin öyküsü. uyuşturucu da kullanan head on'un kahramanı ari, eşcinselliğini kabullenme aşamasındayken bir yandan da bir arkadaşının kız kardeşi ile heteroseksüel bir ilişkiye girmiştir....

--- spoiler ---

justin trudeau

kanada liberal partisi başkanıyken, artık kanada'nın yeni başbakanı olan şahıs.

(bkz: kanada'nın yeni başbakanı)

kanada'nın yeni başbakanı

eski kanada başbakanlarından 2000 yılında ölen pierre elliott trudeau'nun oğludur; adı ise justin trudeau. liberaller'in umududur...

aphex twin

richard david james'tir gerçek adı aphex twin'in ve 1971 doğumlu irlanda asıllı bir britanyalı'dir.

(bkz: come to daddy)

come to daddy

aphex twin'in efsanevi parçası... 1997 tarihlidir. 2011'de son 15 yılın en iyi 150 parçası arasına 42. sıradan girmiştir.


çarşaf

1970'lerin, 1980'lerin bir mizah dergisidir çarşaf. kandemir konduk, bülent düzgit, semih balcıoğlu, bülent arabacıoğlu, ilhan nalbant, nehar tüblek, öznur kalender gibi mizah yazar-çizerlerinin kadrosunda olduğu çarşaf dergisi, dönemin yıldız mizah dergisi gırgır'dan renkli kapağı ile ayrılıyordu...

iki adet çarşaf kapağı...

1970'lerden bir kapak:
1980'lerden bir kapak:

vj bülent

tanım: ölümden dönen vj'dir.

--- spoiler ---
travestiler ölümden kurtardı!
vj bülent çarıkçı şişli'de dehşeti yaşadı. gece yarısı saldırıya uğradı...
vj bülent olarak bilinen tv'de müzik programı sunucusu bülent çarıkçı, geçtiğimiz günlerde şişli'de bulunan ikametine doğru gece yarısı yürüdüğü sırada abide-i hürriyet caddesi üzerinde iki motosikletli tarafından yolu kesildi. "paran, çantan, telefonun üzerinde ne varsa ver" diye tehdit eden iki kişiye direnen çarıkçı, gaspçıların elinden kurtularak koşmaya başladı. biraz ileride motosikletle tekrar önünü kesen gaspçılar tarafından tartaklanan ünlü sunucu yaralandı.

biçakla kovaladilar

tekrar hamle yaparak karşı yola geçmeye çalışan çarıkçı'yı takibi bırakmayan iki gaspçı, önce bıçak çekti ardından da motosiklet ile ezmeye çalıştı. kaçmakta kararlı olan vj bülent'i gaspçılar bu kez bıçakla kovalamaya başladı. bıçağı üzerine doğru sallayan gaspçının hamlesi ardından yere düşen çarıkçı, sol kolundan yaralandı. çığlıklarına ise etrafta bulunan travestiler koştu. cadde üzerinde bulunan travestiler araya girerek bülent çarıkçı'yı gaspçıların elinden kurtardı.

travestilerle de tartışan gaspçılar motosikletlerine binerek olay yerinden kaçtı. travestilerin yatıştırdığı bülent çarıkçı, önce evine gidip sakinleşti sonra da polisi arayarak yardım istedi. polis ekipleri tarafından karakola götürülen ünlü sunucu gaspçılardan şikâyetçi oldu. olayın şoku ile motosikletin plakasını göremediğini ifade eden ünlü bülent çarıkçı, kendisini ölümle tehdit eden ve yaralanmasına sebep olan gaspçıların cezalandırılmasını istedi. olaydan birkaç saat sonra osmanbey'de yakalanan d.k ve c.m. isimli 18 yaşından küçük gaspçılar hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.
--- spoiler ---


kaynak: http://www.milliyet.com.tr/travestiler-o...

mekteb-i sultani

galatasaray lisesi'nin eski adıdır. ilk açılan "sultani" okuldur. sultani, ingilizce'deki "royal" kavramı gibidir. "krali", "kraliyete ait", "kraliyetin desteklediği" gibi anlamları olan royal karşılığı, osmanlı zamanında "sultani" olarak kullanılmış diyebiliriz. mekteb-i sultani'nin başarısı üzerine başka sultani liseler de açılmıştır. bunlardan en önemlisi zamanında "istanbul sultanisi" olarak adlandırılmış olan "istanbul lisesi", galatasaray lisesi ile tatlı bir rekabet içindeydi...
çokça "sultani" okul açılmış ancak tek bir mekteb-i sultani olarak anılan okul olmuştur o da galatasaray lisesi'dir.

(bkz: galatasaray lisesi)

anlamadığı halde yabancı şarkı dinleyen kişi

şarkının müziği, melodisi güzelse ve ruha işliyorsa, sözleri anlamasak da idare eder diyebilecek bir kişidir " anlamadığı halde yabancı şarkı dinleyen kişi". kimi zaman, sözler anlaşılmasa bile ruha hitap eder, şarkıda verilmek istenen duygu yorumcu tarafından doğru aktarılır ve dinleyen mest olur. dolayısıyla, kaliteli olmak kaydıyla, dilini bilmediğiniz şarkıları da dinlemek caizdir vesselam.*

bezgin bekir

kronik üşengeçlik

bezgin bekir tiplemesinde doruğa çıkmış bir üşengeçlik, tembellik durumu.

nemesis

1992'den kalma bir bilimkurgu filminin adıdır aynı zamanda nemesis.

imdb: http://www.imdb.com/title/tt0107668/

yer fıstığı

erkek egemen, ataerkil kültür ürünü iki ergenin, güzel ama boyu kısaca bir kızdan bahsederken, kendi aralarında o kıza " yer fıstığı" dediklerini duymuş kulaklarım var!

bambu

pandaların olmazsa olmazı bitki.

bir erkeği sakalından öpmek

erkeğin sakalı yeterince uzunsa, özellikle çenesindeki sakalı, kendi başına yapabileceği bir eylemdir!*

sigmund freud

  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.