sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

kadın düşmanlığı

mizojinizm

kadınlardan nefret etmek, kadın nefreti anlamına gelen, köklerini eski yunanca'dan, grekçe'den alan bir sözcük, tanımlama.
kısacası, bilimsel olarak " kadın düşmanlığı" tanımlaması.

minik kuş

bir zamanlar gazeteci ve yazar emin çölaşan'ın gizli haber kaynağını tanımlamak için kullandığı ifadeydi minik kuş.

--- spoiler ---
...
öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından gazeteci inanç’ın tabutu, meslektaşlarının omuzlarında cenaze arabasına götürüldü. inanç’ın cenazesi, cebeci asri mezarlığı’nda toprağa verildi.

emin çölaşan'in minik kuşu
duayen polis adliye muhabiri ünal inanç, emin çölaşan'ın 'haber toplayıcı' minik kuşu olarak biliniyordu. çölaşan, minik kuşundan yeni bir haber geldiğini söyleyerek inanç'ın ulaştığı özel haberleri yayınlıyordu.

ergenekon'dan 19 yil hapis cezasina çaptirilmişti
polis-adliye muhabirlerinin duayeni gazeteci inanç, 5 ağustos 2013’te istanbul 13. ağır ceza mahkemesi tarafından karara bağlanan ergenekon davasında 19 yıl hapis cezasına çaptırılmıştı. ancak sağlık durumu ve yaşı dikkate alınarak inanç adli kontrol şartları kapsamında serbest bırakılmıştı.
--- spoiler ---

sevgiliden şiddet görmek

karşılıklı rıza ile uygulanan bir bdsm ilişki varsa ortada, sevgiliden makul derecede şiddet görmek normaldir.
bunun haricindeki bir durumsa, oksimoron olur; kabul edilemez ve edilmemelidir.
sevgili ve şiddet, yanyana barınamaz!
şiddet uygulandığı anda eski sevgili statüsüne indirgenmelidir "sözde sevgili".

theodorus hall

günümüzde birinci kız yurdu olarak anılan bina, yaşanılan genel toplumsal çürümeden, dün de nasibini alarak elim bir hadiseye daha şahit olmuştur; haberde dikkatimi çeken bir ayrıntı da şudur: bazı yerlerde kız, bazı yerlerde kadın denilmesi. muhabir kararsız kalmış anlaşılan!

http://www.milliyet.com.tr/bogazici-nde-... 'den alıntıdır:

--- spoiler ---
boğaziçi’nde jiletli saldırgan!
boğaziçi üniversitesi kampüsünde yurda giren erkek saldırgan, kız öğrencilere jiletle saldırı girişiminde bulundu. güvenlik görevlileri çığlıkları duyup odaya yöneldi ancak saldırgan kaçtı
----
boğaziçi üniversitesi güney kampüs’te bulunan 1. kız yurdu’nda dün sabah saatlerinde çığlıklar yükseldi. görüntüsü kamera kayıtlarından da tespit edilen saldırgan, kadın öğrencilerin kaldığı yurda yangın merdiveninin demirleri arasındaki boşluktan yararlanarak girdi. önce bütün katları dolaşan saldırgan daha sonra yurdun beşinci katında kalan bir kız öğrencinin odasına girdi.
odada tek başına uyuyan öğrencinin uyanmasıyla bir süre arbede yaşandı. saldırgan, jiletle “susmazsan seni öldürürüm” diye tehdit ettiği kız öğrenciyi ellerinden yaraladı. öğrencinin çığlıkları üzerine yurttaki diğer öğrenciler ve güvenlik görevlileri odaya yöneldi. bu sırada saldırgan kaçtı. öğrenciler sosyal medya aracılığıyla, okul kampüsünde ve yurtta güvenliğin az olduğu söyleyerek olaya tepki gösterdi. öğrenciler, yabancı kişilerin kampüste ve yurtta çok rahat dolaştığını, içeri giren kimliği belirsiz kişilerin daha önce de öğrencilere şiddet ve taciz girişiminde bulunduğunu iddia etti.
toplanıp protesto ettiler
olayın yaşandığı yurtta kalan bir öğrenci olan naz araz, olay gecesinde saldırganın grubu gördüğünü ve bazı arkadaşların sözlü taciz ettiklerini iddia etti. bir başka öğrenci, ise şöyle konuştu: “bu kişinin tek bir odaya değil birden fazla odaya girip kontrol ettiğini gördük.” olayın ardından ilk olarak boğaziçi üniversitesi’nin resmi facebook hesabından yapılan açıklamada mağdur öğrencilerle toplantı yapılacağı ve psikiyatrist eşliğinde görüşmelerin olacağı yer aldı. üniversitede toplanan yaklaşık 50 kişilik grup jiletli saldırıyı protesto amacıyla yürüyüş yaptı. yürüyüşe bazı erkek öğrencilerin de katılarak destek verdiği görüldü. grup, yürüyüş boyunca ’kadın, yaşam, özgürlük’, ’kadınlar sokağa hesap sormaya’ şeklinde sloganlar attı.
--- spoiler ---

seks yapınca kaybedilen şeyler

ilk kez yapıldığında, masumiyet.
genel olarak, istisnalar hariç olmak kaydıyla ve kısa bir süre için bile olsa, karamsarlık.

love and marriage

sözleri şöyle olan bir frank sinatra şarkısıdır:

love and marriage, love and marriage
go together like a horse and carriage
this ı tell you brother
you can't have one without the other

love and marriage, love and marriage
ıt's an institute you can't disparage
ask the local gentry
and they will say it's elementary

try, try, try to separate them
ıt's an illusion
try, try, try, and you will only come
to this conclusion

love and marriage, love and marriage
go together like a horse and carriage
dad was told by mother
you can't have one, you can't have none
you can't have one without the other

try, try, try to separate them
ıt's an illusion
try, try, try, and you will only come
to this conclusion

love and marriage, love and marriage
go together like a horse and carriage
dad was told by mother
you can't have one (you can't have none)
you can't have one without the other

(bkz: franks sinatra)
(bkz: married with children)

frank sinatra

married with children dizisinde tema müziği olarak orijinal yorumu frank sinatra'nın olan love and marriage şarkısı, ray hensley tarafından da yorumlamıştır.

married with children

dizinin tema şarkısında frank sinatra'nın orijinalini yorumladığı "love and marriage" şarkısını, ray hensley de yorumlamıştır.

married with children (theme song by ray hensley):

frank sinatra - love and marriage:

alttaki yazara soracaklarım var

avrupalılar amerika'da suriyeli gibi oldukları zaman!

alttaki yazara sorum: ailece edilecek geç bir pazar kahvaltısı mı, dostlarla lüks bir mekanda yapılacak "brunch" mı tercihin olurdu?

arkadaşının gay olduğunu nasıl anlarsın

bir arkadaşın gay olduğunu anlamak ne demek? kendini etrafa veya size görünür kılıyorsa zaten bilirsiniz. kendisi açıkça söylemişse bilirsiniz. bilinmek istemiyorsa, gizli kalmasını istiyorsa, neden arkadaşınızın mahremiyetine çomak sokup da onun gay oluşunu anlamaya çalışmak için kafa patlatılır anlamam mümkün değil. boş işler. dünyada uğraşılacak daha derin konular var. bir başkasının hayatını kurcalayıp, elde edilen mesnetsiz verilerle o kişi hakkında ahkam kesmenin faydası ne?

"gay" sözcüğü yerine başka şeyler de konulabilir; örneğin: heteroseksüel, ateist, solcu, sağcı, milliyetçi, komünist, feminist... gider böyle!

tanım: gereksiz ve anlamsız bir röntgencilik girişimine neden olan saçma soru.

dropbox

tüm bulut (cloud) servisleri gibi, kritik bilgi ve belgelerin yüklenmemesi gereken yer. yeterince güvenli değil. vasat.

kadın düşmanlığı

kendinden olmayana düşmanlık beslemenin bir cinsidir. elbette kadının da kadına düşmanlığı olur da, kastedilen bu değil. bir tür ırkçılık gibi sanki. cinsiyet düşmanlığı. seksizm de buralardan palazlanıyor.

depresyon

depresyona girmedim hiç. çok bunaldığım oldu zaman içinde özel nedenlerle ama depresyon boyutuna varmadı.
son zamanlarda tanıdıklarımda, dostlarımda sanki bir salgın hastalıkmışçasına depresyon var.
onlara kendimce yardımcı oluyor, girdikleri çıkmaz halden kurtarmaya çalışıyorum çoğu zaman. yettiği de oluyor, yetmediği de.

en iyisi profesyonel destek alınması. önce doğru teşhis, sonra doğru tedavi...

dostluk, arkadaşlık da bir yere kadar. öyle anlar oluyor ki, depresyondaki, kendisini neşelendirmeye, canlandırmaya çalışan kişiyi de depresyona doğru çekebiliyor. körle yatan şaşı kalkar misali. dikkat edilmeli ve önemsenmeli.

ayı sözlük itiraf

itiraf ediyorum: green apple'ı da, leoparsiz burjuvayı' da kadın değil erkek biliyordum.

alttaki yazara soracaklarım var

nerde çokluk, orda b*kluk derler. sanırım yanıtım anlaşılmıştır.

alttaki yazara sorum: neden şu an internet'te vakit harcıyorsun, uyumak veya sevişmek varken?

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

oturum açmak gerekiyor...

the prodigy - smack my bitch up (uncensored) :


alternatif bağlantı - daha iyi kalite :
the prodigy - smack my bitch up (xxx) {xvid} uncenzured

alttaki yazara soracaklarım var

at değil, katır. anası eşek, babası attı.

alttaki yazara sorum: cami ve kilise dışında başka bir ibadet yerine hiç gittin mi? örneğin sinagog gibi... gittiysen ne amaçla gittin?

ötekileştirilenlerin ötekileştirme yapması

(bkz:#248502) ´den ilham alıp, konunun anlam ve önemine binaen karaladığım zırva bir şiirimsidir.*

sen leş, öteki leş
leş kal sen leş
kalleş

--- ciddi mode on ---
öteki, ötekileştirildiğinin ayırdına vardığında ve bunun yanlış olduğunu kavradığında, savunma olarak kendini ötekileştiren tarafı ötekileştirerek, aslında kendine yapılanı tekrarlamış oluyor. ötekileştirdiğinin de kendini ötekileştirdiğini anlayan diğer tarafsa, ötekine daha bir kin ve nefret duygusu beslemeye başlıyor ve bu bir döngü halini alıp, zincirleme reaksiyon misali katlanarak büyüyor. keşke hepimiz fani olduğumuzu ve yıldız tozundan ibaret olduğumuzun idrakı içinde olabilsek.
--- ciddi mode off ---

bu çocuk eşcinsel onu iyileştir

eaoi ´den alıntıdır. - yorumsuz -

--- spoiler---
14 yaşındaki kızına: bu çocuk eşcinsel onu iyileştir
14 yaşındaki g.ç. ile ilişkiye girince tutuklanan 22 yaşındaki serhan murat t., "gerçek yaşını bilmiyordum" diye kendini savundu
---
antalya’da annesiyle babası boşanan anadolu lisesi öğrencisi g.ç., babası t.ç. ile birlikte barda alkol aldı. g.ç., barda tanıştığı askerden izne gelen serhan murat t. adlı gitaristi eve davet edip ilişkiye girdi. kızının gitarist gençle ilişkiye girdiğinden geçen babalar gününde haberdar olan t.ç., durumu polise bildirdi. ihbar üzerine serhan murat t. tutuklandı. hakkında ’kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ’çocuğun cinsel istismarı’ ve ’nitelikli cinsel istismar’ suçundan antalya 2’nci ağır ceza mahkemesi’nde dava açılan serhan murat t., davanın ilk duruşmasında g.ç.’nin gerçek yaşını kendisinden gizlediğini iddia etti. sosyal medyadaki hesabından g.ç’nin yaşını büyük gösterdiğini ileri süren serhan murat t., "g.ç. beni babasının evine çağırdı. bana babasının ve dedesinin kendisini taciz ettiğini söyledi. bana sarıldı, sonra da ilişkiye girdik. gerçek yaşını bilmiyordum. ama babası sevgili olduğumuzu biliyordu" dedi.
velayet babada

g.ç.’nin annesi g.a. ise kızının velayetinin kendisinde olduğunu söyledi. g.a., kızının başına gelen olaylardan polis merkezine gidince haberdar olduğunu anlattı. kızının zaman zaman boşandığı eşinin yanında kaldığını belirten g.a., mahkeme başkanının şikayetçi olup olmadığını sorması üzerine sanığın cezalandırılmasını istedi.

baba t.ç. ise "kızım, geçen 6 eylül’de kaleiçi yat limanı’ndaki amfitiyatroda düzenlenen konsere gitmişti. kızım burada askerden izne gelen serhan murat t. ile tanışmış. sonra konserin yapıldığı yere ben de gittim. ben o akşam sanığa kızımın 14 yaşında olduğunu söylemiştim" diye konuştu. t.ç., kızının yaşının küçük olduğunu bile bile onunla cinsel ilişkiye giren sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.
"hoşlandğim için birliktre oldum"

g.ç. ise babasını yalanladı. babası mahkeme salonundan çıkartıldıktan sonra pedagog eşliğinde ifadesi alınan g.ç., sanıktan şikayetçi olmadı. serhan murat t. ile kendisini tanıştıran kişinin babası olduğunu savunan g.ç., "geçen 6 eylül günü babamla kaleiçi’ndeki bir bara gitmiştik. babamın bir arkadaşıyla serhan murat t. bir masada oturuyordu. yanlarına gittik. barda alkol aldık. hepimiz sarhoş olduk. ardından kaleiçi’ndeki konser alanına gittik. orada da alkol almaya devam ettik. geçen mayıs ayında kendisini eve çağırdım. babamla kavga etmiştim. moralim bozuktu. serhan murat t. eve gelince ona sarıldım. kendisinden hoşlandığım için onunla birlikte oldum" diye konuştu.
"bu çocuk eşcinsel onu iyileştir"

babasının bu ilişkiyi bildiğini de söyleyen g.ç., "babam bana gelip ’sizi camdan gördüm’ dedi. bu olaydan sonra beni, benimle aynı yaştaki ismail adlı eşcinsel gençle aynı odaya kapattı. babam ismail gelmeden önce bana, ’sen ne yapacağını biliyorsun. serhan’la yaptığın gibi yap. ismail’in iyileşmesini sağla. bu çocuk eşcinsel’ dedi. ismail gelince babam bizi odaya kapattı. ismail ’ben böyle bir şey yapmam’ dedi, yapmadık" dedi.

duruşma, tanıkların dinlenmesi için ertelendi.
’baskilara dayanamayinca gidip beni şikayet etti’

kızının mahkemede verdiği beyanların gerçek olmadığını söyleyen t.ç. ise "sanıkla kızımın ilişkisini geçen babalar gününde öğrendim. hatta kızıma ’bana çok güzel bir babalar günü hediyesi verdin’ diye sitemde bulundum. bu olaydan sonra kızımın telefonunu aldım. kendisini yalnız bir yere bırakmamaya başladım. kızım baskılara dayanamayınca gidip beni şikayet etti. sanıkla da anlaşıp ’babam tacizde bulundu’ diye beyanda bulundu. ben kızımı eşcinsel bir gençle aynı odaya da kapatmadım" diye konuştu.
--- spoiler ---
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.