yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

flash diskimi kaybettim içinde önemli raporların olduğundan eminim ama başka ne vardı bilmiyorum hangi belgelerdi emin olamayorum. cidden elimi kolumu kaybetmiş gibiyim çok mutsuzum sözlük.
birisiyle birlikte uyuyup yalnız uyanmanın nasıl olduğunu hatırladım ve bi de midem küçülmüş galiba.
vefasız insanlara harcadığım vakti keşke başka şeylere harcasaydım şu an bambaşka yerlerde olabilirdim. eve giderken hep bunu düşündüm ve anılar çok acıtıyor içimi
dün çok güzel adamlar gördüm, bugün de çok güzel adamlar gördüm, ama her zamanki gibi boş, yalnız eve döndüm (her anlamda). sonra oyalanmaya instagrama bakarken gözüme çoook daha güzel bi şey takıldı ki-o'ymuş. olanlardan sonra coolluğumu bozmamak için bi şey yapmıyordum ki yaktım gemileri likeladım geçtim çünkü her zamanki gibi çok şirindi. ama benim değildi, aslında hiç de benim olmadı sanırım. tam atlattığımı sanarken aslında hala atlatamadığımı gördüm, o çok ayrı koydu.
yetmiş beş bin liramın olmaması
amerikadan hoş talibim çıktı ama yanına gidemiyorum. yetmez mi?
pumpkin spice latte'yi tall boy istememe rağmen venti verdiler. *
staj yaptığım kurumdaki tüm yakışıklıların evli olduğunu öğrenmek, hayallerimi yıkmak zorunda kalmak
umurumda olan insanların gram umurunda olmamak.
bath and body works'te çalışamamak.
yaz okuluna kaldığımdan dolayı bir işte çalışamayıp bu gün itibari ile dibe vurmam.
esmemesi. çok sıcak çok.
"bugün kesin koşuya çıkiyoruz aga" dedikten 15 dk sonra ayağıma sinir bozucu bir kramp girmesi ile şekillenen olaylar dizisi.
tersimden kalktım bugün dikkat edin kendinize. asdafdsf.
eski sevgilim aradı bu gün aslında önceden de arar mesaj atardı ama cevap vermeden, mesaj geldiği gibi silerek kısa bir sürede etkisinden çıkardım. telefonun elimde olduğu bir anda öyle dalgın bi boşluğumda aradı ki refleks olarak elim açma tuşuna gitti. aylar geçtiği halde zerre değişmemiş.

yine defalarca oynanmış bir tiyatronun perdenin açılışında buldum kendimi. her zamanki gibi neden aramıyorsun diye bir sitem, beni araması ona çok koymuş ki ''dün gece rüyamda gördüm, halini merak ettim iyi misin?!! diye bi bahaneyle avutmuş kendini.

küçük bir af dilemekle gönlümü almak varken hala üstüme strateji uygulamaktan sıkılmıdın mı? tabi niye af dileyesin ki ben küçüğüm. est ben de öyle bir şey beklemem zaten ne haddime yaşına hürmet.

kısacası mutsuz etti beni. çıkarmıştım, kabullenmiştim, adını anmaz olmuştum ama sezen'in her gece kulağıma fısıldadığı şu;

''hayat bazen öyle insafsız ki
küçük bir boşluğunda yakalar''

iki dizeyi hesaba katmamıştım. yine ulaşılır kıldım kendimi ona. yine yaptığım büyüklüğün altında ezildim.

ne o yüzsüzlükle dönmekten vazgeçebilmiş ne de ben onu affetmekten, ama kesin olan bir şey var ki ikimizden biri vazgeçmedikçe ikimiz de mutlu olamicaz hiç bir zaman.
kur farkı. lanet gelsin. evet bugünü lanet gelsin günü ilan ettim. dafsdfads. 20 temmuz lanet gelsin günüm kutlu olsun.