Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

ayı sözlük günlük

biraz da götümün soluna doğru oturayım diyorum, ne dersin?
off neler oldu oğlum var ya. neyse anlatmıyım. şaka şaka anlatayım biraz. gene mal gibi aşık oldum galiba. ne gönül varmış bende hayret bir şey, gidip gidip aşık oluyorum, üzülüyorum falan. öncekini unutma açısından (e artık) iyi oldu. birini sevmeye ihtiyacım vardı, önce onu gözüme kestirdim. gülümsemesinden tanıdım onu. benim olmalıydı, bu kanıya zaman içinde vardım gerçi. ama olmadı benim falan. sadece hoşlanır gibi oldu, ona yürümemi bekledi, ilk gün yürümeyince hemen bıraktı falan filan. ama daha neler olur bilemem, umarım olur ya, çok yalnızım.

ben ağırdan alıyorum yine tabii ki. o kadar alışmışlar ki hemen her şeyin olmasına, bir dakikada tüm dünyaları değişiyor. aha ilk lafımı da soktum burdan sana, okursun. hahaha, ama seviyorum seni, bilesin.
merhaba günlük,
bugün ilk defa buraya bir şeyler karalayacağım. umarım her gece bu başlık altında karşılaşacağız seninle.
ayrılalı tam tamına 7 ay oldu ve bugün günaydın mesajı atti. uzun zamandır kalbimde o tatlı heyecanı hissetmiyordum o kadar iyi geldi ki anlatamam. yazmasının sebebi de istanbul a geldiğimi görmüş instagramdan buluşup kahve içmek istedi. hayır der miyim sence? demedim tabii giyindik bayramlıkları gittim yanina.
o kadar özlemişim ki günlük yüzünü avuçlarımın arasına alıp herkesten, kendimden bile sakınmak istedim onu.
çok güzel bir gün geçirdim onunla, umutlandım aynı zamanda belki eskisi gibi oluruz yine diye.
eve geldiğimde sarıldım telefona hani aptal aşıklar günün kriterini yapar ya sözde onu yapıcam. bekledik yazmadı haliyle yine yazan ben oldum. konuştuk ufak ufak flörtleştik eski zamanlarda olduğu gibi. dile kolay da 3 yıl koskoca beraberlik kolay unutulmuyor.
gel gelelim "yorgo çok özlemişim ama eskisi gibi olmayalım yine" dedi.
allasen günlük bu adam 35 yaşında benden 10 yaş büyük bu neyin belirsizliği. ulan yazan sensin, özledim buluşalım diyen sensin, u dönüşu yapan yine sensin.
7 ayda zor toplamıştım kendimi en başa sardık yine. demem o ki sakin benim gibi sevme günlük. ben yine sevmeye devam edeceğim biliyorum ama sen sevme.
ince buzun altında yanan ateşler var. eriyeceğini bilip, düşmeye göze alsanda parça parça yok oluyor benliğinden bir seyler.
yanlış anlama senden giden tek şey ona duyduğun sevgi oluyor. işin kötüsü ben o sevgiye sarılıyorum.
güle güle günlük. dikkat et olur mu kendine ben yarın yine geleceğim..
evde mal mal oturuyorum bari adamakıllı bir şeyler yapsam
bardağımdaki çay gibi
yudum yudum içtim seni
sigaramda duman gibi
ciğerime çektim seni

oysa ki sen yoktun yanımda
tomurcuk oldun sen dalımda
düşündüm de ben en sonunda
hayal edip öptüm seni
yüreğime ektim seni

öyle çok beklemişim
öyle çok özlemişim ki
öyle benimsemişim ki
benliğime kattım seni

oysa ki sen yoktun yanımda
tomurcuk oldun sen dalımda
düşündüm de ben en sonunda
hayal edip öptüm seni
yüreğime ektim seni
bugun hayvan gibi entry giriyorum. dark bear mutludur umarim gunluk. is yerinde son gunlerim. uzun mesafe iliskileri got acisindan hallice. optum. bye.
bugün çok verimli bir gün geçirdim. sabah saat 12 gibi pcnin başına oturup lol oynamaya başladım. gece 2de bıraktım. emeklerim karşılık verdi. yaptığıma değdi. lig atladım. 12 kasımda ligler sıfırlanacağı için oyuna harcadığım zamanı olabildiğince arttırdım. hedefime ulaşmak için azimle savaşacağım.
merhaba günlük. biraz ayrı kaldık.
dün bir videoya denk geldim, daha doğrusu şarkı klibine. benjamin koll' dan 2 men kiss için çok tatlı ve birbirine aşık olduğu belli 2 insanın öpüşürken çekmişler. çok tatlı ve gerçekten sıcacık bir an olmuş aralarında ki ancak nedense ben gülümseyerek izlerken bir anda ağlamaya başladım. çok kıskandım günlük onların mutluluklarını. hiç başıma geleceğini zannetmiyorum. ben çok güçlü bir insandım günlük, yalnızlığımla başbaşa değil beraber idim. çok güçlü hissediyordum kendimi, böyle şeyler hissetmiyordum. bir insan geldi beni açtı ama dağıtarak gitti günlük. bana zarar mı verdi iyilik mi yaptı anlayamadım. anlayamıyorum. sadece ağlayabiliyorum...

----------------------------
...
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil...

----------------------------
istanbul'a döndüğümde daha mutlu olurum sandım be günlük. daha 1 seneyi doldurmadan başladı anksiyete atakları, depresyon günlükleri. *
her şey göreceli, kendinden kattığın kadarını karşıdakinden beklerken bile onun gözünden bir kere bile olsa olayı görmen gerekiyor.. bu durumda adalet anlayışımız bir miktar ıslak zemine geçebilir ama olsun, tam olarak karşılık beklemeden yaşayabilmenin özünde bu gerçekliği farketmek yatıyor bence..
sıkılıyorum sözlük, kafayı yeme raddesinde değil ama sanki bir şey oldu ve damarlarımdan çekildi her şeye koşarak gitme isteği..
bir müddet böyle devam edelim bakalım..
hıhı.
bugün yine beynini kullanmakta zorlanan insanlarla aynı ekranı paylaştım. galiba elimde olan sadece diş sıkıp, not sayfasında ana avrat boşa söverek sayfayı eski haline getirmek. hatta yaptım. eskiden insanlar okumadığı için cahil diye adlandırılıyordu. şimdi ise okudukları için övünüp burun kaldıranların aslında eskiye yönelik cahil diye adlandırılan insanlardan daha beter olduğunu hissettim. dur neydi o laf.

kara cahil.

sığ görüşlü insanların kesinlikle beynini kullanmaktan aciz olduğunu, bununla yetinmeyip, maalesef kapasitesindeki boşluğu değerlendiremeyen ve içerisine bi kaç çakıl taşı atarak ağırlık yapmasıyla çalışacağını düşünmeleri, insan varlığının git gide ölümüne, robotların ise neden üretildiğinin sonucuna kaanat gösteriyor. geri kalan nefretimi tam dolduğumda tekrardan dile getireceğim.
bu gece uyurken yine göz yaşlarımı tutamamışım
dün gece hiç uyumadım. bütün gece oyun oynadım. bir süredir hornete nadiren giriyorum. ondan önce bi dönem her gün bakıyodum ve bana yazanları değerlendiriyordum. fazla online olmayınca kimse yazmıyor. ben de kimseye yazmıyodum zaten, çünkü birinin benden hoşlanıp hoşlanmayacağını bilemem. yazdıklarım olumlu olmayınca yazmayı bıraktım. her gün online olduğum dönem bana yazanlarla bir şeyler oldurmaya çalışıp olduramayınca bir şeyler oldurmaya çalışma hevesim de kaçtı.

dönemsel bu hayal kırıklıkları. havaların ısınmasıyla yine birileriyle konuşmayı denemek için motivasyonumu geri kazanırım sanırım.

en kötüsü de bağlanmaya hazırken, sevmeye odaklanmışken, beklentilerin uyuşmamasından ötürü biten şeyler. bir yanınızda o insanın kalması kötü. tekrar yazamam hiçbirine. onlar da bana yazmazlar artık.

insanlara yeteri kadar şans tanımıyorum, onlar da bana aynı şekilde fazla şans tanımıyor.
yalnız bazı anlarda birbirimizin sıcaklığını buluyoruz, bir yabancıda. bedenlerimiz yakınlaşıyor, nadiren elini bile tutuyorum ama sonra yollarımız ayrılıyor.

iş çevresinde de hoşlandığım tipler var. bir tanesiyle diğerlerine kıyasla daha yakınız. hoşlandığım ya da potansiyel gördüğüm herkese yaptığım gibi onu baştan çıkartıyorum. ya da çıkartıyodum diyelim. çok piç bir şekilde ayartıyorum insanları, nasıl desem, doğal yetenek gibi, ille kendime aşık ediyorum. dediğim arkadaşı da belli bi kıvama getirdim ama bir ileri aşamaya, yüzleşmeye geçemedim. gene hiçbir şey olmamış, yokmuş gibi davranmaya başladım. çünkü ben öyle bir sorumluluğu taşıyıp geri basmadan dümdüz yürüyebilmek için karşıdan da bir istek görmeliyim. geriliyorum, garanticiyim bu konuda. tutarsız ya da balık hafızalı denebilir ama paldır küldür açılıp bir şeyleri hemen netleştirmekten kaçınmanın başka bir yolunu henüz bilmiyorum. daha zamanı var yani bir şeyler olacaksa da şimdilik tam kıvamına gelmedi, ya da ben böyle kaldıkça belki hiç gelmez.

bugün yine ayaküstü muhabbet ettik. biraz sitemli gibiydi, ilgimi tekrar istiyor gibiydi, gönlünü almamı ister gibi. kanka dememe tıpkı onun bana kanka demesine içerlediğim gibi içerliyor ama yanımızda üçüncü kişiler de var, o yüzden kanka ayağı çekiyoruz o da şeyapmasın. pek sevgili çalışma arkadaşlarım.
sevgili günlük 3 gün önceki travmamın etkilerinin azaldığını gördüm mutlulukla sanırım paylaştıkça kanıksadım artık ağlamıyorum hömkürerek. yarın biriyle date. e çıkıyorum umarım flört yeteneksizliğim belli olmaz da düzenli hayata geçiş yaparım onunla. iyi bir insana benziyor... bakalım...
why does my heart feel so bad?
"psikiyatristim, hetero arkadaşlara açılmanın sadece bana iyi gelmeyeceğini, onların da benle konuşarak kendi hayatlarındaki önkab..."

psikiyatrist zannettim ilk başta. tam mesaj atacaktım cümlenin kalanını okuyup atayım dedim. okuduktan sonra atmaktan vazgeçtim.

(bkz:#405049)
bugün kendimi iftariyelik gibi hissediyorum tabi ramazan ayı içerisinde olmamız bunda büyük etken. hurma da olabilirdim erik olmayı seçtim kütür kütür.
sözlükteki ağır orospu çocuğu gelişimi çeşitli eksilemelerle kutluyor yarasın yapraağm! gel bunu da eksile!
deli gibi facetime yapıyorum çocukla muhabbetim acayip sardı yani korona bitince onunla buluşup daha fazla sohbet edesim var. sohbet edebilen birisiyle konuşmayı özlemişim
az önce lezce.com'da 50 yaşında lezbiyen bir kadına rastladım. ve bu durum beni inanılmaz mutlu etti ya. ne bileyim böyle umut doldu içim. genel profil oldukça genç olunca lgbti+ yaşlılığı da çok sıkıntılı olurmuş gibime geliyordu, onu arzularının peşinde bir kadın olarak görmek beni mutlu etti.
  • /
  • 5
devark.cloud tarafından geliştirildi.