3 gün önce twitterda biri bi şeyler yazmıştı biri. bi uygulama üzerinden tanıştılar, biri ölmüş filan. pek dikkat etmedim. dün instada bi arkadaşın hikayesinde gördüm, meğer öldürülen genç benim baya baya tanıdığım, konuştuğum bir genç. kafamdan aşağı kaynar sular döküldü. feci üzüldüm. 28 yaşında saçma sapan bi nedenden dolayı vefat etmiş. cidden çok üzücü.
annemle oğlum astralin böyle güzel anlaştığını görmek cidden beni mutlu ediyor.. bütün gün birliktelermiş..
mutluyum be sözlük, annemin inadı kırıldı,astral ben evde yokken annemle mutlu vakit geçiriyor..
korkmuştum sözlük, itiraf etmeliyim daha ilk günden astrali annem tarafından sokağa salınacağını, eve geldiğimde de kaçtı yalanını savunacağını düşünmüştüm..
boyun bölgemde oluşan hayvani morluklar bir an önce iyileşsin diye ne yapacağımı bilemedim. mutsuzum. bahaneler de cabası. lunaparkta bindiğim oyuncağın korumaları kendimi cok kasmışım da iz kalmış desem yerler mi?
bugün iş dönüşü yolda yürürken karşıdan gelen 3 yaşlarında bir çocuk baba diye ağlayarak bağırıyordu; babasının onu kucağına alması için. "baba" kelimesini kullanmayalı ne kadar uzun zaman olduğunu ve benim hiç bu şekilde bağırmadığımı içim acıyarak anımsadım ve onu çok özlediğimi.
ofiste karton bardaktaki çay samimiyetsizliği gibi geçen dünün ardına, sabahki enerjim ile bugünü devirdim. şu mutluluk gerçekten paylaştıkça büyüyor. ben de ofistekilere seslendim günaydın! diye, duymadı kimisi, bir daha dedim. sonra bir tebessüm hepimizde. sebep olanlar var olsun!
bugün ameliyat tarihi almak için doktora gittim. bi de ne göreyim. çok tatlı, galiba üniversiteli bir asistan. götümü soydu, götümün üstünü gördü. orada soyundurup beni halletseydi... ay neler düşünüyorum böyle. çok tatlıydı.
normalde sevgili olarak biseksüel erkek tercih etmem, fakat eğer hoşlandığım gözlüklü çocuk biseksüel olsaydı*, bir ilişki düşünürdüm. en azından hevesimi alana kadar.
sözlüğe üye olduğumda çok masummuşum lan , şu anda çok kötü kalpliyim. kimseye güvenim yok ve tek gecelik ilişkilerimden sonra partnerlerimle görüşmüyorum bile. hangi ara böyle oldum bilmiyorum , sanırım annem haklıydı. küçükken hep derdi sende abinde olmayan daha değişik şeyler var ve bencilsin derdi. bunlar açığa çıkıyo galiba , umrumda değil pek artık . duygusallığı unuttum , öyle yani.
porno izleyeceksem seçimimi çoğu zaman sonundaki kamera arkalarının varlığına göre yapıyorum. ileriye sarıp en sonunda kamera arkası varsa izliyorum. özellikle sean cody'ninkiler favorim. bana aşırı doğal geliyor davranışları. set ortamı falan da burdan çok eğlenceli geliyor. sektör nasıl? oyuncular gerçekten de gay mi biseksüel mi yoksa gay for pay mi, porno filmlerinde oynadıkları çevresi tarafından biliniyor mu biliniyorsa sevgilileri bu duruma nasıl bakıyorlar, bu konu yüzünden hiç tartışma yaşadılar mı vs aklımda deli sorular var sözlük *