eurovision

tamam tamam biliyorum. geyik, amansızca politik vesaire denilecek. evet biliyorum. sadece bir zaman akışı göstermek istedim.

1975 te katıldığımız şarkıya bakalım önce



sonra hadise denilen yeteneksiz kadının katıldığına bakalım

9adf

aradaki korkunç farka bakın. semiha yankı canlı orkestrayla detone olmadan şakır şakır söylüyor sanırım 16 yaşında o sırada
hadise denen vacinasıyla meşhur olan kişi ise karaoke yapamıyor.
demek ki biz giderek kötüleşiyoruz

elbette ki sertap hariç.

hemen bakalım



01:05 e dikkat. yıkılıyor
2012 de azerbaycan ın başkenti bakü de yapılacak olan yarışmaya ülkemizi temsil etmesi için can bonomo nun seçildiğini bildirmiş. bence çok başarılı bir seçim olmuş. her ne yaparsa yapsın can bonomo kendinden fazlasıyla söz ettirecek bir isim. şimdiden başarılar.

ilgili haber için:

http://magazin.milliyet.com.tr/trt-eurovision-icin-oyle-bir-isim-secti-ki-herkesi-sasirtti/magazin/magazindetay/09.01.2012/1486494/default.htm
sozlukte yazsnlarin cogunun hatirlamadigi 70li yillarin sonu ile 80lerin basinda turk toplumu icin buyuk bir fenomen olmus olaydir eurovision..akli balig olusumun esas alindigi 4 yasimda yani 1980 de izlemeye basladigim ve bikmadigim ses yarismasi., zamaninda celine dion, lara fabian, azucar moreno, abba ve adi sayilabilecek pek cok guzel sese ev sahipligi etmis yarismadir ayrica.. elimde 1965 en bu yana yarismada yer alan tum sarkilar bulunmakta olup, paylasoma acik oldugumu bir kez daha soylemek isterim...
ilk kez 1956 yilinda isviçre'nin lugano sehrinde 7 ülkenin katilimiyla düzenlenen yarismadir. her ülkenin iki sarki ile katildigi bu ilk finalde, yarismanin jürisi, gizli yapilan oylama sonucu birincilige ev sahibi isviçre'nin sarkisini layik görmüstür.
türkiye de 1975 yılından beri sunuculuğunu bülend özverenin yaptığı yarışmadır.
ekrem imamoğlu'nun türkiye'yi tekrar sokmasını umduğum yarışma.

(bkz:umudumuz ekrem)
dunyaca unlu bir oterite sunu demistir; eurovisionda iki ses kazandi celine dion ve sertap erener. bunlardan ote abba vardir ki waterloosu unutlmaz. her sene turlu berbat yorumar yaparlar ama yuksek oranda her sene en basarili ses , performans ve sov birinci olur. bazi ulkeler agzinda kus tutsa birinci olamaz fakat buda zamaninda yaptiklarindandir. kurucu ulkelerdir bunlar. blue gibi teenage dream starlari bile cok gerilerde kalir. gecen sene italya temsilcisi nina zilli iyi olmasina ragmen derecelerden babayi kivamini almistir. ote yandan azerbaycanin girdigi donemden beri olan iddiasi ve kisa sure sonunda birinci olusu bana turklerin muzikle arasinin sanildigi kadar kotu olmaidigini bir kez daha dusundurtmustur.
bir bilgi olarak, eurovizyon’u da kısaca tanıtayım, 1950'li yıllarda ii. dünya savaşı'nın ardından kendini yeniden inşa etmeye başlayan avrupa’da, soğuk savaş’ın ardından, ülkelerin birbirinden doğrudan özür dilemek yerine, dolaylı yoldan özür dileme biçimi olarak ortaya çıkmıştı bu yarışma. yaraları müzikle saralım bir de bunun yarışmasını yapalım diyen, aralarında husumet olan ülkelerden kimin ötekiyle derdi varsa, ona yüksek yüksek puanlar vererek bir nevi buzları eritmek için icat edilmişti yani. eurovizyonun politik bir yarışma olduğu tezi bu noktada doğrulanmış oluyor. mesela, almanya, italya, ingiltere, fransa ve ispanya, yarışma sonuçları ne olursa olsun her sene katılma hakkına sahiptir. şimdi ne soğuk savaş kaldı, ne de husumetin bitirilmesi için müzik yarışması gerekliliği. ondan beridir eurovizyon müzik yarışması olarak –tabi ki klişe komşu komşuya oy veriyor- tartışmalarıyla varlığını sürdürüyor. sizi bilmem ama benim için eurovizyon hala bir tutku ve her eurovizyon’da elimde kağıt kalem ülkeleri oylamak bana ayrı bir keyif veriyor. 2012 yılında 10’da 6 bilerek büyük bir başarıya da imza atmışlığım var yani. her neyse, konumuza dönersek, ilki 1956 yılında isviçre’de yapılan yarışmaya türkiye ilk kez 1975 yılında katıldı ve katıldığı gibi çakıldı o sene! hem de sadece eurovizyonun değil, türk pop müziğinin de en güzel şarkılarından biriyle!
direk benim için lena-satellite demektir.
korkunç biçimde ezberledim o şarkıyı
1980 1995 ve 2003-2010 yılları izlenmelidir
özellikle 95 yılı herseyi yle mukemmeldi bence ..
nocturne-secret garden (1st place /norway)
(bkz:sertap erener)'in 1.olduğu seneden beri ilgiyle takip ettiğim yarışma.
türkiye'de, aynı futbol maçlarında olduğu gibi, bir mekanda sırf bu yarışmayı izlemek için toplanmış insanlarla heyecanlı bir şekilde izlemeyi gerçekten çok isterdim.
her ne kadar ''çoğunluk'' politik görse de * her sene yarı finalleri de dahil zevkle izlediğim eğlence-müzik şovudur. hatta yarı finalleri geçtim ülkelerin katılacakları şarkılar belli oldukça dinlerim. eurovision’dan her sene en az 5-6 şarkı girer telefonuma. birçok orijinal sese denk geldim. ''isveç norveçe vermiş'' ''finlandiya danimarkaya oral yapmış'' ''bu portekiz de bize hiç vermiyormuş'' safsatalarını bir kenara bırakınca hem müzikal olarak hem de şov olarak gayet de zevk alınabilecek bir tv programı. ısrarla yarışma demiyorum dikkat ettiyseniz.* her ne kadar adı yarışma olsa da temeli eğlence-müzik olan bir şovdur eurovision. şarkıları önceden dinlemezseniz veya yarı finalleri izlemezseniz ''yhaa off sıkıldım değiştir türkiye çıkınca açarız'' moduna bağlamanız gayet doğal. * bunun sebebi ise finalde 25-26 şarkının art arda çıkması ve kural gereği her birinin 3’er dakika olması. dolayısıyla hepsi aynı gibi geliyor bir anda dinleyince. ayrıca eurovision'a laf atan günümüz popçularına da kıçımın kıllarıyla gülümsüyorum * müziğin banttan, ses ve sahne performansının canlı olduğunu göz önünde bulundurursak birçoğu hadise gibi sıçıp sıvazlayacaktır.
daha çok müzik değil de politik bir yarışmadır ama politika 1.yi bağlamıyor bence. haklı sebeplerden birinci oluyor çoğu. *

1990 larda eski popülerliğini kaybeden eurovision bu konuda arayışlar içerisine girmiştir. yaklaşık bahar aylarında aynı tarihlerde düzenlenen gay şenliklerinin popülerliğini arkasına alarak bir süre böyle yoluna devam etmiştir. bunun dışında sanat ve gösteri sektöründeki eşcinsel potansiyeli de hesaba katılacak olursa bu durum doğal bir sonuç olmuştur. bir rivayete görede eşcinsellerle bu tür bağlantılar kuran eurovision, eşcinsel lobilerinden de ciddi destek görmektedir.
yarışmanın artık bir şarkı yarışmasından öteye giderek, şarkı+kostüm+kişisel performans+sahne şovu+politika+halkla ilişkiler+reklam gibi tümüyle değerlendirildiği bir yarışma olmasına rağmen, hala bizdeki paranoyaklık sebebiyle vatan millet sakarya deyip bok atmaya çalıştığımız dünyanın en çok izlenen tv şovudur. ayrıca bu sene yarışma sonrası onlarca ülkede listebaşı şarkılar çıkararak kalitesini bir kere daha ispat etmiştir.