evli bir erkekle ilişki yaşamak

hiç yaşamamış olsamda öyle bir ilişki yaşayan arkadaşım vardı.adam öğretmen bizimkini ailesine çok sevdiği eski öğrencilerinden biri olarak tanıtmış.zamanla tabi aileden biri gibi olmuş.kadın bunu çocuklarından biri gibi görüyormuş. hem baba oğul hemde sevgili gibi yaşamaya devam etmişler.adam sıksık gelip bizimkinin evinde kalıyormuş yengede çocukla ilgileniyor diye memnun bile oluyormuş.daha sonra kart zampara çocuktan soğumaya başlamış sanırım aşırı ilgi bıktırmış adamı.karısı sorun değilmiş ama bir erkekle aldatınca bizimki çok sinirlenmiş.üstüste aramalar ardarda mesajlar kadın tesadüfen bu mesajları okumuş.işin gerçek yüzünü anlamış.çocuğun evini basmışlar bi temiz dayak atıp hakaretler yağdırarak tehdit etmişler.kocasınıda rezil etmiş tüm sülaleye duymayan kalmamış.yinede boşanmamışlar o şekilde aynı evin içimde yaşamaya devam etmişler.
bu belkide en kötü senaryo ama genelde sonu hiç iyi bitmiyor .
başıma bir kaç kez gelen genelde "cnm aslında ben evliyim umarım sorun olmaz" itirafı ile aylar sonra öğrendiğim durum. sırf bu yalanı saklama durumu yüzünden bitirmişimdir yoksa başta evliyim dese adam dövecek değiliz olabilir mümkündür yani.

bekar takıntısı olanlar için çare kimliğine bakmak.*
ay aklıma geldi, bir keresinde yattığım adamlardan biri bana mesaj attı "karım mesajlaşmalarımızı gördü şimdi oraya geliyor" diye, bir organizasyonun ortasındaydım, neye uğradığımı şaşırmıştım, riskli ama napalım benim erkek tercihlerim ve beni de beğenenler hep evli oluyor, yatakta da iyi oluyorlar.
seçimlerini yapmış ve yuvasını kurmuş bir adamdan ne bekleyebilirsiniz? onun size verebileceği tek şey anlık zevklerdir. her ne kadar sevgi aşk sözcükleriyle dolup taşsalar bile gün sonunda gidip gireceği yatak karısının yanıdır.
geçenlerde uzun zamandır ilk defa hoşlandığım biriyle tanıştım. karşıdan bakınca için gıdıklanır ya, öyle biriydi. tam oturduk, sohbet ediyoruz, ben konuşurken bu sürekli beni izliyor hoşuma gidiyor derken evli olduğunu söyledi. doğruyu söylemesi erdemli bir davranıştı ama bu durumu kabul edemedim.

bu onun öteki tarafıymış, öyle kabullendirmiş kendini. sanıyorum biseksüel biri. yaşamak istediği şey sadece cinsellik. ben olmasam başkalarıyla da olduğunu, olacağını biliyorum. benlik bir durum yok aslında ve bilmiyormuş gibi davranabilirim.

gel gelelim böyle bir şeyin parçası olmak istemedim. kendimi eşinin yerine koydum. istiyor muyum, evet. aslında neyin yanlış neyin doğru olduğunu bilmiyorum. kötü bir durum. kafam karışık kızlarr.
bir kere flört aşamasındayken evli olduğunu bildiğim ama o sırada bunu çok umursamadığım bir adamla konuşurken kolunda kızının isminin yazdığı dövmeyi göstermişti de yerin dibine girmiştim kendi kendime. kimseyi yargılamak bana düşmez ama asla yapmayacağım bir şey olduğuna karar verdim o andan sonra.
evli birine aşığım ve keşke ilişki yaşasak dediğim durum.

ama gel gör ki o istemiyor.
kalede kaleci var diye gol atmayacak mıyız?
ahlaki açıdan tartışmaya açık bir konu olmasıyla beraber, ortada zaten ahlaki olarak son derece iki yüzlü bir toplum varken bozuk olan her taşı düzeltme çabasına girmemeliyiz. toplum baskısıyla evlenen geyler tabiki de birileriyle beraber olmaya devam edecek. eşinin düştüğü durum hoş olmasa da bu durumu toplum yaratıyor unutmamak lazım. hatta belki o eş bile bu durumu yaratan homofobiklerden biri olabilir. kendi kazdığı kuyuya kendi düşmüş olabilir. o yüzden böyle bir hayat yaşayan kişilerin ağır bir şekilde eleştirilmesine karşıyım.ayrıca büyük konuşmamak lazım, yarın öbür gün belki sizi de çocuğunuzu okula bırakıp koliye giderken görürüz.
bir kadın arkadaşım bu durumu yaşadığını anlattı. çok yakışıklıymış, çok tatlıymış, bütün hayatını kazıya kazıya kendi elleriyle kurmuş, çok çalışkanmış, ona karşı çok nazikmiş, seks süpermiş, zaten karısı ile hiç anlaşamıyormuş, ayrı yataklarda yatıyorlarmış, bilmemne bilmemne. çok aşıkmış bizimki. ama adamın karısı ikinci çocuğuna hamileymiş, çocukları büyümeden karısını da asla bırakamazmış. "hem sütüm eksilmesin hem götüm sikilmesin" durumlarını yani.

anlattı da anlattı, beynimi sikti arkadaşım. ne diyorsun diye sorunca, sadece sikiş için takılacaksan sorun yok ama romantik hayaller kurmak çok saçma dedim. çok katısın dedi. öff...

gelemiyorum ben böyle ayağı yere basmayan saçma romantizmlere. böyle konuşanlar bana sen aşktan anlamıyorsun diyorlar, ben de bunlara aptal gözüyle bakmaktan kendimi alamıyorum.

şimdi kendimi düşündüm de, gey halimle evli bir adamla ilişki yaşar mıydım diye? kadın olarak evli bir adamla ilişki yaşamaktan daha da küçük düşürücü bir durum gibi geldi. kendime hiç yakıştıramadım böyle bir şeyi, isterse dünyanın en tatlı, en yakışıklı, en kaslı, en bilmemneli insanı olsun. oha. bu toplumda evli olmanın avantajlarını yaşayacak, ben de stepne olarak gizli ilişkisi olup onun yolunu bekleyeceğim. biraz düşündüm nasıl olurdu diye, o kadar kendime uzak geldi, o kadar küçük düşürücü geldi ki, hayal bile edemedim, o derece. dünyada başka gey kalmazsa belki... o bile uzak aslında... adamın eşine karşı vicdan yaptığımdan veya evlilik kurumunun kutsiyetini(!) düşündüğümden falan da değil ha, kendimi düşünüyorum, ben böyle ikinci sınıf yerine kendimi koydurtmam asla diye.

insanlar nasıl böyle ikinci sınıf aşık yerine geçebilmeyi kendilerine yedirebiliyorlar acaba? yargılamıyorum tabii, herkesin zevki kendine de, bana ters. sadece sikiş içinse tabii yine sorun yok da, duygusal bağlılık gelişmesi meh...

allah böyle durumlara düşen insanlara akıl fikir versin.

edit: düşündüm de, bunun ok olabileceği durum, etrafınızda çok çok az gey kişinin olduğu ve olanların hepsinin de evli olduğu bir taşra memlekette yaşıyorsanız anlayabilirim. o bile tabii çok zavallı bir durum ama çaresizlikten dolayı el mahkum olabiliyor.
işin cinsellik kısmında kendimi baştan rahatlattığım durum, girip çıktığım uygulamada "evli arkadaşlar yazmayın lütfen" ibaresi her zaman sabittir.
açık yüreklilikle söyleyen, binbir türlü taklalar atmayan kişilerle arkadaşlıkta yaptığım tanışmalarım olmuştur ama söylenmediği sürece gerisini deliştirmek, araştırmak benim üzerime vazife değil.
ancak duygusallık boyutu bambaşka, bence aidiyet duygusu oluşmaya başladıktan sonra yanımdan kalkıp eşinin yanına ya da oradan buradan tanıştığı başka birinin yanına gidiyor olması arasında gram fark yok.
kimsenin hayatını, seçimlerini eleştirme lüksüne sahip değilim ancak benim hayatımla kesişen paydasında kendi kararlarımdan sorumluyum dolayısıyla ne böyle bir şeyin olmasına izin veririm ne de böyle bir pozisyona sokulmayı kabul ederim.
ahlak göreceli olabilir çünkü toplumun lgbti'ye bakışını düşündüğümüzde ahlak hiç tutarlı bir şey değil. ama yine de evli birisinin ister bir homo ister hetero bir eşi, sevgilisi var demektir. evli olmasa homo bir ilişkisi olsa bunu tartışmadan yanlış bulabilirdik. hetero ilişkisi olan birine homo olarak bir ilişki gözüyle bakmak yine aldatmaya girer burada cinsiyet kıstas olmamalı.
aile baskısı, mahalle dürtüsü ya da belki de kadınlardan da hoşlandığı için gidip evlenen birine sözüm yok, herkes istediği gibi yaşasın. ancak sistem içinde kalmayı tercih etmiş, bir yerde de kolayı seçmiş birinin arada bir renksiz (ya da renkli neyse artık) hayatına renk katmak ve/veya beni cinsel çeşnisi yapmak için gelip benimle sevişmesine itirazım var. almıyor ve alana mani olmuyoruz. kendine yakıştıran varsa buyursun tabii.
bence sorun olmayan durumdur. kişi aldığı risklerin farkında olduğu sürece tarafların uyumu daha önemli. insanları yıllar önce aldıkları, belki de ellerinde olmayan kararlar yüzünden yargılamak çok doğru değil. bırakın insanlar dilediğince yaşasın.
kendinize yakıştırabildiğiniz her şeyi yaşayabilirsiniz fakat bir başkasına güzellemesini yapamazsınız. çok mutlu olduğunuzu düşünmeniz bir başkasına zararı dokunuyorsa kendini kandırmaktır. asla denmez, allah uzak tutsun denir.
  • /
  • 4