isveç'te sadece ibraaamoviç var zannedenler, kuzeyde bir ülke kızlar teklif ediyormuş diyenler; bu ne mınaki? bunlar da can değil mi, bunlar da 90'ları şenlendirmedi mi? evet iyi gruptur. belki o çıkışlarını bir daha hiç yakalayamadılar ama güzel bir alternatif oldular her daim. lovefool, sick and tired, carnival ilk aklıma gelen parçaları.
bir yeah yeah yeahs parçası. isme gel isme. maaşallah subhanallah! bizdeki model gibi grupların orijinali. neyse modeli de boklamayayım şimdi. klibi iyidir, kurtadam kullanımı güzel olmuştur. coverları filan vardır pek tavsiye etmem. org kullanımı ile beni bağlamıştır. falan filan.
aslında çoğunluk türkiye'nin değil terim ve avanelerinin yenilmesini; sistemi olan genç bir takımın (dünya takımı hesapları) bizi temsil etmesini istiyor. olur mu tabi bunlar? ah nerede vah nerede! çünkü biz onları eleştiremeyiz ıslıklayamayız. ayıp günah filan.
bir ziad rahbani parçası. arapların alacaksanız bu yönlerini alın be evladım. ziad rahbani yanılmıyorsam fairouz'un evladı oluyor. parçadaki nefesliler olsun, piyano olsun gerçekten çok hoş. 9 dakikalık versiyonunun tümünü dinleyenler orhan gencebay filmini kafalarında oynatabilirler. bu arada al bostah otobüs demek. otobüste geçen bir aşk şarkısı da bu kadar güzel olurdu zaten.
erozyonla mücadele diye diye sonunda bunun da çaresini buldular ülkede. meğer çaresi erozyon olan bölgelere inşaat yapmakmış. ne o öyle ağaçtır yeşildir. dik apartmanı, siteyi bak erozyon kalıyor mu!
bu terör öyle boktan bir olay ki gün gelir en olmadık yeri ve insanı da vurabilir. ha elbette vurmasın bir allahın kulunu ama 'allahın sopası yok' diyenler o gün ne der acaba!
pek sözlük ahalisinin umurunda olmadı ama geçtiğimiz günlerde uludağ sözlük hacklendi. bunun neticesinde özel mesajlaşmalarda ne var ne yok ortaya döküldü. anladığımız kadarıyla yine ana tema sexmiş. neyse whatssapp bile uçtan uca konuşmaları verileri koruyorum diyor fakat yine de güvenilir değil. iğne çuvaldız hadisesi hani anlarsınız ya! dikkatli olmakta yarar var. çok bilgi sahibi olmasam da uludağ'ın başına böyle şeyler geliyorsa ayı sözlük'ün başına kim bilir neler gelir!
bu da biraz itiraf gibi olacak ama eski bir dostumu hatırlatıyor bana bu şarkı. şu anda küsüz. gerçi ben bu aralar iki günde bir onu aramayı düşünüyorum. eskisi gibi arabaya atlayıp şu şarkıyı avazımız çıktığı kadar söylesek bir mayıs ayında olmaz mı mk... çok özledim lan seni!
notlars: çok sevdiğim arkadaşımı aramadım fakat mesaj attım. kafam da güzeldi. aynı sıcaklığı ve tepkiyi göremedim. olsun. ben yine de seni çok seviyorum canım dostum.
hey baby baby isimli parçaları ile uk 40'a hızlı bir giriş yapan grup ikinci parçaları olan all night long baby ile altın plak aldı. yok lan ne altını. hey baby baby kısmı doğru gerçi var böyle bir şarkı. buyrun mübarek ramazanda tatlı niyetine dinleyin toramanlar.
en tırt sayı. edebiyatçılar çok sever ama. bayılırlar geberirler yedi için. 7 mevsim, 7 dağ, 7 kış... sürer gider böyle bu. bir de yeni şairler yedili cümle kurmuyor mu ağzına yüzüne yedi yazasım geliyor.
coca cola sözüm ona yahudi malı olunca tüm islamcı kesimin sarıldığı gazlı içeçecek oldu. ulan çok alem milletiz hakikatten. her ne boksa! pepsi'nin de yeri ayrıdır; reklamları boktandır, zorlamadır. logosunu devamlı kurcalamaktadır. aslında coca cola mercedes ise o da bmw'dir. neden böyle bir komplekse kapılıyorlar anlamıyorum. siz kardeşsiniz evladım! beraber midemizin ırzına geçiyorsunuz. gurk, brrrp.
teşekkürler youtube! yine gezer iken rastladığım bir müzik grubu. adalet şarkıları ile açmayın dedelere klip çektirmişler. parçaları da kaliteli, temiz, zevkli... klip altında ise şöyle bir şey yazıyor:
görkem baharoğlu, korhan kodaman ve murat serkan'dan oluşan 'çocuk aklı' ilk albümleri "daha fazla beklemesek" ile dünyada 108 milyon kopyadan fazla satarak thriller'ın başarını egale etmeyi planlamaktadır.
bir türkü diye biliyordum meğer ninni imiş. mircan kaya tarafından seslendirilmiş ve mustafa gül tarafından yapılmış animasyonunu bulabilirsiniz. ilintili olarak diğer ninni ve animasyonlara ulaşabilirsiniz.
oo ingilizce kelime varmış; hemen zıplarım birader. en başta öğretilen ingilizce kelimelerdendir bu. my name is filan derken work olayına geçersin birden. gören de herkes bir work bir work zanneder.
şaka maka ülkemizin uyuşturucu konusunda transit ülke olmaktan çıkıp hedef ülke olmaya evrildigi, binbir türlü uyuşturucu ve uyarıcı maddenin heryerde kol gezdiği bu zamanda farmakoloji bilen biri lazım.
tr de var mıdır bilmem ama bu maddeleri test eden turnusol kagidi gibi bir seyler ureten girisimciler mevcut kimyasal maddeler o kadar etkili ki sadece dokunmak yahut solumak bile öldürmeye yetiyor. evlerden ırak
sözlükte yıllardır tek entry girmeyenler buraya bir sürü kusmuşlar. siz bi yok olsanız daha mı iyi, zaten varlığınızdan bir fayda yok. siz yazın benim vaktim bol, sike sike silerim.
bunun üzerine çok düşündüm. geleneksel ikili cinsiyet sistemine ait değilim. ve bu benim için sorun değil.
keşke ailem ve bu ülke için de aynı şey söz konusu olsa.
burada pek çok kez saçmaladım. bana katlandınız. teşekkürler.
ancak bu konuda samimiyim. cinselliğim her geçen gün değişiyor.
ve bazen buna yetişmekte zorlanıyorum.
şunu farkettim. ben artık erkek olarak tanımlanmak arzusu taşımıyorum. şimdilik dolaptayım. ama bir gün umarım bu dolaptan çıkarım.
sözün özü, beni anlayacağınızı umuyorum. anlayışınız için hepinize teşekkürler.
ben bugun deneyimledim. yukaridaki yazarin dediği gibi, tost bastik. bence cok güzeldi... keçapli ve rus salatali.
tostumu yedim bekliyorum.
tabiiki de seni.
tostumu yedim bekliyorum.
tabikii de seni...
ay faşist actual yine faşistliğine devam ediyor. esad bum bum gitti ama bu insanların evleri yıkıldı nereye gidecek hiç düşünmedin tabi demi bahçeşehir’deki dublexinden klavye faşistliği yapmak kolay geliyor.
korhan futacı ve kara orkestra'ya yasemin mori eşlik ediyor. seviyorum bu parçayı lakin babayı diyorum. aslında parça da size babayı diyor. kısmet diyoruz. yine buluşuruz.
yine buluşuruz günler geçer
aldıklarımız yeter
yine karmaşık geceler bekler beni
bekler bekler yine varoluş
dimdik yokuş yıldızlar ağlıyor kıyılar boyunca
dalgalarla avunuruz sığmıyor aklıma
çekip alsam seni ıssız rüyalarıma
günlerim sensiz düne düşüyor
yine buluşuruz yine amansız
kor ateşler cepheler bekler
zırhını parlatıyor zaman
delip geçmemi bekler
simsiyah atlar çekiyor arabamı
sapsarı ayçiçek tarlaları mızraklar deliyor
okyanus burada bitiyor
bir zaman sonra not: buluşamazsınız. geçin o işi!
çok zaman sonra: ulan acaba o buluşmayı beklediğiniz bir başkası mı? hadi bakalım.
malumunuz cb seçimi 2'inci tura kaldı. başlığımızı açıp siz değerli yazarlarımızın isabetli yorumlarını alalım derim.
ayrıca bugünün bir özelliği var sayın okuyucular. 28 mayıs 2013, gezi parkı direnişinin başlangıcıdır. şimdi tam 10 yıl sonra bizi bir sınav daha bekliyor. hadi bakalım!
eskiden hafta sonlarında liselerin ortaokulların kursları vardı. cüzi miktarda ücrete ya da durumu olmayanlara ücretsiz verilirdi bu kurslar.
bendeniz de bu kurslara gitmiştim. o kursların birinde, matematik dersinde başımıza hoş olmayan bir şey geldi. hafta sonu çalışmaktan hoşlanmayan, dolayısıyla hafta sonu tatili yenen matematik hocamız garip bir uygulamaya imza atmıştı. kurs sırasında hoşlanmadığı ya da soruları bilemeyen öğrenci oldu mu defterini çıkarır sözlü notunu basardı.
hafta içi yetmiyormuş gibi bir de hafta sonu eksi notları almaya başlamıştık. bir iki şikayet ile hocamız bu uygulamadan vazgeçti. vazgeçti ama defterine geçtiği notlar aynen kaldı ve dönem sonu notlarımızı etkiledi.
ayı sözlük'te de duyduğumuz kadarıyla burasıyla alakasız bir ortamda yapılan muhabbetler yazarların uçurulmasına, banlanmasına sebebiyet vermekte. çok zor bir dönemden geçtiğimiz aşikar. bu yazar yoğunluğunun yarın öbür gün biteceği sözlüğün bekleme salonunda yeller eseceği günler yakın. şu kısa dönemde kişisel buhran ile yazar banlamak çocukçadır. ayrıca tüm bu olanlara rağmen böyle yerlere fazlaca anlam yüklemek de bana göre çocukluğun dik alasıdır. tarafsızlığımızı bir kez daha sorgulamaya davet etmekle beraber canları sıkılan yazarlarımıza her zaman bir yolun olduğu, yeni bir yolun açılacağını da hatırlatmak isterim. saygılar.
bir entry'de anne olurken diğerinde baba olabiliyor. mutlaka 2 çocuğu var. şimdilik gay gibi göründüğü ve 18 cm alete sahip olduğu da söylenebilir. allah şifa versin. az pide bol su.
2 mart 2016 itibariyle (kıvılcım 1 mart 2016'da atılmıştır aslında) atışmaya başlayan ikili, eğitim sistemi üzerinden ilerliyor şimdilik.
araya troll ve trollük kavramları sokuşturularak kavga çeşitlendiriliyor. miacaba green apple'ı sığ ve gerici olmak ile suçluyor ve özelde atıştıklarını alenen ortaya dökmekle itham ediyor. (modlar göreve de dedi)
green apple'ın karşı atakları beklenmekte.
editler editi: green apple dün kendisine salvo yapmış zaten nickaltından. atanamayan öğretmenlerden kadrolu öğretmenlere kadar geniş bir yelpazee çakmalar olmuş. samimiyetsizlikle miacaba suçlanmış ve aman derdinizi filan anlatmayın oradan size çakar denmiş.
miacaba editi: miacaba tdk şubesi gibi çalışıyor. sağlı sollu noktalı virgüllü yapıştırıyor. güzel türkçemiz mahvolmasın diyor (yazar burada acaba mahfolmasın mı diye de düşünüyor)
sözlük yeniden açıldıktan sonra yazan çok az kişi var. belki de yazma motivasyonunu bulamıyorlar bilemiyorum.
ask olsn'u tanımam etmem. fakat gözüme çarptı seri eksilenmiş. ne bok yedi diye baktım. bir halt yediği de yok. fikir belirtmiş ki bu arkadaş 8 senedir hemen hemen aynı şeyleri yazıyor.
mütedeyyin biri; inanan biriyim demiş bir yazısında. akp'yi övmüş ve bunu geri durmaksızın çeşitli mecraları örnek göstererek yapmış; bu da olabilir beni ilgilendirmez.
benim durduğum yer ile ask olsn'un durduğu yer çok farklı. e mübarekler sizin de öyle muhakkak. ask olsn arkadaşımız seneler önce bu kadar göze batmamışken, sözlük içinde bir renk olup gitmişken bu tahammülsüzlük neden? iktidarın hıncını ask olsn'u eksileyerek mi çıkarıyorsunuz? relax!
sizi anlıyorum ve derhal hollywood filmlerinden uzak durmalısınız diyorum. ayrıca artık ilkokul arkadaşlarınızla bu muhabbetleri yapmayın, coin filan konuşun.
oo belalım gelmiş. yoktun kanka kokumu mu aldın? hoş geldin.
hatrı sayılır online yazar görünüyor orada. acaba off olmayı mı unuttular. kim bilir? eskiden gak deseniz eskiyi basan bir ekip vardı. onlar da yok, özledim cidden. arkadaşlar arada hayat belirtisi gösterin. sex yine yaparsanız, ben yapmayın demiyorum. fakat sözlüğü de canlı tutalım yahu.
youtube'daki önerilen videolarda ido çıktı karşıma. 20-25 cm'den kendisine bakıyorum. 4 küsur milyon kişi izlemiş. bu 4 milyonun en az 500 - 1 milyon arası tekrara girmiştir. diyorum kendi kendime 'ulan toplu ölüm olması lazım şimdiye kadar. olsa duyardık yani'. 4 küsur milyon artı 1 ben mi olayım derken kendimi serdar ortaç'ta buluyorum. bunun izleyen sayısı beni daha ürkütüyor. dna'mdaki yapı taşları lise 2 fen bilgisiyle çatışıyor. ölüyorum ulan kurtarın beni.
not: lan mal bunun neyini beğenmedin? ido ya da serdar ortaç fanı mısın?