cikolatali kek

Durum: 1906 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26948 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 96

akrabalar ile yapılabilecek güzel şeyler

(kuzenlerle) eğlencenin her türlüsü.

not: ensest değilim.

diş lastiği

genelde, bana söylenen ve araştırmalarım sonucunda*, diş teli tedavisinin son bir kaç ayına girildiğinde takılan ve çene yapısının düzelmesini sağlayan bir diğer ağrılı şey. zaten dişle ilgili olup ağrısız bir şey olması mümkün mü?*

neyse bu lastiklerin iki türü var. biri kangurulu diğeri impalalı diş lastiği. kangurulu olan biraz daha hafifmiş. impalalı olan sert. dişçim bana impalalıyı verdi. çene yapısını değiştirdiği için sürekli bir çene ağrısı var. internetteki yorumlara göre pek çok kişi gece yatmadan takıyormuş. ama ne kadar sık takılırsa o kadar çabuk sonuç veriyormuş. sonuçta kimse ağzında metallerle dolaşmayı sevmez. ve eğer bu lastik düzgün kullanılmazsa tedavi uzuyormuş.

doğal yollarla testosteronu arttırmak

testosteronun ne işe yaradığı herkesin malumu. bu önemli hormonu arttırmak için yapılacaklar listesini içermektedir.

1- kilo verin

evet sözlükçüler. biliyorum hepiniz kilolarınızdan çok memnunsunuz ancak testosteronu arttırmak için kilo vermeniz gerek. endokrinoloji uzmanlarının yaptığı araştırmalara kilolu insanların daha düşük testosterona sahip olduklarını ortaya çıkarmış.

2- stresi azaltmak

stres anında salgıladığınız kortizol hormonu testosteron salımını bloklar. kronik stresin hormon seviyelerinde ciddi sıkıntılara yol açtığı bilinmektedir. (bkz: iktidarsızlık)

3- sert antreman

şimdi sert antreman dedim diye kaldıramayacağınız yüklerin altına girip bir yerlerinizi sakatlamanıza gerek yok. işten veya okuldan sonra bir spor salonuna gidip, spor salonu geyiklerine takılmadan antremanınızı tam konsantre yapmanız faydalı olacaktır. ne yapabilirsiniz? mesela koşu bandında kısa sürede vücudun tüm enerjisini kullanan antremanlar yapmanız faydalı olacaktır. mesela koşuyorsanız 30 saniye çok hızlı koşun ve 2 dakika normal tempo koşun. tekrar 30 saniye koşabileceğiniz kadar hızlı koşun. bunun testosteron artımına faydası olacaktır.

4- daha fazla bcaa tüketin

yapılan araştırmalar güzel bir antreman ile bcaa tüketmenin testosteron seviyelerini ciddi bir biçimde yükselttiğini otaya koymuştur. bcaa'yı günlük besinlerle doğal yollardan elde edebilirsiniz. mesela kaliteli peynir, yumurta ve diğer protein kaynakları bcaa yönünden zengin besinlerdir. ama eğer isterseniz supplement/ besin takviyesi olarakta bcaa alabilirsiniz.

5 - sağlıklı yağlar tüketmek

yapılan araştırmalar %40'dan daha az yağ oranı içeren diyetlerin testosteron oranında ciddi düşüşlere sebep olduğunu göstermiştir. tekli veya çoklu doymamış yağlar, zeytin ve avokado, çok faydalı yağlardır. aynı zamanda otçul hayvanların etlerinden elde edilen doymuş yağlar testosteronu arttırmak için gerekli olan ana yağlardır.

6 - şekeri azaltmak

insülin seviyenizi bir anda yükselten ve bir anda dibe inmesini sağlayan şeker, testosteron dengenizin yerle bir olmasına sebep olur. şekeri sadece şekerlemelerde var sanırız ancak beyaz ekmek ve meyvelerde şeker olarak yüksektirler. mesela çaya atılan şekeri düşürmek iyi bir başlangıç değil midir?

7 - d vitamini almak

yapılan bir araştırmada aşırı kilolu insanlara d vitamini verildi ve bir yılın sonunda testosteron seviyelerinde ciddi bir artış görüldü. d vitamini elde etmek için yanana kadar güneş altında kalmanıza gerek yok. günde 15 dakika güneşlenseniz yeter. ayrıca d vitaminini balıktan ve mandıra ürünlerinden elde edebilirsiniz. eğer d vitamini eksikliğiniz varsa besin takviyesi olarak kapatabilirsiniz.

8 - çinko seviyesi önemli

çinko alımının düşmesi, testosteronu düşürmektedir. amerika birleşik devletlerinde yapılan araştırmaya göre yetişkinlerin %45'i yeterli çinko almamaktadır. bu konuda vejeteryanlar bira sıkıntı yaşayabilirler çünkü çinko genel olarak et ve balıkta bulunur. bakliyatlarda belli miktarda çinko bulunmaktadır ancak vücudunuzun çinko ihtiyacını bakliyatlardan karşılamak isterseniz çok fazla bakliyat tüketmeniz gerekir. vejeteryanlar günde 40 mg çinko tüketebilirler, uzman kontrolünde.

testosteron

gey olduğunuzu açıldığınız bazı homofobikler "hormonlarına baktırdın mı bazen erkeklik hormonu düşük olabiliyor" diye saçmaladıklarında, bahsi geçen hormondur işte testosteron. annem ilk başlarda bende testosteron düşüklüğü olabileceğinden şüpheleniyordur. testosteron fazlası çıkınca şaşırmıştı.

ayrıca bu hormona dikkat etmek her iki cins içinde önem taşımaktadır. önemli bir hormondur.

kitap okuyanların libidolarının düşük olması

kitap okuyanların değil, çok fazla kitap okuyan "aseksüellerin" libidolarının düşük olmasına bir derece katılabilirim. bir de kişinin ne okuduğuna göre değişir. 7/24 erotik romanlar okuyan bir insanın libidosu ne kadar düşük olabilir ki?*

ama çok fazla kitap okuyan aseksüeller için böyle bir durum vardır.

küsenler barışsın kampanyası

tebrik ediyorum. sizlere barışma hediyesi olarak bu başlık altında yorum yapan herkese, şukuyu veriyorum. bir nevi düğün hediyesi.*

kadınları çekici yapan detaylar

kıvrımları olacak. ve kıvrımlarından dökülen uzun, dalgalı saçları.

düğün parasıyla suriyelilere yemek dağıtmak

bu ülkede hala insanlığın ölmediğini göstermişlerdir.

küçük kara balık

çemberimde gül oya dizisinde yurdanur ile çağan ırmak'ın küçüklüğü arasında geçen konuşmada söz konusu olan hikaye. bu kitap üzerinden o kadar güzel mesaj verirler ki... fazla iyiydi bu dizi. çok fazla.

fakirlik içgüdüsü

2 bin telelik telefon alıp bir tane paralı uygulama indirememektir.*

whereist

where nerede demek, ist sanırım istanbul'un kısaltması. sanırım istanbul nerede demek istiyor?***

hoşgeldiniz.

(bkz: kurokuma karşılama komitesi)

sevgili sözlük

sevgili sözlük;

az önce dişçiden geldim. telleri iyice sıktı. yetmedi bir de lastik taktı. doğru düzgün açamıyorum ağzımı, konuşamıyorum. zaten pek konuşmayı seven birisi değilim ama konuşmak istediğim zaman konuşamamakta çok canımı sıkıyor. bilseniz nasıl bir his?! sanki tutkalla yapıştırmışlar gibi. üstelik dişlerimin ağrısı her geçen dakika artıyor. dişçiden ilk çıktığımda hiçbir şey yok. eğer böyle devam ederse hayat bana bal kaymak diye seviniyordum. yaklaşık 1 (bir) saat geçti ve dişlerim ağrımaya başladı. adam, asistanına "köpek dişlerinin biraz daha öne gelmesi gerek," derken bundan bahsediyormuş demek ki! köpek dişlerim ağrıyor.

o değil de bu dişler düzeldikçe dudaklarım ortaya çıkmaya başlıyor. çenemin şekli düzeldi. yanaklarım çöküktü biraz şimdi ortaya çıkmaya başladılar. resmen şeklim değişti. spor salonunda antreman yaparken birbirimizi gaza getirmek için "no pain no gain" deriz. kendime sürekli bunu tekrarlasam iyi olacak.

no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain
no pain no gain

yeni başbakanlık logosu

başbakanlık için tasarlanan yeni logo, çankaya köşkü’nün 1 no’lu ana kapısına ve köşk’ün dış duvarlarına asıldı. başbakanlığın yeni kurumsal kimlik çalışması kapsamında hazırlanan soft altın rengindeki logonun, kenarındaki motiflerin güneşi ve iç içe geçmiş selçuklu yıldızlarını betimlediği belirtildi. cumhurbaşkanlığı forsu’nu da andıran logonun ortasında türk bayrağı yer alıyor. 64 köşesi bulunan yeni başbakanlık logosunda her köşenin ayrı bir etik değeri simgelediği de belirtiliyor.

http://www.haberturk.com/gundem/haber/11...

5 ağustos 2015 tarihli yılmaz özdil köşe yazısı

devlet bahçeli'nin şerefsiz demesine tepki gösterenlere madalyonun diğer yüzünü göstermiş. devlet bahçeli'nin dedikleri elbette "b*k" ancak bu yazıda da denildiği gibi hdp'li vekillere neden ses çıkarmadık ki bu kadar?

http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/yi...

rasim ozan kütahyalı

yeti

vlad tepeş

fatih sultan mehmet'in çocuklu arkadaşı, osmanlı'nın valisi ve sonradan isyan eden düşmanı. şimdi pek çok tarihçinin kabul ettiği hikayenin görünen kısmı bu'dur.

ben şimdi efsane kısmından bahsedeceğim. söylenene göre vlad tepeş saraya erkek kardeşi ile beraber getirilir. küçük yaştan itibaren osmanlı sarayında padişah tarafından cinsel istismara uğrayan tepeş** vali olarak atandıktan sonra erkek kardeşinin sultan mehmet'in istismarına uğradığını öğrenince delirir. zaten mevcut olan osmanlı nefreti iyice körüklenir. sonra yaptığı tüm çılgınlıklarda bundandır.
ama avrupalının uydurması olabilir tüm bunlar. bilemeyiz.

kazıklı voyvoda

meraklılarına elizabeth kostova'nın tarihçi isimli romanını tavsiye ettiğim tarihi karakter.

jennifer aniston

friends'in erken** bitirilme sebebidir kendisi. son zamanlarda artan şöhreti sonucunda "ben sonsuza kadar friends oyuncusu mu olacağım?" diyerek anlaşmasını bitirmek istemiştir. zaten yapım ekibiyle arasındaki sorunu 10. sezonda ne kadar az göründüğünden anlayabilirsiniz. ama severim kendisini. rachel green karakterini ondan iyi kim oynardı bilemiyorum.

ağzı su ile doldurup sevgilinin suratına boca etmek

tavsiye etmediğim bir davranıştır. su savaşını anlarım, su dolu balonları fırlatmayı anlarım, ele su alıp sevgiliye fırlatmayı anlarım ama ağza alınan suyun yüze boca edilmesini anlamıyorum. tükürmek gibi geliyor bana. tükür yani.
  • /
  • 96
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1906

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.