görücü usulü evlilik ritüelleri
çok çok desteklediğim bir evlilik türü.
bence flörtleşmelerde insanlar birbirlerini tüketmekten daha öteye gidemiyor,çık,gez,dolaş,seviş bir yere kadar, insanın içi sıkılıyor..
en azından görücü usülünde bir gizem var aynı zamanda bir kumar gibi görüp bunu kumarı kazanıp,kazanmama ihtimali..bir de ana babanın onayı...
insanın yaşlandığını anladığı an
psk2: ay anne o çocuk
* ne zaman üniversiteye başladı,ben onun kısa donla gezdiğini bilirim.
annem: bebeğim üniversite sınavlarına bu yıl 94lüler hazırlanıyor...
psk2:a-aa,şaka mısın sen,94 lüler hangi ara doğup,büyüdüler ki?
annem:git bee şurdan...
not:ama harbi,94lüler giriyorlarmış bu yıl sınava...yeter ulan,doğmayın artık..
erol köse
demin saba tümer için yazdığı tweete koptum ayol:
"kendi yaptığın espriye kendin kahkahalar atıp gülebiliyosan sen eşittir saba tümer demektir. geçmiş olsun."
* *
abdi ipekçi
bugün ölüm yıldönümünün 33.yılı olan gazeteci.
bulgur pilavı
bulgurdan yapılan harika ötesi pilav...
hele ki yanında salata ve ayran ile harika gider anacım...
not:işbu entry mesai saatlerinin sonlarına doğru yazıldığından,açlıktan başı dönen yazarın son isteği olabilir...
barış manço
bugün ölüm yıldönümüymüş.ne diyelim allah rahmet elesin...
ama şarkıları kötü ve başarısızdı,niye öyle abartılır halen anlamam.
(bkz:
bir erkin koray değil)
mehmet binay
caner alper ile sevgili olduklarını duyunca şoka girdiğim yönetmen..
annem ben varım,hem daha genç hem daha güzelim...
(bkz:
kıskançlıktan saçmalamak)
evlenmek
bizim memleketimizde,bir kadın ile bir erkekle olabilen eylem.
alıyoruz hanımkızımızı,bir tane de helal süt emmiş erkek.. sonra bunların cinsel ilişkiye girebilmeleri için devletten müsade almalarını sağlayıp,alkışlayarak yolluyoruz sevişmeye..
bu mudur,budur!
sıkıcı mıdır,bilemem. fakat kız olsam kesin isterdim fransız güpüründen bir gelinlik giymeyi,kayınbabamın dirseklerime kadar bilezik takmasını sonra da kocam olacak eradamın duvağımı açıp,alnımdan öperek "namusumsun" demesini...
işyerindeyken sözlüğe girmek
pek heyecanlı olmasa da,insanı hafif hafif tırstıran eylem..
hatta abartıp twitter falan da katarsanız olaya,daha da heyecanlı oluyor.
memurlar boştan yere sömürüyor bu devleti anacım,eskiden "boş boş duracağıma iki ilmek atarım ayol" diyen memur ablalar,şimdilerde dayandılar okeye,astrolojiye.çüklü ve modern bir kadın olarak bense kendimi sözlüğe,twittera adadım...
twitter
daha yeni üye oldum ama bir bok anlamadım ben bu siteden...sıkıntıdan patlıcam...
sigara içmekten utanmak
o mereti eline alıp,tüttürmekten,kokusunun üzerine sinmesinden duyulan garip bir duygu.
öyle ki sanki halen 3-4 günde,bir tane içmenize rağmen böyle kuytu köşede içersiniz,liseli çocukların anasından babasından saklanıp içmesi gibi.
ama dumanı bir çekersiniz ki içinize,acısını çıkarta çıkarta 4 günün...keyifle içip,sonra da "allah kahretsin,içmicem seni artık" diye içlenirsiniz...
borderline kişilik bozukluğu
9 aylık terapi sonrası,epey toparladığım rahatsızlık...
mesela uzun zamandır aklımda ne intihar ne de başka olumsuz duygular var...
ben bile tanıyamıyorum artık kendimi...
ama özlemişim nefes almayı,aydınlığı...
çalışmaktan nefret etmek
sabah erken kalkmaktan,gene aynı şekilde akşamda aynı saatte çıkıp,haftanın 5 günü çalışıp,ay sonunda da bu köleliğine karşılık aldığı para karşısında,insanın yaşadığı duygu.
neden böyle,bilmiyorum ama ben çalışmaktan gerçekten nefret ediyorum ya..
"amaaan" diyorum "sana göre değil çalışmak oğlum,çık işten,sokaklara düş,senin hayal ettiğin hayat bu değildi" diye çıkışıyorum kendime ama sonra borçlarım aklıma geliyor.neyse hayallerde yaşama deyip toparlanıveriyorum...
şu kapitalizm öyle bir sistem ki,valla insanı içine hoooop diye çekiveriyor.keşke okulu uzatabildiğim kadar uzatsaydımda,hemencecik mezun olmasaydım...
sivri dilli
genelde aptal insanlardır.
amaç bellidir,düşünmeden taşınmadan karşıdaki insanı bozmaktır,her ne kadar bozduğunu sansa da genelde hep aptal ve gülünç duruma kendisi düşer.bir de bunu sanki büyük bir meziyetmiş gibi her yerde anlatıp durur,"aaa sivri dilliyimdir,söylediklerimle karşı tarafın kabusu oluyorum" falan gibisinden..bu boyutta yaşar gider,sanki çok büyük hünere sahipmiş gibi...
bence bir insana sivri dillisin demek büyük hakaret...
küfürsüz sövmek
küfür kullanmadan,resmen karşıdaki insanın ağzına sıçmak...
var böyle insanlar,bir konuşma anında tepkilerini koymak için, hiç suratlarının renkleri bile değişmeden,bir sokarlar ki lafı,hiç heyecanlanmadan,sesleri titremeden lafı cuk diye oturturuverirler.suratlarında ki ifade de hiç değişmez,gayet sakindir.
ilk önce bir düşünürsünüz,"ne dedi ki bu adam bana" falan diye,sonra üstünden vakit geçer,uzun uzadıya düşününce anlarsınız ki resmen azınıza sıçmıştır.
sivri dillilikten daha farklıdır ve kesinlikle onlardan katbekat akıllıdır bunlar.çünkü sivri dillinin amacı bellidir,hiçbir şekilde düşünmeden aptal saptal etrafa laf sokuşturup durur,haklarından gelmek kolaydır.siklemezsiniz bile.
ama işte bu küfürsüz sövenler varya,onlar işte tam başbelası.
bira fm
bu gece 22.30 dan sonra sezen şarkıları çalacaklarmış efendim...direk kaptım biraları...
naringergedan
yuva yıkabilecek kadar kötü bir kalp taşıyan yönetici asistanı..ama bebeğim söyleyim, yuva yıkanın yuvası olmaz..
*
naringergedan
(bkz:
#35141) halen gülüyorum.. hepimize ayar oldu..
*
karlı pekmez
tarsus a yaylalardan getirilen karlarla yapılanı yemiştim,pek güzeldi.
greenday