sigara dünyanızın azrailidir, kanseridir. ayrıca bu devirde kimse sultan değil, hükümdar değil bezirgân değil, bu kadar güvenme hiç kendine, kimse şah değil padişah değil taammı.
aslında çoktan kafanın hafiften dönmeye, pilota bağladığını gösteren sözlerdir. yok mesela ben şu an sarhoş falan değilim. artııı dibini görmeyen sevdiğini görmesin ayrıca. hıh
bu cins* biberler yağ bazında olduğu için su içmek hiç bir fayda etmez. en kalıcı olmasa da yardımcı olacak olan süt, ayran ve ekmek içi olacaktır.
ek: ayrıca bunu yedikten hemen sonra değilde ilk bir dakika içinde acısı baş gösterir ki o başta ne baştır, kafası dahil 25cm olsaydı keşke dersiniz o derece. swh
bazen kendi kendime zihnimde olur olmadık biriyle yapay tartışmalar yapıyorum ve utanmadan zeytinyağ gibi üste çıkıp haklı olan ben oluyorum. sözlük ben deli miyim lan, valla bak doğru söyle bana, kızmayacağım, yok yani olabilirim ne var bunda, sen kendine bak ilk önce, her kafadan bir ses, ne o öyle kendini bir bok mu zannediyorsun olum, ben olmasam sen var ya bir hiçsin salak şey şimdi bir şey diy...
en basiti olması gereken, "ben eşcinselim" demek, tabi toplumda buna toplumun baskısı ve şiddetinden dolayı herkes cesaret edemez o ayrı. ve yine tabi birde bunu hoşlanılan kişiye de belirtmenin bir başka yolu olabilir.
çok dramatik olmadığı sürece beni altıma işeten düşmelerdir. bazen kendimi bile hayal ederim, ulan şimdi manda boku gibi düşüyormuşum ne gülerim ha diyerekten, bir de bunu düşünürken yolda gülüyorum ya o daha da komik*
daha dün akşam nereden geldi aklıma bilmem ama bu sabahta seda sayan başlığını görünce bu bir işaret her halde deyip aradığım ama bulamadığım seda sayanın televole zamanında, sahnede yerleri paspaslarken yeri öpmesini gösteren bir video vardı ama artık yok sanırım.
2000 de whoa nelly ile kanada'nın bağrından kopup i'm like a bird ile başta komşu ülke amerika'da hatırı sayılır bir çıkış gerçekleştirmiş ve albümden çıkan çokta güzel şarkılarla bu çıkış sürdürmüştür. i'm like a bird ile amerika' da çokça sevilse de turn off the light, party, shit on the radio dahil bolca teklilerle özellikle avrupa'da daha sevilir oldu. ikinci albüm folklore adından anlaşılacağı üzere içinde etnik tınıları olan bir albümdü. ilk tekli powerlessta bolca amerikan müzik tınıları belli olmakta yine avrupa şampiyonasının portekiz'de olması sebebiyle resmi parçası olan força ve bir başka teklisi olan explode'ta da. asıl vurucu şarkısı kuşkusuz try idi, klibi de pek güzeldir. ve nelly'i gerçek popülerliğe çıkaracak albüm loose. o dönemler dokunduğu albümleri uçuran timbaland'ın prodüktör koltuğunda olması ile nelly adeta uçuşa geçti. ilk tekli için daha sonra timbaland'ın timbaland presents shock value albümünde justin timberlake ve nelly furtado ile söyleyecekleri give it to me olarak planlanmıştı ama nelly son anda bu fikirden daha doğrusu justin'in popüleritesinden yararlanmak istememesinden dolayı rafa kalktı ve ilk tekli pazarlama stratejisi olarak avrupa'da maneater usa'de promiscuous ve güney amerika'da* no hay igual olarak yayınlandı. her üç teklide no:1 olmayı kısa sürede başardı. promiscuous klibinde timbland ve justin de rol alarak nellye desteğe devam ettiler. albüm tüm dünyada bir çok altın ve platin plakla taçlandırıldı. say it right gibi vurucu, do it gibi sevimli, in god's hands gibi duygusal şarkılar barındırır ki toplamda 8 tekli çıkararak büyük bir başarı sağlamıştır. önemli bir ayrıntı, timbaland ustamız wait for you şarkısında artık çaldı mı ne yaptı bilmem ama muhsin akarsu'yun allah allah desem şarkısından sample ya da üzerine koyduğu ritmle bize selam çakmıştır. 2009 da araya mi plan, ispanyolca bir albüm sıkıştırmıştır. gelelim 2012' ye mi plan'yi saymazsak 6 sene sonra the spirit indestructible geldi ki gelmez olaydı hem onun için hem bizim için, ilk tekli big hoops ile rihanna vari bir şarkıyla ki - tarzı değil bu nelly'nin - endam etti, bok etti. bunca yılın sonunda sadece usa'de ilk haftasında 6.500* adet satarak tarihinin en dibini görmüş oldu böylece.
ufosuyla dünyaya gezintiye gelmiş ve bu esnada elinde kamerasıyla yakalandığı dünyalıya haklı olan isyanı. sonuçta onlarında bir mahremiyeti var, teknalolijeri falan her şeyleri gizli adamların, bir yere kadar yani.
her seferin de başka sonuçlar ve duygular yaşamakla sonuçlanır. elbet biri hiç bir zaman unutulmaz. her seferinde bu sonla başlanır, kimi ya mecburiyetten biter ya da aslında hiç başlamamıştır.
nasıl yazılmamış hayret edici,teoman'nın ilk albününden en iyi şarkısı olabilecek kadar güzel* özlem tekin vokalli şarkısı. huuuu aaa ğaaa huuu aaa ğaaa
bizi taniyan herkes bilir
senle ben eskiden beri
hic derdimiz olmadan buyumustuk yanyana
hani cok sevdigin o filmi gordukten sonra
kisacik kestirip ictin ilk sigarani
oh papatya
yuzumun haline bak
seninle kim kalacak
isiklar kapaninca
benden cok uzakta
oh papatya
son bir defa bana bak
seninle kim kalacak
isiklar kapaninca
benden cok uzakta
zaman mi degisti yoksa ben mi
geride kaldi o gunler
aklin belli karismis
yuzunde golgeler
senin icin sana getirip anlattigim hersey
artik cok bos geliyor
yalanci kelimeler
simdi o gunlere donup seni dusundugum anlarda
hala ustumde kokun sesin kulaklarimda
oh papatya
yuzumun haline bak
seninle kim kalacak
isiklar kapaninca
buradan cok uzakta
oh papatya
son bir defa bana bak
seninle kim kalacak
isiklar kapaninca
benden cok uzakta
oh papatya
yuzumun haline bak
seninle kim kalacak
isiklar kapaninca
benden cok uzakta
oh papatya
evet,özene bezene uzunca* bir entry yazdıktan sonra aslında bağlantının koptuğunun farkına varılması ve onca yazının bir anda yok olması,biraz önce başıma gelmiştir.
(bkz: şimdi sinirden kendimi sikecem)
kelebek:slm
at: slm
kelebek: nerden?
at: ist
kelebek: hımm yer var mı?
at: olmamı
kelebek: kaç cm?
at: kafası hariç 52
kelebek: ay ben gülerim
at: senin ağzını yüzünü zikerim
kelebek: hadi be at kafası 0_o
at:bir yere bağlamaya çalışıyor ama bağlayamadı yazar
kelebek: evet ne yapsak konayım mı acaba?
at: bir kar tanesi ol kon zikimin ucuna
kelebek: hihihihi hade ben kaçar, sabaha kadar yazacak bu mal.
alınından öpülesi poposuna şaplak atılasıca gaydir. var mıdır bilinmez ama büyük başarıdır kanımca,yani tamam namusludur, kuralları vardır, meraktan da olsa bir girip bakmışlığı vardır herhalde. yeme bizi, yedik onları biz olm.*
denizin soğuk sularından gelen edit: lan sözlükte ne çok kezban varmış, ya yeni öğrenmişler ya da aa bu ne la gibi mesajlar alıyorum. şaşırtınız beni sözlük. kendimi ırıspı gibi hissettirdiniz teşekkür ederim ya.*
ilkokulu okumak ,80lerde siyah,90larda mavi önlük giymektir.sokaklarla daha özgür olmak ,oynamak demek,pazar sabahı erkenden kalkıp bakkaldan gazete ile alınan karton maketleri yapmak demek,voltranı,he-meni,işitme engelli haberlerini,kovboy filmlerini izlemek, yatarken istiklal marışında hazır olda durmaktır, atari solanlarında babaya yakalanmaktır**.bizimkiler ve parlament sinema klubüdür. leblebi tozu,kansuk,gol atan kaleye,istop,bitmez uleenn
o zamanların kokusu bile bir başkaydı be sözlük. hiç bitmeyecek gibiydi o dönemler, 2000 yılında 18 yaşımıza gireceğimizin hesabını yapardık,reşit olacaktık daha özgür olacaktık amerikan piçleri gibi,30 olduk da ne oldu,dünya kirlendi biz büyüdükçe,hayat acımasızlaştı,gerçekler gün yüzüne çıktı.evet şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler sözlük neler yapmazdım be.
hrant dink in cinayete kurban gitmesinden sonra gelişen olaylara tepki niteliğindeki slogan. şimdi bir gerçek var ki bir insanın öldürülmesi kesinlikle çok üzücü bir olay,ama şu var ki ben türküm ve avrupada bir çok ülkede ırkçı saldırılara maruz kalan hatta öldürülen türkler var ve hiç bir avrupalı,hatta ermeni ben türküm demediği sürece neden ben ermeni olayım!. öldürülen türk vatandaşları ,hatta şehitlerimiz de hrant dink kadar masum değil mi?