sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

şili nin nasıl oluştuğunu merak etmek

and dağları hakkında bilgi sahibi olmamanın getirdiği bir meraktır.

piromani

yangın çıkarma, kundaklama hastalığı. bu hastalığı olana piroman denir. pyros** ve mania sözcüklerinden oluşturulmuştur. hasta kişi, ateş yakmaktan, yangın çıkarmaktan, bir yeri kundaklamaktan ve bir şekilde yanan bir yeri izlemekten zevk alır.

gemlik

nergis

narsisizm

pulp fiction

türkçe olarak "ucuz roman". ucuz derken adiliği kastediliyor; fiyatının ucuz oluşu değil... içi boş, çöp kurgu.

film olaraksa, bir efsane.

butch lezbiyenler ve hdpkk

kült olabilecek bir yazı. freudyen izdüşümlerini yakalamak gerek.* gülünç.

ucuz entry

pulp fiction entry'dir. bazen kült olur; hoş olur, kalıcılığı olur. geneldeyse çöp olur.

bim den aldığı ürünleri gizlice migros poşetine koyan erkek

biraz daha zengin özentisi versiyonu da, mahmutpaşa'dan aldığı kıyafeti beymen torbasına koyabilen erkek olabilecek olan kişidir " bim den aldığı ürünleri gizlice migros poşetine koyan erkek".*

sisi

1) hakkında, sisi'nin* ağzından, ümit oğuztan'ın yazdığı "kraliçe sisi" adlı bir kitap bulunan kişi.

--- spoiler ---alıntıdır---
kraliçe sisi (yaprak yayınları-1991) (yasaklı)

ümit oğuztan'ın müstehcen olduğu gerekçe gösterilerek mahkeme kararıyla yakılarak imha edilen belgesel romanı. bir zamanın travestiler kraliçesi sisi ile onun hizmetlerini kullanan ünlülerin adının yer alması nedeni ile popüler olmuştur.

"siz okurlarım için, araştırdım..inceledim..anlattırdım..yazdım. masa başında (düşlerin kurgularıyla) yazılmamış olmasına karşın bu bir (romandir) kahramanlarının içimizden birilerinin olduğu.. kraliçe sisi hariç lütfen hiç kimse üzerine alımasın.. üzülürüm.." diye, romanına giriş yapan yazar oğuztan; elit tabakanın tüm kirli çamaşırlarını ortaya serdiği bu belgesel romanıyla edebiyatımıza, aykırı elitlerin yaşamını kazandırmıştır. yakılarak imha edilmesinin gerçek nedeni romanın içeriğinde gizlidir.
--- spoiler ---

2) bir avusturya-macaristan imparatorluğu imparatoriçesi'nin lakabı. hakkında çok sayıda film yapılmıştır.

--- spoiler ---alıntıdır---
kraliçe sisi (sissi) asıl adı elisabeth bavaria (elisabeth bavyera) olan tarih sayfalarında sisi olarak bilinen avrupa’nın en güzel kadınlarından biri olan avusturya-macaristan imparatoriçesidir.bazen hayatı asi, dikbaşlı oluşu, halka yakınlıgı ve mutsuzlugu yüzünden prenses diana ile benzetilir .
--- spoiler ---

3) mısır cumhurbaşkanı. abdülfettah el-sisi'nin soyadı.

--- spoiler ---alıntıdır---
mareşal abdülfettah said hüseyin halil el-sisi daha yaygın bilinen adıyla general sisi d. 19 kasım 1954), mısır cumhurbaşkanı. 12 ağustos 2012'de mısır silahlı kuvvetleri'nin genelkurmay başkanı olup; 27 ocak 2014'te mareşalliğe yükseltilmiştir. 26 mart 2014'te mısır silahlı kuvvetleri yüksek konseyi'nin başkanlık ve mısır savunma bakanlığı görevlerinden istifa ederek cumhurbaşkanlığı adaylığını açıkladı. 26 mart 2014 tarihinde ordudan istifa etti. 26, 27 ve 28 mayıs 2014 tarihlerinde gerçekleşen ve katılımın %40 olduğu seçimlerde %97 oy alarak cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı.
--- spoiler ---

4) sis'in i hali. örnek: "buralarda sis çok olur; hele bir gece sisi vardır ki, gün ışıyana kadar gitmez!"

deep throat

başlığın ilk girisinde bahsedilen skandaldaki köstebeğin kod adına kinaye olarak, 1972'de, tam da döneminde taze taze çekilmiş bir porno komedisinin adıdır aynı zamanda deep throat.

imdb : http://www.imdb.com/title/tt0068468/

(bkz: linda lovelace)

senden elektrik alamadım

öğrenci ile talebe arasındaki fark

ak ile beyaz arasındaki fark gibidir. kar beyazı deriz, kar akı değil. yumurta akı deriz, yumurta beyazı değil. eş gibi görünen anlamlar ince nüanslar içerir. kara talih deriz, siyah talih değil... öğrenci ve talebe arasındaki fark, aydın ile münevver arasındaki farkla hemen hemen aynı ideolojik bakıştan beslenir.

alttaki yazara soracaklarım var

denilenler, karşı tarafın ne anladığı kadardır. ne eksiğidir, ne de fazlası. içerik daha önemli elbet. nasıl denildiği ikinci planda kalmalı bence.

alttaki yazara sorum: güneş sistemi içindeki gezegenlerden birisi olsaydın, hangisi olurdun?

umar

çare dışında bir anlamı da, ummak'tan, um'dan, geniş zaman'daki umar'dır.

örnek : "ali de sizin italya'ya geleceğinizi umar, ben de."

cd

change directory'nin kısaltılmışı olan chdir'in kısaltılmışı bilgisayar komutudur cd. örneğin dos'ta chdir veya cd komutu aynı işlevi görür. içinde bulunulan klasörü değiştirir cd komutu.

başkalarıyla görüştüğünü bile bile sevmek

başlığın öznesi gizlidir ve birden fazladır. başlığa "kimi?" diye sorulduğunda "onu" dışında "kendini" de vb. çıkabilmektedir.*

bu bağlamda:

kişinin kendisi için de bahsedilebilecek bir konudur. kişi kendisiyle barışıksa, başkalarıyla görüştüğü halde, bile bile kendisini sever!

senden elektrik alamadım diyen kişiye alternatif cevaplar

"vermeden almak insanlara mahsus değildir." derdim bana birisi "senden elektrik alamadım." deseydi.

tulitikkutehtaan tyttö

fin- isveç ortak yapımı, 1990 yılından kalma, 68 dakikalık bir aki kaurismäki filminin orijinal adıdır tulitikkutehtaan tyttö.

ingilizce adı the match factory girl'dir. türkçe'de kibritçi kız olarak geçer. kibritçi kız hikayesi ile paralellikler gösteren film, aslında bu hikayenin modernize edilmiş bir finlandiya uyarlamasıdır.

imdb:
brtkz

kibritçi kız

  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.