sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

for whom the bell tolls

türkçe olarak "çanlar kimin için çalıyor?" şeklinde dilimize çevrilen, ernest hemingway romanı ile bu romandan uyarlanan filmin adıdır.

garry cooper ve ingrid bergman'ın ana karakterleri canlandırdığı film, 1943 yapımıdır ve ispanyol iç savaşı temalıdır.

imdb : http://www.imdb.com/title/tt0035896/

(bkz: çanlar kimin için çalıyor)

zeplin

1838 - 1917 yılları arasında yaşamış olan "ferdinand adolf heinrich august graf von zeppelin" tarafından icat edilmiş bir tür hava balonudur zeplin ki, adını mucidinin soyadından almıştır.

(bkz: led zeppelin)*

eti 3 harfli

sayıp teyid ettiğim başlıktır. e 1, t 2, i 3... hakikaten üç harfli eti sözcüğü. ya hitit olsaydı?

hakan boyav

1964 doğumlu tiyatro kökenli sinema oyuncusu. kurtlar vadisi dizisindeki "kara" rolüyle geniş kitlelerce tanınan sanatçı, aslında kaliteli oyunculuğuyla, sinema ve tiyatro dünyasında önemli işlere imza atmıştır.

imdb : http://www.imdb.com/name/nm1687151/

lgbti temalı filmler

mavro livadi

mavro livadi (2009), ilginç konulu bir yunan filmidir. 1654 yılında, osmanlı egemenliğindeki yunanistan'da geçer. yaralı ve asker kaçkını bir yeniçeri, bir kadınlar manastırı önünde yere yığılır. yeniçeri rahibeler tarafından tedavi edilir ama esir olarak tutulur. ona aşık olan bir rahibe aslında rahibe değildir...

spoiler'a girmeden bu kadar bilgi verdikten sonra, filmin karanlık çekimlerle zaman zaman boğucu bir atmosfere büründüğünü ama sinematografinin sanatsal olarak ilgi çekici olduğunu, ışık kullanımlarının, sis ve su içeren görüntülerin kalitesinin de hoş olduğunu belirteyim. ayrıca filmde kısa bir rolle de olsa, hakan boyav adlı türk oyuncu da oynamış.

eşcinsel temalı bir filmdir. ek olarak filmi internet ortamından tedarik edeceklerin, çok kötü olan türkçe altyazı ile değil, mümkünse ingilizce altyazı ile izlemelerini salık verebilirim. filmde yer yer türkçe konuşmalar da var. yunanca'nız yoksa ve ingilizce biliyorsanız, türkçe altyazıyı unutun bence.

filmin adı ingilizce olarak black field'dir.

imdb : http://www.imdb.com/title/tt1331297/

apsu

sümerler'de yeraltı/yeraltı suları tanrısı. tanrıça tiamat'ın kocasıdır. anşar ve kişar'ın babasıdır. bazı dönemlerde tüm tanrılar'ın efendisi olarak da nitelendirilmiştir. abzu ve absu diye de yazılır.

tiamat

sümer kökenlidir; sümerler'de, babil'de, akad'da tatlı suların tanrıçasıdır tiamat. tanrı apsu'nun karısıdır.

karagarga

"kara karga" adından türetilmiş bir sözcük olan karagarga, meşhur bir torrent sitesi, tracker'ıdır... davetiyeli sistemle üye alır. tematik film günleri yapıldığı olur bazen. başka yerlerde bulunmayan kimi nadir filmler bulunabilir burada. elit sinefillerin gözbebeklerindendir.

kg

meşhur torrent sitesi karagarga'nın "film ripleme sürümlerinin" kısaltmasıdır.

milk

harvey milk

milk filmi çekilmeseydi bu kadar tanınabilir miydi acaba diye düşündüğüm adam.

en azından bendeniz, yıllar önce milk sayesinde varlığından ve yaptıklarından haberdar olmuş ve filmi izledikten sonra hakkında araştırma yapmıştım.

hanekenin gözünden aşk

tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır

peta'nın sevmediğini düşündüğüm bir atasözüdür.

björk

21 kasım 1965 doğumlu björk, ilk kez 1976'da bir izlanda radyo yayınında kitlelere sesini duyurmuştur yani 11 yaş civarındayken; söylediği şarkı "i love to love" adlı şarkıdır. 18 aralık 1977'de, 12 yaşındayken, ilk albümü olan "björk" çıkmıştır.
björk'ün 1977 tarihli björk albümünden "arabadrengurinn" (the arab boy) şarkısı, hint ezgileri taşımaktadır girişinde. sonralarıysa adeta bir çocuk şarkısıyla, pop müzik arasında bir tını duyumsanıyor...

björk - arabadrengurinn :

dil

farsça'dan osmanlı türkçesi'ne girmiş bir sözcüktür dil.
asıl anlamı " gönül" olmakla beraber, cesaret, yürek, istek, niyet, yarı anlamları da vardır.
bazı örnekler vereyim:

dil-i pak = temiz gönül

ehl-i dil = gönül ehli, gönül adamı, tanrı adamı, allah yolunda ilerleyen kişi.

...

dil sözcüğü, bilhassa osmanlı sarayı ve çevresinde ve oralardaki kullanıma özenen elit kesimde çeşitli kadın adlarına sondan veya baştan girmiştir; o adları oluşturmuştur. bunlara da örnek vereyim:

dilber, dilara, suzidil, aslıdil, nakşıdil, dilan, dildar, deryadil, dilkuşa...

antti

uzun ve hacimli girileri ile sözlüğe ayrı bir renk katan kaliteli yazar.

lgbttiqq2saap

tüm bu çeşitlendirmelerin, kendi içlerinde alt gruplarının da olduğunu düşünürsek, ne alfabenin harfleri, ne de sayılar yetmez her türlü cinsel yönelimi kapsayan bir kısaltmaya!

ek: biraz önce bir arkadaşımla paylaştım bu kısaltmalı tanımlamayı. bana sen "allies" oluyorsun dedi. oluyor muyum? bilemedim!*

ek2: belki de şunda aranmalı asıl tanımlama:

(bkz: )*

aşkenaz

arthur koestler'e göre, doğu avrupa yahudileri'nin kökeni hazar türkleri'dir, hazarlar'dır. dolayısıyla aşkenazlar'ın da kökeni hazarlar'dır. the thirteenth tribe yani 13. kabile kitabında bu konu işlenmiştir.

lgbttiqq2saap

lgbttiqq2sa'ın biraz daha geniş haliymiş:

--alıntıdır--


l : lesbian
g: gay
b: bisexual
t: transgendered
t: transsexual
i: intersex (hermaphrodites)
q: queer (a former slang word for “homosexual” which is now a reclaimed hate-term used by people who don’t want to label themselves by their sex acts but instead want to claim being different/eccentric and/or part of the gay community.)
q: questioning
2s: two-spirited (the visionaries and healers of aboriginal communities such as gay and lesbian shamans.)
a: asexual
a: allies (straight people who support the lgbttiqq2saa community.)
p: pansexual (people attracted to others by individual personality regardless of gender.)
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.