sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

mavi ay

ay takvimi ve güneş takvimi arasındaki farktan dolayı 2-3 yılda bir aynı ayın içinde iki kere dolunay görülmesi durumudur. dün olan mavi ay da böyledir; temmuz 2015'te iki kere dolunay olmuştur; 2 ve 31 temmuz'da. bundan sonraki mavi ay, 2018 ve 2020'de görülecektir... atmosferdeki tozdan, kirlilikten olan mavi ay ile ilgisi yoktur. blue moon denilmesinin nedeni, pagan zamanlardaki angl-kelt sözcük, belewe (betrayal) sözcüğünün söylenişinin daha sonraları blue'ya dönüşmesindendir. pagan ayinlerinden gelen bir kalıntı yani etimolojik olarak... paganlar, aynı aylık zaman diliminde iki kere dolunay görülmesini kendi dinleri açısından önem verilecek bir unsur olarak görmüşlerdir. aslında atmosferik olaylarla ilgili değil, astronomik olaylarla ilgilidir. 2-3 yılda bir görülen mavi ay, gerçekte mavi değildir yani! ayın mavimsi göründüğü zamanlar olabilir ve bunlar tozlarla ilgilidir; ışığın toz partiküllerince filtrelenmesi sonucu olur ve her an olabilecek bir durumdur.

gaye su akyol

bazılarınca cihangir solcusu, tatlısu enteli, kafası kayık vb. şeklinde eleştirilse de çok tatlı biridir; kafasını da severim ve yakın dururum.

gaye su akyol - tophane rıhtım stüdyosu (full) "35:56" :


gaye su akyol - tam bölüm / #akustikhane #sesiniaç "58:31" :

ayı sözlük itiraf

dün sabah kalktığımda, "ne alsam, ne satsam?" diyerek kendimi piyasaların içinde buldum yine.
sonra, "ne alsam, ne de satsam!" dedim ve çektim gittim yeniden uyumaya.

cannibalism

yamyamlık

yumiyum şeker biliyorum da bana yummy yummy'i çağrıştırıyor.
oradan da cannibalism falan işte...

ayı sözlük yazarlarının yaşadığı komik anlar

ilkokul ikideyim... o sıralar çocuk kaçırma olayları oluyordu ve ailem de beni bu konuda uyarmıştı. okul çıkışında, hemen sınıfın kapısının orada, kadının biri yanıma geldi ve elimi tuttu. ben de "öğretmenim beni kaçırıyorlaaar!" diye bastım çığlığı!

öğretmen geldi hemen yanıma, gülümsüyordu. öğretmenim de, kadın da konuşmaya başladı... ben hala kendime tam gelememiştim. dikkatlice bakınca, o kadının, saçının rengini ve kesimini değiştirmiş olan annem olduğunu anladım!!!

---------

artık, komik mi, traji-komik mi, sen karar verirsin okuyucu...

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

gaye su akyol - yıllar yılan :


kayboldum kanadında
beni çıkar ya aşk
koymuyor ilacını yamacıma
anlamıyor acımı
acıdan ölüyorum bak
buralar hep ızdırap

boşver beni sen ağla giden o hayale
filler gibi uçan geleceğe
kavrulur odalar aynadaki gül cemale
içine kaçan heveslere

kimse anlamaz
cürmü yakar
kirden nehir
durmaz akar
titrer duman
kabus yağar
öldürmedi
bu yıllar yılan

kayboldum damarında
beni çıkar ya aşk
koymuyor ilacını yamacıma
anlamıyor acımı
acıdan ölüyorum bak
buralar hep ızdırap

boşver beni sen ağla giden o hayale
filler gibi uçan geleceğe
kavrulur odalar aynadaki gül cemale
içine kaçan heveslere

kimse anlamaz
cürmü yakar
kirden nehir
durmaz akar
titrer duman
kabus yağar
öldürmedi
bu yıllar yılan

anlamaz o
cürmü yakar
kirden nehir
durmaz akar
titrer duman
kabus yağar
öldürmedi
bu yıllar yılan

öyleyse buyrun burdan yakalım.



koşarak geldim
kaçarak gidiyorum
köşkünde yer yok bana
yeni yeni anlıyorum

bitmiş bütün cümlelerin
yosunlu ruhum, akıyorum
konuşma hiç lüzum yok
her şeyi duyuyorum

rakıyı sensiz içeyim diye
köprüyü yalnız geçeyim diye
küllenip biteyim diye
sevdirdin kendini biliyorum

geceler de geceler, gündüzler de geceler, bense gecelemem bazı bazı.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

ceyl'an ertem & can güngör - ah bu şarkıların gözü kör olsun :

format atmak

gnu/linux kullanıcılarının pek az gereksinim duyduklarındandır.

bira

biranın mucidi, tarihte ilk olan çoğu şeyi buldukları gibi, bunu da bulan sümerler'dir.

bira göbeği

bira, "sıvı ekmek" diye de bilinir. bira göbeği geçmişte bende de vardı. epeydir yok denecek kadar azaldı hatta oldukça "fit durumda" sayılırım.

ilacı şöyle:

a) bira içmeyi bırakın.

b) ekmek ve hamurlu şeyleri yemekten kaçının.

c) özel olarak bir spor yapmak yerine hareketli olun (zaten spor yapıyorsanız devam edin - azıcık daha fazla yapın).

d) bol bol sevişin.*

(bkz:#246487)'ye... kota mı vardı?*

alttaki yazara soracaklarım var

hayır fethettim ama sürekliliği sağlayamadım sonrasında. zorlama olunca, olsa da olmuyor. karşılıklı olmalı her ne olacaksa.

alttaki yazara sorum: ne sıklıkta saçlarını kestiriyorsun?

her gece yatmadan önce 31 çeken adam

güney veya kuzey kutbu'nda sıkıntı çekecektir.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

naarghita - dum maro dum :


"dum maaro dum" full song | "deepika padukone" :


hare ram hare krishna - dum maro dum mit jaaye gum - asha bhosle :


dum maro dum (high on love) new by kamryn belle :

alttaki yazara soracaklarım var

hayır. önceden haberim olması şart. habersiz gelirse, geldiği gibi gider. bu konuda çok sertim ama ne yapayım huyum böyle!

alttaki yazara sorum: yazın bronzlaşıp gezmek mi, kışın mı bronzlaşıp gezmek? ikisi birden veya ne o ne bu yanıtını saymam.

(bkz:#246303)'e yanıttır: evet, şu an sorun yok. umarım tekrarlanmaz. biliyorsunuz horizonmersin ve benim çok ihtiyacımız oluyor kendilerine.*
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.