sinan

Durum: 2325 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34498 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 117

quo vadis

"gündem üzerinden türkiye'nin gidişatının sorgulanabileceği bir başlık olmasından imtina ederim!" diyerek, başlığın ikinci girisini girerken, aklıma estikçe insanlığın gidişatı üzerine düşüncelerimi bu başlıkta paylaşacağımı ve burasının bir sözlük olduğunu unutmadan da her bir girimde "tanım" yapacağımı belirteyim; hayır, uzun cümleler kuruşumunun, orhan pamuk'la akraba oluşumla bir ilgisi yok; zaten akrabası da değilim!*

elbette dileyen " sözlüktaş" başlığa dilediği giriyi yapabilir. bu benim sorunum değil.

quo vadis? nereye gidiyoruz beşeriyet olarak? bunun sorgulanma gereksinimi bile insanın, insanoğlu denen "gezegen bükücünün" bir ütopyada değil, distopyada yaşadığını düşündürüyor.

tanım: " quo vadis?", ütopyaların değil distopyaların sorgulanmasıdır.

quo vadis

latince, "nereye gidiyoruz?" veya "gidişat nereye?" anlamlarını taşıyan ve iki sözcükten oluşan söz öbeğidir.

sinema tarihinde en az üç önemli filme kaynaklık eden, nobel ödülü sahibi polonyalı yazar henryk sienkiewicz'in bir romanıdır aynı zamanda. bu üç filmin en önemlisi 1951 tarihli olanıdır. roman ve film(ler) özetle pagan roma'daki yeni filizlenmekte olan hristiyanlar'a yapılan zulmü esas alır ve bir aşk hikayesi ile taçlandırır.

quo vadis, durumu, gündemi, gidişatı sorgulamak için evrensel bir başlık sözü olmuştur.

bahsi geçen üç film, tarih sırasıyla şunlardır:

http://www.imdb.com/title/tt0002445/

http://www.imdb.com/title/tt0043949/

http://www.imdb.com/title/tt0282108/

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

adventures of stevie v - dirty cash (money talks) - official video :

bir kadın olarak sus

düşün ki o bunu okuyor

buraya yazdıklarımda değil, sana fısıldadıklarımda ara manayı.

ego sum qui sum

insan

tanım: içinde nick'imin ve adımın tüm harflerini barındıran bir sözcük.

i=1, n=2, s=3 a=4 desek ve toplasak, 1+2+3+4+2 olur " insan"; " sinan" ise 3+1+2+4+2 olacaktır.

her ikisinin de toplamı 12'dir. 1 ve 2'yi de toplarsak, her ikisinin de toplamı 3'tür.

12=12
ve 3=3

bu durumda insan = sinan oluyor! evet, biliyordum robot olmadığınızı! hepiniz sinan'sınız; pardon insansınız!*

hurufi miyim, neyim?*

geisha

blade runner

bayıldığım bilim kurgu*** filmlerindendir.

'daki şeker reklamı yapan devasa geisha*, filmin en sevdiğim kareleridir.

türün meraklısı olup, elan izlememişler, "director's cut" versiyonu izlerlerse daha iyi olur.

elan

şu anda, şimdi, halen, sürmekte olan anlamlarındadır. el'an şeklinde de yazılır.

türkiye'den gitme isteği

az bekleyin geçer bu istek.

zira, türkiye, türkiye olmaktan çıkıyor olduğu için, az beklenirse, gitmenize gerek kalmadan, türkiye sizden gidecektir.

(bkz: yeni türkiye)

erkeklik organi sagliklik ve büyütme bir yolu

başlıkta hata yok.
meme balonlu (balonlı) kız olarak bir süredir ülkemizde internet fenomeni olan hatun kişiden, 1 dk.'dan daha az süren, bir icraat daha:



(bkz: meme balonlu kız)


meme balonlu kız

bu hatun kişinin benzer pek çok videosu vardır. ayrıca "balonlu" değil de "balonlı".*
psychedelic trance'a maruz kalmış etkisi bırakıyor bende.

örütağ

örütbağ

internet veya www karşılığı önerilmiş türkçe bir sözcük. pek tutmadı. sanırım rahmetli oktay sinanoğlu önermişti.

bir diğeri için:

(bkz: örütağ)

www

"world wide web" kısaltmasıdır; "dünyayı kuşatan(çevresindeki - etrafındaki) ". kısaca web. yani internet'in görünür yüzü.

(bkz: http)

http

"hypertext transfer protocol" şeklinde açılımı olan yani bir üst-metin aktarım kuralları(kurallar bütünü) diyebileceğimiz, web'in standart görünür yüzünü oluşturan hede.

web

ingilizce web, demek. özellikle örümcek ağı kastedilir web ile ve örümcek ağından kinaye olarak, www'nin son w'sidir. http üzerinden görülen adresleri vb. kapsar. kısacası "normal internet" üzerinde gördükleriniz web'dendir yahut web'dedir.

alfa

almanya'da henüz çok yeni kurulan bir sağcı partinin adıdır aynı zamanda alfa.

bu da web'deki ikametgahları:

http://ayisozluk.com/lnk/alfa veya http://ayisozluk.com/lnk/alfap

türkler'e pek sıcak bakmadıklarını söylemeye gerek yok sanırım.

yeğ

(bkz:#246144)'deki örnekte görülebileceği gibi, yeğ, "tercih edilen", "bir diğerinden ötekini üstün gören" anlamlarını taşır.
  • /
  • 117
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2325

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

ivana sert

iyi ki ivana sert. ya sert olmayıp yumuşak olsaydı ivana? bu sıcaklarda hiç çekilmezdi.*

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.