sinan

Durum: 2308 - 0 - 0 - 0 - 21.03.2016 03:52

Puan: 34252 - Sözlük Kaşarı

Live Seviyesi: Yayıncı

12 yıl önce kayıt oldu.
5.Nesil Yazar.

Türkiye'yi ailemle birlikte temelli terk ediyorum. - Düzenimi kurunca yurtdışında, uğramaya çalışacağım buraya. - Yıkık fildişi kulemin enkazında 22.yy.´ı arıyorum.
  • /
  • 116

türkiye mustafa kemal'in malıdır

saçmalığın daniskası bir beyandır. atatürk'ü seven birisi olarak, daha ne kadar çamur atılacak kendisine ve sevenlerine merak etmekteyim.
atatürk'ü sevmek veya sevmemek bir tercihtir. düşünen veya düşünmeyen beyinler için, bir tercihtir; yönelim değildir. seversiniz veya sevmezsiniz ama düşmanlarının bile saygı duyduğu bir öndere neden azıcık saygı duymazsınız?

kemalizm ile atatürkçülük aynı şey değildir; günümüzde aralarında nüans oluşmuştur. eğer kendini kemalist olarak tanımlayan birisi bu lafı etmişse, halt etmiştir. elbette cümle içinden, metin içinden cımbızlanarak alınıp anlamı değiştirilen, kaydırılan, başka hale sokulan bir ifade değilse.

tanım: açandan bağımsız olarak, cahilliğin ifadesi olan bir başlıktır.

zeki sevgili istemek

kişinin sapyoseksüelliğe doğru adım adım gittiğini ve belki de çoktan sapyoseksüel olduğunu düşündüren bir istektir.

green apple

bazen ifadelerinde, söylemlerinde aşırıya kaçtı gibisinden bir izlenim verse de, aslında sözlüğün önemli yazarlarından olduğunu düşündüğüm ve vatanını seven bir yazardır.

(bkz: vatansever)

pazartesi

oluşumu şu şekilde: "pazar"+"ertesi"="pazarertesi"="pazartesi".

vatansever

en basit tanımıyla, vatanını, yurdunu seven kişi demektir.

farsça'dan gelen perver ekiyle vatanperver olarak yazılır ve söylenirdi eskiden.
misafirsever (konuksever)-misafirperver gibi.

dutchbear

vatansever bir yazar olduğu izlenimini bırakan yazar. birazcık daha ince düşünerek yazsa tadından yenmez.

beylikdüzü civarında yaşayan sözlük yazarları

beylikdüzü civarında yaşam olduğunu kanıtlayan başlıktır. ben bilemem; yaşamadım oralarda!*

sevgilinizin eski sevgilisinin size benzemesi

sevgilinizin eski sevgilisi size benziyorsa, sevgilinizin belirli tipte insanlardan hoşlandığı çıkarımı yapılabilir.
mühim olan hakikat şudur ki, sevgilinizin bir sonraki sevgilisi de size benzeyebilir! işte buna dikkat edilmelidir.

bir de dönüp kendisine sormalıdır kişi:
a) eski sevgilim, şimdiki sevgilime benziyor mu?
b) sevgilim, bana mı benziyor?

cephe arkadaşlarıyla çay içmek

tanım: içilecek çayın "tavşan kanı" mı "insan kanı" mı olacağına göre alınacak zevkin değişeceği çay içimi eğlentisidir.

hdp=pkk

bir şeyi, ilintili olsa bile tam olarak aynı olmadığı bir başka şeye eşitlemek kavram kargaşası yaratmaktır. kasıtlı veya kasıtsız yapılmış olabilir.
yanlış bir mantıksal çıkarımdır; doğru değildir.

örneğin:
armut=meyve (doğru)
şeftali=meyve (doğru)
armut=şeftali (yanlış)

mahabad kürt cumhuriyeti

tanım: gerçeklerin acı olduğunu kabul etmeyen yazar hezeyanının izlerinin görülebileceği bir başlık.

(bkz: hayallerle yaşıyor bazı ibneler)***

mahabad cumhuriyeti

"komarî mehabad" veya "jomhuri-e mahābād".
(bkz: mahabad kürt cumhuriyeti)

mahabad kürt cumhuriyeti

"sovyetler önce neden destek vermiş ve sonra neden çekilmiş acaba?" diye düşündürten sözde kürt devletidir ki, resmen tanıyan devlet olmamıştır hiç.

aslı mahabad cumhuriyeti'dir (komarî mehabad). "kürt" eklemesi sonradan sonradan yakıştırılmıştır (komara kurdistana mehabadê).

mahabad kürt cumhuriyeti

alıntıdır:

"ocak 1946'da sovyetler birliği'nin desteğiyle kurulan ve sovyetler birliği'nin çekilişiyle aynı yıl içinde yıkılan, birleşmiş milletler tarafından tanınmamış kürt devleti."

utrecht

tarihte barış antlaşmasıyla ünlü bir kenttir. 11.04.1713'te hollanda, fransa, savoy, prusya, ingiltere arasında imzalanan antlaşmayla, ispanyol veraset savaşları sona erdirilmiş ve avrupa'nın sınırları yeniden çizilmiştir.

mahabad kürt cumhuriyeti

iran'da mahabad'da kurulan ve bir yıldan kısa bir süre varlık gösteren, "cumhuriyet" olarak anılsa bile, resmen bir devlet olarak kabul edilmemiş bir kürt oluşumudur; adeta 12 eylül öncesi tabirle, bir tür "kurtarılmış bölge"´dir.
22 ocak 1946 - 17 aralık 1946 arasında ömrü olmuş, 2.dünya savaşı sonrası iran'daki yönetim boşluğu fırsat bilinerek oluşturulmuştur.

faşizm

ayı sözlük arşiv

yazarların yazdıklarını yedekleyebilecekleri, sözlükte keşke bir yedekleme aparatı olsa diye düşündürten başlıktır.

pkk sizi tükürüğüyle boğar

falanjizm

  • /
  • 116
  • /
  • 39

amfi


ada


atina


whoami


bağlanmamayı marifet sanan hastalıklı kişi


çingenelerin sitesi


şoför


baby jane


love


nori


justin trudeau


browsec


diyojen


megafon


mezi


müfteri


singapur


brexit


dert


bozacının şahidi şıracı


  • /
  • 39
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 2308

benlik uyuşmazlığı kuramı

carl gustav jung'un " gölge benlik" kavramı ile harmanlanırsa tadından yenmeyecek olan* kuramdır benlik uyuşmazlığı kuramı. kuramın adı, kendini açıklar niteliktedir.
edward tory higgins tarafından geliştirilen sosyal psikoloji kuramıdır*.
kurama göre üç farklı benlik bulunuyormuş:
- gerçek benlik
- ideal benlik
-(bkz:#zorunlu benlik)
bana biraz sigmund freud'un id, ego, süperego'sunu çağrıştırmadı* değil.

mobbing

sydney pollack'ın 1993 yapımı the firm filminde de işlenmiştir mobbing konusu.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

pluviophile

nasıl ki bibliophile / bibliyofil'i "kitapsever" diye türkçeleştirebiliyorsak, "yağmursever" diye türkçeleştirilebilecek bir kavram.
aşırı ve zarar verici yağmurlar, abartılı sağanaklar hariç, sanırım ben de yağmurseverim.

kaplumbağalar da uçar

bir filmdir. türkiye-ırak sınırının ırak tarafında geçer öykü. iran-ırak savaşı sonrası saddam hüseyin'in katliamından kaçan kürt sığınmacıların olduğu bir mülteci kampındaki hüzünlü, oldukça acıklı bir öyküdür.
lakposhtha parvaz mikonand'dır asıl adı. 2004, iran-fransa-ırak ortak yapımıdır.

https://www.imdb.com/title/tt0424227/

sinan

bu kadar hızlı yazar yapılmasını hazmetmeye* çalışan dünkü çömez.

kırım'dan gelirim, adım da sinan'dır.*
sinan, bazen sinan cemgil'dir; mimar sinan'dır kimi zaman.
sin'dir**. an'dır*. nan'dır**. inan'dır*; sina'dır**... si'dir*.
velhasıl-ı kelam, mızrağın ucundaki lüledir. sivridir.*

teşekkür ederim " sözlük".

seri eksi oy veren ezik

eksilenen bazı girilerime, hatta hepsine baktığımda, aslında eksilenecek bir şey olmadığını, eksileyen tarafın farklı düşünmekten değil de sırf eksilemek için eylemde bulunduğunu ve bana takmış bir psikopatın varlığını duyumsadığımı, dolayısıyla "seri eksi oy veren ibne" gibi seksist bir tanımlama yerine, "seri eksi oy veren psikopat" tanımlamasını yeğlediğim "sözde" yazardır.

edit: bunu da eksileyeceğini düşünüyordum. haklı çıktım. meraklısı profilimden eksilenen girilerimi görebilir ve yazdıklarımın haklılığını da teyid eder.

edit-2: umursamadığım ama ne olduğunun bilinmesini istediğim kişi ve durumdur.

düşün ki o bunu okuyor

ölmedik biz. ayrı ayrı uyuyoruz. belki derin komadayız ama ölmedik biz. sen de, ben de hala hayattayız. öküz ölünce ortağını satanlardan değil, yeni bir öküz alanlardan olmak gerek. bu devirde düzgün ortak bulmak çok güç.

hayatlarımız birbirine örüldü bir kez ve bu rastlantıdan fazla bir şeydi. ölmedik biz, hala varız. sen ve ben, ayrı ayrı varız. birlikte fenafillah olmak varken, bunun deneyimlerini yaşamışken ve ötesini de tahayyül edebilirken ve nasılsa günün birinde zaten ölecekken, yaşarken biz'in ölmesi ne kadar da gereksiz ve boşuna.

içinde yaşıyorum; içimde yaşıyorsun. yeniden biz olmak zor değil. anlayış ve kabulleniş, özgürlükten taviz vermek değildir. kavuşmak mümkün. istemek yeter. seni yıkıp geçen hatalarım, beni böyle kabul ettiğinde, yıkıcı değil yapıcı olacaktır. ben seni, her şekilde kabul edebilmişken hele. kalp kırıklıkları, yüce bir sevgiyi kaybetmeyi istemek için yetersiz. ölümcül sanılan hatalar, kahredici, üzücüydü ama ölümcül değildi.

bak, yaşıyorsun. yaşıyorum. yazıyorum. okuyorsun. gel. canım cananım, gel. bir ders alınması gerekiyorsa, ikimiz de aldık aynı dersi. gel. hep gel. gitme daha fazla. gel biriciğim, gel...*

türk

türk, yüzyıllardır etnik bir tanımlama olmaktan çıkmış, kültürel bir tanımlamadır.
türkiye cumhuriyeti için konuşursak, türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan herkestir türk.
amerika birleşik devletleri'nde yaşayıp yerleşmiş olan italyan, meksika, çin, japon, alman, isviçreli, ingiliz vb. asıllı, kökenli herkes nasıl ki "i'm an american" diyebiliyorsa, türkiye'de etnik, dini, mezhepsel farklılıklardan dolayı kendini farklı hissedenler de bu söylemi dikkate almalıdır.
türk olmak, türklük'ten gurur duymak, ırkçılık değil, ne olduğunun, kendini nasıl ve ne hissettiğinin bir ifadesidir.
ben bir azınlık ile, ermeni ile, rum ile, yahudi ile, levanten'le hatta kürt ile kendi dillerinde değil türkçe konuşup anlaşıyorum. onlar da öyle...
bilmem hiç düşünebiliyor musunuz?
türkçe, dil bayrağıdır.
içeriden-dışarıdan etnik, bölücü, kuyruk acısı olanların çıkardığı söylemlere, piyonların kendilerinin piyon olduklarının farkına varmayışlarına, "takmayınız".
türk, kendini türk hisseden herkestir.
"ne mutlu türk'üm diyene!" söylemi, etnik değil, kültüreldir, ekinseldir. bu da böyle biline... *

bi

hem latince, hem arapça, hem farsça kökenli* bir önektir ama her dilde ayrı anlamlar yükler başına geldiği sözcüğe. her üç dilden de türkçe'ye girişi olmuştur bu ekin.

şöyle ki:

latince olarak, çift - iki anlamı taşır. biseksüel'deki, bipolar'daki "bi", budur.

farsça olarak, bitaraf örneğindeki gibi , tarafsızlık, taraf olmama, tarafsız yani "sız" eki üzerinden, yoksunluk, olmama durumu (susuz, kayıtsız gibi) belirtir. bihaber* - habersiz vb. ...

arapça üzerinden bir kullanım örneği verecek olursam, ki arapça'da " ile" karşılığı kullanılmaktadır "bi", bi'l - umum yani bilumum, genel ile, hepsi, tümü, "tüm çeşitleri ile" anlamında.

tüm anlamlarıyla bir tümce*de kullanırsam şöyle bir şey olur*: bilumum ayı sözlük yazarları, biseksüelliğe karşı aynı bakış açısının sergilenmesine karşı bitaraf olmalılar mı?*

mustafa kemal atatürk

varlıklarını kendisine borçlu olduklarını algılayamayacak derecede olup, ötekileştirildiği halde ötekileştirme yapabilen zevatın dahi çamur atmaya yeltendiği fakat altının çamura düşmesiyle altın olma niteliğini kaybetmeyeceği misali, hala ışıldayan, ebediyen de ışıldayacak insan.

how i met your mother'ın tek cümlelik özeti

dizi izlemeye yönlendirilerek uyuşturulmuş kitlelerin izledikleri amerikan dizilerinden biri.*

zürefa

bedri baykam

sanatçı ve aydın bir kişilik. yazarlığı da vardır. "kemik" adlı romanını önerebilirim.
yıllar önce sanırım ist./ortaköy'de işlettiği bir parda yarı çıplak hatunlara çamur güreşi yaptırmaktan, ergenlikte yaptığı bir masturbasyonun kalıntısı olan sperm lekeli peçeteyi saklayıp, yıllar sonra bu kurumuş sperm lekeli peçeteyi sergilemeye ve daha neler neler... inanmayana google bir tık kadar yakın! velhasıl-ı kelam, ilginç bir kişiliktir.

homofobiye karşı sokakta soyunan çift

wagaman'ın yazdıklarını okuduktan sonra tekrar düşündüm.

başlıktaki ilk girimde, gece vakti kimsecikler etrafta yokken eylemin yapılmasından dem vurmuştum. gündüz vakti, cadde işlekken, insanla dolup taşarken yapılsa ne olacaktı? belki birileri linç etmeye kalkacaktı; belki birileri üstlerine örtünebilecekleri bir şeyler vermeye kalkacaktı; nihayetinde muhtemelen polis gelecekti.

bu tür protestolarla bir yere varılmıyor. lgbti akımına, hareketine sempatiyle bakan kimi heteroseksüelleri bile bakışlarından soğutabilir ve antipati duyar hale getirebilirsiniz bu tür eylemlerle. peta'nın hayvan hakları için yaptıklarına veya femen tarzı eylemlere benzemez sonuçları. benzemiyor da... istiklal'deki eylem, kesinlikle hareketin o anki tüm büyüsünü bozdu. benzer bir başka eylem de "recep ile şaban'ın aşkına ramazan karışamaz" olandı. belki bu sonuncusu söylem olarak doğruydu ama hangi topluma ne sunuldu? sonuç: harekete yarar değil, zarar verdi.

lgbti hareketi, bana göre toplumda kendine sıkı bir destek istiyorsa, daha çok kariyer sahibi insan dolaptan çıkmak eylemini yapmalı. daha kuvvetli örgütlenmeler ile politik destek alınmalı ve verilmeli. heteroseksüel kesimden de daha çok dost edinebilmeli ki toplumdan ayrı düşmesin, entegrasyon olsun. şimdilik düşüncelerim bu yönde.
devark.cloud tarafından geliştirildi.