ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
az önce zina yaptım. hem de beynimin içinde. asla durduramıyorum kendimi. bak şimdi de oldu.
can sıkıntısından, haberim yokmuş gibi fotoğraf çekineyim dedim. ama cips yerken haberim yokmuş gibi olsun dedim. denemeler ardından, bi baktım cips kasesi yok!!! allah benim belamı verecek*, nereye gitti o verilen kilolar, noldu o insülin direnci. lanet!!
profilimdeki giftte koşan çocuk benim. *
askerlik yerim belli oldu. usta birliğim anadolunun unutulmuş bir köyü çıkmadığı için* mutlu olsam da gideceğim yer hakkında kötü duyumlar aldığım için biraz tedirginim ve kimin bedduasını aldığımı düşününce hemen buluyorum*. yerim belli olur olmaz birkaç kişiyle tanışıp whatsapp grubu kurdum ve grup şu an sıfır bir dizisi gibi. hiç hayaller kurmayın ayı sözlük whatsapp gruplarına asla benzemiyor. her cümlemizde kardeşim, hayırlı olsun, selamün aleyküm ve aleyküm selam var. kendimi artık donatella gibi değil, cami imamı gibi hissediyorum. acilen maskülence ve erilce gibi yabancı dilleri öğrenmem lazım. en iyisi çukur'u izlemeye devam edeyim.
sevgi denilen şeyi özledim.
karşılıklı olanından.
çoğ yorgunum be. dünkü yorgunluğum dinmedi hala. 10 saat ayakta çalışıyorum üstelik 30 dakika yemek molası var oturdun oturdun. insanlarla muhattap olmak da zor zanaat hiç birinin derdi bitmiyo arkadaş ya. büyük foşet ver. o nerde bunu getirin şu yok mu offf boğasım geliyor milleti gerçekten insanlardan nefret ettim yolda arkamdan seslenseler adres sorsalar kafamı çevirmeden yoluma devam ediyorum öyle bezdim herkesten. valla şu okul bitse de kendi işimi yapsam. sıkıldım bim köşelerinde, yıprandım.
tayyip'i hiç özlemediğimi ve hiçbirzaman özlemeyeceğimi farketmenin şaşkınlık dolu mutluluğu içerisindeyim...
utanarak sıkılarak söylüyorum ki
selahattin demirtaş ve cüneyt özdemir i acayip ve hat safhada sexi , karizmatik , çekici buluyorum.
moralim bozuk olduğunu söylediğim an üç telefon geldi; teyzemden, annemden ve anneannemden. demek ki birileri hala değer veriyormuş bana. çok sevindim.
lys'de iyi sıçtım öyle böyle değil
gece gece oturdum düşündüm. hani insanın kendiyle yüzleştiği zaman aralığı derler.
şimdi şurda kime sorsak, büyük çoğunluk yalnız, mutsuz ve ilişkisizlikten yana derdi var. buna ben de dahilim. madem bu kadar depresif dolu fikirlere bürünüğüz niçin iki yakınan kişi birlikte mutlu bir hayat süremiyor? neden olmasın? ya kişinin kendi egosu, ya da karşıdan beklediği anlamsız bir adım. sırf bu yüzden kendimizi yalnızlığa tutsak ediyoruz. karşımıza hayallerimizde kurduğumuz tip veya karakterin çıkması olanaksıza yakın. bunlar çok güzel düşünceler olabilir bizler için ama karşına çıkacak kişiyi hiçe sayacak kadar da bencilce bir düşünce. fiziksel olarak dibini düşüren insan karakteriyle seni dibe batırabilir, veya tam tersi. bırak her insanı tanımaya çalış, seni - beni biz yapacak cinsten bir ruha sahipseniz, kim umursar beyaz atlı prensi? işin acı kısmı da bilincinde olup hâlâ aynı hareketlere kusursuzca devam etmek... kendimizi bir tık aşabilsek iki mutsuz insanın mükemmel hayatına şahit olacağız zaten.
şöyle eksiksiz bir huzur istiyoruz. turşu suyuna baklava batırmak gibi bir şey. eksiksiz huzur olmasın. tartışma olmadan birbirini tanıyamazsın. maksat o tartışmayı hemen bir sona getirmek değil, yeni bir başlangıca dönüştürmek.
app'de bir tane arap var, yemin ederim kılları olsun, kolları bacakları göğsü olsun, pipisi taşakları olsun her geyin rüyası.* kocaman pipisi ve malesef full aktifmiş. o yüzden yazmadım ama eğer buraya yolu düşen pasif olursa ayarlarız artık bir şeyler sözlük yazarı için (ama izlerim ona göre, baştan diyim).
buradaki birkaç elaman ne içiyorsa ben de ondan istiyorum sözlük. derdimin kimin ne söylediği, kiminle ne yaptığı, kimin kime laflar yedirdiği olsun istiyorum bi tek. sonra böyle gözlerim açılıveriyor. troller sizi.
uzun süredir yapmayı istediğim bir şeyi yaptım, kendimi garip bir şekilde rahatlamış istiyorum. bir de son zamanlarda kendimle daha barışık olduğumu fark ettim, insanlar beni hala kolaylıkla üzüyor olsa da en azından bu hüzün öfkeye ya da kine dönüşmüyor. o yüzden de daha huzurlu geçiyor günlerim. mutlu muyum bilmem ama mutsuz değilim, güzel o yüzden.
darbeci diye ifadeleri alınan generallerden üç tanesini acaip seksi buldum. arada açıp fotoğraflarına bakmaktan kendimi alamiyorum. bir de ordunun kocaman generalleri olup da, orada o dayak yemiş, ağzı burnu kanlı halleri daha da seksi yapmış onları bence. sapık miyim neyim ben de bilmiyorum.
paramparça egomu ve yerleyeksan özgüvenimi tamir etmek için hornet kullanıyorum.insanların yalan iltifatları beni yavaş yavaş kendime getiriyor.gece gündüz hornette olamamın sebebinin aslında can sıkıntısı değil bu. kendimi ve diğerlerini kandırma yöntemim.
sanırım artık kapatmanın ve sadece seks için kullanmanın zamanı geldi.hornet dev bir kara delik tüm ibneler için de ordan oraya sürükleniyorlar.arada kimyası tutuanlar sevişiyor.sevişmenin tek amaç olduğu bir yer.bunun haricinde burda herhangi bir hedefi olanlara gülüyorum.
siktiminin beyinsizi ve mantıksız insanı. düz mantıksızlığına sokayım.
çok farklı bir kafaya girmeye başladım sözlük. yaşanılan her şey gerçekten bir deneyim ve insana bir şeyler katıyor. 27. yaşımın sonlarındayım ve her yeni yaş yaklaşırken yeni kararlar alır ya insan, işte ben de o safhadayım. bu zamana kadar her yeni yaşıma girerken aldığım kararların %95’ini uygulamış birisiyim. 28 olurken az ve öz kararlar almaya niyet ettim. az ve gerçekleşecek kararlar, bir tanesini es geçtim diye moral bozukluğuna neden olmayacak ve es geçmeyeceğim kararlar, kararlılığımı devam ettireceğim kararlar. ne çok karar yazdım!*

3 ay bir ilişki için kısa bir süredir diyor çoğu kişi. ben zaman kavramında değilim, ben hissettiklerime bakıyorum. ben için çok yoğun duygularla doluydu bu 3 ay. zaten kolayına birisinden hoşlanabilen ve onu hayatına alabilen birisi değilim, belki de duygularımı yoğun yaşamamın sebebi budur. bilmiyorum, düşünmek de istemiyorum, çünkü yaşadıklarımdan son derece memnunum ve mutluyum. son günlerinde üzülsem bile!

3 hafta oldu ayrılalı ve atlatıyorum, hatta atlattım bile diyebiliriz. çok az demleri kaldı ve onlar da önümüzdeki haftalarda tamamen bitmiş olup güzel bir anı olarak her zaman aklımda ve kalbimde kalacak. bana 3 ay boyunca yaşattığı mutluluk için ona minnettarım ve hep mutlu olup hayatının güzelliklerle dolu olması için dualarımda yer alıyor, almaya da devam edecek.

çok ağladım. ne sulu gözüm ne de sürekli ağlayan birisi ama bu defa çok ağladım. hıçkırıklarım yankılandı gecenin siyahında, ayın ışığında. ağladım, ağladım, ağladım… artık ağlamıyorum, sadece biraz üzgünüm. geçmek üzere olan bir üzüntü. hayatımıza insanlar girip çıkıyor, yapacak bir şey yok. hayat arkadaşını bulana kadar, el ele yürüyeceğin kişiyi bulana kadar böyle oluyor ki esas kişi geldiğinde her şey yerli yerine oturmuş olsun ve mutluluk daimî olsun. umarım bu kişiyle çok gecikmeden karşılaşırız ve hızlı olmadan, yavaş olmadan.

doğum günüm için ne hayallerim vardı. ankara’da olmak istemedim. doğum günümde yalnız olmazdım, arkadaşlarım var ama burada olmak istemedim; çünkü ilk defa doğum günümde hayatımda birisi olacaktı. biletimi aldım ve doğum günümden birkaç gün önce ailemin yanına gidiyorum. en yakın arkadaşım beni havaalanından alacak ve annemle babama sürpriz yapacağım, gideceğimden haberleri yok!* orada ailemle ve en yakın arkadaşımla, can dostumla çok güzel bir doğum günü geçireceğim. üstelik bu sene doğum günüm doğduğum güne denk geliyor. dönüşüm de olay olacak ayşe hatun önal’ın olay şarkısında dediği gibi. tamamen yenilenmiş ve iyileşmiş, çok daha iyi olarak geri döneceğim ve kendime odaklanacağım.

tabii ki bu sürede iyileşmeme destek olan ayşe hatun'umu da es geçemem. sağ olsun, var olsun tam da zamanında her şarkısıyla yarama merhem olacak bir albüm* çıkardı.

28 olurken artık insanları daha az kafaya takmaya karar verdim. bunun için çalışacağım. son zamanlarda kendimi çok boşlamıştım, artık kendime daha çok zaman ayıracağım. hayatımı düzene koyacağım ve mutluluğumu her geçen gün artıracağım. ben kendi başıma da mutluyum! hayatıma dahil olan kişi mutluluğuma bonus olur ve mutluluğumu onunla paylaşırım. mutluluğumu aşağı çekecek olan kişiye ve kişilere izin vermem, vermeyeceğim de. mutluluk paylaşmak isteyene kapım sonuna kadar açıktır, böyle bir sevgiliye ise canım fedadır! işimi daha iyi bir duruma getirmek için daha çok çalışacağım. yalnız olduğum sürede işimle aşk yaşarken hayatıma birisi girerse, aşkımı onunla da paylaşacağım.

bu kadar galiba sözlük; az ve öz. öze dal, kendini yükselt!*

saatler sonra gelen dip not: aynı gün akşamüzeri yaptığımız konuşma sonra içimde kendisine dair zerre kırıntı kalmamıştır, yolu açık olsun!
yeni aldığım deodorantım beni fetişe sürüklüyor.
  • /
  • 91