gay bar

kendimi mutlu hissettiğim ender mekanlardandır.
eşcinsel bireylerin kendilerini daha rahat ifade edebildikleri daha rahat dans ettikleri daha rahat flörtleşebildikleri bar.biz ibnelere hayat zor yaşamak için ağır bedeller ödüyoruz.tabi takıldığımız mekanlar da bunu es geçmeyip bizi kıç kadar yerlere doldurup,beşpara etmez içkilerini beş para etmez müziklerini fahiş fiyata kakalıyorlar.
ilk defa 12 yaşımdayken italyada gittiğim * ve dekorasyonundan, müzik kutusundan gelen şarkılara, garsonların kıyafetlerinden, yemeklerine ve şemsiyeli içkilerine kadar beni benden alan bar türü olmasına karşın bu güne kadar gittiğim hiç bir barda da o oranda yüksek kahkaha sesi ve gülen insan yüzü görmüşlüğüm yoktur ki buna sevinsem mi yoksa özgürlüğün kısıtlı saatlerinde kendini koyvermek diye varsayıp üzülsem mi bilemem.
biz gibilerin maskeleri attığı özgürlük alanıdır.
yurt dışında gaylerin hemen her gece gittiği, içerde taş gibi (bkz:#go go boy) ların seksi seksi dans ettiği, bartenderların bazen bahşiş yerine öpücük kabul ettiği mekanlardır. gecenin ilerleyen saatlerinde gaylerimiz tshirtlerini çıkararak dans etmeye başlarlar. bir yandan çıplak terli vücutlarını arada acaba sarhoş straigh bir kız düşürür müyüm amacıyla orda bulunan lezbiyenlerin suratına suratına sürttürerek dans ederler bir yandan da bildiğin osururlar. türkiyede nasıl bilmiyorum hiç gitmedim.
et pazarı. hiç bir gay barda durup şöyle etrafa baktınız mı? herkes dokunulmaz abi. insan selam vermeye korkuyor.
5 ila 6'cı commentlardan çıkardığım kadarıyla yurtdışındakiler daha samimi görünüyor, benim terk gördüğüm sidneydeki diğerler barlar gibiydi içerde eşcinsel popülasyon bi hayli yüksekti birde tabii.
bazen ortamının suyu çıkabilen, çoğu zaman eğlenceli olan mekandır. yurtdışında çok daha tatlıdırlar fakat ülkemizde genelde "acaba bu gece kiminle yatsam?" modunda takılan insanlar bulunur.

ayrıca bir gay barda dansederken beni erkek zannedip arkadan sarılan, ve elini kasığıma atınca orada penis bulamadığı için travma geçiren adamın yüz ifadesi asla aklımdan çıkmayacaktır.
bir tür eşcinsel gettosu, pembe ekonominin bir sonucu olarak, kapitalizm eşcinselleri heteroseksüel olmaları yönünde değiştiremediğinde, onları kendine uydurur, bunun en büyük örneğin gey mekanlardır elbette ki, çünkü kapitalizm para kazanmak, tüketmek tüketmek ister, zaten çocuğu, ailesi vs. olmayan eşcinseller de kapitalizmin iştahını kabartır, evet gey barda sınırsız özgürlük verir ancak bunun bir bedeli vardır, bir bira 16 tl'dir en kıytırık yerinde. sömürülürsünüz, sömürülürsünüz ki, kapitalizmin işine yarayasınız, yine kapitalizm beslensin, tüketim olsun.
cebi hala fakir biri olarak gitmekten korktuğum mekanlar. zira bir kere o gaflete düştüm bir kaç hafta belimi doğrultamadım. gay cafe denilen türü burdan ayırıyorum. oralara üç kere gittim. ne gerek var, otururum evimde sütlacımı yerken fransızca bir filmi i ngilizce altyazı ile takip eder efendime söyleyim kürtçe tepki verip türkçe ağlarım. budur. ha biliyor musun desen yok biilmiyorum. hem ingilizceyi hem fransızcayı hem de gay barları. tek yön ün bir ismini duydum. bir arkadaşımdan ve gizli anların yolcusu'ndan. her neyse bu cihette cehalet bana mutluluk getiriyor efendim. akşam altıdan sonra "oğlum nerde kaldı?" diye içimi burkan meraklı ve üzüntüye gark olmaya yazan ebeveyn sorusuyla karşılaşmak da var ki bunu da ayrıca istemem. velhasılı kelam adam kayıran, adam ötekileştiren ve adam yabancılaştıran gay barlara gitmeye de gerek yoktur. ama arkadaş/gay arkadaş grubu yoksa samimi olunan o zaman galiba yapacak bir şey kalmıyor, nefes almak için.
sadece gay barların değil, eğlence sektöründeki diğer bütün barların aynı kaderi paylaştığını düşünürsek, eğlence+gösteriş+cinsel dürtüler, ekonomik döngü vs aklınıza gelebilecek her yönelim bütün bu sektörde mevcut. dolayısıyla tercihtir ancak türkiye deki gay barlarda bariz bir rahat olamama durumunun hakim olduğunu kabul etmek gerekiyor.
gay bar veya hetero bar ikisine de gidiliş amaçları kanımca bellidir. hetero barlara insanlar alkol almaya, dans etmeye veya sex amaçlı gidebildikleri gibi gayler de aynı amaçlarla gay barlara gitmektedir. tek bir farkı vardır; türkiye gibi homofobik bir toplumun her alanında rahat edemeyen gaylerin sevgilileriyle veya arkadaşlarıyla örselenmemek amacıyla rahat hareket etmek amacı içinde gidilir.

her gayin merak ettiği ortamdır. fakat bunu bir kıstas olarak belirleyip gay barlara gidenleri hakir görmeye çalışan gayler de vardır. tamamen ikiyüzlülüktür.
istiklâlde potansiyel erkek arkadaşım ile yürürken asker arkadaşıma denk gelip onu ve yanındaki arkadaşlarını davet ettiğim bar. islami finans alanında çalıştıkları için mi tam anlayamasam da sadece 15 dakika kalmışlardı.ben dans etmediğim/edemedigim için yanımdaki arkadaş henüz on dakika önce tanıştığım biriyle dans ederken öpüşmeye başlayınca ikisinin de ağzını burnunu kırasım gelmişti. neyseki sadece ortamı terk ettim. kulağa kezbanca gelsede sağlam bir yumruk atmadiğim için hâlâ pişmanım
gitmeye çok korktuğum yer. ya aktif amcalar popomu ellerlerse? ya açılmamış gonca gülü açarlarsa ne olacak? kimse niye korkmuyor anlayamadığım yerler.
türkiye için konuşursak bu mekanlar fırsatçıdır. bir öğrenci olarak bir biraya 20 tl, bir millera 14 15 tl vermek *iki içki de farklı mekanlarda içilmiştir açıkçası bana çok geliyor. üzerine bir de giriş ücreti oldu mu al beni de al ulan al diyesim geliyor. şimdi giriş ücreti olmasa ve içki ücretleri de düşük olsa bütün hanzolar toplaşacak diyeceksiniz de diğer türlü de mekanlarda hep 30 yaş üstü kişiler oluyor yahu *en azından benim gittiklerimde. diğer içkili mekanlarla kıyaslarsak gay barların bu kadar pahalı olmasının sebebinin tamamen sayılarının az olmasına bağlıyorum. sadece bar demişim cafeleri de ekleyelim buna. diğer barlarda 50 cllik bira 10 tl civarı iken bu fiyatın gay barlarda 15 20 tl arasında olması açıkçası bana bunları düşündürttü. yurt dışında mesela hem gay barlarda hem de diğer barlarda içki ücretleri 3 4 dolar civarında idi. ve mekanlar da gayet kaliteli idi *en azından benim gittiklerim. umarım ileride öğrencilere de uygun gelecek güzel mekanlar açılır.
hiç gitmediğim ve hala kafamda koca bir soru işareti olarak kalan bildiğimiz barın gey versiyonu. ya da o kadar basit değil mi? daha mı distopik? bilmiyorum tanrım!
havana'dakinde acayip yakışıklı gayler vardı
acayip şovları olanı da var leş gibi olup hayattan soğutanı da! ikisine de gidilmiştir ancak çoğu zamanı göz temaslarından kaçınarak geçirdim. arkadaş grubuma konsantre olarak eğlendiğimden çok etrafımla ilgilenmedimya da çoğu zaman sahnedeki şova odaklandım. o yüzden diğer barlardan çok bir farkı yoktu benim için. daha başarılı playlistler çalındığı doğrudur ancak...türkiye'de ise hiç gtmedim.
  • /
  • 2