sözlükçülerin nick hikayeleri

yıllar önce; o zamanlar insanlarla konuşmaya utanıyorum nette ama bir yandan da muhabbet etmek istiyordum. sahte bi facebook hesabı açtım ve sahte de bir msn aldım. isim kevin takılıyorum sinsi sinsi avlarımı bekliyorum felan. maili mi de almışım kevinbear diye. insanlar da ne mal inanıyorlardı bana kamera falan açıyorlar bende yalan gırla tabi aaaa açılmıyor mu nası açılmıyor ya falanlar filanlar. küfür etmeyin len toyduk o zamanlar işte. ayıp heralde farkındayım yaptığımının.
neyse işte sonra o da yetmedi görüşmek istedim insanlarla o kevinbearlı mail adresimi verdim. sonra türk arkadaşlara da o maili verdim. öyle kev diye çağırmaya başladı insanlar beni. şimdi bilenler bilir zaten hiç öyle yalanla dolanla işim olmaz. ama bi geçiş süreciydi işte.
temmuz ayında bundan 21 yıl önce ciğerlerinin havayla dolmasını takiben çığlıklar eşliğinde bir bebek dünyaya geldi, serkan... benim nick hikayemde bu.
nazarlardan saklasın! dağlara taşlara...
ulan ne koysam diye düşünürken midemle beynim ortak bir karara varıp gözlerimi masada duran nesquik kutusuna dikmemi istediler o an kafada bir ışık dedim buldum ve ortaya ben çıktım kendisinide severek tüketirim senelerdir
cbb'nin açılımı coldbulletblues

high school of the dead adlı animenin dördüncü bölüm kapanış şarkısıdır neredeyse tamamıyla beni anlatabilen bir şarkıdır

dinlemek için



mor kalem, bana eşcinsel kimliğimle yüzleştiğim anlardan birini anlatır. lisedesinizdir, siz de tüm cahiller gibi homofobik davranışlar gösterirsiniz bir gün sizde kalem isteyen sınıfın ağır abisi, taş kafalı ülkücünün teki ona uzattığınız mor kalemi görünce "ibne misin olm bu ne böyle mor kalem kullanıyorsun?" der. siz o an nedenini hala anlayamadığınız bir cesaretle "ibneyim ulan!" dersiniz gülerek ve kalemi elinden geri alırsınız.
o gün bugündür mor kalemi çantamdan eksik etmem.
led zeppelin'in, hayatımın tam 4 yılını dinleyerek geçirdiğim albümü.
fransızcaya düşkünlüğüm buraya da sıçradı sözlük. daha ilk gireceğim zaman bunu düşünmüştüm.

fransızca (porter-ayı) demek. işte benim kıssadan hisse hikayem.
dorian gray in portresi yerine;

http://ayisozluk.com/lnk/steven
yaşlılık kompleksinin nike vurmuş halidir.ah gençlik ah.
o meşhur tekerlemenin ürünüdür. * * ayrıca sonu ayı ile bitiyor. daha ne olsun. *
insanlar renkler üzerinden örnek verecekse, genelde siyah veya beyaz'ı kullanırlar.gri silik bi renktir; benim gibi.
kendimi bildim bileli kedi köpek patilerine karşı bir hayranlığım vardı, sürekli ısırırdım.
gel zaman git zaman seneler birbirini kovalarken bir bakmışım eşcinsel ayı olmuşum.
pati merakıma bir de ayı pençesi eklenince paw nicki doğdu.
kulağımdaki küpe bile pati...
"fanfenussen" gary oldman'ın çocuklarının yanında,biraz da iyi bir örnek olabilmek adına "fuck" yerine uydurduğu küfürdür. kızkardeşimle ağzımızdan düşürmediğimiz küfür olduğundan aklıma ilk gelen kelime budur.
tamamen götten sallanmıs iki kelimenin yanyana gelince ki benzersiz uyumu.
hiç istemediğim halde üstüme yapışan nick name. mesleğim değil ama olduğum sektörden dolayı böyle bir twitter hesabım vardı. sonra ayı sözlükte de böyle bir hesap adı oldu nedense. lan .... öfff. sekürüüü!
moddi - smoke şarkısına olan hayranlığım, sigaraya olan aşkım, sonundaki bl ise bear lover.
  • /
  • 3