sözlükçülerin nick hikayeleri

mor kalem, bana eşcinsel kimliğimle yüzleştiğim anlardan birini anlatır. lisedesinizdir, siz de tüm cahiller gibi homofobik davranışlar gösterirsiniz bir gün sizde kalem isteyen sınıfın ağır abisi, taş kafalı ülkücünün teki ona uzattığınız mor kalemi görünce "ibne misin olm bu ne böyle mor kalem kullanıyorsun?" der. siz o an nedenini hala anlayamadığınız bir cesaretle "ibneyim ulan!" dersiniz gülerek ve kalemi elinden geri alırsınız.
o gün bugündür mor kalemi çantamdan eksik etmem.
trehaloz, bir glikozun fruktoz ya da galaktoz yerine kendisi gibi bir glikozla ve diğer glikoz-glikoz çiftlerinin birçoğunda gibi bir glikozun 1.karbonu ile diğer glikozun başka bir karbonu ile bağ kurmak yerine diğer glikozun da yine kendisinde olduğu gibi 1.karbonu ile bağ kurması sonucu oluşan bir disakkarittir. bu hem iki glikoz arasında ve hem de her iki glikozun da 1.karbonu ile bağ yapmasından dolayı indirgen olmayan yalnızca iki şeker türünden biridir.

(diğeri de sükroz ya da halk arasında çay şekeri olarak adlandırılan glikozun fruktoz ile bağ yapması sonucu oluşan bir disakkarittir.)

trehalozdaki monosakkaritlerin her ikisinin de glikoz oluşu ve bu glikozların da aynı karbonlarıyla bağ kurması ve bu sayede indirgen olmayan bir şeker özelliğini kazanması benim onu bir erkeğin diğer şeyleri arkasında bırakarak kendisi gibi bir erkeği seçip onunla birliktelik kurması ve bu özel birlikteliğin diğer çiftlerden daha farklı ve daha hoş bir yapısının oluşuna benzetmeme yol açtı. o yüzden nick olarak trehalozu seçtim.
tamamen götten sallanmıs iki kelimenin yanyana gelince ki benzersiz uyumu.
çok eskilerdeki çizgi roman karakteri olarak da hafızalarımızdadır "zagor". fakat usta yönetmen zeki demirkbuz'un patlama yaptığı "kader" filmindeki karakterden esinlenerek belirledim nickimi. zagor birçok kişinin, birçok ailenin kaderini belirleyen karakter olarak birkaç sahnede görünen kişidir. hayatımızda aslında çok sık rastladığımız bir hikaye değil midir? bazen farkında olmadan birçok insanın ve ailenin kaderini etkileyebiliyoruz ya da buna şahit oluyoruz ya da etkilenen kişiler oluyoruz.
kültür emperyalizmi bir gerçektir, evet...
sanal alemde kullandığımız rumuzlar, mahlaslar, lakaplar veya kod adları, benliğimize en çok işlemiş dillerden etkilenir, evet...
ama, bu konuyu osmanlı ve cumhuriyet kıyasına getirip, emperyalizme posta koymuş ve aydınlanmış osmanlı atalarımızın eseri olan cumhuriyet karşıtlığı için kullanmak da yanlış, evet...
burada sorumlu olan, cumhuriyetin batı'yı örnek alması değildir! örnek alınacak düzeyde parlak olan neresi varsa oraya öykünmek son derece insana özgü ve doğal bir tepkidir!
ayıp ve sakat olan, batı'yı örnek alırken onun üretkenliğini ve doğurganlığını taklit edememektir! bu kabızlığımızın nedenleri, cumhuriyetten çooooooooooooook daha eski ve derin köklere kadar inmektedir maalesef!!

(not: kendi nikim ise, latince bir isimle birleşmiş memleketimin ismidir. latince, sömürgeciliği değil, bilimin ve sanatın en eski köklerini temsil eder)

(bkz: islamiyet)
(bkz: emperyalizm)
çok zor olmadı * nick almam lazım, şöyle nicke benzer güzel bir şey olsun dedim ardından "lan ben ne dedim, nicke benzer bir şey?" o zaman nikimsi olsun dedim. (bkz: düz mantık)
fransızcaya düşkünlüğüm buraya da sıçradı sözlük. daha ilk gireceğim zaman bunu düşünmüştüm.

fransızca (porter-ayı) demek. işte benim kıssadan hisse hikayem.
yaşlılık kompleksinin nike vurmuş halidir.ah gençlik ah.
bilin bakalım hangi ayda doğdum...
carol filminde kendimle özleştirdiğim bir karakter olan therese belivet
o meşhur tekerlemenin ürünüdür. * * ayrıca sonu ayı ile bitiyor. daha ne olsun. *
ulan ne koysam diye düşünürken midemle beynim ortak bir karara varıp gözlerimi masada duran nesquik kutusuna dikmemi istediler o an kafada bir ışık dedim buldum ve ortaya ben çıktım kendisinide severek tüketirim senelerdir
kendimi bildim bileli kedi köpek patilerine karşı bir hayranlığım vardı, sürekli ısırırdım.
gel zaman git zaman seneler birbirini kovalarken bir bakmışım eşcinsel ayı olmuşum.
pati merakıma bir de ayı pençesi eklenince paw nicki doğdu.
kulağımdaki küpe bile pati...
"fanfenussen" gary oldman'ın çocuklarının yanında,biraz da iyi bir örnek olabilmek adına "fuck" yerine uydurduğu küfürdür. kızkardeşimle ağzımızdan düşürmediğimiz küfür olduğundan aklıma ilk gelen kelime budur.
tamamen sallamasyon. keşke benim de sevgilinden filan yola çıkan bi hikayem olaydı.
aslında bir çok platformda farklı bir nick kullanmama rağmen, interaktif sözlüklerin sadece bir tanesi yüzünden, tüm sözlüklerde bu nicki kullanmak zorunda kaldım.

(bkz: kawasaki ninja)
(bkz: ninja kawasaki)
hiç istemediğim halde üstüme yapışan nick name. mesleğim değil ama olduğum sektörden dolayı böyle bir twitter hesabım vardı. sonra ayı sözlükte de böyle bir hesap adı oldu nedense. lan .... öfff. sekürüüü!
moddi - smoke şarkısına olan hayranlığım, sigaraya olan aşkım, sonundaki bl ise bear lover.
  • /
  • 3
devark.cloud tarafından geliştirildi.