bodurayi

Durum: 3105 - 0 - 0 - 0 - 03.11.2020 18:52

Puan: 49614 - Sözlük Kaşarı

16 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

lanettayin bir mahlukat.
  • /
  • 156

iki tarafın da birbirine güvenmediği ilişki

tek bir tarafın güvensizliği bile temelden sarsarken iki tarafın belirsiz ve güvensizliği kaçınılmaz bir sona götürür. iletişimle çözülebiliyorsa ne ala ama şüpheyle beynini kemiriyorsan kaç kurtul. şüphe edilen şey gerçek olmasa bile kişiyi yer bitirir. sonra aksini dahi ispatlasan, dünya yuvarlak, yer çekimi var bile desek olmuyor.

(bkz: pamuk ipliğine bağlı olmak)

kitap okuyanların libidolarının düşük olması

kitap okuyan kişinin saniyede kaç kelime okuyup göz alıştırması yapması ile doğru orantılı olabilir. bu da yarış atı gibi şartlanmış ve sınavlar arasında yetiştirilmiş nesillerin doğal sonucu sanırım. okuduğu kitabı sindiren kişilerin bunu paylaşması ve bu paylaşıdan muhteşem bir haz alması daha olasıdır. hal böyleyken bu durum daha ilgi çekici olduğundan başka level'lara da geçmek mümkündür.

başka bir açıdan kitap kurgusuyla kafada yaratılan alem ve karakterlere bağlanmak olarakta nitelendirilebilir. fakat " kitap okuyanların libidosunun düşük olması " yerine " kitap kurdu insanların libidosunun düşük olabilmesi " belki daha olasıdır. çünkü bazen gereğinden çok gözlemlemek ve bilmek bir yalnızlıkta getirebilir.

yetişkin bir errrkek'in pipisi

nereye doğru yetiştiğine göre değişir. kiminin fizyolojik, psikolojik ya da biyolojik sebeplerden içine kapanık olur ; kimininde kabak çiçeği gibi açılır saçılır. orta yaş ile birlikte taşak derisinin sertleşmesi, genital bölgede kıllanma şeklinde de ortaya çıkar. yani kısacası büzüşür. o zamana kadar sevin sevilinki yalnız kalmamaya bakın çünkü bu işin bir de prostat boyutu var efenim *

(bkz: empotant)
(bkz: andropoz)

stalingrad

tib

eşcinsel sitelerin erişime kapatılması

sessiz ve sinsice teker teker bazı date ve bilgilendirme siteleri tib tarafından kapatılmaktadır. garip kısmı ise bizde dahil olmak üzere kimsenin gözüne batmıyor olması. gerçi çoğumuzun artık dns olmadan internet kullanamamasından mıdır, yoksa " aman canım bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın " dediğinden midir bilinmez. şu zamana kadar 4 sitenin kapatıldığı bilgisi haber kaynaklarında geçmektedir.

9 nisan’da, www.travestice.com

7 mayıs’ta, www.travestisitesi.com

26 mayıs’ta www.turkgaybar.com

27 mayıs’ta www.istanbulgay.com


ilgili haber: http://t24.com.tr/haber/lgbti-internet-s...




boston gay men's chorus konserinin iptal olması

besmele ile yemediği halt, girmediği delik kalmayanların kendilerine başarı olarak atfettikleri durumdur. malum yandaş zorlu grubunun konseri ilan edip sonrada bağlı bulunduğu rezil topluluğa biat etmesidir. 28 haziranda gerçekleşeceği ilan edilen konser ramazan(!) ve genel ahlak(!) bahane edilerek iptal edilmiştir.

(bkz: boston gay men's chorus)

boston gay men's chorus

3 mayıs 2015 trans kadın saldırıları

istanbulda vahşice saldırıya uğramış ve şu sıralar ağır kan kaybettiği sırada çekilmiş videosu dolanan gülşen adlı trans kadının kan donduran vahşeti. homofobik 2 suriyelinin bu saldırıyı yaptığı iddia edilmektedir. şu an durumunun kontrol altında olduğu bilgileri gelmektedir. lgbti örgütleri şişli etfal hastanesinde bekleyişini sürdürmektedir. bu bekleyiş sürerken bir başka yaralı trans kadının hastaneye getirildiği bilgisi dolanmaktadır. dahası gebzede de trans bireylere ait bir evin kurşunlandığı haberi ile kapkara bir lgbti gününe başladık.

(bkz: translara yönelik bitmek bilmeyen saldırılar)


ilgili haber: http://vehaber.org/haber/6778/trans-bire...

ilgili video: (dikkat sansürsüz görüntüler yer almaktadır. fazlasıyla sarsıcı) http://www.facebook.com/video.php?v=8619...

ekşi sözlük

an itibarıyla ulaşılamayan site. sanırız rte soru cevap yapıyor (bkz: lol)

gmag

irem derici röportajı ile farkını ortaya koymaya devam eden dergi. gay portalı olabilmek böyle bir şey olsa gerek.

http://gaymag.org/dusler-ulkesinin-gel-g...

(bkz: grindr'da ekmek yok hornet'e takıl)

irem derici

gaymag dergisine yaptığı röportajda yaptığı beyanatlarla lgbti dostu olduğunu bir kez daha göstermiş, lgbti farkındalığı yüksek ideal şahsiyet. (bkz:#215085)

(bkz: grindr’da ekmek yok hornet’e takıl)

(bkz: alnından öpülesi)

2015 oscar ödülleri

oscardan önceki ödülleri boyhood'un toplaması en büyük favori olmasına sebep olmuştu. fakat sinema birliğinin birdman ve the grand budapest hotel'i oscar adaylığında öne çıkartmasıyla herşey değişmişe benziyor. sonuç olarak sırasıyla en çok ödül alanlar; birdman ve the grand budapest hotel 4 ve whiplash 3 şeklinde olmuştur. boyhood ise tek ödülle törenden ayrılmıştır. en iyi filmi de birdman almıştır.

ödül töreninde öne çıkanlar:

boyhood 'taki performansıyla patricia arquette en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alırken yaptığı özgürlük ve kadın haklarına değindiği konuşması.

the imitation game 'in genç senaristi graham moore'un uyarlama senaryo ödülünü aldığında " 16 yaşında farklılığından dolayı intihar etmeyi düşünen birisi şu anda oscar alıyor. farklı olun asla pes etmeyin " demesi

lady gaga'nın 50 yıl önce çekilmiş the sound of music müzkalindeki eserleri seslendirdiği parçası. her ne kadar yer yer yaptığı müziği ciddi alınmasa da, şarkıyı 50 yıl önceki gibi seslendirmiş ve harbi müzisyen kimliğini önplana çıkartmıştır.

selma filminin özgün şarkısı olan glory'nin göz dolduran performansı sonrasındaki duygusal tepkiler.

neil patric harris'in sahneye doncak çıkması.


subjugator 2

yine yazarlığı elinden alınmıştır. sözlükteki hal ve hareketleri sözlük formatına aykırı bulunduğu için yazarlığı iptal edilmiş. saygılar sunulmuş...

zirvede buluşup toplu ateist ayini yönetecekti. neyse subjugator mürhidleri olarak burdan sevgili tarikatımızı bilgilendirmeye devam edicez.

(bkz: saygılar bizden efenim)

2015 oscar ödülleri

22 şubat'ta hollywood'da, dolby tiyatrosu'nda düzenlenecek ödül törenini neil patrick harris sunacak. bu seneki seramonide daha çok drama ağırlıklı yapımların nasıl ödül alacağını göreceğiz. komite farklı drama yelpazesine sahip, aşırı gösterişten uzak yapımları ödül konusunda kıyaslayacak. beklenen o ki, bu sene de ödüller kardeş payı dağıtılacak gibi görünmektedir.



amerikan sniper : savaş ve asker psikolojisini anlatan hikayesi ile fazlasıyla ilgi gördü. hatta tartışma bile yarattı. hele o yapma bebek ne konuşuldu be kardeşim. 6 adaylığı bulunmakta.

birdman : öncesinde fantastik bir filmde popüler kahraman olan bir oyuncunun, yıllar sonra broadway sahnesindeki şizofdernik ve narsist hallerinin hikayesi. yer yer fantastik öğelerle ve göndermelerle dolu bir film. 9 adaylık ile bu sene en fazla adaylığa sahip olan filminden biri.

boyhood : 12 yıl boyunca çekilmiş gerçek bir yaşam hikayesi gibi anlatılmış bir film. özelliklede 12 yıl boyunca her yıl bir araya gelen bir ekiple çekilmiş. sanırım dünyanın en uzun sürede çekilmiş filmi. çekimin bu kadar uzun bir zamana yayılması ve tamamlanması ayrı bir başarı. 6 adaylığı bulunmaktadır.



the grand budapest hotel : bol kargaşalı bir durum filmi. özellikle renkleriyle ve masalsı görüntüleriyle dikkat çekmektedir. 9 adaylıkla bu senenin en fazla adaylığa sahip bir diğer film.


selma : martin lutherking in hayat hikayesininde içinde bulunduğu zenci haklarını ve özgürlükleri konu alan film. özellikle amerikadaki ferguson olayları sonrasında adaylığı daha fazla gündeme gelmişti. 2 adaylığı bulunmaktadır.


the theory of everything : bilindiği üzere stephen hawking ve eşinin yaşam hikayesini anlatmaktadır. dramatik öğeleriyle fazlasıyla ön planda. neredeyse izlemeyeni dövüyorlar denecek dercede bir film. 5 adaylığı bulunmaktadır.


whiplash : toy ve yetenekli bir bateristin, disiplinli bir caz orkestrası şefi yüzünden geçirdiği hırs dolu dönüşüm hikayesi. 5 adaylığı bulunmaktadır.


foxcatcher : komedilerin aranan oyuncusu steve carell'ın bambaşka bir performans sergilediği filmdir. gerçek bir yaşam öyküsünden yola çıkılarak yapılmıştır. filmde kişilerin üstünlük ve kendini kabul ettirme mücadeleleri yanı sıra; amerikan milliyetçiliği ve kapitalizm taşlaması söz konusu. içerisinde güreş sporununda başlıca yer aldığı film; bu senenin en çok dikkat çeken, sürprizleri olan yapımlarından biri. 5 adaylığı bulunmaktadır ve potansiyel sürpriz ödüller alacak gözüyle bakılmaktadır. ama konu ameirkan milliyetçiliği ve kapitalizm taşlaması olunca oscardan ödül alması dahi sürpriz olabilir. gerçi amerikan beauty'e verdikleri ödüller ile bu duruma göz kırptıklarıda olmuştu. hadi bakalım. yinede teknik ödüller haricinde adaylık verilmemesi enteresan.


the imitation game : 2. dünya savaşında alman enigma şifresini çözen bir başka dahi olan alan turing'in, yaşam hikayesinin bir kısmını anlatmaktadır. bir kısmı diyoruz çünkü film polemik ya da sansasyon yaratacak detaylara takılmadan yapılmış. mesela alan turing in eşcinsel olmasının filmde yeri olmadığı en çok akılda kalan detay. buna rağmen diğer detayları ince ince çalışılmış bir film olarak karşmızda. ne de olsa 8 adaylığı söz konusu.



# en iyi film (best picture) #


american sniper
birdman *
boyhood
the grand budapest hotel
selma
the theory of everrthing
whiplash


*beklentim 3 aday üzerine yoğunlaşmaktadır. boyhood, the grand budapest hotel ve the theory of everthing.





# en iyi yönetmen (directing) #


alejandro g. ınarritu, birdman *
richard linklater, boyhood
bennett miller, foxcatcher
wes anderson, the grand budapest hotel
morten tyldum, the imitation game


*beklentim boyhood ya da the grand budapest hotel



# en iyi özgün senaryo ( writing original screenplay) #


birdman *
boyhood
foxcatcher
the grand budapest hotel
nightcrawler


*beklentim birdman ya da the grand budapest hotel



# en iyi uyarlama senaryo (writing adapted screenplay) #


american sniper
the imitation game *
ınherent vice
the theory of everything
whiplash


*beklentim theory of everthing



# en iyi kadın oyuncu ( actress in a leading role) #


marion cotillard, two days one night
felicity jones, the theory of everything
julianne moore, still alice *
rosemund pike, gone girl
reese witherspoon, wild


*beklentim jullian moore olacağı yönünde. alzaimer hastasını canlandırdığı karakteri ve güçlü draması ile bunca adaylık sonrasında nihayet ödülü kucaklayacak gözüyle bakıyorum



# en iyi erkek oyuncu (actor in leading role) #


steve carell, foxcatcher
bradley cooper, american sniper
benedict cumberbatch, the imitation game
michael keaton, birdman
eddie redmayne, the theory of everything *


*bu zamana kadar her tür komedide görmeye alıştığımız steve carell, be seferki drama oyunculuğu ile ödülü rahatlıkla alır gibi geliyor. gerçi the theory of everything'deki performansı ile eddie redmayne alırsa da hiç sürpriz olmaz.




# en iyi yardımcı kadın oyuncu (actress in supporting role) #


patricia arquette, boyhood *
laura dern, wild
keira knightley, the imitation game
emma stone, birdman
meryl streep, ınto the woods


*beklentim patricia arquette




# en iyi yardımcı erkek oyuncu (actress in supoorting role) #


robert duvall, the judge
ethan hawke, boyhood
edward norton, birdman
mark ruffalo, foxcatcher
j.k. simmons, whiplash *


*beklentim neredeyse %100 diyebilirim j.k. simmons




# en iyi kurgu ( film editing) #


american sniper
boyhood
the grand budapest hotel
the imitation game
whiplash *


*beklentim boyhood ile the grand budapest hotel arasında pek karar veremedim.




# en iyi görüntü yönetimi (cınematography) #


birdman *
the grand budapest hotel
ıda
mr. turner
unbroken



bunların arasında kış uykusu olsaydı tartışmasız o alırdı fakat malesef yerini alamamıştır. ıda alır gibime geliyor ya da the grand budapest hotel




# en iyi animasyon (animated feature film) #


big hero 6 *
the boxtrolls
how to train your dragon 2
song of the sea
the tale of princess kaguya


*beklentim big hero 6




# en iyi belgesel (documentary feature) #


cıtızenfour finding vivian maier *
last days in vietnam
the salt of earth
virunga




# yabancı dilde en iyi film (foreıgn language fılm ) #


leviathan, rusya
tangerines, estonya
timbuktu, moritanya
ıda, polonya *
wild tales, arjantin



*eğer politik bir tercih yapılırsa timbutku alacaktır. bunun dışında diğer adayım tangerines.





# en iyi özgün müzik (music original score) #


the grand budapest hotel *
the imitation game
interstellar
mr. turner
the theory of everything


*interstellar 'ın almasını bekliyorum. bunun dışında the theory of everything de heykeli alabilir.




# en iyi özgün şarkı ( music original song) #


everything is awesome, the lego movie

glory, * selma

greatful, beyond the lights

ı’m not gonna miss you, glen campbell… ı’ll be me

lost stars, begin again



*bu ödülün alzeimher olup " seni özleyemeyeceğim " adındaki son şarkısını yazan, söyleyen glen cahmpbell 'a verileceği kesin gibi. hali hazırda parça ilk duyulduğu andan bu zamana herkese dokunmuş ve ilgi görmüştür.
not: selma'nın adaylığı konusunda gelen tepkiler sonucunda en iyi şarkı ödülünü kapmıştır. politik bir ödül ama bir şekilde olması gerekiyordu.




# en iyi yapım tasarımı (production design) #


the grand budapest hotel *
the imitation game
ınterstellar
ınto the woods
mr. turner


*adayım the grand budapest hotel




# en iyi makyaj ve saç ( makeup and hairstyling) #


foxcatcher
the grand budapest hotel *
guardians of the galaxy


*beklentim foxcather ya da the grand budapset hotel. yok yok foxcather kesin bilgi yayın.





# en iyi kostüm tasarımı (costume desing) #


the grand budapest hotel *
ınherent vice
ınto the woods
maleficent
mr. turner


*adayım in to the woods.




# en iyi görsel efekt (visual effects) #


captain america: the winter soldier
dawn of the planet of the apes
guardians of the galaxy
ınterstellar *
x-men: days of future past


*adayım %100 interstellar




# en iyi ses kurgusu (sound editing) #


american sniper *
birdman
the hobbit: the battle of the five armies
ınterstellar
unbroken


*belki hobbite koklatırlar bilinmez.






# en iyi ses miksajı (sound mixing) #


american sniper
birdman
ınterstellar
unbroken
whiplash *





# en iyi kısa metraj film (short film live action) #


aya
boogaloo and graham
butter lamp
parvaneh
the phone call *





# en iyi kısa metraj belgesel (documentary short subject) #


crisis hotline: veterans press 1 *
joanna
our curse
the reaper
white earth




# en iyi kısa metraj animasyon (short film animated) #


the bigger picture
the dam keeper
feast *
me and my moulton
a single life


*kısa metraj animasyon adayları :




*oscar resmi sayfası: http://ayisozluk.com/lnk/a4adc0



not: işin mi yok kalk kız soğan doğra denmesi gereken haldeyken, gecenin 12sinde yine bana estiler işte. tahminlerim oldukça alelade. işte akıl olsa zike sürülür ama neyse. el emeği göz nuru bir oscar gözleminide yapmış bulunmaktayım. başım göğe erdi mi? yoooo ama yaptım işte.

not 2: ödüller açıklandığında entry edit edilecektir.

bodurayi

kısa bir ayrılıktan sonra geri mi geldim ne dediğim hadise. bir de baktım öncü bodurayi hesabım açık. geri gelmişimde haberim mi yok.*

9 şubat 2015 istanbul kar yağışı

enteresan bir şekilde kimi yerde bir karışa yakın varken kimi yerdede hiçbir şey olmayan kar yağışıdır. yükseklik desem değil bu fark ama nedir çözemedim.

türk eşcinselliğindeki aktiflik pasiflik paradoksu

kompleksten ilerigelen ve tabulardan dolayı nasıl saklayacağını şaşıran bireyim dilemmasıdır.

(bkz: eşcinsel olma durumunu kabullenememeye bağlı kompleks)

ayı sözlük'ün kapatılması

gerçekleşiği zaman diğer eşcinsel sözlüklerle aynı kategoride anılacaktır. biz yazarlarda hoş bir seda olacaktır. her zamanki gibi damdan düşer gibi olmasaydı da yedek alma yollarının paylaşılması gerekirdi. hakkında hayırlısı. o

kobane için sokağa eylemleri

geziden bu yana insanlar fitil üstündedir. karşımızda diktatörlüğü huy edinmiş birisinin günden güne fütursuzca ve hukuksuzça harket ediyor olması insanları daha da kışkırtmaktadır. bununla berabaer daha 3 gün önce canlı yayında işidin türkiye sınırını ihlal ettiği yayınlanmıştır.devletin çıtı çıkmıyor. kobane çatışmalarında bombalar kendi sınırımıza düşüyor ve kimse buna diplomatik çözüm bulamıyor. diplomasiyi siktir et bu gibi durumlarda karşılık hakkı bile söz konusuyken ülke yönetimi eli kolu bağlı oturuyor. adana'da işid protestoları sırasında işid sempatizanları protestocu gruba saldırıyor ve polis işid sempatizanlarını koruyor. insanlar haksızlıklar karşısında haddinden fazla doludur . aklı başında olan bir devlet bunu kontrol altına alır ve eylem olmaması için gerekli özügrlükleri tanımak için çalışır.

ama ne mümkün burası türkiye. bu tarz eylemlerde insanların toplanmalarına, oturmalarına, yürümelerine dahi izin verilmeden gaza boğulması, karga tulumba gözaltına alınması, dahası sırf göz altına alındığı için ne tür bir suç uydurulup yamanacağı bilinir. hele hele bunlar polis müdahelesi sırasında hayatını kaybetmekten nispeten iyi sonuçlardır. hal böyleyken insanlar bunların farkında olduğundan hatta pasif direnişte hiç bir şey yapmamışken bile suçlamalara maruz kalacağını bildiğinden direnmektedirler.
dünyada bu tür eylemlerde güvenlik için belirli bir hat korunarak topluluk uyarılır. gerektiğinde gaz fişeği kullanılarak grup kontrol altında tutulur. fakat bizim polisimiz, ikaz etmeden haddinden fazla fişek kullanarak hatta göstericilerle tarışarak bu eylemlerin şiddete dönüşmesinde etkili çalışmaktadır. hele hele polisin tasmasının kimde olduğu belliyken bu durumu hazmetmek daha da zordur.

eğer bir karşı duruş gerçekleştiriyorsanız size gelen etki kadar tepki verirsiniz. eğer size yapılan her eylemi terör olarak görür, ona göre davranırsanız ve kışkırtırsanız buna göre sonuç alırsınız. önlem alıp istihbarat ile insanların ayrımı yapılabilinir ve haksız davranışlar oldukça azalır.böylece ak boka karışmamış olur.

yani illa şiddet mi doğurmalıdır bunlar. gönül ister ki olmasın. fakat hangi canlıyı kışkırtırsanız acı bir sonuç elde edersiniz. batıda neden terör yokta doğuda var diyecek olursanız onunda cevabı eğitimdir ya da bilinçli eğitimsizliktir. devlet olarak vermeniz gereken hizmetleri belli ağa, paşa, şeyhler vasıtasıyla adaletli olup olmadığına bakmadan vermeye çalışırsanız balon elinizde patlar. batıda böyle bir derebeylik sistemi olmadığından şanslıyız diyelim ama burda da ayı dayı paradigması ile her zaman karşılaşırsınız. aradaki fark budur. doğu 4-5 katmandan ezilir. biz batıda 1 katmanla başa çıkmaya çalışırız o da bürokrasi. hadi olsun olsun 2. bir katman daha olsun. ama daha fazlası değil. çünkü bizler hakkımızı arayacağımız yerin hukuk olduğunun biliriz. doğuda ise hukukta, sağlıkta, eğitimde, güvenlikte hakta, hürrüyette katmanlardaki derebeylerinin iki dudağı arasında. hukuka ulaş ulaşabilirsen. ulaşsan bile bu bu seferde ayı dayı paradigması yüzünden başladığın yere geri dönersin. sonuç olarak hakkını elde etmek için bu dünyada savaşmak gerekmektedir. gerekirse devletle.

devlet insanlarına huzur verdikçe engeller kalkar. devlet saklandıkça ve sustukça hiddet artar.
  • /
  • 156
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 3105

gökyüzünde yalnız gezen ayılar

fade out

efsane kliptir. zamanında sezen aksuda bir klibinde benzer tekniği kullanmıştır. fazla söze gerek yok buyrun burdan yakın.

bursa

son 10 yıl içerisinde kamuoyuna yansımış ya da yansıtılmamış düzinelerce gay ve trans nefreti olayı vardır bursa'da. son üç yılda 15 ten fazla trans ve eşcinsel türlü sebeplerle öldürüldü. bunların ancak bi kaçı medyaya yansıdı. gerisi sümenaltı... dahası burda sorgusuz sualsiz lan ibne diye saldırırlar ruhunuz duymaz. çünkü bursa ülkenin kültürel çeşitliliği istanbuldan sonra en çok olan yeridir. hal böyleyken kültürel çeşitliliği hazmetmemiş anlamamış bir sosyokültür hakimdir.

bir bursa kanunu olarak gaylerle kuytuda sikişilir, kamuda görünce zorbalık yapılır ya da saldırılır. saldırırsa içindeki dürtüyü bastırıyor ve rahatlıyor sanıyor andavallar. yani kısacası klasik muhafazakarlık , aşırı milliyetçilik yuvası davranışları had safhadadır. lgbti yaşamı için dengesiz, extra temkinli olunması gereken ve diğer metropollere göre kısıtlı rahatlığı olan bir yerdir. herhangi örtülü ya da resmi gay cafe ya da mekan yoktur. şehir genelinde gay toplanma alanı, bir hotpot oluştuğu anda milliyetçiler gelir olay çıkarır. yıllar önce bursa'da düzenlenen onur yürüyüşüne katılanlara sokak dayağı atılmış, linç etmeye kalkışılmıştır. nasıl bir hazımsızlık siz düşünün. madi , koli , laço , sipet ...vb gibi genel lubunca kelimeleri konuşurken bursa'da anlaşılmayacağınızı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

iyi yanı hiç mi yok... nilüfer ilçesi ülkenin en refah 10 ilçesinden biridir. nilüfer belediyesi lgbti kapsayıcı olmaya calışır. iyidir ama burada yaşam şehrin diğer bölgelerine göre oldukça pahalıdır. araban varsa orda yaşamaya çalışırsın. özgür renkler lgbti derneği nilüfer belediyesi desteği sayesinde faliyet göstermektedir. dernek ve belediyenin ortak çalışmasıyla anonim test merkezi kurulmuştur.

şehrin batısı nispeten daha iyi görünse bile bursa'nın huyunu suyunu alan herkes ilk paragrafta bahsettiğim örtük davranışlara sanki kuralmış gibi uyar. hani bir yazar tayin düşünüyorum demiş. bunları söylemek boynumun borcudur.

alternatif yerler:
(bkz:antalya)
(bkz:izmir)
(bkz:mersin)

gaydar

her daim arayışta olan bireyin saplantılı alışkanlığıdır. , bünyeye maymun iştahlılığı olağan karşılatmaktan başka bir işe yaramayan, belli olunmadığı düşünülse bile aslında kendi aramızda trafik lambası kadar dikkat çeken bir uygulamadır. sürekli açık kalması ciddi sağlık problemlerine yol açar.

aşık olunan kişinin uzakta olması

gönülden sürgün edilmekle sonuçlanır genelde. sizden daha iyisini bulduğu düşünüldüğünde kralı tanınmaz. böylece aşkınızı kimsenin bulamayacağı uzaklara taşımanı gerekir ve öyle yaşamaya mahkum kalırsınız.

islam'da eşcinsellik

yazarların hatırladıkları en eski anıları

* 5-6 yaşlarındaykende bir deniz maceram vardır. yazın sahilde tanıdık ailelerle düzenlenmiş bir plaj aktivitesiydi. bende suyu seven, derisi sünger bob olana kadar sudan çıkmayan bir çocuktum. tabiki annem bu durumu ve ne zaman ne yapacağı belli olmayan bir çocuk olduğumu bildiği içinde sürekli diken üstündeydi. * ne hikmetse yüzmeyi bilir halde doğmuştum ama önlem olarak kolluk takarlardı. o kolluklar her 5 dakikada bir ailem tarafından takılır ve benim tarafımdan çıkartılırdı. kıyıda oynamayı reddederdim her zaman. açılmak isterdim.

neyse tüm aileler denizin, yaz gününün tadını çıkartıyordu. * gruptaki erkekler mangal, tavla alıp, sandala atlayıp biraz açılmayı planlıyorlardı. kadınlar ise güneşlenip dedikodu yapmayı. *. hal böyleyken bende babamlarla tüm erkekler gibi sandala binmeyi istedim. annem buna pek sıcak bakmıyordu. ama babam ben hallederim bir şey olmaz havasındaydı. öyle böyle derken bende sandal ekibine dahil olmuştum artık. çünkü yanımızda diğer ailenin ben yaşlarındaki bir oğlu daha vardı. onun binmesi ama benim binmemem ufak çaplı bir kriz çıkartacağıma delaletti. * neyse biz ikisi mayolu çocukla birlikte toplamda 6 erkek olmak üzere sandalla açılmaya başladık. ben ve diğer çocuk haricindeki erkekler mayolu değil, giyinikti. * tam bilemiyorum ama çok açılmadık. olsa olsa kıyıdan 25-30 metre falan. çünkü o mesafeden annemin hareketlerini net bir şekilde görebiliyordum. kadıncağız ikide birde kayığı gözleyip duruyordu. hatta annemin ifadesine göre o an diğer kadınlar merak etme, o kadar adamın içinde bir şey olmaz diye anneme söyleyip durmuşlar. *

neyse kayık sabitlenmiş, tavla açılmış ve mangalda da mısırlar pişirilmeye başlanmıştı. plana göre pişen mısırlar iskeleye getirilip kadınlara da ulaştırılacaktı. iskele ile de olsa olsa 10 metre var yada yoktu aramızda. babam bu arada tavla oynuyordu. bende arkasında " aslan babam hadi yen " gibisinden gaz veriyordum. fakat gaz vermemdeki amaç biraz farklıydı. bu sırada kollukları yavaş yavaş çıkarıp suya atlayacaktım ve kıyıya yüzecektim. böylece çocuk aklımla yüzdüğümü ispat edecektim sanırım. neyse ben gazlama eşliğinde kollukları çıkartıp fark ettirmeden kenara koydum. ve yine fark edilmeyecek bir anı gözetip sandaldan kendimi yavaşça denize bıraktım. sandalda keyifler öylesine yerindeydi ki; kimse böyle yaptığımın farkına bile varmamıştı. kimin aklına gelirdi ki... * neyse ben iskeleye doğru yavaş yavaş yüzmeye başladım. bu sırada annem tetikte olduğu için bir kaç dakika içinde durumu fark etti ve feryat figan olayı sandaldakilere haber vermeye çalıştı. tabi bu sırada ben iskeleye varmak üzereydim. tüm kadınlar ve plaj ahalisi iskelede toplandı ve sandala " çocuk suda " diye bağırınmaya başladı. bunu duyan sandal ahalisi bir anda ayaklanınca da... beklenen durum gerçekleşti ve sandal alabora oldu. bende bu sırada iskele kenarındaydım artık. olay sonrasında annemin telaşla karışık beni azarlayışını ve daha sonrada gevrek gülüşünü hatırlıyorum. hatta bu sebepten annem bir süre babamı fena diline dolamıştı. ardından babamdan yediğim temiz bir sopa sayesinde bu olanlar hafızama kazınmış oldu. tadı hala ruhumda yankılanır.

şirinler

* uzun uzun yıllar önce, ormanın derinliklerinde, küçük mavi yaratıkların yaşadığı gizli bir köy vardı. onlar kendilerine şirinler derlerdi. çok iyiydiler. ve sonra korkunç büyücü gargamel vardı. o kötüydü...
" gargamel= aa! şirinlerden nefret ediyorum. * sizi yakalayacağım. yıllarca uğraşmam gerekse bile sizi ele geçiricem. hepinizi hi he he he he he heeeeee! * oooo! sizi yakalayacağım. elbet bir gün yerinizi bulacağım. o zaman... o zaman pişman olacaksınız. "
* bir gün ormana yolunuz düşerse etrafı dikkatlice dinleyin. belki gargamel'in çığlıklarını duyabilirsiniz. ve iyi bir çocuk olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz.

yazarların hatırladıkları en eski anıları

sayfiye yerinden bir bahçe yağmalaması anım vardır. 5 arkadaş şehrin biraz dışındaki bir bahçeye göz dikmiştik. adama inat gider ne varsa yerdik. tabi annelerimizde tok karnına geldiğimiz; hatta sonrasında motoru bozduğumuz için bu duruma anlam veremezlerdi. bahçe sahibinin her zaman kullandığı yol bizim oturduğumuz yere yakındı. amcayı motor üzerinde uzaklaşırken gördüğümüzde aynen bahçede alırdık soluğu. kiraz senin, elma, kayısı, dut benim yer dururduk. hatta bir kaç sefer yakalanmanın eşiğinden bile dönmüştük.

neyse yine böyle bir gün amcayı uzaklaşırken gördük ve bahçeye daldık. ben dut ağacının tepesine tırmandım. diğerleri de şurda var, burda var, şu tarafta çok var diye beni yönlendiriyorlardı. böyle yönlendirdikleri bir anda bir hışımla " kaç laaaan geldi " diye bağırınıp topukladı arkadaşlar. bende ağaç tepesinde mal gibi kaldım. hemen ardındanda bahçenin sahibi adam geldi. işte o an tarrağa yan bastığım andı. adam sövüyordu. dal parçası, ufak tefek taş, toprak atıp duruyordu. bana da yavaş yavaş aşağıya inmekten başka bir çare kalmamıştı. ağaçtan inerken o an bir fikir geldi ve " ne kaybederim " diyip uygulamaya karar verdim. aşağıya iniğimde adama konuşması bozuk, bir spastik çocuk numarası yapmaya başladım. " amca aldık biz, onlar dedi , gittiler amca " gibisinden devrik, cümle etmeyecek düzensiz kelimeler kullanıyordum. hatta sürekli kafamı rastgele sağa, sola, aşağı, yukarı yavaşça haretket ettiriyor, hafif eğilip kalkıyor ve gözlerimi rasgele oynatıyordum. neyse adam bağırınırken bir anda sakinledi. acıdığını belli eder haldeydi, yüzünde görmüştüm. yani benim spastik olduğuma inanmıştı. işin iyi tarafı bahçe sahibi vicdanlı çıkmıştı. * neyse bizim amca " oğlum yapmayın etmeyin... isteyin benden... ben size veririm.... ama bu hırsızlık günah... " gibisinden cümleler kurmaya başladı. bende bozuk konuşmalarla, rastgele hareketler eşliğinde " amja amjaaaaa annem var benim. anneme gidicem ben amja " falan diye saçmaladığımı hatırlıyorum. * sonra bizim amca hemen motorundan 2 tane boş torba çıkarttı. torbalara da bahçesindeki elma, kiraz... gibi bilimum meyvalar doldurarak beni yolcu etti. önce kendisi götüreyim diye ısrar etti ama ben " gidicem ben giderim çocuk değilim ben. ben pilot olucam " gibisinden 4-5 yaş cümleleri kurdum. neyseki ikna oldu yavaştan yavaştan aldım torbaları ve eve geri döndüm. diğer çocukların yanına gittiğimde elimde torbalarla geri geldiğimi gördüklerinde mal olmuşlardı.

neyse aradan bir kaç hafta sonra bizim amca ile pazarda karşılaştık. işin garibi meğer bizim amca annemin sürekli kiraz aldığı adammış. ben alı al moru mor kaldım öyle. ağzımı açamadım. tanıyacak diye üç buçuk attım. neyseki tanımadı ama bunu yaşamak rol kabileyetimin olduğunu ve kullanabildiğimi gösterdi bana. her ne kadar utansamda; yaptığımın matah bir şey olduğunu bilsemde; ikna edici bir rol kabiliyetim olduğundan emindim artık.

gökyüzünde yalnız gezen ayılar

aileye açılmak

aileye karşı yapılmış bencilce bir açıklamadır. kendimizi düşünüp rahat yaşama isteğini açığa çıkartmak için bu durum dile getirilir. fakat gerçek böyle değildir. hayat daha da karışır, saklanması gereken bir eşyaymışçasına sokakta sizinle rahat edemezler, her hareketinizi, her bakışınızı duruşunuzu, sözünüzü yargılar hale gelirler. olası girişimler söyledir:

- anne ben bir denizatı olmak isityorum. yani istemiyorumda farkındayım ben bir denizatıyım.
-aaa! yavrucum o nasıl şey öyle hay allah! senin baya bir aklın karışmış. nazara gelmişsin sen... olmaz öyle şey. feytullah hocaya götüreyim seni bir güzel üfleyiversin sana hiçbirşeyin kalmaz.


-baba ben şerimanla beşik kertmesi olamam. bundan sonra korhan ile aynı evde yaşayacağız?
-ne demek olamam yavrucum. sen onu bunu boşver. dayınlar yeni ev için temel kazıyorlar. benle gel de temeli kaz bende (üstüne) beton dökeyim.

ancak ve ancak sosyal ortam itibarı ve dernekler vasıtasıyla bu durum açıklanmaya çalışılabilir. bu tür yardımlar alınabilir. böylelikle bencillik dediğimiz şey bir nebze birbirinizi anlamaya dönük bir çabaya dönüşebilir. yalnız olmadığınızı ve durumunuzu en iyi şekilde anlatmanıza yardımcı olacak bir topluluk anlaşılmanızı ufak da olsa kolaylaştırabilir.

sözlüğün suyunun çıkması

suyunu da taze tüketmek gerekir yoksa bir boka yaramaz ama asıl vitamini kabuğundaymış *

aids

ayran gönüllü bünyenin başına gelmesi olası bir hastalıktır.

(bkz: kim vurduya gitmek)

sözlükten gelen inleme sesleri

sözlükle sevişildiğine delalettir.

kırmızı elma sözlük

buradaki entry sarmalını okuduktan sonra yeni haberim olan sözlüktür. itiraf ediyorum 2010 dan beri yayınına devam ettiği halde yeni öğrendiğim için fazlasıyla utandım. hatta burda yazılan onca şeyi okuduktan sonra iyi bir pr çalışması olduğunu düşündüp sevinmiştim. ta ki son sayfadaki entryleri okuyana kadar. kendi adıma ne kadar edepsiz ya da kural tanımaz olarak kimin hakkında ne yazdıkları zerre kadar ilgimi çekmiyor. burada da nice gelişmeler hata yapa yapa öğrenildi. mod olarak görev yaptığım ilk zamanlar sinirlenip entrylerini silip tartıştığım kişiler oldu elbette. kimini küstürdüm, kimi ile konuşup tatlıya bağladım. ama kolay ama zor bir şekilde böyle bir işe başlayınca öğreniliyor ve en iyisini yapmak amaçlanıyor. eski yazarlar söz konusuysa belkide kendi adımada nahoş şeyler duyacağım sözlüktür. kim bilir... henüz detaylı okumadım ama göz attığım kadarıyla keyifli bir sözlük. aksi şeyler okumama rağmen içerik açısından çeşitlilik söz konusu. hatta şuraya bir uhte vereyim when we rise. kıyaslama açısından değil ama yeri gelir bazı şeyleri de burdan öğrenir insanlar.

yeri gelse orada gullum yapsak, yeri gelse burda dergi çıkarsak. yeri gelse orada kampanya yapsak, yeri gelse burada fantaziler çağlasak. her iki sözlüktende yazarlar buluşsa. o gelemez, bu gelemez, onu istemem gibi şeyler bir tarafa bırakılsa ve ortak etkinlikler yaratılsa. bunu yapmak uzaya çıkmak kadar kastırılacak bir konu değil. ne olduğumuzu biliyorsak, eşcinseliz ya da ötekileştirmem diyebiliyorsak neden kendi aramızda sörvayvıy yaşamak zorundaymışız gibi davranıyoruz. bu arada az önce yukarıda uhte verdiğim başlığı öylesine yazmadım. anlamı yükseldiğimizde. bu sözcük her iki sözlüğünde mottosu olursa biz varoluyoruz. kolileştirklerimle, çoşkumla , kederimle, küçük büyük başarılarımla hatta vazgeçişlerimle varolduğum sosyal bütünlüğüm eşcinsellik ya da en doğru adı ile lgbti. tekil birisi olarak ben hiçbir şeyim.

not: bu zamana kadar iki sözlük arasında ne olup bittiğine gerçekten yeni şahit oluyorum. ne o tarafta ne bu tarafta ne olup bittiğini bilmiyorum. bu arada az önce bana o taraf bu taraf diye yazdırdınız. yapmayın allah aşkına. ne tarafı yahu. bunu bize söylettirmeyin gözünüzü seveyim. bu entryde yazılmış hiçbir cümlemde kişisellik yoktur yani hiçbir tekil şahısa söylenmemiştir. yahu bunu bile yazmak zorunda hissettirmeyin bize. sözüm nerede olursak olalalım hepimize .


not 2: yanlış bir şey yapmayayım diye her yerdeki entrylerde birbirini aşağılayan tabirleri okudukça bu entry yi silmeyi bile düşündüm ama yazdıklarımda yanlış olan, taraf tutan hiç bir şey yok. asıl olması gerekenden bahsediyorum. hepimiz açısından. birbirinizle savaştıkça ben hayalciyim ve öyle kalmayada razıyım. fakat önünde sonunda hayellerimizi evrilleştirmeye nerden başlayabileceğimiz konuşacağız. ya bundan 3-5 nesil sonra ya da şimdi...
Henüz takip ettiği biri yok.