cikolatali kek

Durum: 1906 - 0 - 0 - 0 - 11.11.2016 23:35

Puan: 26948 - Sözlük Kaşarı

12 yıl önce kayıt oldu. 4.Nesil Yazar.

sometimes, change is everything
  • /
  • 96

tywin lannister

bir diğer zeki, kurnaz, hırslı lannister daha. aslında gerçek bir lannister. çünkü bu adamın babası kelimenin tam anlamıyla ezik birisiydi. casterly kayasında kıçını yayıp otururken kendisine bağlı bulunan tüm lordlar bununla alay ederdi. tywin ise her geçen gün babasından nefret etti, soğudu. bir gün en sadakatsiz lordlardan birisi isyan etti ve tywin'in babası lordu esir aldı. buna karşılık lordun karısıda üç lannisterı esir aldı. tywin babasına, lordu üç parçaya bölüp göndermeyi teklif etti. babası bunu kabul etmedi. tywin babasına karşı olan son sevgisinide yitirdi.

neyse gene lordlar falan tywin'in babası ile dalga geçerken tywin dayanamadı kendilerine bağlı, muhtaç ve riyakar iki aileyi yok etti. yok etti. katletti. biçti. yer yüzünden sildi. her neyse. bu olaydan sonra the rains of castamere şarkısı yazıldı. bu şarkıyla hep gurur duydu. hatta kendisine saygısızlık yapan bir diğer lorda bu şarkıyı gönderdi.



neyse işte bir gün bu tywin'in peder yedi tanrının yanına gitti. tywin, casterly rock'ın başına geçti. en saygın adam. en yüce lannister. zaten babasınında en büyük oğlu. ilk işi, babasının metresi mumcunun kızını cezalandırmak oldu. bu kadın, burasına çok iyi dikkat edin, babasının seks kölesi gibi parmağında oynatıp tywin'in anneciğinin takılarını takıp kıyafetlerini giyip casterly rock'ta ve lannisport'ta fink atıyormuş. tywin bu kadını çırıl çıplak soyup, halkın içinden geçirerek "ben hırsız bir orospuyum," demeye zorlamıştır. olaylar olaylar...

neyse bu adam her lannister gibi başka bir lannister ile evlendi. tabii o zamanlar kimse cersei ile jaime gibi ensestin dibine vurmadığı için bizim tywin falan kuzenle evlenebiliyor ancak. joanna lannister ile evlendi. bu kadın cersei ve jaime dokuz yaşındayken, tyrion lannister'ı doğururken öldü. bu yüzden ensest çocuklarıyla beraber tyrion'dan hep nefret ettiler. gerçi jaime o kadar nefret etmiyordu ama cersei falan neyse işte.

neyse bu adam aynı zamanda kralın sağ eli oldu. deli kral targaryen'in. baratheon isyan ettiği zaman kral bunu yardıma çağırdı, bu kayasından kalkmadı. üstüne üstlük robert baratheon'un güçlenmeye başladığı sırada yardıma geldim diyerek kralı kandırdı ve tüm ordularıyla beraber kalenin içine girerek kaleyi içten fethetti. bu sırada ensest oğlu jaime, kralı öldürdü, kral katili oldu. savaştan sonra kızı cersei'yi ayyaş robert baratheon ile evlendirdi. böylelikle tahta iyice yaklaştı. kraliçe babası oldu. isyandan sonra görevine batı muhafızı olarak devam etti.

ancak sık sık gereksiz harcamalara giren ayyaş damadı kral robert baratheon'a borç verdi. 3 milyon altın ejderhadan fazla.

kuma

oğluşum nerelerdesin sen yaaa ben geldim sen yoksun valla gözlerim seni arıyor. paylaştığın müziklerin eksikliğini çekiyorum. ayrıca bear fotoğrafları sensiz öksüz sensiz yetim. ne güzel müzikler paylaşırdın sen okuldaşım. come home come home.

lord of the rings vs game of thones

birisi masaldır öbürü gerçektir.

birisi çocukluktur diğeri büyümektir.

biri aragorn, frodo, legolas ve gimlidir öbürü ed stark, tyrion ve khaalesi'dir.

birinde karakterler eski yunandaki tragedyalar gibiyken öbüründe dramadır.

tyrion lannister

tywin lannister'ın küçük oğlu cersei lannister'ın en sevmediği erkek kardeşi. sebebi en başta doğumundan annelerinin ölmüş olması gibi gözükse de gerçek sebebi cersei lannister'ın genç bir kızken kahinden duyduğu kehannettir. kehanete göre en yakın arkadaşı ölecek, kralla evlenecek, kralın başka kendisinin başka çocukları olacaktır ve erkek kardeş tarafından öldürülecektir. jaime öldürmeyeceğine göre cersei'nin aklına tywin gelir.

oha ya jaime öldürürse. mümkün mü?

casterly rock

a song of ice and fire serisinde lannister ailesinin evinin bulunduğu kayalıktır. bu yüzden lannister'lar evlerine casterly rock derler. lannisport şehrine hakim bir konumdadır. bana bu haliyele lion king'te ki aslan kayalığını anımsatmaktadır. orada da aslan kral en yüksek kayanın üzerinde yaşardı.

aslında casterly ailesine aitti. ancak lannisterların atası lann the clever tarafından hiç savaşmadan entrika ile ele geçirilmiştir. casterly rock feth edilmesi çok güç bir kaledir. hiçbir ordu burayı alamaz. ancak lann the clever kaleye çıkan daracık bir geçit bulur. geçit o kadar dardır ki kıyafetleri çıkarıp kendisini yağlayarak ancak geçer. bu şekilde her gece kaleye girip entrikalar düzenler ve en sonunda kaleyi tamamen ele geçirir.

dizide şimdiye kadar gösterilmedi ancak 6. sezonda gösterileceği söylenmekte. umarım görürüz.

oral seks

bazı adamlar olayı yüz sikmek ile karıştırıyorlar. kafayı sıkıca tutum bastırmalar, hızlı hızlı gelip gitmeler falan...

böyle durumlarda hoşlandığım biriyse ya sağ elimi havaya kaldırıyorum ya da iki dakika kafamı ellerinden kurtarıp "sakin" diyorum.

ha hiç sikimde olmayan biriyse direk ısırıyorum.

game of thrones göndermesi yapmak

penis büyütme

çarpım tablosu

ikinci sınıftayken amcam öğretmişti. çok yakışıklıydı. zekiydi. kıvır kıvır saçları vardı. çok güzel kokardı. ne zaman yanıma gelip 8x7 kaç eder cikolatali kek dese heyecanlanıp karıştırırdım. ama sadece 8x7'de olurdu. hayret bir şey.

yok teşekkür ederim. :):):)

ya şu cercei'nin adını cersei olarak değiştirir misiniz moderatör abiler, pleaseee :d:d:d

trollbasan

ben kurokuma'nın tanımına katılmayarak yeni bir tanım getirmek istiyorum.

öncelikle (bkz: dark bear)

"ayı sözlük yazarları'nın ve ilk yazarların kralı, ayı sözlük'ün lordu ve sözlük'ün trollbasan dark bear adına ben kek hanesinden lord cikolatali kek odtü'nün lordu ve ankara'nın koruyucusu, seni çaya davet ediyorum. " gibi.

evet, bu gece game of thrones ile kafayı bozdum.*

cersei lannister

yahu şu kadının adını değiştirin gördükçe üzülüyorum.

cercei değil cersei.

kadın

sadece doğurma özellikleri bile şapka çıkarmaya yeter. bir çeşit yaratıcı olduklarına inanıyorum. tabiat gibi.

ama bazı kadınlar görüyorum. ezikler. erkeklerden emir alıp, altlarında eziliyorlar. kimisi mecburen katlanıyor desek bazıları bundan zevk alıyor. o zaman çok kızıyorum. yazık ediyorlar kendilerine. hangi erkek içinden bir insan çıkarabilir? yapmayın. kimseye köle olmayın.

ilişkide dominant taraf olmak

eğer olayı iyice açıklamak gerekirse rachel ile ross ilişkisinde rachel olmaktır.

türkiye'de genelde aktifler dominant pasifler dominantın tersi neyse oymuş gibi algılanıyor. bakın daha dominantın tersi ne onu bile bilmiyorum. bence bu çok saçma.

kırmızı elma sözlük

sözlük kapanırsa tüm kadın yazarları buraya bekliyoruz. sonuçta kadın hakları ile lgbt hakları birbirinden güç alan şeyler. unutmayın bir gün kadınlarla gay erkekler dünyayı yönetecekler ve o zaman dünya daha güzel bir yer olacak.*

ayrıca bir boy abdesti alıp üye olacağım. kapatmasanız daha güzel olur.

cersei lannister

arkadaş şu kadının adını nasıl cercei yazarsını anlamam ki...


(bkz: cersei lannister) c ile değil, s ile. snake'in s'si. cry'ın c'si değil.

tanım:

başlarda bu kadına gıcık oluyordum. konuşması, bakışları, ed stark'a yılan gibi arkadan saldırması beni deli ediyordu. kadını tamamen 2015'in türkiye'sinde yetişmiş birisi olarak değerlendiriyordum. bir ibne olamam rağmen, insanlar beni bir erkeği sevdiğim için yargılıyorlardı, ben onu erkek kardeşini sevdiği için affedemiyordum. ensest lan diyordum, iğrenç. ama ne demişti cersei, "biz jaime ile daha güçlü bir bağ ile bağlıyız, anne karnından beri beraberiz."

kaldı ki dizide gösterilmese bile cersei ile jaime anneleri tarafından yakalanıyorlar ve o günden itibaren birbirlerinden ayrılıyorlar ama asla birbirlerinden vazgeçmiyorlar. jaime'nin başına bir iş gelse kadın dire hissediyor. jaime'den hiç haber alınmadığında diyor ki başına bir iş gelmiş olsa hissederdim...

zamanla jaime ile olan ilişkilerine saygı duymaya başladım. sonuçta jaime'nin de dediği gibi "kimi seveceğimizi biz seçemiyoruz, değil mi?"

sonra değinmek istediğim bir diğer hususta var ki bu kadının 2015 türkiyesine göre çok kötü ama westeros için gayet güçlü bir kadın olduğudur. kötü değil. kesinlikle değil.

westeros'a bakıyorsun gelen geçen birbirinin amına koyuyor. neden? çünkü orman kanunları geçerli. güçlüysen kazanırsın. şimdi bu kadın eddard stark'ı öldürmeyip ne yapacaktı? adam gelmiş, piçlerini keşfettim diyor. çocuklarının ölümüne göz mü yumsun. çocukken aslanlara çok meraklıydım. herkes bilir ki doğada anne aslan yavrusu için yaşar. anne aslan için erkek ikinci plana gider.
sonra robert baratheon denen, ayyaş bir herif var. sarayda sikmediği am kalmasın. sağdan soldan piçler yapsın. gerdek gecelerinden, cersei'nin kulağına başka kadının adını söylesin, ki dikkatini çekmek isterim cersei bu gece gerçekten mutlu bu adamı sevebilir, sonra kötü kadın cersei olsun.
üstelik 5. sezonda çok iyi gördük ki düştüğün an, insanlar vuruyor. ama cersei kızıl kaleye kadar yürüyerek ne kadar sağlam bir kadın olduğunu gösterdi. hayatta kalan.

yahu kurdun biri gelmiş oğlunu ısırmış. oğlan pislikti kabul ediyorum ama cersei olaya tam bir anne gibi yaklaştı. oğlunun canını yakan hayvanın canını almak istedi. hepimiz orada ah cersei'ye kızdık ama kadın son derece normal davrandı.

dizinin en masum karakterleri, stark'lar. elbette stark'ları bende seviyorum ama salaklar. geleceği görmekten yoksunlar. yani bu kadın eddard'ı mı öldürdü. yahu westeros'ta stark'ların amına koymayan mı kaldı. bu kadında ailesi ve çocukları için elinden geleni yaptı. tıpkı anne aslan gibi.

ayrıca utanç yürüyüşünde tüm günahlarını ödediğine inanıyorum. zira lannister'lar ne diyordu: a lannister always pays his debt! cersei'de böylelikle borcunu ödedi.

ve jaime'den asla vazgeçmedi.

seviyorum kadını. biliyorum bir gün ölecek. bir gün rezil olacak ama bu hiçbir zaman bu kadının hiç kılıç kullanmayı bilmeden onlarca yiğidi parmağında oynattığı gerçeğine gölge düşürmeyecek. ailesi için savaştığını unutturmayacak.

sözlükte insanları linç etmek

white wine

kardeş white demişsin ama bu bildiğin black. biliyorum şu an buraları okuyor ve üzülüyor, sinirleniyorsun. çünkü dediğin gibi troll değilsen kesin çok obsesif ve takıntılı birisin. ve üzülüyorsun. bir süre daha sözlüğe bakarsın. sonra unutursun.
-spoiler-
ama black wine olarakta geri dönebilirsin. intikam için. cataleyn stark'ın lady stoneheart olarak geri dönmesi gibi.*
-spoiler-

biseksüel

yerim onları yaa...


geçen memlekete döndüm işte hani şu türkiye'nin en sığ insanlarının yaşadığı şehir.

ben 22 yaşındayım. 18 yaşında ilk defa gaylerle tanışmaya başladım. gay arkadaşlarımda var memlekette genelde hep seviştiğim insanları bırakmışım. çocukluk işte, neyse...

şimdi bakıyorum 18 yaşında gay olmayan, biseksüel olan veya sikici olan elemanların çoğu ya aktif gay olmuşlar ya da biseksüel olmuşlar ama bu biseksüellerin çoğu artık pek kadın aramıyorlar.

ha, bunlar küçük sığ şehrin yozlaşmış insanları. zamanla açılıyorlar. gerçek biseksüeller yok mu? var.

hatta yaptığım en iyi sekslerin çoğu biseksüellerle oldu. içlerinde çok iyi adamlar var. ama işte insanların çoğu kendisini biseksüel olarak tanımlasa bile bence oran çok düşük.

aman işte böyle.
  • /
  • 96
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 1906

iğrençsin ama o kadar yol geldim sevişeyim bari

asla içinde bulunmadığımdır.

hayatımda bir kere sevişmek istemediğim birisiyle seviştim. o da hastalık gibiydi. uzun süre atamamıştım üzerimden.

artık "hayır," diyorum. "seninle sevişmeyeceğiz."

unutmayın, siz bir tanesiniz, kimseyle vakit harcamak peşkeş çekmek zorunda değilsiniz.

cinsel yönelim

herkes potansiyel biseksüeldir.

ayı sözlük'te dışlanmaktan korkmak

böyle biri/birileri var mı bilmiyorum ancak c tipi kişilik'e sahip olduklarını düşünüyorum.

vücut geliştirme

öncelikle bu sporun yüzde 60'ı yemek yüzde 20'si uyku ve yüzde 20'si harekettir. yani o vücutlar sadece ağırlığın altına yatarak gelişmiyor. tam tersine, uyku ve beslenmeyi yeterli almazsanız ağırlık çalışması sırasında parçalanan kaslarınız onarılmaz ve güçten düşerseniz. evet, ağırlık çalışırken kaslarınızı parçalarsınız. yemek ve uyku ile daha güçlü şekilde onarırsınız.

bir diğer yanlış ise pek çok spor salonunda verilen çoklu antreman programları. bu programların çoğu hiçbir işe yaramaz. neden mi? siz eğer pazartesi göğüs çalışıp haftaya pazartesiye kadar göğsünüzü çalıştırmazsanız doğru düzgün yol kat edemezsiniz. bakın, başlarda vücudu hızla gelişirken zamanla gelişimi duran ve sudak çıkmış ördek gibi salonlarda arkadaşlarına "abi benim vücudum neden artık gelişmiyor yaa" diye dolaşan arkadaşların en büyük sorunlarından birisi budur. çünkü bu spora yeni başlayan birisinin vücudu çok hızlı gelişecektir. bunu programla alakası yok. zamanal kas kütlesi artışı durur. işte sizin yapacağınız çoklu program bunu engeller.
peki çoklu programı kimler yapabilir? jay cutler yapabilir, arnold yapabilir. bu işi meslek haline getirmiş, hayvan gibi beslenip hayvan gibi yaşayan hayvanlar yapabilir. stereoid kullnananlar yapabilir. ancak onlarda gelişim olur.

yeni başlayanların yaptığı en büyük hatalardan birisi ise hemen ağır yüklerin altına girmeleri. okulun salonuna böyle haldır huldur gelen kaç arkadaşı ağırlıkların altından aldım bilmiyorum. vücut geliştirmeye yeni başlayan birinin kasları güçsüzdür. sinir sistemi güçsüzdür. sinir sistemi bu sporda çok önemlidir. bakın haltercilere ve hamallara... hiçbir çok kaslı değillerdir ancak oldukça kuvvetlidirler. neden? çünkü sinir sistemleri çok kuvvetli. sizinde ilk önceliğiniz sinir sisteminizi uyandırmak ve harekete geçirmek olmalıdır. zaten kaslarınız zamanla çalışmaya başlayacaktır. ama sinir sistemi önemli. sinir sistemini kuvvetlendirmek için ne yapmalı? aynı hareketli yavaş ve düzenli olarak yapmalısınız. aceleye gerek yok.

hah, aklıma gelmişken. bir de vücut geliştirme ekolü olarak brad pitt var. fight cluptaki gibi olsam yetercilere gelsin bu paragraf. ben hayvan gibi olmak istemiyorumculara gelsin. bu hatayı bu spora ilk başladığımda bende yapmıştım. spora başladığımda yağlarım vardı. az yiyordum. çünkü çok yersem "hayvan gibi olmaktan" korkuyordum. ama bir türlü doğru düzgün ilerleyemiyordum. sonra anladım ki bu sporu yapmak için "hayvan gibi yemek" gerekiyor. sonuçta o kaslar elma, armut yiyerek oluşmuyor. neler neler yiyorum gene de hayvan gibi olmuyorum. çünkü o hayvan gibi dediğiniz adamlar gerçekten hayvan gibi yiyen hayvanlar. stereoid almaları cabası.

şimdilik aklıma gelen bunlar. daha sonra güncellerim.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

green apple'a cephe arkadaşları aranıyor

aziz ordumuzun uçaklarla cepheden cepheye uçuştuğu şu mübarek günlerde, sözlükte tek başına trollenmekten ve bilimum savaş karşıtı insana göğüs germekten memeleri sarkan, ışık ve sevgiyle, green apple'a cephe arkadaşları aramaktayız. eğer sizlerde 7/24 sol framei türklerin boklarının ne kadar pembe olduğuna dair doldurabilir, bütün bearhairy başlıklarının altına çemkirebilirseniz, durmayın başvurun.

aranan kriterlerimiz;

-düşük bir zeka
-bütün gün bilgisayarda vakit harcayacak kadar işsiz olmanız
-yazım yanlışları ve imla hatalarıyla dolu bir grameriniz
-2 veya 3 kelimeden fazla cümleler kurmamanız gerekmektedir.

hadi ne duruyorsunuz! dutchbear'ın eksikliğinde bu ablanıza sahip çıkmak, onu cephede bu savaş karşıtı çiçek çocuklarla yalnız bırakmamak için alın elinize klavyelerinizi.

onur yürüyüşünde iki kadının çırılçıplak soyunması

öncelikle herkesin yaptığı işe saygı duyuyorum. kimse oturduğum yerden eleştirmeye hakkım yok, biliyorum. sonuçta ben tüm lgbt'leri destekleyen arkadaşlarıma rağmen kendimde onur yürüyüşünde yürüyecek gücü bulamıyorum. sonuçta tüm arkadaşlarım facebook profillerini gökkuşaklarıyla döşerken ben hiçbir şey olmamış gibi devam ettim. türkiye'de yapılan onur yürüyüşüne de son derece saygı duyuyorum ancak zaman zaman kendime "neden onur yürüyüşüne katılmaktan bu kadar çekiniyorsun" diye sormadan edemiyorum.

şimdi izin verirseniz burada biraz bunu açıklayacağım. ama en başında şunu özellikle belirtmek istiyorum, bu uğurdan yapılan her şeye son derece saygı duyuyorum. sadece benimki biraz özeleştiri gibi.

eskiden en yakın arkadaşım olan çocukla, o da gay olduğunu öğrendim, onur yürüyüşü hakkında konuşurken "ya biz orada lgbt bireylerin hakkını savunuyoruz yoksa orospuların gördüğü polis şiddetini mi savunuyoruz?" diye sordum. "ben orada anneme aşkımı savunacağım yoksa aileme para karşılığı bedenini satmanın doğru bir şey olduğunu duyuracağım? ailem benim bir erkekle sevişmenin kabul edememişken beni bir hayat kadınıyla kol kola görseler ne düşünürler?" ki seks işçileriyle hiçbir problemim yoktur. ama benim yürüyüşümle bunun alakası ne?

biliyorsun türkiye'de tanzimattan sonra pek çok şey avrupa'dan direk alındı. biz roman üretmedik. şiir yazmadık. avrupa'dan alıp onu taklit ettik. bize hep batıyı takip etmek derken hep batıyı taklit etmeyi öğrettiler. şimdi onur yürüyüşünde yapılanda aynen bu. biz amerika'da bu yürüyüş nasıl yapılıyorsa aynen onu alıyoruz. taklit ediyoruz. senin muhattap olduğu adam obama değil ki? senin komşun kızını beceren adamla futbol izleyen john doe değil senin komşun kızını bir erkekle el ele görse tekme tokat döven onu eve kilitleyen hasan usta! seni nasıl bir amerika'lı gibi yaparsın?

recep ile şaban'ın arasın ramazan giremez! allah aşkına bu sloganı ne kadar düşündünüz? siz akp'nin yüzde 40 mhp'nin yüzde 16 aldığı bir ülkede, ki chp ile hdp'de ki muhafazakarları saymıyorum bile, bu şekilde saygı göreceğinizi mi bekliyorsunuz?

biraz önce paylaşılan görüntüleri izledim. yahu sen nasıl benim onur yürüyüşümde gidip oral seks yaparsın. bok. bok. bok. bok. boksunuz. ben anneme saatlerce iki erkeğin aşkını anlatayım, kalp hastası babamı iki erkeğin birbirini sevebileceğine ikna etmeye çalışacağım siz gidin benim cinsel yönelimimi içine aldığınız bir "onur yürüyüşü" düzenleyin ve çırılçıplak birbirinize oral seks yapın. boklar. boksunuz işte. şimdi bu görüntüyü ailem görse ben onlara ne derim? 1 senedir uğraştığım şeyi nasıl hiç edersiniz? hep üzülüyordum lgbt'ler haber programların yer bulmuyor diye. iyi ki bulmuyorlar. gerizekalılar.

bundan sonra bu ülkede tek kelime etmem lgbt hakları için. bana ne? yarın gidip ailemede tövbe ettim yok öyle bir şey derim. ne diye üzüyorum ki ben ailemi? sessiz sakin hayatımı yaşarım. okulumu bitirince de siktir olup giderim amerika'ya.

ayı sözlük itiraf

gay olmadığım halde erkeklerle cinsel ilişkim çok oldu (öpüşme ve sevişme hiç olmadı). anal ilişki ve düşüncesi bence çok çekici. yatsın yanıma götümü başımı dağıtsın sonra yatsın hali bence daha güzel.

her boku yiyip domuz eti yemeyen tipler

bıkmadınız milletin yediğini içtiğini eleştirmeye.

başkaları sizin yaşam tarzınıza karışsa "kömsö bözö önlömöyör" dersiniz. adam belki her boku yemeyi seviyor ama domuz eti yemeyi sevmiyor, olamaz mı?





30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam

okullar okunmuş, iş güç sahibi olunmuş, evlenmemeyi tercih etmiş adamın ailesiyle yaşama durumudur. annesinin yaptığı yemekleri yemenin, temiz ve ütülenmiş çamaşırlar giymenin rahatlığını bırakamamış adamdır. muhtemelen ev işlerine uygun değildir. tek başına bıraksan ya yemeği yakar ya da gömlekleri ütülerken kat izi bırakır. aileyle oturmak demek, anne ve babanın otoritesini kabul etmek ve hayatını onların dünya görüşlerine göre şekillendirmek demektir. bir insan 30 yaşını geçtiği halde hala evin oğluşu muamelesi görüyorsa oturup düşünmesi gerekir.

tabii istisnası olanları bu durumun dışında tutuyorum.

edit: 30 yaşını geçtiği halde ailesiyle yaşayan adam beğenmedi.*

gay accountlarda feminenler ölsün akımı

genelde feminenleri rahatsız eden durum, anlıyorum.

ancak pek çok yazarında dediği gibi bir gey olarak maskülenlik arıyorum. pizzayı elleriyle yiyen, tornavidayı alıp ev işi yapan, araba bozulunca kendi işini görebilecek birisini. lady gaga dinleyip, skinny jeans pantolonların içinde kırıtan birisini değil. ben ilk kategorideyim ve ilk kategoriden hoşlanıyorum. bu yüzden arayışıma daha çabuk ulaşabilmek için feminenler yazmasın diyorum.

bir de kafa yapısı olarak çok farklıyız. etrafımdaki kadın arkadaşlarıma bakıyorum bir de feminen geylere bakıyorum... nasıl başarıyorlar bilmiyorum ama kadın arkadaşlarımdan daha kadın olmayı başarıyorlar. bilmiyorum belki burada da dendiği gibi aslında onlar gey değildir. transtırlar. ya da başka bir yaşam formu. gerçi onlar kendilerini ne olarak tanımlıyorlarsa o'durlar. benim haddime değil. ama hoşlanmıyorum işte. umarım onlarıda seven birileri vardır. hem benim sevgime muhtaç değiller ki. takılmasınlar bu kadar.

ülkede boğaziçi ve odtü'den başka üniversitenin olmaması

türkiye'nin acı gerçeği. eğer tıp fakültelerini ve hukuk fakültelerini çıkarırsanız bu okullar dışında türkiye'de doğru düzgün bir tane üniversite yok. belki itü veya bilkent'in bazı bölümleri bazı konularda iyi olabilir ancak genele baktığımızda bunlar bir üniversiteyi iyi yapmaya yetmiyor.

bir de şöyle bir tesellisi vardır bu okullara girmeyenlerin/giremeyenlerin* önemli olan nereden mezun olduğun değil nasıl mezun olduğun.*

eksi oy verenin kim olduğunu bilmediğimiz halde bir yazarı eksici olarak suçlamak

geçenlerde yukarıda bahsi geçen yazar bana mesaj atmış. benim yazdığım ikinci c sendin xxxxx, diye. çok şaşırdım ve üzüldüm. çünkü kendisine özel bir düşmanlığım yok. düşmanlığı bırakın sözlüğe ilk kayıt olduğum günlerde seri eksi verdiğim günün gecesinden dark bear tarafından uyarıldıktan sonra yaptığımın pasif-agresif ve sinsi bir davranış olduğunu fark edip seri eksi oy vermeyi bıraktım. ha,genelde artık eksi oy vermem ama hoşlanmadığım bir yazarın düşüncesini beğenmediysem anında eksiyi basarım ki tanım cümlelerini, bilgi cümlelerini asla eksilemem. dediğim gibi sevmediğim yazarların belli başlı görüşlerini eksilerim. ama beğenmediysem.

şimdi bu yazar bana öyle diyince ne yalan söyleyeyim üzüldüm. çünkü kendisiyle daha doğru düzgün tanışmadan onun düşmanı olduğumu düşünmüş. bir kaç gündür entrylerini gördükçe artılıyorum. kafasında soru işareti kalmasın diye. aman alt tarafı bir sözlük, eksi - artı için birbirimizi üzmeye değer mi? artılar feda olsun.*

mustafa kemal atatürk

(bkz: atam atam sen kalk ben yatam)

yok efendim o kadar şişirmeyin. özel bir adamdır. hatta bir dahidir. yaptığı pek çok şey vardır ancak kimse varlığını ona muhtaç değildir. kimse hiçbir şeyi kimseye muhtaç değildir. belki anne ve babamıza çok şey borçluyuz. ayrıca yaptığı bazı hatalar bugün pkk'nın doğmasına sebep olan bir domino halkasının ilk taşını devirmiştir.

götten gelen kanı alna sürmek

aktifin, bekaretini aldığı pasifinin, çatlayan deliğinden çıkan bir iki damla kanı pasifinin alnına sürme durumudur. bir kaç dakika göz göze gelinir. sonra yavaşça pasifin alnından öpüldükten sonra domaltılıp çatır çutur sikmeye devam edilir. ayrıca pasifin yüzüne attırmaktan daha romantik taam mı?!
Henüz takip ettiği biri yok.