muahhhh

Durum: 1569 - 0 - 0 - 0 - 23.03.2018 09:18

Puan: 23714 - Sözlük Kaşarı

14 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 79

iç çamaşırı hırsızlığı

bu hırsız benim arkadaşım olabilir, hala mı lan, olm 12 sinde başlamıştı bırakamadı gitti

dersi öğrenciye anlattıran tarih öğretmeni

lisede tarih dersinde 1. ya da 2. inönü savaşından birini anlatmam gerekiyordu, bende hiç çalışmamışım ama benim lügatda pek 'ben bilmiyorum' ya da 'yapamam' yoktur, hemen başladım anlatmaya, dönemi biliyorum kurtuluş savaşı yılları, bizimkiler o zamanların super gücü ingiltereye kök söktürüyor içimden dedim kesin biz kazanmışızdır, ne döktürüyorum ama askerimizin durumunun ne kadar kötü olduğundan tut, teçhizat ve asker sayısının eksikliğine rağmen kazanılmış bir zafer falan derken utanmasam ağlayacam, herodot görse alnımdan öper ya da herodotu bilmem ama neşeli günlerdeki ziya kesin öper, tabii sonradan savaşı kaybettiğimizi öğrendim, ulan bu yapılır mı bana be, hayır kurtuluşun savaşını bir kenara bırakıyorum, bana ha muahhhha, sen koskoca yedi cihana kök söktür kıçıkırık venizelosun ordusuna yenil, şaşarım doğrusu, bence hala o savaşta spekülasyon var biz kaybetmiş olamayız, o kadar kazandığımız savaş varken kaybettiğimizi soran vatan hainine hiçbişeycik demiyorum zaten

imam nikahlı eşcinsel çift

yatılı okul

1 yıl kalanların bile 100 yıl anlatacak hikaye bıraktığı yer

eski sevgililerinin sevgili olması

bizzat başıma gelen durum, aslında hala merak ediyorum benim de ikisinin ortak noktalarından biri olup olmadığımı bilip bilmediklerini ama ikisiylede görüşmeyi ayrılmasınlar diye kestim, ilk öğrendiğimde aslında tahmin ettiğimde diyelim ki çok güçlü bir tahmindi, güldüm ama sonradan biraz koydu galiba, gerçi bu yine iyi benden haberleri yoktu, birbiriyle aldattığım iki sevgilim ayrıldıktan sonra birbirlerini bulmuş herşeyi öğrenmiş hatta sonradan sevişmişlerdi, hem de bile bile, hatta bir tanesi diğerine 'zincir tamamlandı' demiş, tey allaaaammm, sonra diğer iki eski sevgilimse...yok la o kadar da değil bunlardan başka bir tane daha sevgilim oldu, rizeliydi, onun yattığı hiçbir adam benim arkadaşım ya da eski sevgilim değildi, tüm doğu karadenizle yattı ama sağolsun saygılıydı arkadaşlarıma ve eski sevgililerime bulaşmadı, ne zaman o rizelu sevcilum aklıma gelse hep aynı fıkrayı hatırlarım 'karadenizde seyreden bir gemiden bir yolcu denize düşer, beklerler beklerler, ne çıkan var ne bişey, kaptan 'daha beklemeye gerek yok hadi cidelum' diyince yolculardan biri 'nasıl olur kaptan bey adam daha denizden çıkmadı ki' der kaptan döner 'boşver der karadenizden ne zaman adam çıktı ki'

les quatre cents coups

françois truffautın yönettiği ve marcel moussy ile senaryosunu yazdığı siyah beyaz fransız filmi, genelde bize pek benzemeyen fransızların bizimle ne kadar ortak duygulara sahip olabileceğini gösteriyor ki muhakkak izlenilesi bir film

les bonnes femmes

1960 yapımı, senaryosu paul gégauff'a ait olan fransız claude chabrol filmi, hala aşkı bekleyen, hatta hayalindeki bilmediği adama aşık olan bir kadının, hayatın adil olmadığını görmesi ya da görememesi

cansever

türkiyede acılı arabesk şarkılar söylerken balkanlarda neşeli şarkılar söyleyen kadınmış, bu ülkede insanların duygularını sömürürken başka yerlerde coşturuyormuş, bu arabeskçilerin şarkılarını en mutlu anınızda dinleyin hüzne kapılır durduk yere acı çekersiniz, türkiyede arabesk dışında söylemesini de ibrahim tatlıses engellemiş, bu arabesk sanatçılar zaten kendileri 4 4lük yaşarken, türkiye halkının acısından gözyaşından geçinir , trip atıp ekran önünde ağlayıp mağaralarından bahsederken gözyaşlarını paraya çevirirler, şimdi de aynısını sezen yapıyor bir yüzü gülemedi şu sezenin, mahsunlar alişanlar özcanlar bi gitsede kurtulsak

ayhan ışık

ben daha karizmanı, bakışını gülüşünü sigara söndürüşünü hazmedemezken bu nasıl mükemmel bir yorum bu nasıl tok bir sestir arkadaş
yok abi numunelik gelmez bir daha gelmez

hobisi gizli pasiflik olan heteroseksüel

fanteziye açık bir heteroseksüel erkek de olabilir diye düşünürüm, anal orgazm diye bişey var ki bana neden gaysin diye biri sorsa, çünkü s*k delisiyim demek yerine, çünkü erkeklere aşık oluyorum derim

otosansür

düşünürken değil ama düşüncelerimi ifade ederken kendime bol bol uyguladığım kavram azap çektirmeyi seviyorum kendime islam kültürüyle yetişmiş biri olarak islam da bile 'bildiğinle amel et' derken ben niye bu kadar başkalarını düşünüyorum ya da cezalandırılmayı anlayabilmiş değilim tedavi edilebiliyordur umarım

gay metrobüs yolcuları

hollanda'da % 20 eşcinsel indiriminden yararlanılabilir....şaka şaka o da diğer insanlar gibi genelde şahsi aracı olmayan amele ruhlu vatandaştır

büyüksün abi

genelde dalga geçmek için söylenen ama her halükarda söylenileni gaza getirmeyi başarabilen söz

genelevlerde erkeklerin çalışması

ereksiyon durumu göze alındığında olamaz olmamalı dedirten durum, büyük ihtimalle daha uzun erekte olmak isteyen kahramanımız ilaç kullanacak nalları dikecek, sonra da içlerinden biri erkek fahişelerin dramı diye ayşe arman'a röportaj verecek ne ayşe arman'ı yoralım bence ne de erkekleri, içeriye daha fazla adam sokacağımıza içerdekileri çıkarmaya bakalım

eşcinselliğin günahı zina kadar ağır değil

şu jet-skili fotoğraflarını görmesem yürü be derdim ama bu da iyi bişey en azından islami çevrelerde sözü bayağı dinlenen bi adam

türkiye'nin utanç duvarı

suriye sınırında bulunan mardin'in nusaybin ilçesi ile suriye'nin kamışlı ilçesi arasında, artan kaçakçılığı ve sınır hattından yasadışı yollarla geçişi önlemek amacıyla inşaa edilmeye çalışılan duvar, sınırları hala siyasi haritalarda olduğu gibi sanan geri kalmış bir zihniyetin uygulaması gibi görünüyor ki amaç kaçakçılıksa hopa'dan antakya'ya duvar örülmeli, robovski'yi bile daha temize çekemeyen hükümet, üzerine hala konuşulan eşi ancak israil'de gazze şeridine dikilen ya da almanya da iki halkı ayıran berlin duvarından birşey öğrenmemiş gibi, bu sadece utanç kaynağı olabilir insanların yüreklerine duvar öremezsiniz

kendi arabasını üretemeyen ama yaptığı yollarla övünen bir devlet

kendi otomobilini üretmek, bilgiyi üretmek, bilimadamını üretmek demektir ki bu 10-15 yılda olması kolay birşey değil, bugün kendi otomobilini veya teknolojisini üreten ülkeler sanayii devriminin başladığı ya da ilk zamanlarda yayıldığı ülkelerdir, sanayıı devriminin 18.-19. yüzyıllarda başladığını düşünürsek aradan nerdeyse 200 yıldan fazla bir zaman geçmiştir ki, o dönemde osmanlılar yani türkler 1699 karlofça antlaşmasıyla ilk kez toprak kaybetmiştir, tüm avrupa yeni sömürgelere buharlı gemileriyle yol alıp topraklarını genişletirken ülkelerine getirdikleri altınlarla lokomotiflerini üretirken raylı sisteme geçerken osmanlı daha çok toprak kaybetmemeye çalışıyordu, ama yine de osmanlı gerileme döneminde bile şahane ataklar yaptı, batıyı yakalayabilmek için mühendislik okulları açtı askeri okullar açtı, fermanlar hazırladı ama yetmedi, batı çok güçlenmişti bir kere, bugünki cumhuriyet türkiyesinde bile teknolojik ve bilimsel mirasın temellerinin gerileme döneminde atıldığı ve atalarımızın cumhuriyete iyi bir miras bıraktığı söylenebilir, cumhuriyet döneminde 'devrim arabaları' üretilmiş türk mühendisleri ve bilimadamları çok iyi işler çıkarmıştır ki kurtuluş savaşında uçak yapıp (sahiden uçak yapan) orduya veren türkler vardı
peki 2. dünya savaşıyla yerle bir olmuş almanya, 2 tane atom bombası yemiş japonya nasıl kendine geldi, birincisi yok olan şehirleri ve binaları oldu bilgi birikimleri değil, ikincisi disiplinleriyle ünlü almanlar ve ülkeleri için herşeyi göze alan japonlar, yoklukla yoğrulmuş türkiye halkından farklı taleplerde bulunuyor
herşeye rağmen hiçbir dişe dokunur yeraltı kaynağı bile olmamasına rağmen bugün kendi otomobilini üreten güney korede, devlet seferbirlik ilan ettiğinde altın dişini bile devlete bağışlayan koreliler vardır ki bu bizde 'devlet hükümetimize zeval vermesin ama bizden de uzak tutsun' anlayışına çok uzak
ayrıca artık gelişmiş ülkeler bile otomobil üretmeyi ya da üretmeyi amelelik ve yük olarak görüp üretimi kendi ülkeleri dışında pazarlarda yapıyor ve sadece bilgilerini satıyorlar, bugün bir dünya devi olan japon toyotanın bile üretiminin % 70 inden fazlasını taşeronları yapıyor kendi değil
yine de türkiyede mitsubishi ortaklıklı da olsa üretim yapan temsa otobüs fabrikası var (motor almanyadan geliyor ama zaten motor üreten dünyada bile birkaç firma var)
ayrıca türk mühendisler harıl harıl çalışıyor hatta tanklar ve iha'lar(insansız hava araçları) dahil birçok şahane başarıya imza attılar hem de tüm aşağılanmalara ve imkansızlıklara rağmen(tam bu noktada odtüye selam direnişe devam)
bu ülkenin mühendisleri (bir türk mühendis adayı olarak gurur duyduğumu da söyleyeyim) başarılarıyla göz dolduruyor doldurmaya da devam edecek ama üretemiyoruz ki demek için üretenlerin son 10 yılına değil 200-300 yılına bakmak gerekir ve devlet yapamıyor demek yerine teknoloji çağında bilgiye bu kadar kolay ulaşılıyorken dil seviyemizi ve bilgisayar becerilerimizi hepsini geçtim okuduğumuz kitap sayısını takip etmemiz gerekir

hürriyet

ertuğrul özkök,yılmaz özdil, ahmet hakan, ayşe arman, mehmet y. yılmaz, akif beki, taha akyol, melike karakartal gibi sevdiğim ve merak ettiğim yazarları barındıran ortayollu ve nispeten objektif gazete

le dernier trappeur

türkçesi son avcı demek olan, 2004 yapımı film, doğayla içiçe yaşamak fikrine sıcak bakanların, sıradan insanların tutkularına hayran olanların ve aksiyon delisi olmayanların izleyebileceği güzel bir film, muhteşem doğa görüntüleri ve hikayeleriyle bu dünyada çokta fazla zamanımızın kalmadığını göstermesi de biraz hüzünlü

nargile

akıl vermek gibi olmasında esrarla denendiğinde fena kafa yapar
  • /
  • 79

müstakil felsefe whatsapp grubu

felsefe konularını konuştuğumuz wp grubu.

sözlükten katılmak isteyenler mesajla bana ulaşabilirler.

felsefeye meraklı olmak ve bu konuda söylenecek sözü olmak yeterli. grupta sözlükten ve sözlük dışından bireyler yer almaktadır. ayı sözlük ü temsil etmek gibi bir nosyonu yoktur.

Toplam entry sayısı: 1569

ebru gündeş'in eşcinsel yarışmacıyı popstar yarışmasına aldırmaması

genel gözlemime göre kadınlar daha homofobiktir, hetero erkekler konuyu kapatmaya çalışırken, hetero kadınlar bakışlarıyla bile rahatsız eder patavatsız patavatsız konuşur

fuck off dendikçe karşılığında i love you too demek

taraflardan biri ingilizce bilmiyor derim, birisi niye fuck off diyor diğeri niye i love you too diyor anlayabilmiş değilim

eşcinsellerin etinden sütünden yararlanmaya çalışan yancı hetero

benim için genelde kızlardır, ailelerine sevgililerine hiç gerek yokken gay olduğumu söylerler daha doğrusu söyledikleri için birkaçı ağzının payını aldı, ben durup dururken bu bakire değil demiyorsam sen de durup dururken bu gay diyemezsin

durak pub

deli gibi merak ettiğim bi türlü gidemediğim mekan

hastası olunan sözler

-buralara yaz günü kar yağıyor canım ölene kadar seni bekleyemem

ayı sözlük'ten heteroseksüel erkeklere tavsiyeler

homoseksüellere hakaret edince daha erkek olmuyorsunuz
sanatla ilgilenmek seni gay yapmaz tıpkı kadınlarla ilgilenmenin seni adam yapmadığı gibi
kadınlara hakaret etme onların yerine karar verme onların da beyni var kabullen
bir kızın mini etek giymesi ona laf atabileceğin anlamına gelmiyor açıkça davet edilmedikçe kimseyi sexe zorlama
daha az sinirlen gülen erkek en iyisidir
doğayı sev
yeşili koru
ayıyı öp

hrant dink

sonra hrant,
hiçbişey olmadı,
gazeteler senden daha çok bahsetti,
adına bikaç şiir şarkı köşe yazısı yazıldı falan,
hepimiz ermeni olduk bir süre,
agos meşhur oldu,
rakel çok güzel konuştu,
delik ayakkabın olay oldu,
sonradan kimin rüyasına girdin bilmem,
kim senin için ağladı, bi daha kimin aklına düştün de uzaklara daldı bilmem,
susmadık ama susmadılar,
bangır bangır bağırdılar bizimkiler,
görsen ne kalabalıktık,
oralar nasıl bilmem ama,
buralarda barışla hrant aynı oldu,
biz sana hoşçakal dedik,
bakalım sen bize ne zaman hoşgeldin diyeceksin,
ben daha buralardayım,
aklında bulunsun hrant,
sende burdasın,
em hemu hrantin,


kürt erkekleri

bazı erkekler yakışıklı, bazıları güzel, bazıları çekici, bazıları seksidir, ama birçok kürt erkeği bu özelliklerin hepsini aynı anda tek bünyede toplar, fiziksel olarak çok seksi, maskülen ve yakışıklı olurlar...ama iş, yatak veya ilişki kısmına gelirse, nerdeyse hepsi dırttır, romantizm, fantezi, sahiplenme sıfırdır (sahiplenmeden kastım, dışarı bensiz çıkarsan seni vururum değil, konuşmak istediğinde değer görmek, dinlenmek), entellektüellikleri, ' te ce bize işkence yapıyor'dan öteye gitmez', bi de politize olmuşuysa uffffff hiç çekilmez, sanki devleti siz yönetiyormuşsunuz gibi, boş boş yüzünüze böğürür...kısacası tatava yapma bas geç...

eşcinsel olunduğunun ilk fark edildiği an

yaşı hatırlamıyorum ama ilkokul 5 falandı sanırım, arkadaşlarla porno dergilere bakyorduk ben hep erkeklere yorum yaparken bir arkadaşım 'hepimiz kızlara bakıyoruz sen hep erkeklere' diyince o an farklı olduğumu anladım, aslında eşcinselim demedim ama farklıydım,
yıllar sonra psikiyatrist koltuğunda doktorun eşcinsel olduğunu ne zaman fark ettin sorusuna söylediğim gibi
- aslında ben eşcinsel olduğumu fark etmedim ama onların eşcinsel olmadığını fark etmem 13-14 yaşında oldu

gaylerin sevişmeden duramayan abazanlar olması

analizim geldi hemen yapim
öncelikle katılıyorum çünkü;
-sex bir kaçış yöntemidir,bizler gerçeklerden hayattan kaçıyoruz çünkü;
-türkiyede özellikle çok izole bir hayat yaşıyoruz, ailemizle arkadaşlarımızla cinsel kimliğimizi paylaşamıyoruz
-gelecek planı yapamıyoruz, evliik şansımız yok, sadakatin bağlılığın bi anlamı kalmıyor, biriyle beraber olmak hayatı daha da zorlaştırıyor
-sürekli kendimizi anlamaya çalışıyoruz kafamız hep yorgun, sex bir kafa dağıtma şekli oluyor
-aşk emektir, sevgi emektir, sanal alemden partner yapıyoruz, emeksiz, kolay gelen kolay gidiyor
hiç kimseden farklı değiliz aslında sadece havamız sanal alemde gerçek hayatta kimse o kadar sex yapamaz

conchita wurst

ibneliğin de bokunu çıkardılar amk

kadın peygamberlerin olmaması

bu soruyu soran insana ilk söyleyeceğim; ulan erkeğini çok okudun araştırdın da, kadını kaldı,
ikinci soracağım; bana üç tane kadın filozofu felsefeleriyle sayabilir misin? (yalnız paşam lütfen google'dan bakıp ahanda bu deme, herhangi bir derste ya da felsefi sohbette bahsettiğini söyle)
namazda gözü olmayanın ezanda kulağı olmaz ama bir kaç sebep sıralayalım;
-kadınların ayın belli günlerinde ibadete mani hallerinin olması ve çocuk sahibi olmaları gibi peygamberlik vazifesini yapmaya mani durumları vardır. bu sebeple ümmetlerine hem imam, hem önder, hem de yeri geldiğinde kumandanlık vazifesi yapan peygamberlerin kadın olması elbette düşünülemez.
-peygamberlik vazifesinin gayet ağır şartları vardır. kadın ise yaratılış ve huy itibariyle naiftir, tabi ki o şartları kaldıracak kadın da yaratılabilirdi ama bu kadını erkekleştirirdi
-kadınlar doğaları gereği daha merhametli ve şefkatlidir, ama peygamberlik vasfında sert olmakta gerekir

ayı sözlük yazarlarının askerlik anıları

hiçbir konuda tutucu olmayan bir gay olarak askere gitmek istiyor muyum, hemde kendimi herhangi bir dinin mensubu olarak görmez, hiçbir ülke siyasetinin maşası olarak görmek istemezken?cevabım kesinlikle eeevveeettttt........
çünkü;
-onlarca yıl önce benim rahatım özgürlüğüm namusum ve şerefim için gözünü kırpmayan atatürk için
-çanakkalede erzurumda çukurovada karadenizde güneydoğuda doğuda ölüme giderken kim gay kim değil diye düşünmeyen, milletinin, benim ve ülkemin onuru için savaşan kahraman insanlar için
-20 yaşında askere giderken gay değilim o yüzden gidiyorum diye düşünmeyen çocuklar için
-ülkem için, onuru için savaşan yaralanan ve ölen tüm gayler için
-içi yana yana oğlunu askere uğurlayıp gözyaşlarıyla geride kalan anneler için
-oğlunu kaybedip düşman sevinmesin diye ağlayamayan,bir oğlum daha var o da vatana feda diyen babalar için
-ülkemdeki tüm çocukların rahat uyuyabilmesi için
-daha çok horon tepebilmek, bozlak dinleyebilmek,hrantı sevebilmek, taksim anıtına bayrak dikebilmek,kürtçe bir ağıda tek kelime bile anlamazken gözyaşımla ortak olabilmek için,süryaniler için
çünkü ben bir gay olarak
-tsk homofobik diye kafamı kuma sokmam, askerliğimi de yaparım kimliğimi de ifşa ederim, o anlayışla mücadele ederim değiştirmeye çalışırım
-silahımı beni vurmak isteyene ve silah taşıyana doğrulturum, silahsızlara değil
-hayatın kaçmak demek değil mücadele etmek değiştirmek olduğunu bilirim
bugün rahatsanız efendiler bu sizin için mücadele eden insanlar sayesinde, ben barış istiyorum dediğinizde barış gelmiyor, pollyanna olmaya ne hacet, akıl var izan var, madem homofobiklerle iş yapmıyorsun devlet dairesinde de çalışma, türkiyeden git, kimseyle konuşma ya da burda kal düşünceleri değiştir sen göremeyecek olsan da senden sonrakiler için bunu yap
asker bir arkadaşıma birgün sormuştum -bir silah ne kadar temiz olabilir ki diye
bana verdiği cevap aynen böyleydi
-öldürmen gereken bir teröristin kanı kadar pis, korumaya çalıştığın bir dostun kanı kadar temiz olabilir
tsk'nın yanlış uygulamaları olabilir ama nedense kimse bu uygulama değişsin gay olarak askere gitmek istiyorum demiyor, ben gitmicem tsk homofobik diyor, tüm yanlışlarına rağmen bugun rahatımız tsk sayesindedir ve onun askerleri sayesinde

rte den önceki türkiye

-askeriyeye gidecek öğrencilerin mahallelerine gelip namaz kılan var mı, başörtülü olan var mı diye araştırıldığı türkiyeydi
-terörü, ölümleri bir kenara bırakıp işi gücü sakala, şalvara, başörtüsüne takanların olduğu bir türkiyeydi
-laiklik ideoloji üniter yapı diye tutturup milleti açlığa sefalete krizden krize sürüklediği bir ülkeydi
-medyanın her başörtülüye ajan çektiği, aşağıladığı bir ülkeydi
-inananlara ve dindarlara devlet kurumlarının zehir olduğu dönemdi
-otobüs şoförlerinin sakalına takan sikko beyinlerin olduğu dönemdi

mustafa kemal atatürk

bir çok konuda onla aynı fikirde değilim, ama büyük bir figür, bakışları bile yeten adamlardan ama yine de;

-harf devrimi yaptığı en büyük hatalardan biriydi, türkiye halkının resmen geçmişle olan bütün bağlarını kopardı, osmanlı tebaasının (ermeni,rum,kürt,türk,,arap,çerkez ve daha niceleri) tüm kültürel birikimini çöpe attı, kimse osmanlı döneminde yazılmış eserleri okuyamıyor artık, üstelik yerine gelen de latin alfabesi yine türk alfabesi değil, ilkokulda da hep aynı yalan, arapça okumak zormuş, millet çin'de japonya'da 50.000 karakter kasıyor, biz de 30 karakter öğrenemiyoruz, yersen

-islam ve doğu sanatını hiçe sayması türkiye halkına çelişkiden başka bişey vermedi, sanat'a avrupa kafasıyla bakmış malesef, müslüman bir toplumun sanatı 'heykel, resim, piyano' olamaz, zaten avrupadaki bu sanatta dinidir, katolisizmde tanrıyla inanan arasına aracılar girer, o aracı bazen bir azize meryem heykelidir, bazen bir isa portresi (tanrı'yla kul arasına aracı giremez diyen protestanlarda durum daha farklıdır ve kiliseler daha gösterişsizdir), ama islam'da sanat somut olmaz, soyut olur, çünkü allahla kul arasında hiçbir somut şey olamaz, malesef atatürk islam'a son derece yabancıdır, ya da artniyetli, görmezden geldiği kesin, islami sanat(yüzlerce yıldır bu dine mensup halka başka sanat veremezsiniz aksi taklitçilik, kopyacılık olur) 'hat sanatı,ebru sanatı, oymacılık,işlemecilik'olabilir islami müzik 'tasavvufidir', bir müslümanın piyano çalması sanat değil, taklitçiliktir, sanatta taklitçilikle olmaz, yaratıcılıkla olur

-kıyafet devrimi çok acı, hüseyin rahmi'nin sözleriyle,' millet fötr şapkanın altına günahını azaltsın diye takke takıyordu'

kendisi çok büyük bir askeri dehadır ama siyasi anlamda halkını ve ülkesini yeterince tanımamış, başarısız olmuştur bugün hala bize başörtüsünü tartıştıran, senfoni dinlemiyor diye kültürsüz olarak yaftalatan malesef onun düşünceleri olmuştur

son olarak herşeye rağmen kendisine saygım sonsuz, ama ben asla tek bir adamcı olmam ve atatürkçüde değilim