tunatuan

Durum: 3784 - 12 - 0 - 0 - 04.08.2026 20:08

Puan: 57036 - Sözlük Kevaşesi

Live Seviyesi: Yayıncı

16 yıl önce kayıt oldu.
1.Nesil Yazar.

YAŞARkolik, CD arşivcisi, konsergezer/yazar, blog sahibi çevirmen.
  • /
  • 190

ayı sözlük yazarlarının sevdiği içkiler

votka, rakı ve şarap ile baileys!

ayı sözlük'e girildiğinde yapılan ilk 3 şey

-bugün girilen entrilere göz atmak,
-benim entrilerime cevap gelmiş mi bakmak
-özel mesaj varsa cevap vermek, yoksa istatistikleri inceleyip popüler başlıklara bakmak.

burcu güneş

sesi güzel ama çok mekanik ve tiz, bir de bir röportajında söylediği "ben sütten çıkmış ak kaşığım" sözüyle kişilik olarak benden eksi aldı. bu kızda hep böyle bir tepeden bakma, bir kendini fazla önemseme ve/veya başkalarını fazla küçük görme hali var. bu yüzden başarıya ulaşamıyor. ses güzel ama yetmez canımın içi, demek istediğim şarkıcı. ama aşk yarası şarkısı vardır ki, beni benden alır, yukarıdaki sözleri nötrler... gene de kadın vokaller arasında ilk beşimde değildir.

ayı sözlük'ten nasıl haberiniz oldu

twitterdan takibe alındıktan sonra, ilgimi çekti ve ne var acaba burda diye girdim, iyi ki girmişim.

penis

bilimsel bilgi: insan sperminin korunma ısısı 35°cdir, insan bedeni en az 36°c olduğu için erkek cinsel organı, sperm ısısını 35°cde tutmak üzere, diğer canlılardakinin aksine dışarda bulunur.

penis

özellikle yazları plajda, denizden çıkan ayıların üzerine yapışan şortlarının altından gözümüze gönlümüze bayram ettiren organ.

penis

özenle bakılası, pamuklara sarılası, sevilesi okşanası, bolca şımartılası, velinimetim, işlevi kadar boyu da önemli olan erkek organı. ben de hayranlığı mevcut. başımdan eksik olmasın.

ayılardan nasıl haberiniz oldu

küçüklükten beri iri adamlara ilgim vardı, dünyada iri ve göbekli adamları seven tek ben varım sanıyordum, zira internet tüysüz şeftaliden geçilmiyordu. zamanla benim gibi ayısever adamlerı seven başka insanlar olduğunu keşfettim, ne bileyim bir ortama girince en önce o ortamdaki göbekli adam dikkatimi çekiyor. dolayısıyla benim ayılardan kendi deneyimlerim sonucu haberim oldu.

seni seviyorum

en sevdiğim seslerden bora öztoprakın 90lara damga vurmuş şarkısı. rafet el romanın da aynı dönemlerde çıkan aynı adda bir şarkısı var, bora öztoprakın ki daha güzel.

beef mongers

ayılara ve ayıseverlere yönelik ücretsiz bir blogun adı. hem video blogu hem foto blogu olmak üzere iki blog ve oradan başka bear bloglarına da bir dolu link var. tamamen ücretsiz ve çok seksi şeyler var içinde herkese uygun. sizden iyi olmasın gözüm gönlüm ayı görmek istediğinde buraya tıklıyorum.

linki de şudur efenim. iyi seyirler. http://thebeefmonger.blogspot.com/

panda

sayıları gün geçtikçe azalan, nesli tükenen, ayıgıillerden sevimli hayvanlar... memleketleri çinin sichuan eyaletidir. bu gidişle panda adı gelecek kuşaklar için sadece bir dondurma markası adı olarak kalacak...

ayı sözlük yazarlarının en sevdiği filmler

pleasantville (yaşamın renkleri), sliding doors (rastlantının böylesi), eternal sunshine of the spotless mind (sil baştan), magdalene sisters (günahkar rahibeler), beaches (kumsalda) filmleri her daim ilk beşimde!

twitter

benim burayı keşfetmemi sağlayan, çok vakit geçirip, çok keyif aldığım, eğlenceli bir sosyal ağ.

demet sağıroğlu

şahane sesli olmasının yanı sıra, mesafeli görünüşü sadece bir görünüş olan ve gerçekten insan gibi insan ve muhabbeti çok keyifli olan, çok sıcak bir kişi olduğu tarafımca görülmüş olan, sansasyona bulaşmadığı için şu anda pop müzikte olması gereken yerde olmadığını düşündüğüm sanatçı. sesiyle siler süpürürdü istese ama biraz şans biraz hırs bu işler.

tanju okan

şarkıyı söylemeyen, adeta yaşayan sanatçı, hıçkıra hıçkıra ağlaya ağlaya hasreti söylediğinde içiniz parçalanır, gerçekten içinin acıdığını hissederseniz o şarkıyı söylerken... bu dünyadan bir tanju okan geldi geçti işte...

kültür endüstrisi

sanırım biraz da ciddi bir şeylerden bahsetmek gerek düşüncesiyle açtığım başlık. ayrıca 28 kasımda sunup mezun olduğum tezimin de konusunu oluşturmaktadır.

kültür endüstrisi

kültür endüstrisi kavramı, başını adorno ve horkheimer’ın çektiği frankfurt okulu’nun yaptığı eleştirilerin bir parçası olarak ortaya çıktı.

kültür endüstrileri, egemen güçlerin iktidarlarını medya üzerinden kitleleri etkileyerek, hakimiyetlerini sürdürmeleri temeli dayanır.

bu düşünce, iktidarın baskıyla ve zorla ele geçiremeyeceği kitleleri sinsi ve kurnaz bir şekilde ihtiyaçları olmayan şeyleri almaya ikna ederek, yarışmalarla, müziklerle ve tv programlarıyla düşünmekten ve iktidarı sorgulamaktan uzaklaştırarak, burjuva kahramanlar yaratıp işine yabancılaşan kişilerin kendilerini bunlarla özdeşleştirmesini sağlayarak ve bu şekilde sistemin kendini yeniden üretmesini sağlayarak hakimiyet altında tuttuğunu ileri sürer. böylece kitleler hegemonya tarafından “kültürel budalalar” haline gelir.

frankfurt okulu, kültür endüstrilerinin yapay ve anlık mutluluklar sağlayarak kitleleri düşünmekten uzaklaştırdığını ve bunun iktidarın işine yaradığını savunur.

kitle iletişim araçları sayesinde bireyler topluca harekete geçirilebilmekte ya da belli davranış kalıplarını benimsemeleri sağlanabilmektedir. kitle iletişim araçlarının eğlendirici ve dinlendirici niteliği de önemlidir. çünkü bu sayede kitlelerin kültür endüstrisinin egemenliği altına girmeleri de kolaylaşmaktadır.

sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan kitlesel üretimle birlikte 'kitle’ ve 'kitle kültürü’ kavramları da tartışılmaya başlandı.
adorno’nun popüler kültürün üretimine ilişkin oluşturduğu taslak 'standartlaştırma’ görüngüsü ile başlar. bu taslağa göre, bu endüstriler tarafından üretilen kültürel şeyler/mallar kapitalist birim ve kar elde etme amacına uygun biçimde hazırlanır ve üretilir. kitlelerin tüketimi için biçimlenip hazırlanırlar.

kültür endüstrisi, anlık zevklerle tüketicinin yorum yapma yeteneğini ortadan kaldırır, temelinde bütün gün çalıştırılan zihinlerin “siz artık biraz dinlenin” diyerek düşünceden uzaklaştırılması yatar. tabi bu sırada gerçekleştirilen bir başka manipülasyon da, yoğun bir ürün bombardımanı sunulup, aynı zamanda gereksiz ihtiyaçlar hayati ihtiyaçlar gibi gösterilerek insanlarda tüketim olgusunun yerleştirilmesidir.

kültür endüstrisi’ne sanat açısından yaklaşımlarını adorno ve horkheimer, aydınlanma’nın diyalektiğinde şu şekilde belirtmektedir: “…kendi özerkliğini bırakarak, tıpkı sanayi ürünleri gibi pazarlanabilen ve alınıp satılabilen, diğer tüketim maddeleri arasında yerini almış” bir metadır.”

horkheimer akıl tutulması
da şöyle der:
“eskiden bir sanat yapıtının amacı, dünyaya ne olduğunu söylemek, nihai bir yargıda bulunmak olurdu. … bugünse şeyleştirilmiş, bir müze parçası haline, starların performansı için bir vesile veya belli bir zümreye dahilseniz mutlaka katılmanız gereken bir toplantı aracı haline getirilmiştir. ama yapıtla canlı bir ilişki, yapıtın bir anlatım olarak işlevinin dolaysız, kendiliğinden bir kavranışı söz konusu değildir artık; yapıtın bütünlüğünü bir zamanlar doğruluk adını verdiğimiz şeyin bir imgesi olarak duymak, yaşamak mümkün değildir.”

adorno ile benjamin arasındaki en temel fark, adorno’nun benjamin’in aksine popüler kültüre son derece olumsuz yaklaşmasıdır. adorno amerikan popüler kültürünü hor görür, popüler kültüre benjamin’in aksine olumsuz yaklaşır.
benjamin: “sanatların bütününde artık eskisinden farklı gözlemi ve işlemeyi gerektiren fiziksel bir yan vardır; bu fiziksel yanın kendini çağdaş bilimin ve uygulamaların etkisine daha fazla kapayabilmesi olanaksızdır.”

sözlük yazarlarının şu an düşündükleri

şu elimdeki çeviri bitse de zıbarıp yatsam. gene sabahın köründe kalkıp işe gitmek de cabası... pufff...

bugün kendin için ne yaptın

ekmek parası olarak halen bu vakitte çeviri yapıyorum. bitmeyecek gibi.

servet

hoş gelen yeni sözlük yazarı. ortam gitgide daha şenlikli hale geliyor.
  • /
  • 190

tunatuan

kimler gelmiş, hoş geldin kuzum. sosyal medyadan fırsat buldukça takip ediyorum, hala dinamiksin, dimdiksin. sosyal aksiyonların hiç azalmadan devam etsin diliyorum.

jet sosyete

senaryosunu gülse birselin yazdığı oyuncuları arasında çağlar çorumlu, cengiz bozkurt, hasibe eren, derya karadaş, sarp apak, deniz cengiz, ecem uzun ve bartu küçükçağlayan gibi isimlerin yer alacağı konuşulan yeni komedi dizisi.ocak sonunda star ekranlarında yayına başlayacakmış.

jet sosyete

ilayda, tony, gizem ve pelin karakterlerine haykırarak gülüyorum.

jet sosyete

bu akşamki bölümde baya iyi geldi. şennur teyzenin sözlerine ve gizemin saçmalamasına çok gülüyorum. sanki gülse birsel de nasıl yazabileceğini biraz daha göstermiş oldu bu bölümle. severek izliyoruz.
hiç de içim almıyor ama..
ben öyle demiyom oğlum
araya gideceğine canıma gitsin
çiğ silikon mu bu?

kolinin oğluyla arkadaş olmak

bazı arkadaşlarımın yaşadığı bir durumdur. yaşamayı hayal bile edemiyorum.

kolinin oğluyla arkadaş olmak

daha dramatik versiyonu için (bkz: oğlunun kolisiyle arkadaş olmak)

yaşasın hoşgörülü aileler..

ayrıca (bkz: geçen yine başımdan geçen olayda)

tunatuan

hafta içi olmayaydı iyiydi. iyi eğlenceler.

acıyor ama devam et

zevkle acının kesiştiği o eşsiz anda seçimini zevkten yana kullanan sosyal alıcı repliği. iyi bilir ki; acısa da öldürmez.

acıyor ama devam et

doyumsuz dar kıçlı ayıların mottosu.

kanırtmaya başladıysa da devam edilir.

kıro erkeklerin ortak özellikleri

fikri olmamak ama zikri olmak, elde tespih, ağızdan çer çöp kürdan sigara vb bir nesne düşürmemek, dilden erkeklik adamlık delikanlılık ve racon derslerini eksik etmemek, ahlak bekçiliği yapmak ama ahlaksızlığın müptelası olmak, cin olmadan adam çarpmak, medeniyet seviyesinin altında kalmak, kültür ve bilgi birikimi edinmemek, hayat üniversitesinden mezun olmak, yobazlık, kaba davranışlar sergilemek, hoşgörü ve nezaketten uzak olmak, kafasını kullanamadığı için yumruklarını kullanmaktır.

Toplam entry sayısı: 3784

ilk eşcinsel deneyim

en sevdiğim hikayelerimden... bir gün kadıköy'den eminönü'ye geçmek üzere vapur beklerken, yanına oturup çaktırmadan seyrettiğim beyefendiyle bir hafta sonra halvet olmuştum. vizelerim vardı o hafta, yoksa daha erken olurdum. sene 2001 yaş 18. genelde toplu taşımalardan (otobüs, tramvay, metrobüs...) kaldırdım adamlarımı... hatta bi keresinde yanımdan yürüyüp giden bir adamla on beş dakka sonra apartman bodrumunda halvet...

biseksüel

zeki müren "ruh zenginliği" olarak tanımlamıştı bir keresinde.

yürüyen seks

yürüyüşüyle, bakışıyla, gülüşüyle, seksapeliyle, elinizi sıkışıyla, konuşmasıyla, konuşmamasıyla, selam verişiyle, kendi seksapelinin farkında olmanın getirdiği özgüveniyle, aurasıyla, varlığıyla, cinsel cazibesiyle, mesajıyla ya da hiçbir şey yapmadan insanın içinde ılık erotik rüzgarlar estiren, hayaller kurdurtan, insanı kudurtan, ben de böyle sevgili/koli istiyorum dedirten, yanınızdan geçip giderken başınızı çevirip defalarca bakma isteği yaratan, bakarken vaauuuuv olduğunuz, içinizin gittiği, eriyip bittiğiniz, ölüp gittiğiniz, alıp vitrine konulup seyredilesi ya da çerçeveletip duvara asılası erkeklere ilişkin bir arkadaşımın bulduğu tanımlama. tuna kiremitçi ve yaşar için kullanıyorum ben de bunu.

evli ayı sözlük yazarları

annemle oturduğumuz ev kendimizin, yani ev'liyiz, ama bahsedilen evlilik bu değil galba.

ayı sözlük ilişki danışmanlığı

birinden maddi bir şey beklemek için çok erken 2 3 buluşma, şahsen ben de bana daha dakka bir gol bir bana borç verir misin derse altında artniyet ararım, tedirgin olurum yani. tabi beklenen maddi büyüklüğe de bağlı, geldi ya da ben gittim güzel vakit geçirdik, bi şeyler de olucak gibi, ama gidicekken yanında yol parası yok mesela, ya da benim yok, o tip durumlarda sıkıntı olmaz. ama büyük meblağlar, 100 liralar filan olmaz ilişkinin ilk zamanlarında.

eşcinsel olmanın kötü yanları

1) sürekli bir yalan dünyasında yaşamak zorundasınızdır, gizliyseniz hele aileye, iş arkadaşlarına, normal arkadaşlara (tabi gey dostu olmadığını bildiklerinize) yalan söylersiniz
2) homofobik bir toplumda yaşamanın getirisi, aşağılanır, hakarete uğrar, dövülür, tecavüze uğrar hatta öldürülürsünüz, ve o homofobik toplumun homofobik polislerince insan yerine konmazsınız, hatta onlar da size aynı muameleyi yapar
3) çoğu zaman iç dünyanızla ilgili karmaşaları kendi başınıza çözmeniz gerekir, dışarı anlatamazsınız, diğer geylerin de kendi dertleri olur onlar da bi yere kadar dinler
4) aileniz ve toplum tarafından ağır ithamlarla cezalandırılırsınız
5) size herkese g.tveren potansiyel muamelesi yapılabilir, gece s.ken adam gündüz size bir paçavraymışsınız gibi davranabilir, veya sarhoş muhabbetlerine meze yapar.
6) başınıza bir şey geldiğinizde, tecavüze uğradığınızda polise gidemezsiniz, zira polisin aklında sizin bu halinizle zaten davetiye çıkarmış olduğuna dair bir önyargısı vardır


offf bu kadar yazdım içim şişti, gerisini siz tamamlayın.

ilk eşcinsel ilişkiden sonra yapılanlar

eve gidip duş almak, sonra gerizekalıya bağlamak, "aneeeymm hasta oldum ben aids oldum" diye kendini kahretmek, adama mesajlar atmak, "bir daha sikilmek için yalvarsam da gebersem de bana yazma, mesaj atsam da cevaplama" gibi saçma sapan mesajlar atmak, sonra adam gerçekten mesaj atmadığında neden mesaj atmıyorsun diye evine gitmek ve bir daha kendini siktirmek. sonra alışıyorsun tabi.

aysel gürel

seni özlüyorum deli kadın, bütün bu dünyanın kiri pası içinde ekranlardan yansıyan ve bize her şeye rağmen umut var dedirten temiz sevincini, neşeni ve kaleminden akan yüreğini özlüyorum, senin en ince espri yaparken bile gözlerindeki derin bakışı, en ciddi konuda bile muzip yorumlarını, kısaca seni özlüyorum deli kadın. bir resmine bakarken bile binlerce kare geçiyor gözümden, seni hiç tanımadım, tanıma imkanı bulamadım, ancak ben seni hep sevdim, senin bu dünyaya kattığın güzelliği sevdim, tüm dünyanın akılları bir araya gelse senin tek bir yorumla herkesi susturabilme becerini sevdim.

ama neyi sevmedim biliyo musun? daha seninle tanışmadan çekip gitmeni, daha şarkılar şiirler tamamlanmamışken çekip gitmeni, tabiri caizse daha karpuz kesecekken zengin kalkışı yapar gibi 80 +/- 60 yaşın baharında çekip gitmeni... yarım kaldı şarkılar, şiirler, daha çok şarkı var yazacak... daha fazla söz söyleyemem, söz söylemede senin eline su dökemem, senin sözünün üstüne söz söyleyemem, sadece diyebilirim ki, ulaşıyosa bu yazılar bir yerden sana, bir el salla oralardan bana. deli kızım uyan, bir tek sensin duyan!!! bu dünyada bize bir bakış borcun kaldı, acelen ne, bekle aysel!

artik yok!! diyemiyorum; iyi ki vardi! diyorum...

sikmek kelimesi iyi mi yoksa kötü anlamlı mı

bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım yakışıklı mı diye.

müslümanlığı güzel bir din sanmak

müslümanlık ve islam özünde -aslında her dinde olduğu gibi- kardeşlik, hoşgörü, barış gibi güzel mesajlar içeren bir din. insanoğlunun elinde oyuncağa çevrildiği için sürekli kötü ve berbat bir din izlenimi yaratılan ancak insanların amellerinden dolayı bütün bir dinin alaşağı edilmesini doğru bulmuyorum, sonuçta ortada ortak ve güzel bir mesaj var ve sorun bu mesajı insanların kendilerine yonta yonta saçma sapan ve müslümanlıkla bağdaşmayan uygulamalara giderek yanlış bir müslümanlık izlenimi oluşturmasıdır. kulaktan dolma bilgilere pabuç bırakmamak için herkesin bir kere okuması gerektiğini düşünüyorum.

seri eksi oy veren ezik

gerizekalıdır, komplekslidir, derdi varsa yüzleşmek yerine bu şekilde derdini anlatabileceğini sanandır, siktir olup gitsindir, sözlükten uzaklaşma nedenidir. böyle şeyler yapmamalıdır!!! hadi bunu da eksile gerzek dingil!

göt deliği

sermayem, erkekleri tavlama aracım, erkeğimin fişini takacağı priz...

ayı sözlük yazar nicklerinin okunuşu

sanırım bazı yabancı nickli yazarların adlarını okumakta güçlük çeken yabancı dili iyi olmayan yazarcanlar için açılmış başlık. yoksa adı atıyorum karpuzsever olan bir yazarın nicki başka nasıl okunabilir ki?

evlilik eşitliği

heterosu bile gereksiz gelirken, eşcinselinin gerenksiz olduğunu düşündüğüm eylem, birlikte yaşa, ne var yani, çocuk yapmayacaksın ki?

ayı sözlük yazarlarının yaşları

4 ay sonra otuz, olgun seven aktifleri özele beklerim.
devark.cloud tarafından geliştirildi.